(5271 S. K. m. 231, 279, 280, 283, 286) (5237 S. K. m. 37, 53, 58, 61, 62, 63, 116, 141, 142, 143, 151, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; dosya kapsamı dikkate alındığında istinaf talebinin yeniden yargılama yapılarak değerlendirilebileceği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanununun 280/1-c. Maddesi gereğince davanın duruşma açılarak yeniden görülmesine karar verilmesi üzerine yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA:
Müştekiye ait suç yeri adresi olan Pendik Çamlık Mahallesi Meşe sokak Sayra Sitesi A Blok 12/1 adresinde evinin bulunduğu, müştekinin olay gününden önce tatil maksadıyla il dışına çıktığı, müştekiye ait sitenin karşısında başka bir sitede oturan şüphelilerin müştekinin evinde kimsenin bulunmadığını görerek buradan hırsızlık yapmaya karar verdikleri, siteye ait tel çitleri açmak suretiyle gizlice site bahçesine girdikten sonra müştekinin zemin katta yer alan evinin penceresini zorlamak suretiyle açtıktan sonra iki seferde girmek suretiyle müştekinin evi içinden müşteki beyanına göre; bir adet 180 ekran LC marka televizyon, iki adet diz üstü bilgisayar, 6-7 adet kol saati, 300 TL kadar bozuk para, muhtelif ziynet eşyası, 4 adet el çantasını hırsızladıkları, ziynet eşyasının bir kısmını Sultanbeyli’de bir kuyumcuda bozdurdukları, hırsızlığın fark edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada güvenlik kameralarına düşen görüntülerden şüphelilerin tespit edilerek yakalandıkları, alınan ifadelerinde suçlamaları kabul ettikleri, halen yedlerinde bulunan bir kısım hırsızlık konusu malzemelerin müştekiye teslimi sağlanmak üzere şüphelilerden alınarak emniyetçe muhafaza altına alındığı, bir kısım ziynet eşyası ve malzemelere ulaşılamadığı, müştekinin şikayetçi olduğu, şüphelilerin alınan ifadelerinde suçlamayı kabul ettikleri, bu şekilde şüphelilerin atılı suçları işledikleri mezkur delillerden anlaşılmakla; eylemlerine uyan TCK'nun 37/1, 116/4, 142/2.h, 143/1, 151/1, 53, 63 maddelerinden kamu davası açılmıştır.
MÜŞTEKİ G. Ş.: "Olay sırasında evde değildim, İzmir’deydim gece yarısı komşularım arayıp böyle bir olay olduğunu söylediler. 3 gün sonra eve geldim, benden önce polisler evde ve çevrede tespit yapmışlardı, kamera kayıtlarından durumu tespit etmişlerdi. Akşam saatlerinde meydana geldiğini söylediler. Salon penceresinden içeriye girmişlerdi, penceresinde hasar vardı, halen yaptırmış değilim, o şekilde durmaktadır, polisler bununda tespitini yaptılar, evimden bir adet televizyon, bir adet diz üstü bilgisayar, kutu içerisinde bulunan 10'a yakın kol saati, muhtelif sayıda ziynet eşyası alındı. İddianamede yazıldığı şekilde fazladan bilgisayar, nakit para ve çanta alınmış değildir. Bunlardan televizyon, bilgisayar ve üç adet kol saati iade edildi, diğerleri iade edilmiş değildir. Bunları bana polis teslim etti. Böylece zararım kısmen karşılandı, kısmen karşılanmadı, ben yapanları görmedim. Sanıklar yaptıklarını kabul etmektedirler. Davayı takip etmek istemiyorum, kamu davası olarak yargılamanın devamını istiyorum. Davaya katılma talebim bulunmamaktadır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık E. Y.'un Savunmasında: "Olay akşamı saat 17:30-19:00 arası bir saatte, ki hava kararmamıştı, diğer sanıkla beraber site içerisindeki zemin katta bulunan bu dairenin balkonundan yarım açık olan penceresinden içeriye girdik, içeriden bir adet televizyon, bir adet dizüstü bilgisayar, dört adet kol saati, küpe vb. Bir miktar ziynet eşyalarını aldık ve beraberce çıktık, ertesi gün polisler yakaladı, bütün bu eşyaları bizi yakalayan kolluk görevlilerine teslim ettik, iddianamede yazıldığı şekilde diğer eşyaları hırsızlamış değiliz, tahliyemi talep ediyorum. Geçmişte herhangi bir suç kaydım bulunmamaktadır, ilk defa böyle birşey yaptım, olay nedeniyle çok pişmanım." şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık S. D. Savunmasında; "Olay arkadaşım E.'ın anlattığı şekilde oldu, beraber yaptık, daha sonra polisler yakaladığında iade ettik, yerlerini söyledik, saatler 6 adetti, 3 adedini daha önce teslim etmiştik, kalan 3 adet duruşmaya izlemeye gelen arkadaşlarım müştekiye teslim edecektir. Olay nedeniyle pişmanım, serbest bırakılmayı istiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ VE HÜKMÜ:
