(5271 S. K. m. 230, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 35, 37, 50, 53, 54, 58, 62, 116, 142, 151) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel mahkemece verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; dosya kapsamı dikkate alındığında istinaf talebinin yeniden yargılama yapılarak değerlendirilebileceği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanununun 280/1-c. Maddesi gereğince davanın duruşma açılarak yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/03/2017 tarih 2017/8026 Esas sayılı iddianamesi ile Mahkememize açılan kamu davasında; "İçerenköy Polis Merkezi Amirliğinin şüpheli iki şahsın İçerenköy mahallesi Meskenler Girişi sokak No.6 sayılı binaya girdiklerini anons etmesi üzerine Ataşehir Devriye Ekipler Amirliğine bağlı polis ekibinin müştekinin ikamet etmiş olduğu binaya geldikleri ve binadan içeri girdiklerinde her iki şüphelinin binadan çıkmak üzere olduklarının görülmesi üzerine yakalanmış oldukları, her iki şüphelinin birlikte olay tarihinde saat 09.30 sıralarında müştekinin ikamet etmiş olduğu daireye gelerek giriş kapısının kilit göbeğini patlatmak suretiyle içeri girdikleri ve evde bulunan müştekiye ait sarı renkli bir adet kol saati ile bir paket Winston marka sigarayı aldıkları ve daha sonra daireden çıktıkları, ancak binadan çıkmak üzereyken emniyet ekiplerine yakalanmış oldukları ve böylece hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı ve her iki şüphelinin alınan savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmiş oldukları ve tüm soruşturma evrakı kapsamına göre şüphelilerin bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından, Şüphelilerin mahkemenizde yargılanarak, eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep edilmiştir.
SAVUNMA:
SANIK V. Ç. SAVUNMASINDA: ''Ben üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum. Kapıyı ben kırdım eve de ben girdim. O tarihlerde param yoktu dışarda kalıyordum. M. birşey yapmadı hatta o içeriye girmeyelim dedi. Ancak ben onu dinlemedim. Bu şekilde suçu işledim. Okunan belgelerde de aleyhime olanları kabul etmiyorum, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanmak istiyorum. Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Pişmanım. Söz konusu aparatları bir arkadaşım vermişti. Kimse iş vermiyor bu nedenle param olmadığından suçu işledim beraatimi ve tahliyemi istiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK M. K. SAVUNMASINDA: ''Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Pişmanım. Ben zaten Diyarbakır'dan gelmiştim. Ailemde kavgalıydım. V.'i daha önce memleketten tanırım. Daha önce ben bir kısım suçlara karışmıştım ancak tövbe ettim. Ben memlekette ağabeyimle birlikte çalışıyordum. Daha önce hiç cezaevine girmemiştim. Pişman oldum. Bundan sonra bir daha hırsızlık suçu işlemeyeceğim. Kapı açmadaki aparatları V. getirmişti. Ben kapı açmayı dahi bilmem. Okunan belgelerde de aleyhime olanları kabul etmiyorum, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanmak istiyorum. Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Pişmanım. Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum bir daha suç işlemeyeceğim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ VE HÜKMÜ:
'Her ne kadar müştekinin zorla getirilmesine ilişkin yazılan müzekkereye cevap verilmemiş ise de, müştekinin olayın bire bir tanığı olmadığı, soruşturmada beyanlarının alındığı, duruşma öncesinde telefonuna cevap verilmediği, yeniden dinlenmesinin yargılamanın esasına katkı sağlamayacağı düşünülmekle bu yöndeki ara karardan vazgeçilmesine, soruşturma beyanları ile yetinilmesine karar verilmiştir.
25/07/2017 tarihli tutanak içeriği, olay yeri inceleme raporu, muhafaza altına alma tutanağı, adli emanet makbuzu, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamından.
