T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2022/2546
KARAR NO : 2025/1458
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/09/2022
NUMARASI : 2019/1243 Esas - 2022/609 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.06.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın müvekkili ...'ye çarpması sonucunda müvekkilinin malul kaldığını, ... plakalı araç, davalı sigorta şirketinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve davalı şirketin poliçede bulunan teminat limiti ile sorumlu olduğunu müvekkilinin maluliyetinin tazmin edilmesi gerektiğini, davalı şirkete 02.08.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak davalı şirket nezdinde oluşturulan hasar dosyası incelemesi neticesinde taraflarına ödeme yapılmadığını, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin daimi ve geçici olarak malul kalmış olduğunu ve müvekkillinin meslekten kazanma gücü kaybının kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre tespit edilmesi açısından yetkili üniversite hastanesine sevki sağlanarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkemece yapılacak zarar belirlemesinden önce belirsiz alacak davası olarak şimdilik daimi maluliyetinin tazmini olarak 300,00-TL ve geçici maluliyetin tazmini olarak 100,00-TL olmak üzere toplamda 400,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın ZMM genel şartlar, KTK 99. madde ve KTK 97. madde dikkate alındığında eksik evrak ile müvekkili şirkete başvuru yaptığını, geçici iş göremezlikten doğan sorumluluk SGK'ya ait olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, davacı taraf da açıkça kaza tespit tutanağında sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu beyan ettiğini, sigortalı aracın sürücüsüne atfedilebilecek kusuru bulunmadığından davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının dava ve bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen tutar üzerinden kabulüne; 99.398,26-TL sürekli iş göremezlik ve 5.608,99-TL geçici iş göremezlik tazminatının 06.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Aktüer hesap raporuna ve hükme esas alınan kusur oranına itiraz ettiğini,kaza tespit tutanağında açıkça müvekkil şirkete sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığı görüldüğünü, dosya kapsamında alınan tüm raporlarda da yer verildiği üzere davacı yaya kontrolsüzce yola atlamış ve kaçınılmazlık hali oluşturduğunu, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, ilk raporda %25 olarak belirlenen kusur oranı 12.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda %50 olarak fahiş oranda hesaplandığını, Adli Tıp Kurumunca tanzim edilen raporda geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayacağı tespit edilse de karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartları gereği geçici iş göremezlikten doğan sorumluluk SGK'ya ait olup “geçici” zararlar ve buna bağlı talepler teminat kapsamı dışında olduğunu, kaza 06.06.2019 tarihinde meydana gelmiş olup yeni genel şartlar döneminde geçerli olan TRH 2010 %1,8 hesap tablosuyla hesaplamanın yapılması gerekirken TRH 2010-prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılması doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06/06/2019 günü, saat 14:40 sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı otomobil ile Bahriye Üçok Caddesi'ni takiben Kamelya Caddesi istikametinden ... Taksi yönüne doğru seyirle olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan gelerek karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya intikal eden davacı Lia Khabasvılı idaresindeki aracın sağ ön kesimi ile çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %10 oranında davacı yayanın ise %90 oranında kusurlu olduğu, itirazlar üzerine İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulan 3'lü bilirkişi heyetinden alınan 05.01.2021 tarihli kusur raporunda; Davacının %75, ... plakalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk alınan kusur raporu ile ikinci alınan kusur raporu arasında çelişki olması üzerine çelişkiyi gidermek üzere Karayolları Fen heyetinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda ise davacı yaya ile ... plakalı araç sürücüsünün %50'şer oranında kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 12.04.2021 tarihli Karayolları Fen Heyeti tarafından tanzim olunan kusur raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Dairemizce kaza nedeniyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün yargılandığı ceza mahkemesi dosyası Uyap üzerinden getirtilerek incelenmesinde, olayın meydana gelmesinde davacının 1.derecede kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise 2.derecede kusurlu olduğunu tespit eden kusur raporunun hükme esas alındığı görülmüştür. Bu durumda dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun, ceza mahkemesinde tespit edilen kusur oranları ile birbirini teyit eden ve kamera kayıtlarını da dikkate alarak düzenlenen İTÜ bilirkişi heyetince hazırlanan kusur raporu tazminat esas alınması gerekirken olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olmayan Karayolları Fen Heyeti kusur raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Bu doğrultuda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek Dairemizce resen yapılan hesaplama sonucunda davacının geçici iş göremezlik tazminat miktarının 2.804,49 TL, sürekli iş göremezlik tazminat miktarının ise 49.699,15 TL olması gerektiği belirlenmiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulüne; 49.699,15 TL sürekli iş göremezlik ve 2.804,49 TL geçici iş göremezlik tazminatının 06.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2- Alınması gereken 3.586,52 TL ilam harcından peşin alınan 44,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.542,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40-TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ve sair giderler için sarfedilen toplam 8.796,45 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 4.398,22 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,6-Kabul edilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Red edilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 77,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2025