(5271 S. K. m. 196) (5237 S. K. m. 163, 168)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.UYAP kayıtlarına göre başka suçtan aynı yargı çevresindeki Bursa E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, son celsede duruşmada hazır bulundurulmayıp yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK'nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2.5237 sayılı TCK'nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunda "doğalgazın, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi” gerektiğinden, suçun oluşması için failin faydalanmak için hareket etmesi yeterlidir.
Karşılıksız yararlanma suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Burada aranacak genel kast, failin doğalgazın başkasına ait olduğuna, doğalgazın tüketilmesine sahibinin rızasının bulunmadığına ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde doğalgazın tüketilmesine yönelik olmalıdır.
Somut olayda, dosyada mevcut şikayet dilekçesinden, 19/11/2015 tarihinde sanığın doğalgazının ödenmeyen borçlarından dolayı kesilip sayacın söküldüğü, 20/11/2015 ve 29/11/2015 tarihli tutanaklarda sanığın doğrudan bağlantı çekerek doğalgaz kullandığı hususunun belirtildiği, Mahkemenin istemi üzerine Katılan kurumca verilen 07/11/2016 tarihli müzekkere cevabında tahakkuk ettirilen 149,31 TL'nin ödenmemiş borç olup 06/11/2015 ile 22/01/2016 tarihleri arasındaki tüketimi kapsadığı hususunun belirtildiği, sanığın da suçu ikrar ettiği, böylelikle sanığın atılı karşılıksız yararlanma suçunu işlediği anlaşılmakla; katılan kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararının tespiti yönünden, bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güce göre sayıcın söküldüğü 20/11/2015 tarihi ile tutanağın tutulduğu 29/11/2015 tarihleri arasında katılan kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararı konusunda bilirkişiden rapor alınarak, Yargıtay 13. C.D'nin 10.11.2016 tarih ve 2016/9808 esas, 2016/15127 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK'nın 168/5.maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bu sebeple iddianamenin iadesi gerektiği gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, katılan kurumun bilirkişice hesaplanan vergisiz ve cezasız gerçek zararını ödemesi hususunda sanığa ödeme süresi ve yerinin belirtilmesi suretiyle bildirimde bulunulması ve sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Dosyada mevcut şikayet dilekçesinden, 19/11/2015 tarihinde sanığın doğalgazının ödenmeyen borçlarından dolayı kesilip sayacın söküldüğü, 20/11/2015 ve 29/11/2015 tarihli tutanaklarda sanığın doğrudan bağlantı çekerek doğalgaz kullandığı hususunun belirtildiği, sanık hakkında 29/11/2015 tarihli tutanak için kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında; dava konusu olmayan 20/11/2015 tarihli tutanak için açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak var ise her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan söz konusu dosya henüz karara bağlanmamış ise birleştirme kararı verilerek yargılamanın birlikte yapılması, dosya karara bağlanmış ise bir örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle CMK'nun 280/1-b ve 289/1-g Maddeleri gereğince BOZULMASINA, KESİN olmak üzere, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)