T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
ESAS NO: 2018/3
KARAR NO: 2018/15
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 06/07/2017 (Ara Karar)
NUMARASI: 2013/257 Esas (Derdest Dosya - Ara Karar)
DAVANIN KONUSU: Yaralamalı Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/01/2018
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi ara kararına karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine heyetçe yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle trafik kazası nedeniyle yaralanan davacı için HMK'nun 107.maddesi gereğince belirlenecek maddi tazminat ile 100.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini, davalı adına kayıtlı kazaya karışan araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece 19/04/2013 tarihli tensip tutanağı ile ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389.maddesi gereğince kabulü ile kazaya karışan davalı adına kayıtlı araca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, davalı vekilince yapılan itiraz üzerine 06/07/2017 tarihli oturumda "tedbir kararına konu aracın uyuşmazlık konusu olmaması, mevcut delil durumu, tanık beyanları, A.T.K. Trafik İhtisas Dairesi raporu da dikkate alınarak davalı vekilinin itirazının kabulü ile ihtiyatı tedbirin kaldırılmasına" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunularak, kaza nedeniyle müvekkilin 180 gün geçici iş göremezliği ve %68 oranında sürekli maluliyetinin söz konusu olduğu, davalı ...'un olayda %50 oranında kusurlu olduğu, 06/07/2017 tarihli ara kararı ile tedbir kararına konu olan araç dava konusu olmaması sebebiyle tedbir kararı kaldırıldığını, araç davaya konu olmasa bile müvekkilin uğramış olduğu zararın giderilmesi açısından son derece önemli bir güvence olup mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini belirterek hükmün bozulması istenmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanan davacı için maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Mahkemece HMK'nın 389. maddesi gereğince kazaya karışan araç üzerine konulan ihtiyati tedbir 06/07/2017 tarihli oturumda kaldırılmış, gerekçe olarak tedbir konulan aracın uyuşmazlık konusu olmaması yanında HMK'nın 396. maddesinde düzenlenen mevcut delil durumuna dayanılmıştır.
HMK'nın 396/2. maddesinde HMK'nın 394/3 ve 4. fıkrasının kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiş olup 5.fıkraya atıf yapılmadığından, bu yönde verilen kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması mümkün değildir. O halde mahkemenin, "durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması" yönündeki gerekçesi açısından istinaf yasa yolu açık olmadığından talebin reddi gerekmiştir.
Mahkemenin diğer gerekçesi açısından ise ; davanın tazminat davası olması nedeniyle HMK'nın 389. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olmayan araç üzerine konulan ihtiyati tedbirin bu gerekçe ile kaldırılmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçe uyarınca ;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK.353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç takdirine yer olmadığına, alınan harcın hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4-İnceleme dosya üzerinde yapıldığından taraf vekilleri için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2018