T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2499
KARAR NO : 2025/1662
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 14/04/2022
NUMARASI : 2016/857 Esas - 2022/331 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 17/10/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.11.2014 tarihinde Bursa yakınlarında davalılardan ...'e ait olan ... plakalı aracın diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde iken yoldan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarptığını ve sürekli sakat kalmasına sebebiyet verdiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılının 2014/82554 Sor.-2015/2609 k. numaralı dosyasından soruşturmanın yapıldığını ve kazaya ait tüm belge ve olay anı MOBESE görüntüleri, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağına göre motosiklet sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, davadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ve açılan hasar dosyasından müvekkiline 12.464,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğini ancak bu bedelin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarına ileride artırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik 1.000 TL (davadan önce tahsil edilen bedelin tenzilinden sonraki bakiye alacak) maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden işleyecek %12 ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek % 12 ticari avans faizi ile birlikte davalı ... hariç ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce davacı tarafın müvekkil şirkete vaki başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, aktüerden rapor alındığını ve bu raporda belirlenen zararın tutarı olan 12.464,00 TL'nin davacıya kayıtsız şartsız ibraname karşılığında 1.03.2016 tarihinde ödendiğini, davacı tarafından kayıtsız ve şartsız ibra edilmiş olan müvekkili şirket açısından davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 30.09.2014/2015 tarihli ZMSS ile sigortalı olduğunu, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat talebinin kabulü ile, 25.168,26 TL kalıcı, 1.271,90 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.440,16 TL'nin davalı ... şirketi yönünden 01/03/2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Alper ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve Davalılardan ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza sonrasında sürekli maluliyetinin etkisiyle çalışamaz hale geldiğini, ekonomik, sosyal ve aile yaşamının kazadan önemli ölçüde etkilendiğini, kaza tarihinden bu yana 8 yıldan fazla bir zaman geçtiğini, bu süreçte ülkenin ekonomik koşulları ile paranın satın alma gücünün fahiş oranda müvekkili aleyhine değiştiğini, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, maluliyetin derecesi, olay tarihi, ülkenin ekonomik koşulları,paranın satın alma gücündeki değişim, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi tüm bu unsurlar göz önüne alındığında hükmedilen tazminat meblağının Yargıtay İBK yer alan unsurları ve müvekkilin manevi zararlarını karşılamadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Daha önce dosyaya mütalaa veren ve mütalaası çelişkili olduğu öne sürülen 2. İhtisas Kurulundan rapor alındığını, aynı kurul'un dosyada bulunan 28/02/2020 tarihli ve 3655 no'lu raporunda belirlenen "%22 maluliyet oranı ve 4 aylık iş göremezlik süresi" tespitlerinden hangi gerekçe ile dönüldüğü ve "%24 maluliyet oranı ve 6 aylık iş göremezlik süresi" tespit edildiğinin 07/06/2021 tarihli işbu rapor'da açıklanmadığını, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun kendi raporları arasında çelişki meydana getirildiğini, davacı vekilinin maluliyet oranına itirazının yasal süresinde olmadığını, mevzuat gereği, dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ibraname sebebiyle tazminat taleplerinin tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, 31/01/2022 tarihli ek rapor içeriğinin aleyhe olan kısımlarını kabul etmemekle birlikte, işbu raporda Sigorta Şirketi tarafından davacıya yapılan zarar ödemesi ile ilgili olarak hesaplanan %74 oranı da dikkate alınarak, ek raporun sonuç kısmının 1 no'lu fıkrasında öngörüldüğü üzere "ödemede açıkça yetersizlik unsuru gerçekleşmediği ve fahiş fark oluşmadığı için" ibraname sebebiyle de tazminat taleplerinin tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi ek raporu hesabında, yanlış bakiye ömür tablosu kullanıldığını ve fahiş hesaplama yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 19.11.2014 günü saat 15:30 sıralarında, davalı sürücü ...'in, sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Yalova caddesi üzerinden sol şeridi takiben Gençosman istikametinden Beşyol istikametine seyri sırasında, olay mahalli yaya üst geçidi civarına geldiğinde, seyir istikametine göre yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya giren ve geçişini sürdürerek şeridine giren davacı yaya ...'e çarpması neticesinde, yaralanmalı dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen dikkate alınması gerekir.Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğu saptandığı takdirde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 26/04/2021 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre davacının meslekte kazanma gücünü %24 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre ve Mahkemece ATK 2.İhtisas Kurulundan alınan 28/02/2020 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerinin uygulanması diğer bir anlatımla farklı yönetmelik uygulanması ile farklı sonuçların ortaya çıkması muhtemel olup çelişki bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince alınan 20/07/2020 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; Davacının belirlenen 4 aylık geçici iş göremezlik süresi ile % 22 çalışma gücünde eksilme sebebiyle, uğradığı zararın sigorta şirketinin ödeme yaptığı 2016 yılındaki ücret verilerine göre 11.315,96 TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketinin de 12.464,00 TL ödeme yapmasına göre, karşılanmamış zararı bulunmadığı belirtilmiştir. Sigorta şirketinin kısmen fazla ödeme yapma sebebininin, maluliyet oranı % 24 alması ve CSO 80 Mortalite Tablosunu kullanmasından kaynaklandığı açıklanmıştır.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 28/02/2020 tarihli maluliyet raporu davacı vekiline 12/04/2020 tarihinde tebliğ edilmiş itiraz edilmemiştir. Ancak davacı vekili itiraz edilmeyen %22 maluliyet oranına göre hesaplanmış aktüerya raporuna karşı 04/08/2020 tarihinde verdiği itiraz dilekçesinde maluliyetin belirlenmesi için esas alınan yönetmelik açısından da itirazda bulunmuştur. Davacı vekili süresinde maluliyet raporuna itiraz etmediğine göre davacının %22 maluliyet oranı bakımından davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan tazminatın davacının %22 maluliyet oranına göre hesaplanması gerekirken davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeden 31/01/2021 tarihli ve %24 maluliyet oranına göre hesaplama içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Davacının %22 maluliyet oranı esas alındığında Sigorta Şirketinin yaptığı 12.464,00 TL ödemenin davacının kalıcı iş göremezlik zararın karşıladığı ve maddi tazminat alacağı kalmadığı anlaşıldığından kalıcı işgöremezlik tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. İstinaf talebi yerinde görülerek kalıcı işgöremezlik tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesine göre reddine, davalılardan ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesine göre reddine,Davalılar ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE,1-a) 1.271,90 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketi yönünden 01/03/2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Davacının kalıcı iş göremezlik tazminat talebi bakımından davanın reddine,2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin olay tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Alper ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Maddi tazminat davası yönünden; Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 140,04 TL peşin harç ile 90,00 TL tamamlama harcı toplamı 230,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 385,36 TL'nin tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 683,10 TL'nin Alper ve ...'ten müştereken müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 140,04 TL peşin harç ile 90,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 259,24 TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.026,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 404,62 TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, alınarak davacıya verilmesine, Bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar Bayram ve ... tarafından yatırılan 783,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 650,72 TL'sinin davacıdan alınarak davalılar Alper ve ...'e verilmesine,8-Maddi tazminat yönünden kabul edilen dava için AAÜT'nin 13/2 maddesine göre davacı lehine takdir olunan 1.271,90 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Maddi tazminat yönünden reddedilen dava için AAÜT 13/3 göre davalılar lehine takdir olunan 1.271,90 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; AAÜT göre davalı lehine takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin Bayram ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine,10-Ret olunan manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Alper ve ...'e verilmesine,11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalılardan ..., ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan 185,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 441,40 TL (220,70 TL + 220,70 TL) istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalılar ..., ...'e verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025