T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1941
KARAR NO:2025/995
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:28/06/2022
NUMARASI:2020/531 Esas - 2022/467 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ:03/06/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.10.2019 günü sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Bodrum istikametinden ... istikametine seyir halindeyken, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikleti sıkıştırması ve dengesini kaybeden müvekkilin motosikletten düşmesi sonucunda tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın %75 asli kusurlu olduğu, Adli Trafik Bilirkişisinden alınan Uzman Mütalaa Raporundan açıkça anlaşıldığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 25.08.2020 tarihinde düzenlenen 2020/2231 sayılı Adli Rapor'a göre davacının maluliyet oranı %8 olarak belirlendiğini,soruşturma başlatıldığını, maddi zararın ... tarafından karşılanması amacıyla 21.11.2019 tarihinde başvurulduğunu davalı tarafından talebi karşılayacak nitelikte bir cevap verilmediğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.400,00 TL daimi ve 100,00 TL geçici maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 5.500,00 TL tazminatın davalı ...'ndan başvuru tarihi olan 21.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 14.240,85 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davadan önce müvekkili kuruma gerektiği gibi başvuruda bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla kusur incelemesi yine Adli Tıp Kurumundan özürlü sağlık raporu alınması ve buna göre maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplatılması gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluğu bulunmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanması ile ... tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulüne, 14.240,85 TL'nin 10/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 20.02.2019 tarih 30692 sayılı resmi gazetede Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, maluliyet raporunun rapor tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmediğinden tazminatın belirlenmesi aşamasında dikkate alınamadığını, bu sebeple kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın başvuru şartları yerine getirilmemiş olması sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispati gerektiğini, somut olayda davacıya olay tarihinde markası ve modeli belli olmayan aracın çarpmış olduğu ifade edilmiş ise de, ifadesi dışında kamera kaydı, tanık beyanı vs. gibi deliller bulunmadığından olayın oluş şekli hakkında değerlendirme yapılması mümkün olmadığını, kusur raporu denetime elverişli olmadığını, hükme esas alınan kusur raporu tek taraflı beyan ile hazırlandığını, kusur oranlarının tespiti kaza yerinde keşif yapılarak heyet bilirkişisi tarafından belirlenmesi gerektiğini, Genel Şartların tazminatın hesaplamasını düzenleyen maddelerine göre hesaplamalarda iskonto oranı %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda iyileşme döneminin de hesaplamaya dahil edilmiş olması hatalı olup ayrıca ...’nın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu söz konusu olmadığını, 01/06/2015 tarihli Trafik Genel Şartları Gereği sağlık gideri teminatından ... sorumlu olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları a.5 (c) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, sürekli sakatlık raporunun 20/02/2019 tarih 30692 esas sayılı erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden alınması sigortacılık mevzuatı gereği yasal bir zorunluluk olduğunu, hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 14/10/2019 günü saat 19.30 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile Bodrum istikametinden, ... istikametine doğru yolun sağını takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyir istikametine göre arkasından aynı istikamete doğru seyrini sürdüren ve kendisinin solundan yakın mesafeden geçen plakası ve sürücü tespit edilemeyen bir aracın sıkıştırıp çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek düşmesi sonucunda, davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Hükme esas alınan aktüerya raporunda; Kaza tarihine uygun zaten Erişkinler için Engellilik Yönetmeliğe göre sürekli iş göremezlik oranının olmadığı görüldüğünden davacı yönünden sadece geçici iş göremezlik hesabı yapıldığı, geçici iş göremezlik hesabının geçmiş (bilinen) dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, gerek yapılan ödeme tarihine göre,gerekse rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamalarda hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığından maluliyet raporu ve teknik faize ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez.Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları).Kaza nedeniyle Bodrum CBS 2019/14594 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı, kusura ilişkin inceleme yaptırıldığı ve bilirkişi tarafından kazanın meydana gelmesinde plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun rapor edildiği ayrıca çarpma anı kamera görüntüsü olmasa da, davacının ifadesinde yer alan beyaz renkli aracın görüldüğü, 20/11/2019 tarihinde şüpheliler meçhul olduğundan daimi arama kararı verildiği, davacının kaza tarihinde hastaneye giriş kaydı bulunduğu, mahkemece alınan kusura ilişkin raporda da davacı kusursuz bulunduğu soruşturma, kaza tespit tutanağı ile kusur oranlarının birbirini teyit ettiği, dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ve kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatı gerektiğine yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Yine kazaya karışan aracın plakası tespit edilememiş olup davacı vekili, ...na başvurusunu yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrasından çok sonra faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 972,79 TL harçtan peşin alınan 243,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 729,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/06/2025