T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1307
KARAR NO: 2024/1674
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/12/2022
NUMARASI: 2021/337 Esas - 2022/873 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin desteği ...'ın 10.09.2014 tarihinde davalıya trafik sigortalı motosiklet ile seyir halinde iken metrobüs durağına geldiği esnada metrobüs yolunu bölen bariyerlerde ve beton kısımlarında sürtme izlerine rastlanılan trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı tarafça yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL maddi tazminatın davalıya başvuru yapılan 10.12.2020 tarihini takip eden 18.12.2020 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 20.06.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile 86.515,94-TL tazminatın 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; desteğin vefatı üzerine hak sahiplerine 11.03.2016 tarihinde 197.818,47-TL, 17.10.2019 tarihinde 30.479,31-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin güncellenerek poliçe limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, trafik kazasının desteğin kusuru ile meydana geldiğini ve davacının zararının teminat kapsamında olmadığını, desteğin müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, zararlandırıcı olayın haksız fiil olması nedeniyle ancak yasal faiz istenebileceğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davaya konu trafik kazasında, motosiklet sürücüsü desteğin kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, aktüer hesap bilirkişi raporuna göre davacının 106.003,24-TL destekten yoksun kalma zararı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin ise bakiye teminat limiti 86.515,94-TL'nin davalının temerrüt tarihi 23/12/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile; "Davanın KABULÜNE, 1-86.515,94 TL tazminatın 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; hem güncel Yargıtay kararları, hem de trafik sigortası genel şartları gereğince desteğin, kendi kusuru ile meydana gelen trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacının zararının teminat kapsamında olmadığı, poliçe limiti aşılarak karar verildiği, desteğin eş ve çocuğu ile annesine yapılan ödemenin güncellenerek poliçe limitinden indirilmesi gerektiği, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması ve 1,8 oranında teknik faiz uygulanması gerektiği, desteğin nüfus kaydının dosya kapsamına alınarak, davacı olmayan ancak destekten yoksun kalan kişilerin bulunup bulunmadığının belirlenerek tazminat hesabı yapılması ve desteğin müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti ile var ise belirlenecek tazminat miktarından müterafik kusur indirim yapılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun dayanak poliçenin tanzim tarihi 22.09.2013 tarihi itibarı ile yürürlükte olan (yani 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre değil) 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı resmi gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenecek ve desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacak olmasına, dolayısıyla da sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olmasına, tazminat hesabı yapılırken güncel yargısal içtihatlara göre 1,8 faiz uygulanamayacağı gözetildiğinde daha uzun yaşam süresi belirleyen TRH 2010 yaşam tablosunun davalı aleyhine sonuç doğuracak olmasına, bakiye poliçe limiti belirlenirken, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı destekten yoksun kalan hak sahiplerine yapılan ödemeler yönünden sadece ana paranın mahsup edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, sürücü olan desteğin müterafik kusurun desteğe yansıtılamayacak olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf nedenleri yerinde olmadığı gibi her ne kadar aktüer bilirkişi raporunda destek payı hesaplanırken, davacıya 1/7 yerine sehven 1/6 oranında pay ayrılması hatalı ise de, davacının 1/6 payına isabet eden zararı (636.019,43/7) 90.859,92-TL tazminatın davalının bakiye poliçe limitini aşması karşısında pay hesabında yapılan hatanın sonuca etkili olmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 5.909,90-TL harçtan peşin yatırılan 1.478,00-TL harcın mahsubu ile 4.431,90-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024