T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2145
KARAR NO: 2025/1357
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 31/05/2022
NUMARASI: 2019/710 Esas - 2022/366 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.07.2017 tarihinde müvekkili kaza tarihi itibari ile geçerli trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın içinde yolcu konumunda iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında çok ağır bir şekilde yaralanması sonucu malul kaldığını, trafik kaza tutanağından da görüleceği üzere ve kazanın tek taraflı olması sebebiyle meydana gelen trafik kazasında kaza tarihi itibari ile geçerli trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracı sevk ve idare edenin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğunu müvekkilinin kaza tarihi öncesi ve kaza tarihi itibari ile ve günümüzde gurbetçi olarak Belçika'da yaşadığını, davacının sakatlığına binaen tazminatlarının asgari ücret üzerinden hesaplansa dahi davacının Belçika’ da yaşadığı ve hayatını Belçika'da idame ettirdiği göz önüne alınarak Belçika'daki asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce davalı kuruma başvurulduğunu ancak davalı tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılamadığını şimdilik 100.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL’nin (sigorta poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydı ile) temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK'nın 97.maddesindeki dava şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafından eksik evrakların gönderilmesi halinde dosyanın değerlendirme alınacağı bildirildiğini, sürekli sakatlık raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması sigortacılık mevzuatı gereği yasal bir zorunluluk olduğunu, bu mevzuata uygun olmayan raporlar hakkında işlem yapılmasının mümkün olmadığını, kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ... aracı alkollü kullandığı kaza tespit tutanağı ve ifade tutanaklarıyla sabit olduğunu, bu halde alkollü sürücü ile yolculuk etmesi yolcunun zararı doğuran fiile razı olduğu ve zararın artmasında etkili olduğunu, bu nedenle tazminatın tamamen kaldırılması gerektiğini, aksi halde hesaplanan tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacının sürekli iş göremezlik zararının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 100,00 TL'nin 03/09/2019 temerrüt tarihinden itibaren, 329.900,00 TL'nin 12/04/2022 ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı giderine yönelik talebinin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davadan önce ihtar ile davalının temerrüde düştüğü halde faiz tarihinin bölünmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dairemizin aksi kanaatte olması halinde davadan önce arabuluculuğa başvurulduğundan alacağın tamamına son tutanak tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, yine aksi kanaatte olması halinde dava haksız eylemden kaynaklandığından davanın açılması ile haksız eylemden haberdar olduğunu, bu nedenle tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, haksız eylem nedeniyle açılan tazminat davalarınd faizin bölünemeyeceğine, dava öncesi temerrüdün bulunmaması halinde alacağın tamamına dava tarihininden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmesinden itibaren yeni rapor başvurularının Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş ve bu yönetmeliğe göre sonuçlandırılması gerektiğini, maluliyet raporunun rapor tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmediğinden tazminatın belirlenmesi aşamasında dikkate alınamadığını, bu sebeple kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın öncelikli başvuru şartları yerine getirilmemiş olması sebebi ile reddi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminat hesaplaması yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, maluliyet raporu karayolları motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları a.5 (c) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, sürekli sakatlık raporunun 20/02/2019 tarih 30692 esas sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması gerektiğini, kaza Türkiye de meydana geldiğini, 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava dilekçesinde Belçika’da uygulanan asgari ücretlere göre hesaplama yapılmasını talep edildiğinden hesaplama Euro üzerinden yapıldığını, söz konusu tazminat Türkiye'de kazanılmış bir tazminat olacağından ayrıca davacının gelirini gösteren herhangi bir belge sunulmadığından hesaplamanın Türkiye'deki asgari ücret kullanılarak yapılması gerektiğini, maluliyet raporları çelişkili olup söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ... aracı alkollü kullandığı kaza tespit tutanağı ve ifade tutanaklarıyla sabit olduğunu, bu halde alkollü sürücü ile yolculuk etmesi yolcu Akın Kızılırmak’ın zararı doğuran fiile razı olduğu ve zararın artmasında etkili olduğunu, bu nedenle tazminatın tamamen kaldırılması aksi halde hesaplanan tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, Güvence Hesabı’nın sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, verilen kararda asıl alacak ve ferileriyle birlikte teminat limiti aşıldığını, Güvence Hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle sakatlık hallerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 30.07.2017 günü, saat 06:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Çifteler istikametinden Emirdağ yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan ... kodlu Devlet