T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2024/2541
KARAR NO:2025/1121
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:24/10/2024
NUMARASI:2023/841 Esas - 2024/843 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:26/06/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sürücü ile davalıların sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü ve ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün karıştığı trafik kazası nedeniyle %38 oranında malül kaldığını, müvekkilinin acil serviste çalışan pratisyen hekim olduğunu, trafik kazası nedeniyle geçirdiği ameliyatlar neticesinde omurgasında ve ayağında oluşan kalıcı arızalar sebebiyle hekimlik mesleğini yapmakta zorlandığını, müvekkilinin uzayan tedavi sürecindeki tedavi giderleri, bu güne kadar mahrum kaldığı kazanç kaybı ile kazanın neden olduğu vücudundaki kalıcı arıza nedeniyle uğrayacağı maddi kayıpların tazmini için ... plakalı araç maliki şirket ile sürücüsü ..., ... plakalı araç sürücüsü ... ve aracın maliki... ile aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalayan ...Sigorta A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/826 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin davalı... Şirketi, kasko poliçesinin ise davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini belirterek 174.000,00 TL maddi zararına istinaden poliçe teminat limitlerinin tamamı olan 150.000,00 TL'nin davalı ... Şirketi'nden, 24.000,00 TL'nin ise davalı ... Sigorta A.Ş.' den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle: davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dolaylı zarar olarak nitelendirilen kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı olduğunu, sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığını, tarafların kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespiti, kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazedenin ATK'ya sevk edilmek suretiyle ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle: davacı vekilinin talebinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine, aksi halde sürekli iş göremezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın kabulüne, 50.000,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... Şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk mahkemesinin 2011/826 E. sayılı dosyasının kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk mahkemesinin 2011/826 E. sayılı dosyası gereği davalıların aleyhine icra takibi başlatılıp başlatılmadığını ve davalılar tarafından davacıya ödeme yapıp yapmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle davanın usulden reddini aksi halde ise belirsizliklerin giderilerek ek rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç ile davacı yanın yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza dosyası kapsamında davacı yanın sigortalı araçtan akan yağ birikintisine girdiğinde bariyerlere çarpması esnasında yaralanmadığının açıkça tespit edildiğini, davacının kalıcı maluliyeti olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini, üstelik tespit edilen arazların kazayla illiyeti irdelenmediğini, üstelik kişi gerekli tedavileri görmeyerek zararın devamına ve artmasına yol açmış olabileceğini, nitekim, kişinin zararın ortaya çıkması yahut artmasına katkısı olarak nitelenebilecek müterafik kusuru dikkate alınmalı, buna göre gerekli tedaviler yapılmadığından kaynaklanan zararın talep edilemeyeceğini ayrıca davacının fiziki muayenesi yapılmadan evrak üzerinden yapılan incelemeler ile davacının maluliyeti belirlenmiş olup eksik inceleme ile tanzim edilen ATK raporunun kabulü mümkün olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, dosya kapsamında alınan kusur raporları ve ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporları arasında çelişkiler mevcut olup çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınması, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, hesaplamaların TRH 1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile yapılması gerektiğini, progresif rant esasına göre hesap yapılmış olması karşısında rapora itiraz ettiklerini, genel şartlar uyarınca tazminat hesabının Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre yapılması gerektiği dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırması ile davacıların çalışmadığı tespit edildiğini, davacıların kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmeyeceğini,...'dan rücuya tabi bir ödeme alındığı bilirkişi tarafından tespit edildiğini ve mahsubu gerektiğini, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkili şirkete karşı, tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/10/2023 tarih, 2023/612 Esas - 2023/1784 Karar sayılı kararı ile "... davalının hukuki dinlenilme hakkı kapsamında İlk Derece Mahkemesince denetime açık şekilde hesaplama içeren aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/826 Esas sayılı dosyasında hükmedilen tazminat miktarına atıf yapan ve hesaplama içermeyen yetersiz aktüerya raporu esas alınarak karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına diğer istinaf taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda alınan aktüerya bilirkişi raporunda;Davacı devlet memuru statüsünde doktor olması sebebiyle, geçici iş görmezlik döneminde çıplak ücretlerinin tamamı tahakkuk ettirilip ödendiğinden davacının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı için davacının mahrum kalacağı döner sermaye ödemeleri hesaba esas alınarak, yine davacı devlet memuru olduğundan SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılabilmesi ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi mümkün olmadığından rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı,TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant uygulanarak, dosyadaki ödeme makbuzundan davalı ... Sigorta A.