T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1389
KARAR NO: 2024/1672
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2021
NUMARASI: 2020/249 Esas - 2021/352 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.07.2019 tarihinde, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücünün seyir halinde iken önünde seyretmekte olan dava dışı ... plakalı araca çarptığını, söz konusu aracın da çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait DU-SB-2402 yabancı plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, Alman mühendislik şirketi tarafından düzenlenen raporda, aracın tamir bedelinin 3.622,99 Euro, rayiç değerinin 4.000 Euro ve hurda değerinin ise 879 Euro olduğunun belirlendiğini, buna göre aracın pert total olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının 3.121 Euro olduğunu, yapılan başvuru neticesinde davalı tarafça 23.10.2019 tarihinde 200 Euro tutarında kısmi ödemede bulunulduğunu, müvekkilinin bakiye zararının 2.921 Euro olduğunu, bilirkişi için 669,49 Euro ödendiğini belirterek 2.921 Euro'nun davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 18.02.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti olarak ödenen 669,49-TL'nin de fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının yargılama giderine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, ancak dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde kusur oranında ve poliçe teminat limiti dahilinde sorumluluğun doğacağını, davacıya ait araçta belirtildiği kadar hasar oluşmadığını, davacıya araç hasarı için 23.10.2019 tarihinde 159 Euro, ekspertiz ücreti için 41 Euro olmak üzere toplam 200 Euro ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına alınan bilirkişi heyet raporu ile, davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacının aracında oluşan hasardan sorumlu olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, hasar dosyasında mevcut eksper raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, bu kusur durumuna göre davalı tarafça kısmi ödeme dahi yapıldığı, kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün önündeki araca çarptığı, söz konusu aracın da çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait araca çarptığına ilişkin tespite rağmen bilirkişi raporu ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğuna dair belirlemenin kabulünün mümkün olmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tali oranda kusuru bulunsa dahi müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince müvekkilinin zararından sorumlu olduğu, aracın onarımının Almanya'da yapılması nedeniyle hasar miktarının da Almanya ülkesinin rayiç ve standartlara göre yapılması gerektiği gibi zararın fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsili istenilmesi nedeniyle bilirkişi tarafından zararın TL kuruna çevrilmesinin de hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün önünde seyir halinde olan ... plaka sayılı araca çarptığı, bu aracın da çarpmanın etkisi ile davacıya ait araca çarpması ile kazanın meydana geldiğinin belirtildiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 12.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ..., Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ... ve sigortacılık alanında uzman ... tarafından düzenlendiği, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün önünde seyir halinde olan ... plakalı araca çarpması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu ve dava dışı araçta meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, ancak dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün, davacıya ait araca çarpmasına ilişkin olayda kusuru bulunmadığı, davacının aracındaki zarardan sorumlu olmadığı, sorumluluğun dava dışı ...plaka sayılı araca ait olduğu, davacı tarafça aracın Almanya'da onarıldığına ilişkin belge sunulmadığı, hasar onarım bedelinin KDV hariç 1.000,00-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nin 267. maddesinde; "Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 12.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti, kazadaki kusur oranlarının ve araçtaki hasar miktarının tespiti alanında uzman iki makine mühendisi ve sigortacılık alanında uzman bir bilirkişiden oluşturulmuş, aynı uzmanlık alanına sahip makine mühendislerinin sayısının toplamda tek olmaması nedeniyle, oluşturulan bilirkişi heyeti HMK'nın 267. maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, ilk derece mahkemesince yasaya aykırı şekilde oluşturulan bilirkişi heyet raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir. Bundan ayrı, davacı vekilince istinaf dilekçesine ekli olarak sunulan, davacı tarafından, kazaya karışan dava dışı... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı aleyhine açılan ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/517 Esas sayılı dosyasında alınan 16.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise; davaya konu kazanın meydana gelmesinde, dosyamız davalısına trafik sigortalı .. plaka sayılı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, aracın onarımının ekonomik olacağı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmış olup, söz konusu rapor ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde, mahkemece, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/517 Esas sayılı dosyasının bir örneği dosya arasına celbedilerek, dosyanın, 6100 sayılı HMK'nin 267. maddesine uygun şekilde tek sayıda makine mühendisinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine tevdi ile, tarafların kazanın oluşumundaki kusur durumları, aracın yabancı plakalı olduğu da göz önünde bulundurularak Almanya ülkesi koşullarına göre, davacının aracında meydana gelen hasarın niteliği, aracın pert total işlemi görmesi gerekip gerekmediği, hasar miktarı hususlarında, dosya içerisindeki tüm raporların irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, denetime ve hüküm vermeye elverişli nitelikte bilirkişi heyet raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024