Sanıkların suç tarihinde ortak suç işleme kararlarının icrası kapsamında müşteki M. B.'in suç yeri olan İçerenköy Mah.Meskenler Çıkmazı, Uğur Apt No:6/9 sayılı adrese gittikleri, kilitli olan kapı kilit göbeğine üzerlerinden ele geçen aletler kullanmak suretiyle kırdıkları, bu şekilde ikamete giriş kapısına zarar verdikleri, ikamete birlikte girdikleri, ikamette bulunan suça konu altın yüzük, altın renginde sol saati ve bir paket sigarayı aldıkları, kolluk görevlilerinin ihbarına istinaden suç yerine geldikleri, müştekiye ait dairesinin girişinde sanıkları yakaladıkları, sanık M.'un üzerinde kapı açmaya yarayacak aletlerin ele geçirildiği, diğer sanık V.'in üzerinde de aynı şekilde kapı açmaya yarayacak aletler ile birlikte ikametten hırsızlandığı anlaşılan kol saati, sigaranın ele geçtiği, sanıkların ikrar içerir beyanda bulundukları ancak sanık V.'in diğer sanığın hiçbirşey yapmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
Gerek ihbar içeriği, gerekse sanıkların suç yerinde birlikte yakalanmış olmaları gerekse de her ikisi üzerinden suçu işlemeye elverişli aletlerin bulunmuş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde ortak suç işleme kararının ihracı kapsamında olay yerinde bulunan sanıkların aralarındaki iş bölümü gereği eylemde bulunmuş olabilecekleri bu durumun sanıkların sorumluluklarını değiştirmediği, TCK'nın 37. maddesi delaletiyle asli maddi fail olarak sonuçtan ayrı ayrı sorumlu oldukları, sanıkların üzerlerine atılı mala zarar verme, birden fazla kişiyle birlikte konut dokunulmazlığını ihlal etme ve nitelikli hırsızlık suçuna (teşebbüs) suçlarını işledikleri sabit görülmekle mahkumiyetlerine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
DAİREMİZCE YAPILAN DURUŞMALI YARGILAMA SONUCUNDA DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
SANIK V. Ç. SAVUNMASINDA: ''Ben daha önceki savunmalarımı tekrar ederim verilen ceza çok fazladır, biz her şeyi anlattık ve olaydanda pişman olduk bu nedenle cezanın indirilmesini istiyorum dedi.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia makamı esas hakkındaki mütaalasında: Sanıklar M. K. ve V. Ç. İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/84 Esas, 2017/333 kararı ile verilen konut dokunulmazlığını bozma suçuna ilişkin ceza nedeniyle istinaf talebinde bulunulmuşsa da verilen kararda usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığından sanıkların bu suça yönelik istinaf talebinin CMK 280/1-a maddesi gereğince reddine, sanıklar hakkında verilen İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/84 Esas, 2017/333 sayılı kararın hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılarak sanık suç tarihinde sanık M. K. ve V. Ç.'ın müşteki M. B.'e ait eve gündüzleyin daire giriş kilidini kırarak girip içerden bir adet kol saati ve bir paket sigarayı hırsızlayıp evden çıkarken görevli polislerce görülüp suç eşyalarıyla birlikte yakalandıkları bu şekilde sanıkların bina dahilinden hırsızlığa teşebbüs mala zarar verme suçlarını işledikleri sanıklar savunmaları, müşteki beyanı, yakalama tutanağı ile anlaşıldığından sanık M. K.'ın eylemine uyan TCK 142/2-h, 35/2,53,58,151/1,53,58 maddeleri gereğince sanık V. Ç.'ın eylemine uyan TCK 142/2h, 35/2,53,151/1,53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
İddianame, sanıkların savunması ve tüm soruşturma evrakı kapsamı ile tüm dosya kapsamı birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Sanıkların olay tarihinde gündüz vakti sayılan zaman diliminden saat 09:30 sıralarında fikir ve eylem birliği içerisinde şikayetçinin içerenköy mahallesinde bulunan ikametinin kilitli olan kapı göbeğini üzerlerinde ele geçen suç konusu emanetteki aletlerle kırmak suretiyle girdikleri, ikametin giriş kapısına bu şekilde zarar verdikten sonra altın yüzük, altın renginde kol saati ve bir paket sigarayı çaldıkları, ihaber üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine geldiklerinde şikayetçiye ait daire girişinde sanıkları yakaladıkları, 25/02/2017 tarihli olay tutanağı itibariyle de anlaşılmakla, sanıkların hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını işledikleri bu şekilde sübuta ermekle,
1-Sanıklar hakkında İlk derece mahkemesinde hırsızlık suçundan kurulan hükmün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan eylemlerine uyan TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca ceza maddesinin alt haddinden cezalandırılmaları cihetine gidildiği halde, eylemin teşebbüs aşamasına kalması nedeniyle uygulama itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 35. Maddesinde belirtilen ölçütler somut olaya uygulanmadan ve özgülenmeden yasal yeterli gerekçe gösterilmeden teşebbüsün niteliği gereğince denilmek suretiyle takdiren 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle hukuka aykırı davranıldığı kanaatine varılmış olmakla, eylemin oluşuna ve ihbar üzerine yakalandıkları yere ve teşebbüsün bu nedenle derecesi göz önünde bulundurularak sanık hakkında tertip edilecek hırsızlık suçundan dolayı teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin 5237 sayılı TCK'nın 35. Maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranın da indirim yapılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
