T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2022/2299
KARAR NO : 2025/1658
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 02/06/2022
NUMARASI : 2018/888 Esas - 2022/470 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ: 17/10/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonucu sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine tazminat tutarının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, yasal süre içerisinde talebin karşılanmadığını, 03/06/2012 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan ...plakalı aracın davalı tarafından ZMSS sigortası ile sigortalandığını, işleyecek faizin kaza tarihi olduğunu belirtmiş; zararın belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın (iş gücü kaybı) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın başvuru yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ...plakalı aracın davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak talep edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine, geçici iş göremezlik talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyayı taraflarının takip ettiğinin sabit olduğunu, hiçbir gerekçe taşımaksızın dosyayı takip etmeyen Av. ...'e tebliğe çıkarılan müzekkere ve raporlar sebebiyle hak arama özgürlüğünü kısıtlar mahiyette işlem tesis edildiğini, hükme esas alınan ATK raporunun dosyayı takip etmeyen Av. ...'e tebliği nazara alındığında hak arama özgürlüğünü kısıtlar mahiyette görüleceği hususunda şüphe bulunmadığını, kararın kaldırılarak yeni bir raporun alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep ettiklerini, dosya kapsamında hükme esas alınan 26/07/2021-12682 karar numaralı maluliyet raporunun müvekkilinin güncel muayenesi yapılmaksızın tanzim edildiğini, müvekkili adına hazırlanan maluliyet raporunda müvekkilinin güncel muayenesinin yapılmadığını, hal böyleyken kişinin muayenesi yapılmadan tanzim edilen raporun sürekli maluliyet açısından eksiklik taşıdığını, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporun salt evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanmakla, müvekkili heyet tarafından muayenesinin yapılamadığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasından bugüne kadar geçen sürede tam olarak iyileşmediğini, kazanın müvekkilinin vücuduna vermiş olduğu zararların hala olumsuz bir şekilde etkilerini gösterdiğini, iş gücü kaybı olarak isimlendirme yapılmış olduğunu, yerel mahkemenin iddiası üzerine sürekli iş göremezlik olarak ifade edilmediğini, talebinin iş gücü kaybından hareketle sürekli ve geçici iş göremezlik olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarihli 2018/888 Esas, 2022/470 Karar sayılı ilamına karşı istinaf talebinin kabulünü, istinaf sebepleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılması amacıyla Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, mahkemenin gönderme hususunda aksi kanaatte olması halinde değer artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 03.06.2012 günü davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği ...plakalı aracın sürücüsü Tahir yönetiminde seyri sırasında, olay yerine geldiğinde, ... plakalı Süleyman yönetimindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu durumunda bulunan davacının yaralandığı anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmıştır.Davanın dosyada bulunan tedavi belgeleri ve davacı vekilinin istemi doğrultusunda Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yazı yazılarak ATK 2. İhtisas Kurulunun isteği doğrultusunda yeni yaptırılan muayenesi ile raporların incelenmesi ile maluliyet raporunun hazırlandığı anlaşılmıştır.Bu rapora itiraz üzerine ATK dan 3 kez muayene günü verilmiş ancak tebliğlere rağmen davacının muayene için ATK 2. İhtisas Dairesine gitmediği son raporun bu husus belirtilerek hazırlandığı anlaşılmıştır.Davacı vekili muayene günlerinin dosyayı takip etmeyen Av. ...'e tebliği nedeni ile haklarının ihlal edildiği iddia ve istinaf sebebi yapılmış ise de davacının verdiği vekaletnamede bu avukatın aynı adreste sigortalı çalışanlar olarak gösterildiği, 07/03/2029 tarihli ön inceleme duruşmasına katıldığı, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'ne yazılan müzekkereyi takip için Mahkeme kaleminden 25/06/2019 tarihinde elden tebliğ aldığı, yargılama sürecine dahil olduğu ATK 2. İhtisas Dairesinin en son rapor tarihi olan 26/07/2021 tarihinden sonra 19/10/2021 tarihinde istifa dilekçesi verdiği görüldüğünden dosyayı takip etmeyen vekile tebliğ yapıldığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi, " (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Yasada açıkça sınırlandırılmış düzenlemeye göre HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Hakim yorum ile de dava dilekçesinde yazılı olmayan bir husus için karar veremez. Somut uyuşmazlık konusu dava dilekçesinde açıkça davacının maluliyeti nedeniyle geçici iş göremezlik tazminat isteminde bulunulmadığından İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak açıklanan gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025