T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1869
KARAR NO:2025/918
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:04/03/2021
NUMARASI:2019/1078 Esas - 2021/222 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eyl.Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:23/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilli sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ...’e ait ... plakalı aracın... idaresinde iken 12.08.2014 tarihinde ... ve ... plakalı araç ile kaza yaptığını ve sigortalının vefat ettiğini, kazada sürekli sakat kalan ...'ın ... sigorta ve müvekkili şirkete karşı tahkim başvurusu yaptığını ve İtiraz Hakem Heyeti kararı sonucu hakem kararının icraya konduğunu, müvekkil şirketçe teminat mektubu bozdurma talebi üzerine icra dosyasına 16.03.2016 tarihinde 357.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketçe temyiz edilen itiraz hakem heyeti kararının İstanbul Anadolu 6. ATM 2016/714 değişik dosyası üzerinden halen Yargıtay 17. HD 2016/7308 Esas dosyadan incelemede olduğunu, kararın kesinleşmediğini, Tahkim yargılamasında kusur incelemesi yapılmadığını, dava dışı bir kişinin aynı olay nedeni ile müvekkil şirkete ve davalı şirkete karşı açılan Ankara 2 ATM 2014/750 esas 2017/280 karar sayılı davada sigortalı aracı kullanan...'ün kusursuz bulunduğunu ve müvekkili şirket hakkındaki davanın reddedildiğini, Sakarya 3. Ağır Ceza 2015/176 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp raporunda da kusur incelemesinde de müvekkili şirkete sigortalı aracı kullanan...'ün kusursuz bulunduğunu, belirlenen kusur oranına göre 18.09.2017 de davalı şirketten %25 kusur oranına göre 90.143,25 TL talepde bulunulduğunu, reddedildiğini ve İstanbul Anadolu ... İcra ... esas nolu takibe de davalıca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın şeklen doğru olduğunu ancak ortada trafik kazasında sürekli sakat kalmış, tahkim yargılamasını takip edemediği için maluliyet tazminat talebi reddedilmiş bir vatandaş bulunduğunu güncel bir maluliyet raporu temin edilmeden ve gerçekten maluliyet olup olmadığı belirlenmeden davanın reddinin kamu düzenine aykırı olduğunu ve Anayasa 17.madde ve AİHS 3. maddede düzenlenen vücut bütünlüğünün korunması hakkı ihlal edilmiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin davalının kusuru oranında tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava dışı esas tazminat alacaklısı ...'ın başvurusu sonucunda Sigorta Tahkim Uyuşmazlık Heyetinin 18/12/2015 tarih ve 2015E.13148.55-2015.K.14582 sayılı kararı ile 261.498,95 TL maddi tazminatın dosya davacısı ve davalısından müteselsilen alınarak dava dışı ...'a verilmesine karar vermiştir. Sigorta şirketlerinin hakem heyeti kararına itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti 15/02/2016 tarih 2016.İ.163-2016/İHK-301 Karar sayılı kararı ile itirazların reddine karar verilmiştir.Akabinde İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz edilmesi sırasında temyize konu borç takibe konulmuş ve takip sırasında belirtilen borç dosya davacısı tarafından ödenmiştir. Eldeki takibe ve davaya konu miktar davacı sigorta tarafından temyiz aşamasında olan yapılan ödeme olup, İtiraz Hakem Heyeti kararı Yargıtay 17.Hukuk Dairesi tarafından kaldırılmış ve başvurunun reddine karar verilmiştir.Mahkemece, "...Müteselsil sorumlulardan kendi payından fazlasını alacaklıya ödeyen borçlunun alacaklarının haklarına halef olacağı kuşkusuzdur.Ancak kendi payından fazlasını ödeyen borçlunun iç ilişkide diğer müteselsil borçlulara payları oranında rücu edebilmesi için ödemiş olduğu borcun mevcut olması gerekmektedir. Dava dışı esas alacaklının başvurusu sonucunda hakem heyeti tarafından verilen kararın Yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda kaldırılarak başvurunun reddi sonrasında davacı sigortanın haklarına halef olduğu dava dışı alacaklının alacaklı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." dair karar verilmiştir.İİK'nın 40. maddesinde "Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez." hükmü düzenlenmiştir. İİK'nın 40. maddesi gereğince davacı ödediğini ancak ödeme yaptığı takip dosyasındaki alacaklıdan talep edebilecektir. Dava dışı alacaklının başvurusu sonucunda Hakem Heyeti tarafından verilen kararın Yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda kaldırılarak başvurunun reddine karar verildiğinden diğer bir ifade ile ortada rücu edilebilecek karara dayalı tazminat bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5739 E. ve 2020/4440 K. sayılı kararı)Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/05/2025