2-Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesinde mala zarar verme suçundan kurulan hükmün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı TCK'nın 142/2-h ve 116/1 maddeleri uyarınca cezanın asgari haddinden cezalandırılma ve ceza tayini cihetine gidildiği halde mala zarar verme suçundan dolayı suçun işlendiği yer ve zaman, kullanılan araç şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak, cezanın asgari haddinden uzaklaşılması gerektiği kanaatine yönelik olarak, takdir ve teçdiden uygulama yapılmak suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve bu gerekçelerin hırsızlık suçundan hüküm kurulurken aynı olması göz önünde bulundurulduğunda suça ilişkin yapılan özgülenmenin hırsızlık suçu yönünden aynı gerekçelerle hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken asgari hadden ceza verilmesine karşın, aynı gerekçelerle mala zarar verme suçundan asgari hat üzerinde ceza tayini süresiyle çelişkiye düşülmesi hukuka aykırı görülmüş, olayın meydana geliş ve zararın özelliği ve mahiyeti itibariyle belirtilen gerekçeler göz önünde bulundurularak, sanığın mala zarar verme suçu yönünden de TCK'nın 151/1 maddesi uyarınca cezanın asgari haddinden cezalandırılması cihetine gidilmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
3-Sanıklar hakkında İlk derece mahkemesinde konut dokunulmazlığın ihlal suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesinde mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, İspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada ön görülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından; İstinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; 5271 sayılı cmk'nın 280.madesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sanıklar hakkında İlk derece mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün Dairemiz gerekçesinde belirtilen nedenlerle CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanıkların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suçundan gerekçede belirtilen nedenlerle mahkumiyetine, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden kurulan hükümlerin ise esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle mahkememizce oybirliğiyle mütalaya uygun karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
A-) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı,
İspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada ön görülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; 5271 Sayılı CMK'nın 280.madesinin 1.fıkrasının (a) bendi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
B-) İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/84 Esas, 2017/333 sayılı kararının her iki sanık yönünden hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
C) Sanık M. K.'ın eylemleri bakımından;
a) 1- Sanık M. K.'ın mağdur M. B.'e yönelik olarak TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK’nun 151/1 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği yer ve zaman, dikkate alınarak takdiren asgari hadden sanığın 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Sanığın adli sicil kaydı nedeniyle geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve suçtan dolayı nedamet duyduğuna dair herhangi bir belirti bulunmaması ayrıca tüm dosya kapsamına göre de sanık lehine yasal veya takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasını gerektirir hiç bir sebep bulunmaması hususları gözetilerek sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3- Unsurları oluşmadığından sanık hakkında başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4- Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
5-Sanığın geçmişi nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı yasanın 50. maddesi gereğince takdiren tedbire çevrilmesine yer olmadığına ve aynı gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına HAGB yer olmadığına,
6- Sanık hakkında İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/45 esas ve 2015/212 karar sayılı ilamı ile 20/04/2015 tarihinde kesinleşen 10 ay erteli hapis cezasından ibaret tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu ve bu haliyle sanığın mükerrir olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca SANIK HAKKINDA MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA,
7- Mükerrir sanık hakkında TCK 58/6-7 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
b) 1- Sanık M. K.'ın katılan M. B.'e yönelik olarak TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle üzerine atılı bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK’nun 142/2.h maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak takdiren altsınırdan temel ceza belirlenmek sureti ile sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Sanığın suçu işlemeye elverişli icra hareketlerine başladığı, ancak ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin müdahalesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla teşebbüsün niteliği gereğince cezasında TCK.nun 35/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- Unsurları oluşmadığından sanık hakkında başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4- Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
5-Sanığın geçmişi nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı yasanın 50. maddesi gereğince takdiren tedbire çevrilmesine yer olmadığına ve aynı gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına HAGB yer olmadığına,
