T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2414
KARAR NO: 2025/1488
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 17/01/2022
NUMARASI: 2021/42 Esas - 2022/46 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış ...'e ait ... plakalı aracın, 03/01/2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın bağımsız eksper ... tarafından KDV dahil toplam 51.277,21-TL olarak tespit edildiğini, bağımsız eksper tarafından araçta oluşan hasar onarım miktarının tespitinin yapıldığını, söz konusu kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin tazmini amacıyla 02/07/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna ... E. Sayılı dosya ile başvuruda bulunmuş idik. 16/11/2020 tarih ve 2020/89957 K. Sayılı karar ile sayın hakem dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, bu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, kaza sebebiyle oluşan hasar onarım alacağının şimdilik 5.900,00 TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görülmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dinlenmesi için isticvap talep ettiklerini, HMK 31. maddesinde düzenlenen yargıcın davayı aydınlatma ödevi bulunmakta olup davanın sonucuna mutlak etki edecek bir husus olduğundan ...'ın mahkeme nezdinde dinlenilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava konusu alacağı eksper raporu alarak tespit ettirmiş olmasına rağmen davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, dava açılmadan önce aracın onarımının tamamlandığını, ekspertiz raporu alındıktan sonra dava değerinin bilinemeyeceğinden, alacağın belirsiz olduğundan bahsedilemeyeceğini ve belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili şirketin, sahte belge düzenleyerek sigorta şirketinden tazminat almak suçundan dosyadaki ekspertiz bürosunu ve avukatlarının savcılığa şikayet edildiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu ekspertiz raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddine ilişkin kararın; hasarın iddia edildiği şekilde meydana geldiğine dair mahkemede kanaat oluşmadığı, hayatın olağan akışı gereğince kaza neticesinde hasarlanan kısımların net bir şekilde fotoğraflanması ve delillendirilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin bu konudaki itirazlarının yerinde olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesine dayandığını, dosya kapsamında tanzim edilen 30.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının belirttikleri üzere bu iddianın somut bir dayanağı bulunmadığını, bilirkişi raporuna itirazları kapsamında dosyaya sunulmuş ve itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişiden yeniden rapor alınması talep edilmiş olmasına rağmen, bu hususta bir ara karar tesis etmeksizin, araştırılacak başka bir husus kalmadığından bahisle yargılamaya son verdiğini, kaza ve hasarın uyumlu olduğunu, kazanın poliçe kapsamı dışında kaldığını ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin ... sigortasından tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.KTK'nın 95/2. maddesine göre davacı sigorta şirketi zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli teminat dışı olması halinde akidine rücu edebilir.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; 03/01/2020 tarihinde; davalı sigorta şirketinin ... poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı aracın, ters yön istikametinde giderken, davacı adına kayıtlı ve park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması şeklinde gerçekleştiği şeklinde tutanak düzenlenen trafik kazası nedeniyle, davalı ile ... sözleşme ilişkisi bulunmayan ve davalıya göre 3.kişi konumunda bulunan davacının, araçtaki hasar bedelinin tazminini talep ettiği; ... sigortacı olan davalının, davacı 3.kişiye karşı, "zararın poliçe kapsamında kalmadığı ve teminat dışı hallerden olduğu" iddiasını ileri süremeyeceği, sigortacıya karşı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin sigortalı ... plakalı aracın işleteninin üzerinde olduğu; ekspertiz raporunun ekinde davacı aracının kazalı resimlerinin bulunduğu, hem araç sürücüleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında, hem de mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, çarpışma noktasının resimlerinin bulunmamasının, kazanın tutanaktaki şekilde gerçekleşmediğinin ispatını sağlamayacağı ve bilirkişi raporuna gerekçe olamayacağı, davacı aracının kazalı resimlerinin ve sürücülerce tutulan kaza tespit tutanağının dosyada mevcut olduğu, aracın hasarlandığının bu resimlerden de belli olduğu, meydana gelen kazada davalı %100 kusurlu olduğundan kaza ile davalının sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı bulunduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacı aracın geçmiş hasar kayıtları dosyaya celp edilerek, İTÜ'de görevli Makine Mühendisleri'nden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2025