T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/438
KARAR NO: 2025/2205
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/11/2022
NUMARASI: 2018/653 Esas - 2022/1084 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.04.2018 tarihinde, saat 13.10 civarında davalılardan ... Sigorta Şirketiye ZMMS sigortalı, ... plakalı, davalılardan ... Tur. Seyehat Gıda San. ve Tic. Ltd Şti'nin işleteni olduğu ve davalılardan ...'ın sevk idaresindeki araç ile ... plakalı ...'un işleteni ve sürücüsü olduğu araca arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığı, müvekkilinin ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, kaza nedeniyle iç organlarında hasar oluştuğunu, yüz ve boyun bölgesinde sabit izin kaldığını, davalı sürücü ...’ın kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu, kazanın alkollü araç kullanması neticesinde gerçekleştiğini belirterek 500-TL kalıcı iş göremezlik, 300-TL geçici iş göremezlik, 100-TL bakıcı gideri, 100-TL tedavi gideri olmak üzere 1.000-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 70.000-TL manevi tazminatın sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren bankalara uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle (Davalı ... Sigorta A.Ş. için başvuru tarihi olan 23/05/2018 tarihinin 8 gün sonrası olan 31/05/2018 tarihinden itibaren) tahsili ile kendisine ödenmesine i talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Mahkemelerinin davayı görmekle yetkili olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kazanın gerçekleşmesindeki kusur oranının belirlenmesinin gerektiğini, bakıcı giderinde aile içi yardım söz konusu ise indirim yapılması gerektiğini, davalı ...’ın 0,28 promil alkollü olduğu ile bu oranın kazanın oluşumuna sebep verir nitelikte olmadığı ve yasal sınırın altında bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin taraflarına yöneltilemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını bu nedenle tedavi gideri talep edilemeyeceğini, hatır taşıması olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... .... Ltd.Şti. cevap dilekçesinde özetle; davayı görmekle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurunun bulunduğunu, yolcu olarak araç içinde bulunan davacının yanından söz konusu araç sahibi ve sürücüsünün kusurlu olduğunu, olay yerinde araca ait 70 metre fren izinin bulunduğunu, kaza tutanağında belirtilen hususların somut olayla uyuşmadığını, davalı sürücünün yolcu indirimi için duraklar halde olduğunu, asıl kusurlunun davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacının, davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile; 1.316,29-TL geçici iş göremezlik, 377.784,41-TL sürekli iş göremezlik, 3.235,50-TL bakıcı gideri ve 2.000-TL iyileşme gideri tazminatı olmak üzere toplam 384.336,20-TL maddi tazminatın, davalılar davalılardan (sigorta poliçesi teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere), davalı ... ve ... ... Seyahat Gıda San ve Tic.Ltd.Şti. yönünden kaza tarihi olan 21.04.2018 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihi olan 31.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin davalı ... ve ... ... Seyahat Gıda San ve Tic.Ltd.Şti.yönünden kısmen kabulüne, Davacının 50.000,00.-TL'lik manevi tazminat alacağının kaza tarihi 21.04.2018’den itibaren işleyecek yasal faizle birlikte ... ve ... ... Seyahat Gıda San ve Tic.Ltd.Şti.den tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ... ... Sey.Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; KTK'NIN 97. maddesi gereğince müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, yargılama sırasında savunmaları dikkate almaksızın kaza ile illiyetli olmayan arazlarla birlikte, tespit edilen maluliyet oranı esas alınarak yapılan zarar hesaplamarına binaen hüküm kurulduğunu, tazminata esas alınan maluliyet oranının tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğinin değil, trafik sigortası genel şartlarında yer alan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde sorumluluk, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, sigortalı şirket araç sürücüsünün alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet verip vermediğinin tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi olmaksızın yapılan tazmina hesabının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hatır taşıması indirimi olmaksızın tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu olayın iş kazası olup peşin sermaye değerinin tazminattan tenzili gerektiğini aksi durumda mükerrer ödemenin söz konusu olacağını, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin tazminatından müvekkil şirketin ZMSS poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığı nazara alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, tazminat hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, 1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınmak üzere rapor alınmasını talep ettiklerini, başvurucunun kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... ... Sey.Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müterafik kusurunun dikkate alınmadığını, davaya konu kazada hatır taşımasının söz konusu olduğunu, bu yöndeki itirazların da dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin işleteni olduğu araç sürücüsü ... tarafından davacıya 13.000,00 TL ödeme yapılmış olup ödeme belgesinin de ibraz edildiğini, Mahkeme kararında bu ödenen 13.000,00 TL, hükmedilen tutardan mahsup edilmeden karar verilmiş olmakla kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, ödemeye ilişkin belgelerin yargılamanın her aşamasında ibraz edilebileceğinden bu hususun dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda 21/04/2018 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Trafik kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 84/A "kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme" ve yine 2918 sayılı kanunun 56/1-e "takip mesafesi" kusurunu ihlal ettiği açıklanmış, Mahkemece alınan kusur raporunda bilirkişi ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğu belirlemiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici, tedavi ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacının kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenerek prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplandığı anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin dava açmadan önce 23/05/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı Sigorta Şirketi'ne başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden başvuru yapılmadığına ilişkin ve başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı Sigorta Şirketi'nin temerrüde düşmüş olacağından ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükmedilen tazminata zaten yasal faiz işletilmiş olduğundan faizin yasal faiz olması gerektiğine ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir.Davalı sigorta şirketi davaya konu trafik kazası nedeni ile ZMMS poliçe limiti kapsamında sigortalı aracının sürücünün kusuru oranında poliçe limiti ile zarar görenlerin zararını karşılaması gerektiği açıktır. ZMMS genel şartlarına göre davalı sigorta şirketi sürücünün ehliyetinin bulunmaması yada kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu iddiası teminat dışı olarak düzenlenmemiştir. Şartları bulunması halinde bu iki hal kendi sigortalısına rücu sebebi olup bu davanın konusu değildir. Davalı sigorta vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu yöne değinen davalı istinafı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre ve davacının fiziken muayene edilmeden yada yeni tarihli muayene evrakları temin edilmeden düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yine davalıların süresinde cevap dilekçelerinde hatır taşıması olduğuna dair itirazı bulunduğu halde kararda tartışılmaması ve koşulları oluşmuş ise tazminattan hatır indirimi yapılmaması ile tazminatın ödendiği iddia edildiğinden ödeme ile borç sükut edeceğinden yapılan ödemeye ilişkin belgeler incelenerek tazminattan mahsup edilerek karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, geçici bakıcıya ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve geçici bakıcı süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, SGK tarafından rücuya tabi ödeme bulunup bulunmadığının araştırılması, hatır indirimi şartlarının bulunup bulunmadığının tartışılarak, koşulları oluşmuş ise tazminattan %20 oranında hatır indirimi yapılması, davalıların yapmış olduğu ödeme var ise belgeleri getirtilerek dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncellenmeksizin, dava tarihinden önce ödeme varsa güncelleme yapılarak ödemenin yapıldığı tazminat kaleminden mahsubunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ... ... Sey.Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1- Davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ... ... Sey.Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5- Davalı ...A.Ş. ve davalı ... ... Sey.Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025