Ş tarafından... poliçesi teminat limiti olan 24.000,00 TL’nin tamamının 11.01.2023 tarihinde ödendiğinden yerleşik Yargıtay kararları nazara alınarak güncellenmeden, hesaplanan maddi zarar tutarından tenzili sonucu davacının nihai ve gerçek maddi zararı 3.045.371,47 TL olup 150.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitini aştığı buna göre ZMSS poliçesi kapsamında davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 150.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacıda belirlenen %38 maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlendiği, yapılan ödemede düşülerek kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa,Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Mahkemenin ilk kararına karşı yine aynı davalı sigorta vekilinin incelenen istinaf taleplerinden; kaza ile davalıya sigortalı araç arasındaki illiyet bağı, kusur, müterafik kusur, maluliyet raporu ve uygulanan yönetmelik, geçici iş göremezlik, faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf nedenleri Dairemizce değerlendirilerek istinaf talebinin reddine karar verilmiş olmasına göre yeniden aynı sebeplere dayanan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından 23/10/2009 tarihinde ... plakalı aracın yola yağ akıtması nedeniyle zeminin kayganlaştığı, zeminin kayganlaşmasından dolayı davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kayarak korkuluklara çarptığı, davacının kazadan sonra aracından indiği sırada ... plakalı aracın davacıya çarptığı ve yaralanmasına neden olduğu, eldeki davada ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Şirketi ve İMMS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta A.Ş.'den davacının yaralanması nedeni ile oluşan maluliyeti nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kesin hüküm oluşturduğu iddia edilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/05/2016 tarih, 2011/826 Esas ve 2016/177 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı ...'ın 21/10/2011 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ..., sürücüsü ..., ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş., ... plakalı araç maliki şirket ile sürücüsü ... ve .... A.Ş.'yi temsilen ... aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığı, Mahkemece "Davacı tarafın ıslah dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulü ile 723.598,44 TL maddi tazminatın tüm davalılardan (davalı sigorta şirketleri poliçe limiti ile ve kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak şartı ile) kaza tarihi olan 23/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafın kusur oranına göre davalıların kusur oranına göre ayrı ayrı sorumlu tutulması talebinin reddine" kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.Eldeki dava 07/12/2015 tarihinde açılmış olup dava tarihinde İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/826 Esas sayılı dosyası derdest olup henüz karara çıkmamıştır. Kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ..., sürücüsü ..., ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş., ... plakalı aracın sürücüsü ..., maliki .... A.Ş., ZMSS sigortacısı davalı ... Sigorta Şirketi olduğu, ... poliçesinin ise davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği görülmektedir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/826 Esas sayılı dava dosyası ... plakalı aracın maliki işleteni, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı aleyhine açılmıştır.Davalı çift taraflı olarak gerçekleşen trafik kazasında zarara sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olduğuna göre sigortalısının kusuru oranında diğer müteselsil sorumlularla birlikte tazminattan sorumludur.Esasen davalar birleştirilerek de yargılama ya devam edilebileceği halde birleştirme kararı verilmemiştir. Bu nedenle dava konusu telep aynı olmakla birlikte tarafları farklı olduğundan kesin hüküm bulunmadığı gibi davacı müteselsil sorumlular aleyhine ayrı ayrı da dava açabileceğinden mahkemece tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla hüküm kurulmuş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalının icra tehdidi altında olması da kararın infazıyla ilgili olacağından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.246,50 TL harçtan peşin alınan 2.562,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,50 TL harcın davalı ...Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2025