T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1527
KARAR NO: 2024/1662
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/07/2021
NUMARASI: 2019/794 Esas - 2021/664 Karar
DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın 11.11.2018 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde ağır şekilde hasarlandığını, dava dışı sigortalının zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığını belirterek, dava dışı sigortalıya ödenen 30.214,00-TL tazminatın ödeme tarihi olan 30.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki araç ile kavşaktan sola döneceği esnada, dava dışı karşı araç sürücüsü ...'un hız sınırını aşarak müvekkilinin aracının sağ arka tarafına çarpması ile kazanın meydana geldiğini, davanın karşı araç sürücüsü ve işletenine ihbarı gerektiğini, kazadan sonra ... tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiğini, müvekkilinin çok iyi Türkçe bilmemesi nedeniyle kaza tespit tutanağını imzalamadığını, sahte imza ile davacıya başvuruda bulunulduğunu, kaza tespit tutanağının kazanın oluş şekline uygun olmadığını, kazanın meydana gelmesinde tamamen dava dışı karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından aracındaki zararın giderilmesi için açtığı davanın yargılamasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/922 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davalı ... tarafından kaza tespit tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığı savunularak imza incelemesi yapılması talep edilmiş ise de, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ihbar olunan ...'un kaza tespit tutanağını davalı ...'in imzalamadığına yönelik beyanı karşısında imza incelemesi yapılmadığı, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu ile, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun, ekspertiz raporu ile belirlenen 30.214,73-TL hasarın piyasa rayicine uygun olduğunun bildirildiği gerekçesi ile; "Davanın KABULÜNE, 30.214,00 TL maddi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ( davalı Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu araç ile ihbar olunanların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması ile kazanın meydana geldiği, ihbar olunan sürücü ... tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, müvekkili ...'in iyi Türkçe bilmemesi nedeniyle tutanağın kazanın hemen akabinde imzalanamadığı, sonrasında ihbar olunan sürücü tarafından müvekkili adına sahte imza atılmak suretiyle sigorta şirketine başvuru yapıldığı, mahkemece imza incelemesi yaptırılmadığı, kaza tespit tutanağı altında müvekkili ...'e atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığının Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada anlaşıldığı, kaza tespit tutanağının, kazanın oluş şekline uygun düzenlenmediği, kazanın, ihbar olunan ...'un aşırı hızda seyretmesi nedeniyle meydana geldiği hususlarına ilişkindir.Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda; davalı araç sürücüsünün "Dur" ibareli trafik uyarı levhasına rağmen kontrolsüz olarak karşı yönden sağ şeridi takiben gelen sürücü ... yönetimindeki aracın şeridine girerek kavşaktan geçiş yapması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... 'un ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı ...'nun ihbar olunanlar.. ve ... aleyhine açtığı, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/922 Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden davada alınan 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, kazaya karışan davalı araç sürücüsü ... ile dava dışı ihbar olunan araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde eşit oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüş olup, bu hali ile iki rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda ilk derece mahkemesince, kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...'e atfen atılan imzanın davalının eli ürünü olmadığı da göz önünde bulundurularak, davalı ... tarafından dava dışı ... ve ... aleyhine açtığı Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/922 Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosya kapsamına celbi ile, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için; İTÜ'de görev yapan makine mühendislerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında mevcut olan tüm raporların irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette, denetime açık, ayrıntılı kusur durum ve oranlarının belirlendiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması isabetli değildir. Yukarıda açıklanan nedenle, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024