T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2022/2610
KARAR NO : 2025/1773
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİH: 15/09/2022
NUMARASI: 2019/279 Esas - 2022/624 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, 04/11/2015 tarihinde, Bursa İli, Yıldırım İlçesi, Millet Mahallesi, 8. Ova Sokak adresinde kaldırımda yürüdüğü sırada, ...kullanımındaki ...plakalı aracın geri geri manevra yaptığı esnada aracın arka kısımları ile müvekkiline çarpması neticesinde, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazanın hemen akabinde hastaneye kaldırıldığını, kazada araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde ayağının kırıldığını, bacağında ezilmeler meydana geldiğini, dizinin patladığını, ayağının 2 ay kadar alçıda kaldığını, bu süreçte hiç ayağa kalkamadığını, yürüyemediğini, halihazırda kalçasında platin olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, evinin işlerini normalde kendisinin yaptığını, kaza sonrasında meydana gelen kırıklar nedeniyle zorluklar yaşamaya başladığını, kızı yardımıyla kişisel ve zorunlu ihtiyaçlarını giderebildiğini, davalı sigorta şirketine uzlaşma başvurusunda bulunduklarını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ve beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik zararının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça yapılan başvuruya cevap verildiğini, eksik belgelerin gönderilmesinin talep edildiğini, davacı tarafça istenilen evrakların gönderilmediğini, dava şartının gerçekleştirilmediğini bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğunu, söz konusu teminat tutarının, müvekkili şirketin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, geçici iş göremezlik taleplerinin tedavi giderleri kapsamında olduğunu ve müvekkilinin bu talepten sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının ve maluliyetin tespitinin gerektiğini akabinde de aktüer bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yasal olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 6.557,40 TL geçici iş göremezlik ve 283.034,07 TL kalıcı iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 289.591,47 TL miktarındaki maddi tazminatın zmss poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi olan 25/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Maluliyet oranı konusunda çok ciddi çelişkiler mevcut olmasına karşın dava dosyası Adli Tıp Kurumu'na gönderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, maluliyet oranı konusunda çok ciddi çelişkiler bulunan işbu dosyada aynı kurumdan birden fazla kere rapor alınmasının, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun ilgili maddelerini ilga eden 15.07.2018 tarih, 4 sayılı "bakanlıklara bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kurum ve kuruluşların teşkilatı hakkında cumhurbaşkanlığı kararnamesi"ne aykırı olduğunu, çelişkinin mevcudiyeti halinde dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranı konusunda açık çelişki bulunduğundan çelişkili raporun esas alındığı kararın kaldırılmasını, yer alan içtihatlara uygun olarak maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi nezdinde tespitinin sağlanmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla daha sonra zararın tespiti aşamasına geçilmesi gerektiğini, çelişki bulunan maluliyet oranı esas alınarak kurulan hükmün kaldırılması, gerektiğini bu çelişkilerin giderildiği yeni bir hüküm kurulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İlk Derece Mahkemesinin 23/05/2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/02/2019 tarih 2019/602 Esas ve 2019/303 karar sayılı kararı ile "...Davacı tarafından yapılan başvuru üzerine Sigorta Şirketi tarafından verilen cevap ile eksik görülen kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu ve tedavi sürecine ilişkin tüm tıbbi kayıtlar talep edilmiştir. Eksik olduğu bildirilen kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece davalı Sigorta Şirketince verilen cevap talebi karşılamadığından dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek, davanın esasına girilip deliller toplanıp değerlendirilerek, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde usulden red kararı verilmiş olması doğru olmamıştır..." kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 04/05/2020 tarihli maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak davacının % 25 oranında maluliyeti bulunduğu; aynı birimden alınan 16/12/2020 tarihli maluliyet raporunda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının % 25 oranında maluliyeti bulunduğu; aynı birimden alınan 18/04/2022 tarihli maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığında ise davacının % 30 oranında maluliyeti bulunduğu, psikiyatrik arızasının olayla illiyetli olduğu ve sürekli olduğu, toplamda tedavilerinin devam ettiği dönemde iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği belirlendiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince 18/04/2022 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporu hükme esas alınmıştır. Bu raporda 15/04/2022 tarihli psikiyatri konsültasyonunun yapıldığının belirtilmiş ise de davacıya "travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle % 30 oranında maluliyeti bulunduğu belirlenmiş ise de maluliyet raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinde psikiyatri uzmanı imzası bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının daha önceki psikiyatri tedavisine ilişkin hastalığı varsa tüm tedavi evrakları incelenmediğinden ve maluliyet raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinde psikiyatri uzmanı katılmadığından rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13613 E. - 2022/7893 K. sayılı kararı). O halde Mahkemece yapılması gereken, ATK'dan Davacının varsa daha önceki psikiyatri tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra, davacının muayenesi de yapılarak aralarında psikiyatri ve travmatoloji uzmanlarının da bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, hastalığa ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespitini de içeren maluliyet raporu alınması, maluliyet oranının düşmesi halinde hükme esas alınan ek rapor (aktüerya) tarihindeki veriler esas alınarak tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025