T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/2044
KARAR NO:2025/262
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/07/2021
NUMARASI:2018/862 Esas - 2021/554 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 04/08/2018 tarihinde, davalıların sürücüsü- işleteni ve ZMM-İMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kusurlu olarak, müvekkillerinin eşi/ babası ...'ün yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada, ...'ün vefat ettiğini, vefat edenin kazadan önce eczane teknikeri olarak çalıştığını ve aylık 3.000-TL maaş aldığını ancak desteğin sigortasının asgari ücret üzerinden yatırıldığını, bu nedenle bodrolarında ücretinin düşük olarak asgari ücret göründüğünü, müvekkilinin maaşının yanında pirim de alarak kazanç elde ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatının (belirsiz alacağın) ve desteğin eşi için 150.000-TL, çocuğu için 135.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 20/02/2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 281.336,47-TL olarak artırmış, 16.06.2021 tarihli dilekçesi ile toplam 538.974,98-TL olarak ıslah etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davadan önce müvekkiline gerekli belgelerin ibraz edilmediğini, bu nedenle ödeme yapılmadığını, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın ... numaralı trafik sigorta poliçesi ile 25/04/20158- 25/04/2019 tarihleri arasında ve ... numaralı tüm oto sigorta poliçesi ile 04/05/2018 - 04/05/2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, öncelikle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin üzerinde kalan miktardan başlayarak İMSS teminat limitine kadar devam edeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, müvekkiline ait araçla ilgili ZMMS ve İMSS bulunduğunu, zararın buradan karşılanması gerektiğini, davacı tarafın desteğin geliri ile ilgili iddialarının ispata muhtaç olduğunu, manevi tazminat taleplerinin yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''....davacılar vekili desteğin aylık ücretinin 3.000 TL olduğunu iddia etmiş ise de, maaşının asgari ücret üzerinden yatırıldığı, emsal ücret araştırması ile ilgili yazılan birimlerce ise bu konuda kayıt tutulmadığı yönünde olumsuz cevap verilmesi nedeniyle davacı desteğin aylık 3.000 TL maaş aldığını ispat edemediği, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın esas alındığı; 24/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda ...'nın 470.075,18 TL, ...'in 68.899,80 TL, dava dışı annenin 143.809,54 TL, destekten yoksun kalma tazminatı alabileceği sigorta şirketi yönünden ise garameten paylaştırıldığında ... yönünden 247.848,42 TL, ... açısından ise 36.327,61 TL ile sorumlu olacağını belirttiğinden, desteğin emniyet kemerini takmaması nedeniyle belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirim yapılmasına karar verilmiş olup ... için belirlenen 470.075,18 TL tazminattan %20 indirildiğinde tazminat miktarının 376.060,15 TL kaldığı, ... için belirlenen 68.899,80 TL'den %20 indirim yapıldığında 55.119,84 TL kaldığı, dava dışı anne için belirlenen 143.809,54 TL'den %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında 115.047,64 TL tazminat miktarının ortaya çıktığı, böylelikle davacılar ve dava dışı anne için belirlenen toplam tazminat miktarının 546.227,63 TL olduğunun tespit edildiği; ZMMS poliçesinin limitinin 360.000-TL olması nedeniyle garameten paylaştırma yapıldığında davacı ... için belirlenen destekten yoksun kalma tazminat miktarının davalı sigorta şirketi yönünden 247.848,48 TL, ... için 36.327,60 TL, anne için ise 75.823,92 TL olduğunun tespit edildiği; davalı şirketinin İMMS poliçesi ile 50.000 TL limitle sorumlu olduğu, bu nedenle bu sigorta türü yönünden de garameten paylaştırma hesaplaması yapılması gerekmekle ZMMS limiti dışında kalan tazminat miktarları toplandığında (128.211,67 + 18.792,24 + 39.223,72 =) 186.227,63-Tl olmakla davacıların her birinin ZMMS poliçesi limiti dışında kalan miktarının toplam poliçe limiti dışında kalan miktarı oranlandığında ... için 34.423,35 TL , ... için 5.045,50 TL, anne için ise 10.531,15 TL olarak İMMS poliçesinin limitini garameten paylaştırıldığı; yargılamanın devamı sırasında ... için 30.000 TL, ... için de 30.000 TL olmak üzere geçici ödeme yapılması nedeniyle hüküm kurulurken bu miktarların düşülmesi gerektiği; Davacıların manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise, davacı ...'nın eşini , davacı ...'in babasını kaybetmesi nedeniyle duydukları üzüntü ve tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alınarak ... için 80.000- TL, ... için 70.000-TL manevi tazminat miktarının uygun görüldüğü, bu miktardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında ... için 64.000-TL, ... için ise 56.000-TL manevi tazminat miktarı kaldığı, yargılamanın devamı sırasında davalı ... tarafından 90.000-TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen belgede bu ödemenin kısmı ödeme olduğunun açıkça belirtildiği, davacı vekilince dosyaya sunulan dilekçede belirtilen ve yukarıda esas numaraları yazılı yargıtay