T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1936
KARAR NO:2025/994
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:24/03/2022
NUMARASI:2018/1087 Esas - 2022/262 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ:03/06/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ...'in 26.06.2017 tarihinde ... plakalı aracı ile ... Ofisi içerisinden çıkarak bulvarı enine geçmek suretiyle kavşağa geçiş yapmak istediği esnada ...'nın idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarptığını, müvekkilinin ise bu esnada motorsikletin arka koltuğunda yolcu olarak seyahat ettiğini, meydana gelen kaza neticesinde ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağı ile davalı ...'in asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde davalı ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/152470 hazırlık sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kazadan sonra uzun bir süre tedavileri devam eden müvekkilinin tamamen iyileşmesi imkanı da bulunmadığını, tedavi sürecinde İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu Engelli Sağlık Kurulu Raporu uyarınca %46 oranında engelli olduğuna, maluliyetin sürekli olduğuna karar verildiğini, söz konusu rapordan sonra da bir kısım ameliyatlar geçirdiğinden ve raporun üzerinden 6 aydan fazla süre geçtiğinden yeniden rapor alınması gerektiğini, kazadan önce garson olarak çalışmakta olan müvekkilinin günlük 70,00 TL yevmiye aldığını, ücrete ek olarak ayrıca yol ve yemek işveren tarafından sağlandığını, bu kazancın kaza tarihindeki değeri olup kaybın tespitinde güncel ve emsal kazancın dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin maddi zararlarının tazmini talebiyle davalı sürücünün kaza tarihinde mevcut zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olup taraflarına iletilen 05.07.2018 tarihli e-posta ile hasar dosyasının oluşturulduğunun bildirildiğini ancak başvurularının sonuçlandırılmadığını, müvekkilinin maddi zararının tespitini ve davalılardan tahsiline karar verilmesini ayrıca müvekkilinin kazadan sonraki süreçte yapmış olduğu hastane, tedavi, ilaç, medikal malzeme, vb. masraflara ilişkin fatura ve makbuzları dilekçeleri ekinde sunduklarını, söz konusu harcamaları ile ileride doğacak tedavi ve iyileşme giderlerinin de maddi tazminat kapsamında hesap edilerek sorumlulardan tahsiline karar verilmesini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline bu süreçte yaşamış olduğu acı, elem ve ıstırabın tesellisi olması için 200.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte yalnız davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyetli açılmış bir dava olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili ...'in trafik kazası sonucu yaralanan davacı tarafın bütün tedavi masraflarını karşıladığını aynı zamanda ekonomik olarak bütün iyileşme süreci boyunca ekonomik destek sunduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olarak dava eden davacı tarafın ekonomik anlamda zararlarını gidermesine rağmen ayrıca belli miktarda para ödemek istemesine rağmen davacı tarafın kabul etmediğini, davacı tarafından dava dilekçesinde belirttiği trafik kazası vakıasına ilişkin savcılık soruşturma dosyası celp edildiğinde açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın öncelikle usulden reddi mümkün değil ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın ıslah edilen şekli ile kısmen kabulü ile; 487.109,10 TL maddi tazminatın (davalı ... yönünden poliçe limiti olan 330.00 TL 'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ...Ş yönünden 28/12/2018 dava tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden 26/06/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın 26/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararını manevi tazminata ilişkin reddedilen kısım bakımından istinaf ettiklerini, davalının sosyal ve ekonomik durum araştırması, kolluğa verdiği beyanı ile tanzim edildiğini, bu rapor tümüyle asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, mahkeme kararına istinaden davalı aleyhinde başlatılan ... Sayılı icra dosyasından yapılan sorgulamada davalı adına kayıtlı üç adet lüks araç, on farklı bankada hesap, İzmir'de arazi, çok sayıda alacaklı olduğu icra dosyası ve birçok şubesi olan bir şirketi olduğu tespit edildiğini, yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasının tümüyle asılsız olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK'nın 177. maddesi uyarınca ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmesi zorunlu olmasına rağmen mahkemece tebliğ işlemi yapılmadan karar verildiğini, davacının normal yaşamını sürdürmekte olup dosya incelendiğinde evvelce maluliyet oranına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp Genel kuruluna gönderilmesi gerekirken taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde reddedildiğini, kusur oranına dair detaylı rapor alınmadan taleplerinin reddedildiğini ve dosya aktüeryaya gönderildiğini, davacı taraf kaza esnasında kask takmadığını, verilen tazminat miktarı çok fahiş olup müvekkili için ciddi mağduriyet doğurduğunu, mahkeme, aktüerya bilirkişi raporunu davalı tarafa tebliğ etmeden karar verildiğini, dosya tarafça takip edilmesine rağmen ve tüm beyanlar davalı tarafça verilmesine rağmen diğer vekil ...'ye tebligat yapıldığını, iş bu itirazın duruşmada yapılmasına rağmen dikkate alınmadığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal ediliğini belirterek istinaf talep etmiştir.