T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/79
KARAR NO : 2025/2200
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 17/10/2022
NUMARASI : 2020/397 Esas - 2022/677 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/10/2013 tarihli trafik kazasında davacının sevk ve idaresindeki... plakalı motosikletin Çan istikametinden Biga istikametine doğru giderken ... plakalı aracın aniden şerif değiştirmesiyle motosiklete sol tarafından çarptığını, çarpma sonucunda davacının ağır yaralandığını, kazaya karışan aracın sigortalı olmadığını, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptıklarını, başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin aracında oluşan maddi zararları kendi karşıladığını belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL ve geçici iş görmezlik tazminatı olarak da 500,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı açmadan önce sigorta şirketlerinden 6704 sayılı kanun gereği tazminat talebine yönelik başvuru şartının yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte daya konu kazanın oluşumundaki kusur ve maluliyet oranlarının tespitinin ATK vasıtasıyla yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararın tazmininden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının faize ilişkin talebinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-)Davanın kabulü ile; a)500,00TL geçici iş göremezlik tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)249.500,00TL sürekli iş göremezlik tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuruda taraflar arası CMK kapsamında uzlaşma sağlandığından başvurunun reddine kesin olarak karar verildiğini, kesin hükmün bulunduğunu, uzlaşma nedeniyle davacının tazminat hakkının ortadan kalktığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, uzlaşma sonucu ödenen tutarın güncel halinin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilerek başvuranın kalıcı maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınacak maluliyet raporunun, Maluliyet Tespit İşlemleri yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ATK'dan alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporun mevzuata uygun olmadığını, kişinin resmi ve yetkili bir hastaneden alacağı sağlık kurulu ve maluliyet oranın tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması ve kişide bu kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açmış olması gerektiğini, mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerektiğini, başvuruyu kabul anlamına gelmemek şartıyla, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Müvekkili kurumun kazanın meydana geldiği sırada ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusuru oranında sorumlu olduğundan ZMS Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için kusur bilirkişisine gönderilmesi gerektiğini, kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, kusur raporu çelişkili olup, söz konusu çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı %1,8-1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, başvuranın ceza davasında yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikâyetçi olmadığı görüldüğünü, TCK'nın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar başlıklı 73. maddesi gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olmasından ileri gelmiş olup artık hukuk mahkemesinde de dava açamayacağını, bu sebeple başvurunun reddi gerektiğini, 01/06/2015 tarihli Trafik Genel Şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, hükmedilmiş olan kaza tarihinden itibaren faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2019/82816 Esas 2020/11294 Karar sayılı dosyasında; dosyamızın davacısı ...'ın, dosyamızın davalısı ... Hesabı aleyhine, dava konusu kazadan ötürü geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının tahsili istemiyle başvuruda bulunduğu, davacının maluliyetinin %9, kusurunun %25 olarak 82.409,47 TL tazminat tespit edildiği, başvurunun kalıcı iş göremezlik yönünden taleple bağlı kalınarak 15.000 TL üzerinden kabulüne, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verildiği, karara karşı itiraz yasa yolunun açık olduğu; karara davalı ... Hesabı tarafından itiraz edildiği, itirazı inceleyen İtiraz Hakem Heyeti'nin 2020/5329 itiraz sayılı, 2020/10022 karar sayılı karar ile başvurunun kabulü ile davanın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olup taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK m. 115/1). Mahkeme, karşılıklı dilekçelerin verilmesinden sonra ön incelemede öncelikle dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları inceler ve bu hususlarda karar verir (HMK m. 115, 117/2, 137/1, 138, 139, 140). Gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (HMK m. 138, 140). Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve dava şartlarını, dava şartlarından sonra ilk itirazları incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir (HMK m. 139/1). Ön inceleme duruşması da tamamlandıktan sonra, tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karar vermesi gerekir (HMK m. 142). Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamından davacının aynı kaza, aynı vakıalara dayanarak davalı ... Hesabı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yaptığı, Uyuşmazlık Hakem tarafından başvurunun kısmen kabulü üzerine İtiraz Hakem Heyetine itiraz ettiği, itirazın kabül edilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetinin kesin olarak karar vermesi Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte bulunmadığından, şekli anlamda kesinleşmenin denetlenmesi için kararın tebliğe çıkıp çıkmadığı, kesinleşmiş olup olmadığının araştırılması ile öncelikle dava şartının (derdestlik veya kesin hüküm) bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken zamanaşımı defi incelenerek davanın zamanaşımı içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Daire kararımıza göre davalının diğer istinaf talepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025