Karayolunun 19.km+500.m sine geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybedip seyre göre sağ taraftan yol dışı kalarak takla atması sonucu meydana gelen kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacı ...' ın yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 21/08/2019 tarihinde yazılı olarak davalı Güvence Hesabı'na müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmelik dikkate alındığında, kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 olduğu, 9 ayda iyileşeceği tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Mahkemece daha sonra yine ATK dan alınan maluliyet raporu kaza tarihinde geçerli olmayan (Maluliyet Tespiti İşlemleri ve Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri )Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden raporlar arasında çelişkiden söz edilemeyecektir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Mahkemece ilk alınan hesap bilirkişi raporunda Belçika ülkesinde uygulanan 22 yaş üstü ve 12 ay hizmeti olanlar açısından belirlenen 2018 yılı brüt asgari ücret miktarı esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının Belçika ülkesinde çalışmasına dair davacı tarafça belge sunulmadığı dikkate alınarak 18 yaş üstü hizmeti olmayanlar açısından belirlenen asgari ücretin esas alınması ve her yıl için belirlenen Belçika ülkesinde uygulanan asgari ücret esas alınarak Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca belirlenen ... miktarı ilaveli net asgari ücretten aktif dönem hesabının yapılması, pasif dönem hesabının ... dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden yapılması, hesaplamalarda aktif ve pasif çalışma dönemleri ile işlemiş ve işleyecek dönem belirlemeleri yapılarak tazminatın hesap edilmesi için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak hükme esas alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Davacı taraf Belçika'da yaşamakta olup Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre Belçika'da edinebileceği muhtemel geliri üzerinden tazminat hesaplanması gerekmektedir. Davacının yeni mezun olduğu anlaşılmakla Belçika ülkesinde 2017-2022 yılları arası uygulanan asgari ücret miktarları celp edilmiş, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 18/03/2022 tarihli ek raporda Belçika ülkesinde uygulanan asgari ücret dikkate alınarak tazminat hesaplamasında (706.017,89 TL davacının sürekli iş göremezlik zararının olduğu ) isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece zaten davacının, alkollü olduğunu bildiği sürücü idaresindeki araca binmekten kaynaklanan müterafik kusurunun bulunduğu ve hatır taşıması ile araca bindiğinden, olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek Yargıtay uygulamalarına göre; hatır için taşınma durumunda %20 oranında, müterafik kusuru olması durumunda da ayrıca %20 oranında indirim yapılarak belirlenen 706.017,89 TL zarar miktarı üzerinden, %20 oranında hatır taşıması indirimi, daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 451.851,46 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmıştır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limiti 330.000,00 TL olup, davacı tarafça 12/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile iş göremezlik zararı 329.900 TL arttırılmış ve limit kadar miktara hükmedilmişTİR. Kaza tarihi itibariye ZMMS sakatlanma/ölüm limitinin 330.000,00 TL olduğu görülmekle limitin aşılmış olduğuna yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Mahkemece hükmedilen yargılama harç ve giderlerinin tazminatın ferileri niteliğinde olduğundan limit içinde değerlendirilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça verilen başvuru dilekçesi üzerinde davalı Güvence Hesabı'na yazılı olarak başvuru yapıldığı anlaşıldığından, başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı Güvence Hesabı temerrüde düşmüş olacağından ıslah edilen kısım için de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüş ve hüküm bu yönden düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:1-)Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;a.) Davacının sürekli iş göremezlik zararının poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 330.000,00 TL'nin 03/09/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b.)Davacının bakıcı giderine yönelik talebinin reddine,2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 22.542,30-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harç ve 1.127,00-TL Islah harcın mahsubu ile bakiye kalan 21.370,90-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 31.550,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 44,40-TL peşin harcı ve 1.127,00-TL ıslah harç olmak üzere toplam 1.215,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)Davacı tarafından yatırılan 1.100,00-TL Bilirkişi ücreti, 528,80-TL posta masrafı ve 2.190,00-TL ATK faturasından giderinden ibaret toplam 3.818,80-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3.817,27-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,7-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.319,47-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 0,53-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,8-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında tarafından yapılan 57,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 22.542,30 TL harçtan peşin alınan 5.635,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.906,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2025