'Yapılan ilk yargılama sonunda sanıkların suçları sabit görülerek sevk maddeleri doğrultusunda ayrıca kısmen ödeme nedeniyle etkin pişmanlık bağlamında TCK'nun 168/1-4 maddesinden hırsızlık suçundan kurulan hükümde yarı oranında indirim yapılarak mahkumiyet hükmü kurulmuş istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Ceza Dairesinin 15/11/2016 tarihli kararıyla sanık S. D. hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına ilişkin temyiz başvurusunun esastan reddine, sanık S. D. hakkında hırsızlık suçundan ve sanık E. hakkında konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmekle yeniden yargılama yapılarak bozma doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Sanıklar aşamalarda, iddiaları doğrulamışlar, hırsızladıkları eşyaları büyük ölçüde iade ettiklerini, pişman olduklarını ve olayın akşam saatinde gerçekleştiğini savunmuşlardır. Sanıklar müdafii bu doğrultuda savunma yapmıştır.
Olay akşamı havanın tümüyle kararıp gece vaktinin henüz olmadığı bir saatte siteye ait her çitleri aşmak suretiyle site bahçesine girdikleri, müştekinin zemin katta yer alan evinin penceresini zorlamak suretiyle kısmen hasara uğratıp açıp içeri girdikleri, müştekiye ait bir adet televizyon, bir adet dizüstü bilgisayar, 10'a yakın saat, muhtelif ziynet eşyası hırsızladıkları, uzaklaştıkları, olayın farkedilmesi üzerine yapılan soruşturma sırasında sanıkların yakalandıkları, hırsızladıkları bir kısım suç eşyalarını kolluk görevlilerine teslim ettikleri, kolluk görevlilerinin bunları müştekiye iade ettiği, karar duruşmasında sanıkların 3 adet kol saatini daha iade ettikleri, kalan ziynet eşyası ve 3 adet kol saatinin henüz iade edilmediği, müştekinin mahkemede şikayetini geri aldığı ve kısmen iade nedeniyle ceza indirimine rıza gösterdiği iddia, olay tutanakları, olay görüntü kayıtları, sanıkların kabulü, mağdurun anlatımı ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu oluş ve deliller karşısında sanıklara yüklenen suçların yasal unsurların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Suç gece vakti işlenmediğinden TCK'nun 116/4 yerine 116/1 maddesinin uygulanması yoluna gidilmiş ayrıca hırsızlık suçundan TCK'nun 141/1 maddesinin uygulanması yoluna gidilmemiştir. Etkin pişmanlık mevcut olduğundan hırsızlık suçundan TCK'nun 168/4-1 maddesinin uygulanması yoluna gidilmiştir. Sanıkların oluşa yansıyan suç işleme biçimleri gözetilerek cezaların alt sınırından (TCK m.61/1.a) hüküm kurulmuştur' şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
DAİREMİZCE YAPILAN DURUŞMALI YARGILAMA SONUCUNDA DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine rağmen Sanık E. Y.'un duruşmaya gelmediği anlaşılmıştır.
Sanık S. D. Savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, kendilerinin Mahkeme aşamasından önce müştekinin tüm zararlarını giderdiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda sanıklar hakkında verilen 20/10/2016 tarih ve 2016/476 esas, 2016/449 sayılı kararın İstinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/11/2016 tarih ve 2016/80 esas, 2016/67 sayılı kararı ile sanık S. D. hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık S. D. hakkında hırsızlık suçundan ve sanık E. hakkında konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak istinafa konu hükmü kurduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece sanık S. D. hakkında bozma öncesi TCK'nun 58. Maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, Dairemizin 15/11/2016 tarih ve 2016/80 esas, 2016/67 sayılı kararında bu husus belirtilerek aleyhe İstinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığı hususunun belirtildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında kazanılmış hak gözetilmeksizin bu kez sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı,
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoy dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde hükümde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmaya hükmedildiği,
Yine herhangi bir zarar talebi bulunmayan müştekinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermesine rağmen herhangi bir sabıkası bulunmayan Sanık E. Y. hakkında kurulan hükümlerde zararın tüm olarak giderilmemesi gerekçesiyle CMK'nun 231. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, Sanık müdafinin Bozma öncesi savunmasında lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olmasına rağmen TCK'nun 50. Maddesinin ise uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmadığı anlaşılmıştır.