ilamları da dikkate alındığında bu durumun manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine aykırı olmadığı, yapılan kısmı ödemenin eşit şekilde davacılara bölünmesi neticesinde kalan miktar yönünden ayrıca İMMS poliçesi açısından da 50.000- TL manevi tazminata limit verilmesi nedeniyle toplanan tüm deliller ve alınan raporlar doğrultusunda hüküm oluşturmak gerektiği'', gerekçesiyle, A-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili davalarının kısmen kabulü ile, A-1-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat miktarı olan 376.060,15TL'den BK 76.maddesi kapsamında ödenen 30.000,00TL'nin mahsubu ile kalan 346.060,15TL'nin (davalı sigorta şirketi açısından 217.848,48TL'si ZMM poliçesi limiti, 34.423,35TL'si de İMM poliçesi limiti ile olmak üzere toplam 252.271,83TL limitle sorumlu olmak koşulu ile ) davalılardan sigorta şirketi açısından 21/09/2018 temerrüd tarihinden, ... açısından ise kaza tarihi olan 04/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Ayrıca davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 11/01/2020 tarihinde ödenen 15.000,00-TL için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 , sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 11/01/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin ve yine davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 19/04/2021 tarihinde ödenen 15.000,00TL'lik ikinci ödeme için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren ikinci ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'nın fazlaya yönelik destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, A-2-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat miktarı olarak hesaplanan 55.119,84TL'den BK76 maddesi kapsamında ödenen 30.000,00TL'nin mahsubu ile kalan 25.119,84TL tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından 6.327,60TL'si ZMM poliçesi, 5.045,50TL'si İMM poliçesi limiti ile olmak üzere toplam 11.373,10TL limitle sorumlu olmak kaydı ile davalı ... açısından 04/08/2018 , sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Ayrıca davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 11/01/2020 tarihinde ödenen 15.000,00-TL için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 , sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 11/01/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin ve yine davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 19/04/2021 tarihinde ödenen 15.000,00TL'lik ikinci ödeme için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren ikinci ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'in fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, B-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, B-1-... için belirlenen 64.000,00-TL manevi tazminattan dava sırasında yapılan 45.000,00TL'lik kısmi ödemenin mahsubu ile kalan 19.000,00TL, ... için belirlenen 56.000,00TL manevi tazminattan dava sırasında yapılan 45.000,00TL'lik kısmi ödemenin mahsubu ile 11.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00TL'lik manevi tazminatın (davalı İMM poliçesi açısından 50.000,00TL'lik manevi tazminat limiti sınırlı olmak üzere ) davalı ...'den kaza tarihi 04/08/2018 , İMM poliçesi yönünden davalı sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, B-2-Kısmi ödeme yapılan manevi tazminat miktarı açısından davanın konusunun kalmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, B-3-Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiş; davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın emniyet kemeri takmadığından bahisle müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri taktığını, kaldı ki aksi kabul edilse dahi %20 oranındaki indirimin fazla olduğunu, müteveffanın ölümü ile emniyet kemeri takmam hususu arasında illiyet bağı bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatının çok düşük olduğunu, davalı ... ile müvekkilleri arasında imzalanan 13.03.2019 tarihli protokolün 3. maddesinde yargılama sonucunda talep edilenden daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi halinde davalının red edilen manevi tazminat miktarından kaynaklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edemeyeceği kararlaştırıldığı halde yerel mahkemece bu protokole aykırı olarak davalı ... lehine red vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, hükme esas alınan aktüerya raporunda her ne kadar TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış ise de 1.8 teknik faiz uygulanmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yine yerel mahkemece her ne kadar İMM poliçe limitine göre manevi tazminata hükmedilmiş ise de ekli ibraname karşılığında poliçe limiti olan 50.000-TL manevi tazminat davacı tarafa ödendiğinden müvekkili şirketin manevi tazminat sorumluluğu kalmadığından müvekkili aleyhine manevi tazminata ve buna ilişkin müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; kaza tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olup kaza tespit tutanağında davacılar desteğinin emniyet kemeri takmadığının işaretlenmiş olmasına; emniyet