T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2504
KARAR NO : 2025/1630
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 06/07/2022
NUMARASI : 2021/398 Esas - 2022/703 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz heyetince yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araçla davalı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın ciddi bir hasar aldığını, bu kaza nedeniyle aracın bir ay kadar serviste kaldığını, bu süre boyunca kullanılamadığı ve başka bir araç kiralanmak durumunda kalındığını, tacir olan müvekkilinin işlerinde kullandığı bu aracı uzun süre kullanamadığı için ayrıca mağdur olduğunu ve kira parası ödeyerek zarara uğradığını, ayrıca müvekkiline ait araçta kaza sonrası ciddi bir değer kaybı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ile aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile yapılan masraflar için şimdilik toplam 32.869 TL’nin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile 16.04.2018-2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin ZMSS poliçesi gereği ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, teminat limitinin 36.000,00-TL olduğunu, davacının kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye 29.07.2019 tarihinde 36.000,00 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili olduğunu beyan eden cevap dilekçesinde özetle; karşı taraf her ne kadar aracın orjinal olup değer kaybına uğradığını iddia etse de bu iddialarını destekleyecek bir ekspertiz raporu sunmadıkları gibi ortaya herhangi bir başka delil de koymadıklarını, araçta oluşan zarara ilişkin olarak kusuru olmayan tarafın kusurlu tarafın sigorta şirketine başvuru yapıp söz konusu miktarı alamadıktan sonra iddialarını kazaya karışan diğer kişilere yöneltebileceğini beyanla davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,; "Davanın kısmen kabulü ile; 26.520,00-TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.650,00-TL kazanç kaybının ise davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki ufak bir hesap hatası nedeniyle davanın tam kabulü yerine kısmen kabulüne karar verildiğini, taraflarınca dava dilekçesinde talep edilen faize hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece faize ilişkin bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, KTK 91.maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirildiğini, tanzim edilen poliçe limitleri dahilinde müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, kararda hükmedilen tutarın ödenmesi halinde müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe limitlerinin aşılmış olacağının göz önüne alınmadığını, değer kaybı talebinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş yeni genel şartlar kapsamı dahininde değerlendirilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun yetkili bir mercii tarafından hazırlanmadığını, söz konusu raporun son derece fahiş ve hatalı tespitler içerdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı süresinde açılmadığını, mahkemenin gerekçesiz şekilde yaralanma olup olmadığını araştırmaksızın ceza dava zaman aşımını uyguladığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, son celse savunma yapamadıklarından hukuki dinlenme haklarının ihlal edildiğini, davacının aracında öncesinde hiçbir kazanın olmadığına dair bir delil sunulmadığını, parça fiyatlarının güncel değer üzerinden hesaplandığını, hasar tespiti için birçok parametre olduğunu ve bunların araştırılmadığını, davacı zararının sigorta şirketi tarafından giderildiğini, araç kiralama gibi bir zarar kalemi oluşmadığını ve mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybı talepli maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybı talepli maddi tazminat tazminat istemine dayanmaktadır. HMK'nın 347. maddesine göre " (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. (2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.(3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir."Vekil ile takip edilen davalarda vekaletnamenin ibrazını düzenleyen HMK’nın 76. vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması halini düzenleyen HMK’nun 77. ve dava şartlarını düzenleyen HMK’nun 114/f maddeleri uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin dosya içerisinde bulunması zorunludur. İlk derece mahkemesince verilen karar, davacı vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya incelendiğinde davalı ...'a gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat parçasının bulunmadığı ve UYAP'taki PTT Tebligat Sorgulama sisteminde de görülmediği, ayrıca davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalı ...'a tebliğ edilmeden dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Dosyada; davalılar ... ve ... vekili olduğunu beyan ederek dilekçeler sunup yargılamaya fiilen katılan ...'e, davalı ... tarafından verilen usulüne uygun bir vekaletname de bulunmadığı anlaşılmıştır.HMK'nın 77. maddesi gereğince; adı geçen avukata davalı ... vekili olduğuna ilişkin vekaletnamenin ibrazı için kesin süre içerir muhtıra tebliğ edilip, vekaletname sunulmaması halinde; gerekçeli karar ve istinaf dilekçesinin TK'nın 21. maddesine göre davalı ...'ın mernis adresine tebliği ile kanunda belirtilen süreler geçtikten sonra dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosyanın, kararı veren mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosyanın, kararı veren mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde işlem yapılmak üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025