İddia makamı esas hakkındaki mütaalasında: Sanıklar E. Y. ve S. D. hakkında verilen İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/660 Esas, 2016/602 karar sayılı kararın CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılarak,
Sanık S. D. hakkında daha önce verilen kararın yalnızca sanıklar ve müdafiince istinaf olunduğu, İstanbul 9. Ceza Dairesince bu kararın sanıklar lehine bozulması üzerine tekrar yerel mahkemece kurulan hüküm ve sanık hakkında daha önceki adli sicil kaydı göz önüne alınarak sanık hakkında TCK'nun 58.madde hükümlerine göre cezanın infazına karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere yerel mahkeme kararın yalnızca sanık ya da müdafiince istinafı üzerine CMK'nun 283.madde gereği sanık hakkında verilerek kararın daha alehe olamayacağı anlaşıldığından, sanık S. D. hakkında verilen karardaki cezada 58.maddeye ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmesi, olay tarihinde sanık E. Y.'un diğer sanık S. D. ile birlikte müşteki G. Ş.'in evine girerek suç tutanağında belirtilen bir adet TV, bir adet dizüstü bilgisayar, muhtelif ziynet eşyalarını hırsızladıkları, daha sonra sanıklara yakalandığında müşteki zararlarını giderdikleri anlaşıldığından, sanık E. Y.'un TCK'nun 142/2-h, 168/1, 53, 116/1, 53, 151/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
İddianame, müşteki beyanı, sanık savunmaları, kollukça tanzim edilen tutanak içerikleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların suç tarihinde gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde müştekinin evinin bulunduğu siteye ait her çitleri aşmak suretiyle site bahçesine girdikleri, müştekinin zemin katta yer alan evinin penceresini zorlamak suretiyle kısmen hasara uğratıp açıp içeri girdikleri, müşteki beyanına göre; bir adet televizyon, bir adet dizüstü bilgisayar, 10'a yakın saat, muhtelif ziynet eşyasını çalıp ayrıldıkları, olayın farkedilmesi üzerine yapılan soruşturma sırasında sanıkların yakalandıkları, sanıkların çaldıkları bir kısım suç eşyasına kolluk görevlilerine teslim ettikleri, kolluk görevlilerinin bunları müştekiye iade ettiği, karar duruşmasında da sanıkların 3 adet kol saatini daha iade ettikleri, kalan ziynet eşyası ve 3 adet kol saatinin henüz iade edilmediği, ancak müştekinin Mahkemede şikayetini geri aldığı ve kısmen iade nedeniyle ceza indirimine rıza gösterdiği, böylelikle sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri açıkça anlaşıldığından kabule ters düşen beyanlara itibar edilmeyerek,
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin Dairemiz gerekçesinde belirtilen nedenlerle CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve sanıkların gerekçede belirtilen nedenlerle mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
HÜKÜM:
Sanıklar E. Y. ve S. D. hakkında verilen İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/660 Esas, 2016/602 karar sayılı kararının sanık S. K. yönünden hırsızlık, sanık E. Y. yönünden hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
A-1- Sanık S. D.'nın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu, oluşan netice, suçun işlendiği yer ve zaman ile suçtan meydana gelen zarar hususları dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCY 142/2.h maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-.Sanığın yer göstermesi üzerine çalınan eşyaların bulunup müştekiye iadesi sağlandığı anlaşıldığından sanık hakkında tertip edilen cezadan 5237 Sayılı TCY'nın 168/1 maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 Sayılı TCY nın 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN 1 YIL 4 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Oluşa ve dosya kapsamına göre kapsama göre sanığın tertip edilen cezasından yasal veya takdiri başkaca bir arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
5. Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
6. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri nazara alınarak takdiren 5237 Sayılı TCY'nın 50. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi; 5237 Sayılı TCY'nın 51. Maddesi uyarınca ertelenmesi ve 5271 Sayılı CMK'nın 231 maddesinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
B-1- Sanık E. Y.'un üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu, oluşan netice, suçun işlendiği yer ve zaman ile suçtan meydana gelen zarar hususları dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCY 142/2.h maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-.Sanığın yer göstermesi üzerine çalınan eşyaların bulunup müştekiye iadesi sağlandığı anlaşıldığından sanık hakkında tertip edilen cezadan 5237 Sayılı TCY'nın 168/1 maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 Sayılı TCY nın 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN 1 YIL 4 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Oluşa ve dosya kapsamına göre kapsama göre sanığın tertip edilen cezasından yasal veya takdiri başkaca bir arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
5. Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
6. Sanığın sabıkasız kişiliği, kişilik özellikleri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeniyle, zarar da oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK’nin 231/8. maddesi gereğince Sanık hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine,
5271 Sayılı CMK’nin 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi taktirde mahkemece hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına, (ihtarat yapılamadı),
5271 sayılı CMK’nin 231/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı CMK’nin 231/13. maddesi gereğince kararın mahsus sistemine kaydına,
C. 1. Sanık E. Y.'un üzerine atılı Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçunu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu, oluşan netice, suçun işlendiği yer ve zaman ile suçtan meydana gelen zarar hususları dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCY nın 116/1 maddesi gereğince takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2. Sanığın, cezanın geleceği üzerindeki etkileri hakkında takdiri indirim nedeni kabul olunmak suretiyle 5237 Sayılı TCY’nun 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Oluşa ve dosya kapsamına göre kapsama göre sanığın tertip edilen cezasından yasal veya takdiri başkaca bir arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
3. Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
4-Sanığın sabıkasız kişiliği, kişilik özellikleri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeniyle, zarar da oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK’nin 231/8. maddesi gereğince Sanık hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine,
5271 Sayılı CMK’nin 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi taktirde mahkemece hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına, (ihtarat yapılamadı),
5271 sayılı CMK’nin 231/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı CMK’nin 231/13. maddesi gereğince kararın mahsus sistemine kaydına,
D-Sanık E. Y.'un üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu, oluşan netice, suçun işlendiği yer ve zaman ile suçtan meydana gelen zarar hususları dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCY.nın 151/1 maddesi gereğince takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2. Sanığın, cezanın geleceği üzerindeki etkileri hakkında takdiri indirim nedeni kabul olunmak suretiyle 5237 Sayılı TCY’nun 62/1. maddesi gereğince verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN 3 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA,
Oluşa ve dosya kapsamına göre kapsama göre sanığın tertip edilen cezasından yasal veya takdiri başkaca bir arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
3. Sanığa kasıtlı suçtan hükmedilen cezanın yasal sonucu olarak 5237 Sayılı TCY'nın 53/1,2 fıkrası ile 3 fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı dikkate alınarak uygulanmasına,
4-Sanığın sabıkasız kişiliği, kişilik özellikleri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeniyle, zarar da oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK’nin 231/8. maddesi gereğince Sanık hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine,
5271 Sayılı CMK’nin 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi taktirde mahkemece hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına, (ihtarat yapılamadı),
5271 sayılı CMK’nin 231/7. maddesi gereğince sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
5271 sayılı CMK’nin 231/13. maddesi gereğince kararın mahsus sistemine kaydına,
E- Yargılama nedeniyle yerel mahkemece yapılan 10 TL ve mahkememizce yapılan 2 adet davetiye gideri 22 TL ve 11,35 TL posta gideri toplamı 43.35 TL'den 21,17 TL'sinin sanık E.'dan, 21,17 TL'sinin S.'dan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine,
Dair, sanık S. D. ve Sanıkları müdafiinin yüzüne karşı, sanık E. Y.'un yokluğunda İddia makamı Cumhuriyet Savcısı Metin Özer (33630) huzuru ile yapılan açık duruşma sonunda mütaalaya uygun sanık S. D. hakkında kurulan hüküm açısından 5271 Sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin, sanık E. Y. hakkında kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268. maddesi uyarınca kararın tefhiminden itibaren yedi gün içinde, Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe veya hakime onaylatılmak koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak ve tutanağa geçirilmek ya da ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta dilekçe vermek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279. maddesinin son cümlesi uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere mütalaaya uygun olarak, 29/03/2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)