T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/350
KARAR NO: 2024/1426
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI: 2018/111 Esas - 2021/673 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/12/2016 günü saat 12:15 sıralarında sürücü ...'in ...'e ait ... plakalı araç ile Bayrampaşa ... Mah. ... Caddesinde seyir halindeyken yaya halinde olan müvekkiline çarparak yaralanmalı trafik kazasına neden olduğunu, müvekkilinin ambulans ile Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını sağ bacağı ile sağ kalçasının kırıldığının anlaşıldığını, davalı sürücü ...'in dikkatsiz ve son derece hızlı bir şekilde araç kullanarak karşıdan karşıya geçen müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin ağır olarak yaralandığını, aracın sürücüsü ile aracın sahibi ...'in ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde mesleğinin taksi şoförü olup aylık ortalama gelirinin 4.000 TL olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle çok uzun bir süre iş gücü kaybı yaşadığını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını, bakıcı giderlerinin karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin tedavi sürecinde tedavi yerlerine gidiş geliş yol masraflarının yapmış olduğu paramedikal giderlerinin de davalı tarafça karşılanması gerektiğini, çalışamıyor olmanın getirdiği ekonomik sıkıntılar ile müvekkilinin psikolojisinin alt üst olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 200-TL, müvekkilinde oluşan kalıcı hasar, sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle 300-TL, müvekkilinin bakıcı masrafı için 200-TL ve iyileşme sürecinde yapılan tüm tedavi, paramedikal giderler için 200-TL, muayene ve tedavi yerlerine gidiş geliş masrafları için 100-TL olmak üzere toplamda 1.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 50.000-TL, manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 1 ve 2 numaralı davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın davacının yüzde yüz kusurlu davranışı ile meydana geldiği belirtildiği, davacının yaptığı başvurunun müvekkili şirket sigortalısının kusurlu olmaması ve bu nedenle talep edilen tazminatın trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olması nedeniyle reddedildiğini, dava dilekçesinde tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesinin talep edildiğini ancak müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcının KTK'nın 98 ve 99. maddesine göre belirleneceğinden davacının bu talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusurun davacının üzerinde olduğunu, bu hususun kaza tespit tutanağı ve kamera kayıtlarında sabit olduğunu, davacının kırmızı ışıkta geçtiğini yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının haksız ve kötüniyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 46.684,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.718,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, ulaşım dahil tedavi giderleri için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 54.402,93 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’ten kaza tarihi olan 18.12.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından ise dava tarihi olan 05.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı kaza nedeniyle malul kaldığı iddiasıyla 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e aykırı olarak düzenlenmiş bir sağlık raporu sunmadan müvekkil şirkete başvurduğu için davacının başvurusunun reddedildiğini, Yerel mahkeme dava şartını sağlamaksızın dava açılmış olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, ZMSS Genel Şartları gereği geçici iş göremezlik tazminatı, ulaşım gideri ve tedavi giderleri teminat kapsamı dışında olduğunu, TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapıldığında davacıya 43.751,41 TL tazminat belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporu bu nedenle de hatalı olup bulunan tutar fahiş olduğunu, davacının kazanın oluşumunda kusuru bulunduğu hususu göz önüne alınmadığını, aracın sürücüsünün %50 ve davacı yayanın %50 oranında kusurlu olduğu incelemesi hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında bulunan, 18.12.2016 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndan da anlaşıldığı üzere, söz konusu kaza davacının %100 kusurlu davranışı ile meydana geldiğini, kararın dayanağı olan bilirkişi raporunda bu tutanaklar göz ardı edilerek, başka bir yargılama kapsamında alınan kusur raporuna yüzde yüz riayetle, yeterli ve gerekli incelemeler yapılmaksızın, kusur durumu bildiriminde bulunulduğunu, bilirkişi raporu ile ilgili olarak davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yaptırılan aktüer incelemesine göre; ‘TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapıldığında’ karara esas teşkil eden hatalı bilirkişi raporlarının aksine davacıya 43.751,41 TL tazminat belirleneceğini, müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilebilmesinin koşulları, somut vakada bulunmadığını öte yandan hükmedilen tazminat tutarı da fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kusurun davacıda olduğunu, bu husus, gerek kaza tespit tutuanağında gerekse kamera kayıtlarında sabit olup, buna rağmen davacının kendi kusurundan kazanç elde etme amacı gütmesi açık bir kötüniyet olup, kusur oranı ve bu oranı belirleyen bilirkişi raporları açıkça hatalı ve objektiflikten uzak olduğunu, buna rağmen mahkemenin bu raporları nazara alması yargılamanın eksik kalmasına ve hatalı hükme neden olduğunu, alınan raporlarda davacının davasında kötü niyetli olduğu ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü engelli ve bakıma muhtaç kalma hususlarının dava konusu kazayla bağlantılı olmadığı ortaya çıktığını, bu nedenle de hükmedilen manevi tazminat da açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının tazminat hesabını da usulüne uygun yapmadığı, raporların gerekçelerinin yetersiz olması ve denetime elverişli bulunmadığından hesaplanan tutarların da kabulü mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından,18.12.2016 tarihinde, saat 19:00 sıralarında İstanbul İli, Bayrampaşa İlçesi, ... Caddesi ... Caddesi kavşağında sürücü davalı ... yönetiminde 1235 sayılı trafik ışıklarından hareketle sağa Abdi İpekçi Caddesine yönelen ... plakalı aracın seyir yönüne göre solundan, ... Caddesinden gelerek yolun karşısına geçmeye çalışan yaya davacı ...’ e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar vekillerinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ve davacının %50 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/562 Esas sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre de kazanın meydan gelmesinde davalı sürücü ve davacının %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Davalı sigorta şirketince davadan önce yapılan başvuruya eksik evrak nedeniyle ödeme yapılmadığından, başvuru şartı yerine getirilmediğine yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş.vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş.vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.082,46 TL harçtan peşin alınan 1.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.811,46 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.082,46 TL harçtan peşin alınan 1.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.811,46 TL harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.082,46 TL harçtan peşin alınan 1.271,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.811,46 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş. tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/09/2024