T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2024/2038
KARAR NO:2025/273
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:22/05/2024
NUMARASI:2021/126 Esas - 2024/360 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı sigorta şirketine zmms poliçesi ile sigortalı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 03/07/2013 tarihinde asli kusurlu olarak yaya müvekkili ...'ya çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazadan sonra sürekli sakat kaldığını, müvekkilinin kazadan önce aydınlatma sektöründe pazarlama elemanı olarak çalıştığını, aylık gelirinin ortalama 2.500 - 3.000 TL olduğunu belirterek 5.000 TL sürekli maluliyete bağlı iş göremezlik tazminatı, 2.000 TL geçici maluliyete bağlı iş göremezlik tazminatı (davalı sigorta şirketi azami poliçe limitleriyle sınırlı) ... dışındaki diğer tüm davalılardan, kaza tarihiden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 7.790 TL tedavi giderinin ... ve diğer tüm davalılardan temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi ve ... dışındaki diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri sağlık uygulama tebliği kapsamında kurumlarıca karşılandığını, iş göremezlik, maddi, manevi tazminat ve bakıcı giderleri gibi talepler için sigorta şirketlerinin sorumlulukları olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş cevap dilekçesi özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre kişi başı sakatlanma tazminatının 250.000 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, araç sürücüsünün kusursuz olmasından dolayı poliçe sorumluluklarının olmadığını, gerekli belgeler ile müvekkiline başvuruda bulunulmadığından temerrüte düşmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davanın kısmen kabulü ile 82.095,86 TL geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın davalılar ... A.Ş., ... ve ...’den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 19.323,33 TL’lik kısmın ilk kararı istinaf etmeyen davalı ... ve...’den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen miktara ... A.Ş. bakımından 18/04/2014 dava tarihinden, ... ve ... bakımından 03/07/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacıların tedavi gideri bakımından açtığı davanın davalı ... bakımından kısmen kabulü ile 4.788,23 TL'nin 18/04/2014 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı taraf dava dilekçesinde bakıcı gideri talep etmediğinden ıslah ile dava dilekçesinde talep etmediği bakıcı giderlerini isteyemeyeceğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın 03/07/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. Vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kurumdan talep edilen alacağın, zamanaşımına uğradığından öncelikle zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'nın ödeme sorumluluğunun sadece SUT hükümleri ile sınırlı olduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, bu amir hüküm hiç dikkate alınmadan fatura fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığından müvekkili kurum yönünden kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurum aleyhine hükmolunan 4.788,23 TL tedavi gideri yönünden mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının kazancı için istinaf kaldırma kararında belirtilen araştırmalar yapılmadan ve davacı yanca kazancı ispat edilmeden, kaza tarihi ve öncesindeki bordroları esas alınmadan sosyol ekonomik durum araştırması sonucuna göre asgari ücretin 3,0125 katı olarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, gecici işgöremezlik tazminatı ve geçici işgöremezlik süresi (9 ay) faraziye olup, gerçek ile örtüşmediğini, gerçek varken faraziyeden yararlanılamayacağından ATK'nın iyileşme süresi olarak belirlediği 9 ayın hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığını, 5. ayda işten ayrılmış 7 ayda kaza meydana geldiğini, davacının işsiz olduğu bir dönemde tazminatının emsal ücret sorgulaması ile asgari ücretin 3.0125 katı üzerinden hesaplama yapılarak aleyhe hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme ilamında müvekkili şirket yönünden faiz başlangıç tarihinin/ hatalı olarak yazıldığını, ilamda müvekkili şirket yönünden 18.04.2014 dava tarihinden şeklinde hüküm kurulmuş ise de dava tarihinin 03.07.2014 tarihi olduğunu, 18.04.2014 tarihinde açılmış dava bulunmadığını, dava tarihi olarak yazılan 18.04.2014 tarihi hatalı olup, dava tarihi 03.07.2014 tarihi olması nedeniyle faiz başlama tarihi yönünden hatalı karar verildiğini, İstinaf kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucu verilen hükümde müvekkili şirketin usuli kazanılmış haklarına zarar verildiğini, davacının ilk kararı istinaf etmemiş olup, davacı yönünden ilk kararın kesinleştiğini, İstinaf kaldırma kararının müvekkili şirket lehine verildiğini, bu durumda müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, kaldırma kararı sonrası verilen yargılamada davacı yararına yüklenen kanuni vekalet ücreti, 2024 yılı avukatlık asgari ücret tarifesine göre veğrildiğini oysaki ilk kararı davacı istinaf etmemiş ve ilk kararda verilen kanuni vekalet ücreti oran ve tarifesi davacı yönünden kesinleştiğini, yeni hükümde davacı yararına ilk hükümden fazla tutarda kanuni vekalet ücretine hükmedilmesinin usuli kazanılmış haklara zarar verdiğini, usuli kazanılmış haklar doğrultusunda ilk hükümde verilen kanuni vekalet ücretinin üzerinde bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun mahkemece reddine karar verildiği bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı nedenle istinaf talebi değerlendirilmemiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/468 Esas ve 2021/109 Karar sayılı kararı ile "25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olacak ve zarara sebep olan araç malik, sürücü ve sigortacısı sorumlu tutulamayacaktır.Mahkemece bu doğrultuda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca davalı ...'nın sorumlu olacağı tedavi giderlerinin tespiti için doktor bilirkişiden alınan rapora göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir...Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... yazılan müzekkere cevabına göre değerlendirme yapıldığı görülmekle davalı ... A.Ş. vekilinin bu hususta araştırma yapılmadığına yönelik istinaf başvurusunun yerinde değildir... Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, davacıların kaza tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Dava dilekçesinde davacının mesleğine ilişkin beyanı, ... hizmet dökümü, iş yeri bordro kayıtları ve ekonomik sosyal durum araştırma sonuçları da değerlendirilip tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5922 Esas - 2020/4453 Karar, 2019/6278 Esas - 2020/4027 Karar,2017/3052 Esas - 2019/9891 Karar sayılı kararları)." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hüküme karşı davalı ... A.Ş. vekilince faiz başlangıç tarihine, geçici iş göremezlik, davalı ... vekilince hesaplama ve zamanaşıma ilişkin istinaf yasa yoluna başvurulmadığından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olması nedeniyle bu yönlere ilişkin istinaf başvurusu değerlendirilmemiştir. Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Zarar görenin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer gelirin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu nedenle mahkeme, zarar gören asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise ...'dan trafik kazasının olduğu tarihteki zarar görenin ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücretlerini getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın, örneğin duvar ustası, sıvacı gibi belirli bir meslek icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.Davacı vekili müvekkilinin aydınlatma sektöründe pazarlama elamanı olarak çalıştığını ve aylık gelirinin ortalama 2.500 TL- 3.000 TL olduğu belirterek emsal ücret esas alınarak hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, Dairemiz kararı doğrultusunda ekonomik sosyal durum ve emsal ücret araştırması yapılmış aktüerya raporunda davacının kaza tarihindeki geliri 2.200 TL kabul edilerek tazminat hesaplaması yapılmıştır.Dosyaya ibraz edilen belgelere göre davacının aydınlatma sektöründe pazarlama elamanı olduğu, kaza tarihinde çalışmadığı anlaşılmakla yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda ... hizmet dökümü, bordroları ve ekonomik sosyal durum araştırma sonuçları ve emsal ücret araştırması sonucuna göre belirlenen ücret üzerinden gelirinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/3.maddesinde ki istinaf başvurusu üzerine verilen kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife hükümlerinin esas alınacağı yönündeki düzenlenme doğrultusunda vekalet ücreti belirlenmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekili, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-)Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.062,76 TL harçtan peşin alınan 1.431,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.631,76 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2025