6- Sanık hakkında İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/45 esas ve 2015/212 karar sayılı ilamı ile 20/04/2015 tarihinde kesinleşen 10 ay erteli hapis cezasından ibaret tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu ve bu haliyle sanığın mükerrir olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca SANIK HAKKINDA MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA,
7- Mükerrir sanık hakkında TCK 58/6-7 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
c) Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılmakla adli sicil kaydında bulunan
-Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/44 Esas ve 2015/113 Karar sayılı,
-Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/497 Esas ve 2015/546 Karar sayılı,
-İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/145 Esas ve 2014/880 Karar sayılı,
-Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/274 Esas ve 2015/793 Karar sayılı,
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/41 Esas ve 2015/190 Karar sayılı dosyalarına karar kesinleştiğinde CMK.nun 231/11 maddesi gereğince BİLDİRİMDE BULUNULMASINA,
D) Sanık V. Ç.'ın eylemleri bakımından;
a) 1- Sanık V. Ç.'ın mağdur M. B.'e yönelik olarak TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK’nun 151/1 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği yer ve zaman, dikkate alınarak takdiren asgari hadden sanığın 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Sanığın adli sicil kaydı nedeniyle geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve suçtan dolayı nedamet duyduğuna dair herhangi bir belirti bulunmaması ayrıca tüm dosya kapsamına göre de sanık lehine yasal veya takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasını gerektirir hiç bir sebep bulunmaması hususları gözetilerek sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3- Unsurları oluşmadığından sanık hakkında başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4- Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
5-Sanığın geçmişi nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı yasanın 50. maddesi gereğince takdiren tedbire çevrilmesine yer olmadığına ve aynı gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına HAGB yer olmadığına,
b) 1- Sanık V. Ç.'ın katılan M. B.'e yönelik olarak TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle üzerine atılı bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK’nun 142/2.h maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak takdiren altsınırdan temel ceza belirlenmek sureti ile sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Sanığın suçu işlemeye elverişli icra hareketlerine başladığı, ancak ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin müdahalesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla teşebbüsün niteliği gereğince cezasında TCK.nun 35/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- Unsurları oluşmadığından sanık hakkında başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4- Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
5-Sanığın geçmişi nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı yasanın 50. maddesi gereğince takdiren tedbire çevrilmesine yer olmadığına ve aynı gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına HAGB yer olmadığına,
6-)- Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi'nin 2013/320 Esas ve 2014/233 Karar sayılı,
- İstanbul 4. Çocuk Mahkemesi'nin 2013/556 Esas ve 2014/1008 Karar sayılı,
- Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi'nin 2013/320 Esas ve 2014/233 Karar sayılı,
- İstanbul 7. Çocuk Mahkemesi'nin 2014/220 Esas ve 2015/23 Karar sayılı dosyalarına karar kesinleştiğinde CMK.nun 231/11 maddesi gereğince BİLDİRİMDE BULUNULMASINA,
E-) Sanıkların tutukluluk ve gözlem altında kaldığı günlerin 5237 sayılı yasanın 63. maddesi gereğince MAHSUBUNA,
F-) Sanıklardan ele geçirilerek muhafaza altına alınan adli emanete kayıtlı 1 ADET SAP KISMI TURUNCU UÇ KISMI SİYAH ÜZERİNDE BİR TARAFINDA RETTA DİĞER TARAFINDA 200 mm CR-V ibaresi bulunan yaklaşık 20 cm uzunluğunda kurbağacık olarak tabir edilen ingiliz anahtarı, bir adet sap kısmı kırmızı uç kısmı metalik sarp kısmının bir tarafında CER-PA NORM diğer tarafında X-PLUS 6100 6X100 ve barkod şekli ibaresi bulunan yaklaşık 20 cm uzunluğunda tornavida, bir adet sap kısmı kırmızı uç kısmı metalik sap kısmının bir tarafında CER-PA NORM diğer tarafında X-PLUS 6100 PH2X100 ve barkod şekli ibaresi bulunan yaklaşık 20 cm uzunluğunda yıldız tornavida, bir adet sap kısmı sarı uç kısmı metalik, metalik kısmı en ucunda kağıt yapıştırılmış metalik kısmında CR-V 8 ibaresi bulunan yaklaşık uzunluğu 25 cm olan kilit açma aparatı ve bir adet kapı kilit göbeğinin suçta kullanıldığı anlaşıldığından TCK.nun 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
G-)Yargılama nedeniyle yapılan giderler 20 tl nin altında kaldığından kamu üzerine bırakılmasına,
Dair, sanık V. Ç.'ın yüzüne karşı sanık M. K.'ın yokluğunda İddia makamı Cumhuriyet Savcısı M. Ö. (33630) huzuru ile yapılan açık duruşma sonunda mütaalaya uygun 5271 Sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21/06/2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)