T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1336
KARAR NO : 2026/789
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2021
NUMARASI : 2019/462 Esas - 2021/840 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/05/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/10/2012 tarihinde davalı sürücü İsmail'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve kaza nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezliğe uğradığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 19/09/2017 tarihinde 56.402,00TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ödeme olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, müvekkilinin sinema ve dizi sektöründe yan oyuncu olduğunu ve aylık 3.000,00TL gelir elde ettiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle 1.000,00TL sürekli iş göremezlik zararının, işleten yönünden olay tarihi olan 01/10/2012 tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise ilk başvuru tarihi olan 01/06/2017 tarihinden itibaren, 50.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;
Davacının Maddi Tazminat Talepli Davası yönünden davasının KABULÜ İLE;
107.531,01TL nin davalı ... AŞ yönünden 23/06/2017, Davalı ... yönünden 01/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının Manevi Tazminat talepli davası yönünden davasının Kısmen Kabulü ile;
30.000,00TL manevi tazminatın 01/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karardan sonra davacı vekili 05/05/2022 tarihli dilekçesi ile, yalnız davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğu, davadan yalnızca maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini bildirmiş, davalı sigorta şirketi vekili ise 25/02/2022 tarihli dilekçesi ile yapılan sulh anlaşması gereği, davanın maddi tazminat açısından feragat nedeniyle reddine; taraflarca bu hususta anlaşılmış olunduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, 24/06/2022 tarihli ek karar ile;
1-A)Davacının Maddi Tazminat Talepli Davası yönünden davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
B)Davacının Manevi Tazminat talepli davası yönünden davasının Kısmen Kabulü ile
30.000,00TL manevi tazminatın 01/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazanın İzmir'de gerçekleştiği, davalı ... ve davacı tarafın kaza tarihinde İzmir'de ikamet ettiğinden yetki itirazlarının olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 12/06/2018 tarih 2018 E. 734 K-2018/20694 sayılı dosyası ile davacının başvurusu hakkında karar verildiğini Sigorta Tahkim Komsiyonu kararlarının kesin hüküm teşkil ettiğinden davacının fazlaya ilişkin haklarının reddedilmesi gerektiği, dava konusu kazanın 01/10/2012 tarihinde olduğu davanın ise 19/07/2019 tarihinde açıldığı, trafik kazalarında 2 yıllık zamanaşımı süresinin olduğu, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılması nedeniyle reddi gerektiği, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süreleri içerisinde yapılmış bir ıslahtan bahsetmenin mümkün olmadığı, davacı tarafa sigorta şirketi tarafından 56.402,00-TL ödeme yapıldığından davacı tarafın talep edebileceği bir zararının olmadığı, kazada davacının kaldırım kullanmak yerine park sinyali yanan müvekkilinin kullandığı okul servisi aracının arkasında durması nedeniyle tam kusurlu olduğu, müvekkilinin ise kusurlu olmadığı, kaza sonucu davacıda meydana gelen maluliyet ile ilgili 8 yıl sonra alınan raporların çelişkili olduğu bu çelişkili durumun adli tıp kurumu aracılığıyla araştırılması gerektiği, kaza üzerinden 7 yıl geçmiş olması nedeniyle davacı tarafın manevi tazminat talebinin haksız olduğu, ilk derece mahkemesince tanıklarının dinlenmediği ve bu hususta süre verilmediği, yerel mahkemece sigorta şirketi tarafından yapılan aktüerya bilirkişi raporunun celp edilmediği, iki rapor arasında hesaplamalarla ilgili çelişkilerin olduğu bu nedenle farklı bilirkişilerden rapor alınması gerektiği, ... tarafından geçici iş görmezlik ödemesi yapılıp yapılmadığına dair ...'dan bilgi istenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesaplamasının 1,8 teknik faiz kullanılarak yeniden hesaplanması gerektiği, davanın usulden ve esastan reddi, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması, davacı tarafından icra takibi yapılması durumunda tehir-i icra taleplerine yöneliktir.
Davalı ... A.Ş. Vekilinin istinaf nedenleri; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 12/06/2018 tarih 2018E.734 K-2018/20694 sayılı kararına göre davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğu, kazanın oluş biçimine göre müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı bu nedenle yapılan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, kanun gereği geçici iş görmezlikten doğan sorumluluğun ...'ya ait olduğu müvekkili şirkete bu yönde yüklenen sorumluluğun hatalı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığı yönündeki itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığı, dava dilekçesinde talep edilen %22 maluliyet oranı üzerinden tazminat tutarları hesaplanması gerekirken %45 maluliyet oranında ıslah edilerek hesaplanmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, davacı tarafta geçici ya da sürekli bir maluliyetin bulunmadığı bu yönde dosyaya yansıyan raporların çelişkili olduğu, bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği nedenleriyle tehir-i icra taleplerinin kabulü ve ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulması taleplerine yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... ile davalı ... A.Ş. vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecinde davacı vekilinin 05/05/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat ettiği, davacı vekilinin talebi doğrultusunda Mahkemece, 24/06/2022 tarihli ek karar ile; davacının Maddi Tazminat Talepli Davası yönünden davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu haliyle davalı ... ile davalı ... A.Ş.'nin maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından karar vermeye yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafın HMK'nın 7. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak, birden fazla davalının bulunduğu somut olayda, davalılardan sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemesinde dava açmış olmasında hata bulunmamasına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2 ve 66/1.e madde hükümleri gözetildiğinde, uzamış (ceza) zamanaşımı süresi, 8 yıl olup dava tarihinde zaman aşımı süresinin dolmamış olmasına, kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun, 18/08/2021 tarihli bilirkişi bilirkişi heyet raporunun kusur değerlendirmesi yönünden hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, raporun tek bilirkşi tarafından hazırlanmamış olmasına, kazanın oluş şekli, kazadaki kusur durumu (davacının tali kusurlu oluşu), kaza tarihi (2012 yılı), kaza tarihindeki paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaralanmasının niteliği (vücudunda kemik kırı oluşacak şekilde), davacının maluliyet oranı (%45) manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, hakimin manevi tazminat miktarını, adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği göz önüne alındığında davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının çok olmamasına göre davalı ... vekilinin, yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK m. 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2021, 2019/462 Esas - 2021/840 Karar sayılı kararında maddi tazminata yönelik olarak davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu konusuz kaldığından davalılar vekillerinin istinaf başvuruları hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Manevi tazminata yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'den alınması gereken 2.049,30 TL harcın peşin yatırıldığı anlaşılan 2.348,69-TL harçtan düşümü ile bakiye kısmın talebi halinde davalıya iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/05/2026