(5271 S. K. m. 226, 253, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 7, 58, 141, 142)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairemizin yetkisine başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden sanıkların istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Dosya kapsamına, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya içeriğine göre diğer istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık B. G. hakkında, iddianamede 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması istenmediği ve adli sicil kaydı duruşmada okunmadığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanıkların katılana ait üzüm bağındaki asmalarda bulunan üzümleri toplayarak çaldıklarının anlaşılması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 141. Maddesinde yazılı açıktan hırsızlık suçunu oluşturacağı ve suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmeden yasal, yeterli ve geçerli gerekçeye dayanılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup;
5271 sayılı CMK 280/1-d.maddesi uyarınca "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına" karar vereceğinin düzenlenmesi karşısında,
Hukuka aykırı, sanıkların istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-d, 289. maddesinin 1. fıkrasının (g)-(h) maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, KESİN olmak üzere 06/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)