T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/1535
KARAR NO:2025/306
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/05/2021
NUMARASI:2019/445 Esas - 2021/509 Karar
DAVANIN KONUSU:Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tahsile Yönelik İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.09.2018 günü sürücü ... idaresindeki müvekkili şirket sigortalısı dava dışı .... Şti.'ye ait ... plakalı kupa ... plakalı dorse tırın, boşaltma sahasında üzerinde yüklü bulunan konteynerin vinç ile indirilmesi esnasında, konteyner kilitlerinin dorseden ayrılmaması neticesinde sol yanına doğru devrilmesi ile yaralamalı ve maddi hasarlı iş kazası meydana geldiğini, 07.09.2019 tarihli olay yeri incelemesinde: meydana gelen kazada vinç operatörünün onay almadan havaya kaldırma işlemini gerçekleştirmiş olması nedeniyle sorumlu olduğunun tespit edildiğini, konteyner kilitlerinin dorseden ayrılıp ayrılmadığının tespiti yapılmadan ve bu hususta onay alınmadan vinç ile indirme işlemi yapıldığı sırada kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun alacağa itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalı-borçlunun vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... şirketinin sigortalısı olan ... Şti.'nin işleteni olduğu dava konusu çekici aracın sürücüsü ...’nın, 06.09.2018 tarihinde .... plakalı dorseye bağlı olan ... plakalı çekici araç ile konteyner yükünü bırakmak üzere müvekkiline ait ... Limanı’na giriş yaptığını, bu çerçevede aracın gerekli şekilde vincin altına yerleştirilmesinin sağlandığını, sonrasında, gelen talimat ile birlikte vinç operatörü ...'nın, kendisinin sorumluluğunda olan tüm kontrolleri yaptığını ve dorseye bağlı aracın üzerindeki konteyneri almak için işlemlere başladığını, bu esnada vinç operatörü tarafından joystick ile yavaşça konteynerın kaldırılmaya başlandığını, ancak konteyneri dorseye bağlayan kilitlerin tamamının ... tarafından açılmamış olması nedeniyle konteyner ile birlikte aracın da kalkmaya başladığını, kilitlerin açılmamış olması nedeniyle söz konusu araç biranda sola devrildiğinden vinç operatörünün başkaca bir müdahale imkânı kalmadığını,, ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'nın, liman sahasında asılı bulunan, “Kilitlerin açık olduğundan emin olun” şeklindeki, açıkça her yerden görülebilen uyarıların ve buna ek olarak limana giriş yapılırken aynı yöndeki sesli uyarıların varlığına rağmen kilitlerin tamamını açmadığından bu elim hadisenin meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun gerekli uyarıları yapmakla sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili ilişkin yapılan takibe itirazın iptali olup 06.09.2018 günü saat 23:30 sıralarında sürücü ... idaresindeki müvekkili şirket sigortalısına ait ... kupa ... dorse plakalı tır A ve B Blokları arasındaki boşaltma sahasında üzerinde yüklü bulunan konteynerin vinç ile indirilmesi esnasında, konteyner kilitlerinin dorseden ayrılmaması neticesinde vincin tamamen havaya kaldırılması ve söz konusu tırın sol yanına doğru devrilmesi ile yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı ... şirketin sigortalısı olan .... Şti. 'ye ait ... plakalı araç (çekici) ... numaralı ... Poliçesi ile sigortalanmış olup meydana gelen olayda dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu ... marka/tip, 2011 model çekici sürücüsü dava dışı (... plaka sayılı çekici sürücüsü) ...’nın %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında , davalı ...’a ait Limanda konteyneri kaldıran vinç operatörü ...’nın %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı ...’ nın TTK 1472 maddesine göre kanuni halef olduğu ve aktif husumet ehliyeti kazandığı davalı ... yükü boşaltma edimini kusurlu ifa ettiği ve, ayrıca hizmet ediminin çalışanı vinç operatörünün kusurlu ifasından dolayı da 6098 sayılı TBK m. 66 maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen kaza neticesinde... plakalı araçta 38.715,13 TL hasar meydana gelmiş olup davacı ... şirketince dava dışı sigortalısına 38.715,13 TL 15/03/2018 tarihinde ödeme yaptığı bu kapsamda davacının sigortalısının kusur oranı ve halefiyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davalıdan 9.678,78 TL hasar bedelli ve ödeme tarihinden itibaren 791,64 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmış olup davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ... takip sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu 9.678,78-TL asıl alacak, 791,84-TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin 9.678,78-TL asıl alacak, 791,84-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si olan 1.935,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; -... takip sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu 9.678,78-TL asıl alacak, 791,84-TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin 9.678,78-TL asıl alacak, 791,84-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacağın %20'si olan 1.935,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ... vekili ile davalı ...A.Ş.