T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/2381
KARAR NO: 2024/2226
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
NUMARASI: 2024/114 Esas - 2024/390 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketine ihtiyari mali mesuliyet kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 10/08/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde %40 oranında kusurlu olduğunu, kaza sonrası ... plakalı aracın ZMMS şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğunu, ... Sigorta A.Ş. tarafından açılan hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirmede hasar miktarının fazlalığı nedeniyle müvekkilinin aracının perte ayrılmasına karar verildiğini, hasar dosyası kapsamında aracın rayiç bedeli olarak 1.650.000,00TL, sovtaj bedeli olarak 1.155.500,00TL belirlendiğini, akabinde 494.500,00TL tutar üzerinden davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün % 40 kusur oranı dikkate alınarak müvekkiline 197.800,00TL ödenmesi gerekirken poliçe limitleri dahilinde 120.00,00TL ödeme yapıldığını, ... plakalı aracın ZMMS poliçesi yönünden limit dolduğundan müvekkilinin 77.800,00TL bakiye pert bedeli zararının davalı kasko İMMS şirketince poliçe limitleri dahilinde müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, müvekkiline ait ... plakalı aracın rayiç bedelinin tespitinin yapılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL pert farkı bedelinin davalı kasko İMMS şirketinin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın İhtiyarı Mali Mesuliyet Teminatı bulunduğunu, kabul beyanı olmamak kaydıyla bu teminatın 2.000.000 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için trafik poliçesi teminat limitinin tükenip tükenmediğinin araştırılması gerektiğini, başvuran ve ZMMS sigortacısı arasında imzalanmış bulunan mutabakatnamenin mutabakata taraf olmayan müvekkili sigorta şirketi nezdinde bağlayıcılığı bulunmadığını, olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkemenin görevsizliğine, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın görevsizlik sebebiyle reddine, mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar mahkeme tarafından davalının İhtiyari Mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın mutlak ticari davalardan olmadığı davaya bakma görevinin genel mahkemelerde olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de ihtiyari mali mesuliyet sigortası 6102 sayılı yasada düzenlenmiş olduğundan mutlak ticari davalardan sayıldığını, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret mahkemelerinde olup, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3 maddesinde yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemlerinin açıkça yer aldığını, davacının tüzel kişilik olmasının tüketici olmadığı anlamına gelmemekle birlikte, ayrıca tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmeleri de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, ticari bir iş değil tüketici işleminin söz konusu olduğunu, dava konusunun davacının faaliyet alanı ile ilgili olmadığını, Tüketici Hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekirken sigortalının tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle rücuan tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava ve uyuşmazlık, ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında ve trafik kazasından kaynaklanan pert farkı bedelinin tahsiline ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Davalı ... davacıya ait aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nin 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Davalı ... aleyhine açılan dava, kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olmasından kaynaklanmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası TTK'da düzenlendiğinden, açılan dava TTK'nın 4/1-a ve 5. maddelerine göre, mutlak ticari dava niteliğindedir. Mutlak ticari nitelikteki davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam etmesi gerekirken davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024