T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/639
KARAR NO: 2024/1463
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2018/639 Esas - 2021/1198 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 16.04.2017 tarihinde, asli ve tam kusuru ile davacının park halinde olan ... plakalı aracın kapısına çarpması ile davacının elinin karşı araçla kendi aracı arasında sıkışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, yaralanan davacının sürekli malul kaldığını, davalı sigorta şirketine usulüne uygun müracaat edilmiş olmasına karşın ret edildiğini ve ödeme yapılmadığını, davacının yaralanması ile iyileşme süresi boyunca %100 malul olduğunun kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL, geçici bakıcı giderleri tazminatı olarak 500,00 TL ve kalıcı maluliyet tazminat olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'a ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 08.03.2017/2018 vadeli ZMSS poliçesi ile teminat altında olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri 330.0000,00 TL dahilinde olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/75988 soruşturma numaralı dosyasında tarafların kaza sonucu aralarında belirledikleri edim üzerinde uzlaştıklarını ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden CMK'nın 253/19 maddesine göre davanın reddi gerektiğini, davacının usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, bakıcı giderlerinin ve geçici iş göremezlik zararlarının 6111 sayılı kanun gereği SGK kurumunun sorumluluğunda olduğunu, talep edilebilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, hatır taşıması ve mütetafik kusurun olup olmadığının irdelenerek 6098 sayılı TBK'nın 51. maddesi uyarınca uygun bir indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1.788,56-TL geçici iş göremezlik, 8.106,15-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 9.894,71 TL maddi tazminatın 01/05/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı ile sigortalı araç sürücüsü ... İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında imzalan 21.09.2017 tarihli uzlaştırma raporu doğrultusunda uzlaştıklarını, davacı ..., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/75988 Esas sayılı soruşturma dosyası kapsamında kendisine teklif edilen uzlaşma teklifini sigortalı araç sürücüsünün kendisine 2.000,00 TL ödemesi karşılığında kabul ettiğini ve taraflar arasında edimli uzlaşma gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsü ... tarafından 14.09.2017 tarihinde davacıya 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, imzalanan uzlaşma raporunda davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, Ceza Muhakameleri Kanunu ilgili maddeleri gereğince mahkeme tarafından taraflar arasında imzalan uzlaştırma raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin dayanağının kalmadığı anlaşılmakla istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 675,90 TL harçtan peşin alınan 170,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 505,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/09/2024