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dava kapsamında alınan bilirkişi raporundaki kusur oranlarının hatalı belirlendiği, dava dışı sigortalının davalıya karşı açmış olduğu Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/793 esas sayılı dosyasında, aynı kazaya ilişkin olarak aldırılan bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin iş bu dosyada alınan bilirkişi raporuyla örtüşmediği, kök bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar sonucunda aldırılan ek raporda da yine aynı kusur oranlarının belirlendiği, söz konusu kazada kusur oranlarına ilişkin çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilip yeni bir rapor alınması gerekirken, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı halde ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Dosya kapsamında alınan 22/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya sigortalı dava dışı ... plakalı çekici aracın sürücüsü ...'nın %75 oranında kusurlu olduğu, davalıya ait limanda konyernırı kaldıran vinç sürücüsü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu dosyadan ayrı aynı olaya ilişkin dava dışı davacıya sigortalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ... tarafından aynı zamanda dosyamız davalısı olan ... A.Ş'ye karşı dava konusu kaza nedeniyle Büyükçekmece 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/793 Esas sayılı dosyası ile cismani tazminat talepli dava açıldığı, iş bu dosyadan aldırılan bilirkişi heyet raporunda .... Şti.'nin %15, araç sürücüsü ...'nın %10,...A.Ş'nin ise %75 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği görülmüştür. Büyükçekmece 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/793 Esas sayılı dosyasından iş bu rapora itibar edilerek karar verildiği verilen kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 09/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/836 Esas sayılı dosyadan ise aynı olaya ilişkin dava dışı ... plakalı aracın maliki .... Şti tarafından araçta meydana gelen zararın tazmini için...A.Ş'ye karşı açılan davada aldırılan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/01/2021 tarihli raporunda, araç sürücüsü ...'nın %85 oranında kusurlu olduğu, davalıya ait limanda konteynırı kaldıran vinç sürücüsü ...'nın %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Yine bu dosyadan aldırılan 03/03/2020 tarihli İTÜ öğretim üyesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, araç sürücüsü ...'nın %75 oranında, ... A.Ş'nin %25 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği görülmüştür.Mahkemece 28/01/2021 tarihli kusur raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği iş bu kararın istinaf edildiği ancak kesinlik sınırının altında olması nedeniyle istinaf talebinin reddedilmesi üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece iş bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti 20/03/2021 tarihli raporunda; "Bakırköy 5.ATM 2019/836.E nolu dosyasına Sayın Dr.Y.Müh. ... tarafından sunulan 03.03.2020 günlü Bilirkişi Raporundaki görüş ile heyetimizin görüşü örtüşmüştür. Aynı dosyaya bu kez Dr.Müh...., Dr.Müh.... ve üst düzey lojistik uzmanı... tarafından sunulan 28.01.2021 günlü Bilirkişi Heyet Raporunda ise sürücüye verilen kusur %75 ten %85 e çıkarılmıştır. Kusur oranında heyetler arasında %10 luk bir görüş ayrılığı kabul edilebilir limitlerdedir.Hasara neden olan çoklu değişkenlerin etkilerinin ağırlığını belirlemek, belirli noktalarda sübjektif kabullere dayanmaktadır. Bu neden ile aynı olaydaki kusur ile ilgili %10 luk sapmalar kabul edilebilir bir sapmadır. B.Çekmece 5.AHM 2018/793.E nolu dosyasındaki kusur incelemesi sürücü ...’ ın yaralanması nedeni ile uğradığı cismani zarardan doğan sorumluluk ile ilgilidir. Bu nedenle cismani zarara yol açan fiildeki kusurun değerlendirilmesinde incelenen konu, Sürücünün araç içinde iken operasyona başlanmasının cismani zararın doğmasındaki etkisidir. Şöyle örneklene bilinir. Sürücü kilitleri açtığı işaretini verdikten sonra kişisel ihtiyaçlarını gidermek için mahalden ayrılsa idi, maddi zarar yine oluşacak, ancak cismani zarar oluşmayacaktır. Bu neden ile maddi zarara yol açan kusur ile cismani zarara yol açan kusur aynı değildir. Cismani zarar ile oluşmuş iken maddi zarar sadece ile oluşmuştur. Buna bağlı olarak cismani zarar ile ilgili kusur oranının farlı olması doğaldır. Heyetimiz kök ve ek raporlardaki kusur görüşünde ısrarlıdır. Maddi zarara yol açan ana etken, kilitlerin açılmamış olmasıdır. Bu edim ise sürücüye ait bir edimdir. Bu neden ile sürücü asli kusurludur." Şeklinde rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.Yerel mahkemece her ne kadar 20/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, aynı olaya ilişkin Büyükçekmece 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/793 Esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile tarafların itirazına uğrayan ve eldeki dosyada alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden ve dosya kapsamında alınan rapora neden itibar edildiği hususunda yeterli gerekçe açıklanmadan, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yerel mahkemece yapılacak iş, öncelikle Büyükçekmece 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/793 Esas sayılı dosyası ile Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/836 Esas sayılı dosya aslının (fiziken tamamının) ve açıldı ise ceza dosyasının dosyaya kazandırılması, akabinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi yada Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda ve somut kazaya ilişkin yetkinliği bulunabilecek iş güvenliği konusunda uzman bilirkişilerce oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza ile ilgili alınan tüm raporlar irdelenmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı)Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2021 tarih ve 2019/445 Esas 2021/509 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, -Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2025