T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/643
KARAR NO: 2024/1464
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 17/12/2021
NUMARASI: 2021/873 Esas - 2021/1031 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile;14.09.2016 tarihinde Zile istikametinden Alaca istikametine seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkili sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda müvekkili ...'in asli, sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğunun tutanağa geçirildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından, müvekkiline sadece araçta meydana gelen hasar bedeli ile ilgili 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin makul bir ödeme yada bir zararın bir tazmini amacı taşımadığını, 21.07.2017 tarihinde davalı şirkete bir kez daha yazılı başvuru yapıldığını ancak davalı şirketin 15 günlük yasal sürede cevap vermediğini, kaza nedeniyle müvekkili ile araçta bulunan eşi ve çocuklarının ağır derecede yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ve alacağın kesin olarak tespitinin mümkün olduğu tarihte taleplerini değiştirme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tahsilde tekerrür olmamak üzere müvekkili ...'in geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 300,00 TL, kalıcı hasar ve sürekli iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL, bakıcı masrafı için 100,00 TL, tedavi giderleri ve iyileşme süresince yaptığı tüm masraflar için 100,00 TL olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili ...'in geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 100,00 TL, tedavi giderleri ve iyileşme süresince yaptığı tüm masraflar için 50,00 TL olmak üzere toplamda 150,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında bir sözleşme olmadığı da dikkate alındığında davanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasının oluşumuna bakıldığında davanın müvekkili açısından davacının talebinin reddinin gerektiğini, davadaki asıl olayın davacının kavşakta geçiş önceliğine uymayarak kazaya sebebiyet verdiğini, geçici işgöremezlik, kalıcı iş görmezlik, bakıcı ve iyileşme sürecine ilişkin masraflardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının asli kusuru ile kazanın meydana geldiğinin sabit olduğunu, buna rağmen müvekkilinin araçta meydana gelen hasar için iyiniyetli olarak tazminat ödemesi yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uzlaşmayla davalı sigorta şirketinin sorumsuz addedilmesinin hukuken anlaşılır olmadığını, müvekkillerin ceza davası kapsamında karşı araç sürücüsüyle uzlaşması, hukuki haklarından vazgeçtiği anlamına gelmeyeceğini, cezai anlamda kişinin şikayet hakkını kullanıp kullanmaması, hukuki haklarından ayrıca vazgeçtiğini açıklamadığı sürece özel hukuk anlamında dava hakkını kullanmasına engel olmadığını, borcun niteliği haksız fiil olması nedeniyle sigorta şirketinin borçtan kurtulmasının mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketi yönünden uzlaşma nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacı ile sigortalı arasında dava tarihinden önce uzlaşma sağlandığı, bu nedenle CMK'nın 253/19 maddesi gereğince tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024