kemeri takmama hususunun davacılar desteğinin kendi ölümünde müterafik kusur teşkil etmesine, dairemizce de kabul edilen Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince müterafik kusur halinde maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılacak olup yerel mahkemece uygulanan %20 indirim oranının yerinde olmasına; maddi tazminat hesaplanmasında 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılması 01.06.2015 tarihinde yayımlanan ZMM genel şartları ile getirilmiş olup iş bu genel şartlardaki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olmasına, ayrıca Yargıtay içtihatlarına göre tazminat hesaplamalarının TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılması gerekmekte olup yerel mahkemece hükme esas alınan aktüerya hesabında bu yöntemlerin uygulanmasında ( 1.8 teknik faizin uygulanmamasında) isabetsizlik bulunmamasına; her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince istinaf dilekçesinde İMM ( İhtiyari mali mesuliyet) sigortası kapsamında davacı tarafa 50.000-TL lik teminat limitinin ödendiği, bu nedenle müvekkilinin manevi tazminattan sorumluluğu kalmadığı ileri sürülmüş ise de, ''makbuz ve ibraname '' başlıklı 07.07.2021 tarihli belgenin davacılar desteği ...'ün vefatına ilişkin değil, aynı kazada vefat eden ...'ın vefatına ilişkin manevi tazminata ilişkin olduğu, yargılama sırasında davacılar desteği ...'ün vefatına ilişkin manevi tazminat ödemesi yapıldığına ilişkin mahkemeye sunulmuş bir belge vs bulunmadığı anlaşılmakla kaldı ki bu iddianın ( ödeme var ise) infaz aşamasında dikkate alınacak bir husus olmasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin tüm, davacılar vekilinin bu hususlara ilişkin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde;Davacılar vekilince desteğin eşi için 150.000-TL, çocuğu için 135.000-TL manevi tazminat talep edilmiş olup, yerel mahkemece davacı eş ... için 80.000- TL, çocuk ... için 70.000-TL manevi tazminat miktarının uygun görüldüğü, bu miktardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı eş ... için 64.000-TL, çocuk ... için ise 56.000-TL manevi tazminat miktarı kaldığı, yargılamanın devamı sırasında davalı ... tarafından 90.000-TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen belgede ( protokolde) bu ödemenin kısmı ödeme olduğunun açıkça belirtildiğinden 90.0000-TL lik ödemenin yarsının davacı ... yarısının ise ... için yapıldığı kabul edilerek 45.000,00TL'lik kısmi ödemenin mahsubu ile davacı ... için 19.000,00TL, davaı .. için 11.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de, manevi tazminat, maddi tazminattan farklı olarak kaza tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları.. vs nazara alınarak belirlenecek takdiri bir tazminat olup, desteğin kendi ölümünde müterafik kusurunun bulunması, davalı tarafça manevi tazminata ilişkin yapılan ödeme bu miktarın takdir edilmesinde dikkat edilecek hususlar ise de, yerel mahkemece manevi tazminatın maddi tazminat gibi hesaplama yolu ile belirlenmesi doğru görülmemiştir.Somut olayda kaza tarihi, desteğin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması, ölümün en ağır sonuç olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, desteğin kendi ölümünde müterafik kusurunun bulunması, davalı sürücü-işleten tarafından davacılara yapılan toplam 90.000-TL lik manevi tazminat ödemesi hep birlikte nazara alınarak ve manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, Hakimin manevi tazminat miktarını adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği göz önünde tutularak, manevi tazminatın takdir edilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyecek şekilde davacılar için manevi tazminatın bir miktar az takdir edilmesi doğru görülmemiştir.Bundan ayrı, davacı taraf ile davalı ... arasında düzenlenen 13/03/2019 tarihli belgede '' yargılama sonunda davacılar adına davada talep edilen toplam manevi tazminat miktarından daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi halinde davalı tarafından red edilecek tazminat miktarından kaynaklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmeyecektir'' şeklinde düzenleme yapılmış olup, mahkeme dışı yapılan bu sulh, mahkemeye sunularak mahkeme içi sulhe dönüştürülmüş olduğundan yerel mahkemece dikkate alınarak davalı ... lehine red vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken, iş bu davalının da aralarında olduğu de davalılar lehine red vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı ... lehine yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla; yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile yanılgılı hususların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılıp, HMK' nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinden alınması gereken 17.246,07 -TL harçtan istinaf başvurusu sırasında peşin olarak yatırılan 7.875,80 -TL 'nin mahsubu ile bakiye 9.370,27-TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,c/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına,d/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, A-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili