ESAS NO: 2018/382
KARAR NO: 2018/135
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
ESAS NO: 2018/382
KARAR NO: 2018/135
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 08/12/2016
NUMARASI: 2015/1003 E.- 2016/762 K.
DAVANIN KONUSU: Muvazaa Nedeniyle Sözleşmenin İptali
KARAR TARİHİ: 08/02/2018
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine heyetçe yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından borçlu .... A.Ş. hakkında çek bedellerinin ödememesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından gidilen hacizlerde borçlu şirketin merkez adresi olan Samandıra’da başka bir müvekkillerinin alacaklı olduğuicra dosyasından haczedilen ancak muhafaza altına alınamayıp sadece ana beyni muhafaza altına alınan makinenin, ..... A.Ş.’nin deposunda bulunduğu görüldüğünü, .... A. Ş. ‘nin ..... Köyceğiz Konutları şantiyesine hacze gidildiğini ve borçluya ait kayden hacizli ......, ....., ... , ..., ..., ... plakalı Trafik Sicilde borçlu şirket adına kayıtlı araçlar bulunduğunu ve muhafaza altına alındığını, borçlunun Ticaret Siciline kayıtlı adresine İst. Anadolu ..İcra Md.nün ...Tal. Sayılı dosyasından hacze gidildiğinde 3. şahıslar tarafından istihkak ve haczedilmezlik itirazlarının yerinde olmadığını, mahaldeki mahcuzların ....’e ait olduğu, aynı zamanda ..... A.Ş. tarafından leasingli olduğu, ...... A.Ş. ile ..... A.Ş. ‘nin ortaklık yapılarının aynı olduğunu…..” İstanbul .İcra Md. Nün .. sayılı dosyasından ... Holding A.Ş.’nin holding binasına hacze gidildiğini ve holdingin girişinde grup şirketlere ait amblemler ve hangi katta olduğunu gösterir levhanın asılı olduğu, borçlu .... A.Ş. antetli evraklar, borçluya ait hak ediş faturaları, yapılan iş karşılığı kesilen faturalar, borçlu şirkete ait ..... Bankası’na ait EFT makbuzları bulunduğunu, Düzce ..İcra Md.nün ...Tal. Sayılı dosyasından 25.06.2014 tarihinde hacze gidilmiş ve borçluya ait vinçler haczedildiğini, hacizlerin tümünde .... A.Ş. hacizli malların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu ve finansal kiralama yoluyla borçlu ..... A.Ş. ne kiralandığını beyan ettiğini, finansal kiralama sözleşmesi incelendiğinde, ...’e ait malların proforma fatura ile ...’a satıldığı ve ardından ....n aynı malları ...’e kiraladığı görüldüğünü, Finansal Kiralama Kanun’unun 18.maddesine dayalı bu işlem uygulamada sat, geri kirala olarak tanımlandığını, .....A.Ş. İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinde ..... esas sayılı dosyaları ile şikayet yoluna başvurduğunu ve mahkeme davalılar arasında Beşiktaş ... Noterliği’nde akdedilen ....tarih ve .... yevmiye no.lu finansal kiralama sözleşmesi uyarınca hacizleri kaldırdığını, .... A.Ş. daha sonra İstanbul ..Asliye Ticaret Mahkemesi’nde .... D.İş , sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı alarak haczedilen malların iadesini temin ettiğini ve ardından İst. 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde .... A.Ş. aleyhine Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshi ile doğan alacak davası açtığını, sonuç olarak ... A.Ş. nin grup şirketlerinden ... menkul mallarını ....’a devrederek alacaklıların hacizlerinden kaçırdığını, bu sonuç, finansal kiralama sözleşmesi yasa hükmüne uygun olarak yapılmış olsa dahi, sözleşmenin , yasal hakkın kötüye kullanılması suretiyle, muvazaalı olarak yapıldığını, görünürde bir finansal kiralama sözleşmesi olmakla beraber, tarafların asıl amacının ....l’in alacaklılardan mal kaçırmak olduğunu gösterdiğini, belirtilen sebeple finansal kiralama sözleşmesinin muvazaa sebebiyle iptali için dava açmak zarureti hasıl olduğunu, aynı gruba mensup davalı şirketler arasında Beşiktaş ... Noterliği’nde düzenlenen .... tarih ve ..... yevmiye no.lu finansal kiralama sözleşmesi hakkın kötüye kullanılması suretiyle ve alacaklı üçüncü kişilerin haciz taleplerini bertaraf etmek amacıyla muvazaalı olarak düzenlediğinden, sözleşmeye konu malların mülkiyetinin davalı ......A.Ş.ne ait olduğunun tespiti ile finansal kiralama sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; esasa ve usule ilişkin diğer itirazları ile birlikte davacının açmış olduğu davanın İcra ve İflas Kanunun 277. maddesinde düzenlenen tasarrufun iptali davası niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun açık olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın tasarrufun iptali davası olup ticari nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan HMK'nın 114. ve 115.maddesi gereğince dava dilekçesinin usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu; davalarının muvazaaya dayalı olduğu, her ikisi de tacir olan davalıların imzaladıkları muvazaalı finansal kiralama sözleşmesinin iptalinin talep edildiği, mahkemenin davayı tasarrufun iptali davası olarak nitelendirerek görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğu yönüne ilişkindir.
Dava, dava dilekçesindeki ileri sürüş biçimine göre, alacaklı tarafından, borçlu ve üçüncü kişi davalılar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak 3.kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile 3.kişilere zarar verilmesi onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir.
Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı iptal davasında davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. Bu yasal nedenle iptal davası, davacıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup, tasarrufa konu işlemin aynı ile ilgili olmadığı gibi tarafların sıfatının da (tacir) olmasının da görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur.Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus, davalı şirketin yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla BK.nın 19. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, genel mahkemelere ait olduğu da açıktır.
Bu nedenlerle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, İstanbul .. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçe uyarınca;
1-HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 35,40 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL. harcın mahsubu ile eksik kalan 4,00 TL.nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf isteminden bulunan üzerinde bırakılmasına,
4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK.'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2018