davalarının kısmen kabulü ile, A-1/Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat miktarı olan 376.060,15-TL'den BK 76.maddesi kapsamında ödenen 30.000,00TL'nin mahsubu ile kalan 346.060,15-TL'nin (davalı sigorta şirketi açısından 217.848,48-TL'si ZMM poliçesi limiti, 34.423,35-TL'si de İMM poliçesi limiti ile olmak üzere toplam 252.271,83TL limitle sorumlu olmak koşulu ile ) davalılardan sigorta şirketi açısından 21/09/2018 temerrüd tarihinden, ... açısından ise kaza tarihi olan 04/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Ayrıca davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 11/01/2020 tarihinde ödenen 15.000,00-TL için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018, sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 11/01/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin ve yine davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 19/04/2021 tarihinde ödenen 15.000,00-TL'lik ikinci ödeme için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren ikinci ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'nın fazlaya yönelik destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, A-2/Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat miktarı olarak hesaplanan 55.119,84-TL'den BK 76 maddesi kapsamında ödenen 30.000,00TL'nin mahsubu ile kalan 25.119,84-TL tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından 6.327,60TL'si ZMM poliçesi, 5.045,50-TL'si İMM poliçesi limiti ile olmak üzere toplam 11.373,10-TL limitle sorumlu olmak kaydı ile davalı ... açısından 04/08/2018 , sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, verilmesine, Ayrıca davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 11/01/2020 tarihinde ödenen 15.000,00-TL için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 , sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 11/01/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin ve yine davacı ... için BK 76 maddesi kapsamında 19/04/2021 tarihinde ödenen 15.000,00-TL'lik ikinci ödeme için ...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 sigorta şirketi açısından temerrüd tarihi olan 21/09/2018 tarihinden itibaren ikinci ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı ...'in fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, A-3/Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 34.774,21 TL (davalı sigorta açısından 26.109,03 TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, A-4/Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 7.965,58 TL (davalı sigorta açısından 4.080,00 TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,B/Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,B-1/... için 70.000- TL ve davacı ... için 40.000-TL manevi tazminattan(davalı İMM poliçesi açısından 50.000,00TL'lik manevi tazminat limiti sınırlı olmak üzere ) davalı...'den kaza tarihi olan 04/08/2018 tarihinden, İMM poliçesi yönünden davalı sigorta şirketi açısından 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,B-2/Kısmi ödeme yapılan manevi tazminat miktarı açısından davanın konusunun kalmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, B-3/Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, B-4/Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.080-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'ya verilmesine, B-5/Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.080-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,B-6/A.A.Ü.T 3/2 maddesi gereğince 4.080 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,( sulh sözleşmesi gereğince davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına)B-7/A.A.Ü.T 3/2 maddesi gereğince 4.080-TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,( sulh sözleşmesi gereğince davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına) C/Davacılar tarafından yatırılan 2.812,81-TL peşin nispi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, D/Davacılar tarafından yapılan 41,10 TL ilk masraf, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 964,50 TL tebligat tezkere gideri olmak üzere toplam 3.705,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 2.800,00 TL'sinin (davalı sigorta şirketi açısından 1.765,00 TL limitle sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,E/Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 70,00- TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 35,00 TL'sinin davacılardan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,F/Davalı ... tarafından yapılan 28,00 TL yargılama giderinin sulh sözleşmesi gereğince üzerinde bırakılmasına,G/Alınması gerekli 36.968,00- TL harçtan peşin alınan (dava sırasında 976,84 + tamamlama harcı 879,97 TL + tamamlama harcı 956,00 TL olmak üzere toplam=) 2.812,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 34.155,19-TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketi 25.855,47-TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,3/Gider avansından arda kalanın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025