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 26.06.2017 günü saat 12:45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Bulvarı'nı takiben Kasımpaşa istikametine sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde motosikletin ön kısımları ile yolun sağ tarafında bulunan petrol istasyonu çıkışından gelip yolu enine geçerek sol tarafındaki orta refüj aralığına geçmek isteyen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımlarının çarpışması sonucu, motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun "elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesi; "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur."...11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…" düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…" düzenlemesini içermektedir.Somut uyuşmazlıkta dosyada davalı ... adına iki ayrı avukata (Av. ...ve Av. ...) verilen vekaletname bulunduğu görülmektedir. Mahkemece davalının diğer vekili olan Av. ...'ye ıslah dilekçesi ve maluliyet raporu tebliğ edildiği halde maluliyet raporuna karşı davalı vekillerinin beyan ve itirazına rastlanmamıştır. Dosyada vekaletnamesi bulunan davalının diğer vekili olan Av. ...'ye tebliğ yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca Mahkeme heyeti tarafından düzenlenen 28/02/2022 tarihli tensip tutanağında davacı vekilinin ıslah ettiği miktarla belirtilerek yargılamaya heyet olarak devam edileceğini kararlaştırılmış ve bu tensip tutanağı istinaf dilekçesini veren vekile 12/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre maluliyet raporuna; davacının bacak ve kalça bölgesinden yaralanması nedeniyle maluliyeti oluştuğu, kafa bölgesinden yaralanması bulunmadığı bu nedenle kask takmamasının zararın artmasına neden olmadığından müterafik kusur oluşturmayacağından müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir. Mahkemece alınan ATK kusur raporunda; Dosya kapsamı, trafik kazası tespit tutanağı, dava dilekçesi, olay mahalli şartları, ifadeler, olay anını gösteren video kaydının olduğu CD içeriği, 27.06.2017 tarihli CD Çözümleme Tutanağı ve dosya içerisindeki tüm veriler dikkate alınarak düzenlendiği ve davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobille olay mahalli akaryakıt istasyonu çıkışından bölünmüş yola katılmadan evvel sol tarafından gelen araçların seyir durumunu kontrol etmesi, yaklaşan araçlara ilk geçiş hakkını vermesi, yolun müsaitlik durumuna göre kontrollü bir şekilde yola katılım yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, akaryakıt istasyonu üzerinden giriş yaptığı yol üzerinde motosiklet sürücüsünün seyir şeridine yeterli kontrolü yapmadan girmesi sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, sürücü ...' nın, sevk ve idaresindeki motosikletle meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay yerine geldiğinde sağ tarafındaki akaryakıt istasyonundan çıkarak orta refüj aralığına geçmek isteyen otomobile karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu, davacı yolcu ...' ın, sürücü ... idaresindeki motosiklette yolculuk etmekte iken karışmış olduğu kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, sonuç olarak davalı sürücü ...'in %85, sürücü...'nın %15 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğu olay nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında da aynı doğrultuda olup, kaza nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/152470 Soruşturma sayılı dosyasında taksirle yaralama suçundan soruşturma başlatıldığı, şüphelinin ..., müştekilerin... ve ... olduğu, mağdurların şikayetçi olmamaları nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu 100.000 TL olması gerektiği kanaatine varıldığından davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüş, İlk Derece Mahkemesi kararı manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın ıslah edilen şekli ile KISMEN KABULÜ İLE; 487.109,10 TL maddi tazminatın (davalı ...Ş yönünden poliçe limiti olan 330.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... yönünden 28/12/2018 dava tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden 26/06/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-100.000,00 TL manevi tazminatın 26/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ten alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 40.105,42 TL karar harcından, peşin alınan 686,52 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.660,31 TL olmak üzere toplam 2.346,83 TL'nin mahsubu ile bakiye 37.758,59 TL'nin davalılardan tahsiline, (Davalı ...Ş.'nin yalnızca 21.124,29 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 4- Davacının yaptığı 409,68 TL posta masrafı, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 1.070,00 Adli Tıp raporu ücreti, 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 686,52 TL peşin harç, 1.660,31 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.768,22 TL yargılama giderinin red-kabul oranına göre hesap olunan 4.074,26 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ...'nin yalnızca 2.289,77 TL'sinden sorumlu tutulmasına),5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, kabul olunan maddi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 41.405,46 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiline (Davalı ...nin yalnızca 24.971,63 TL'sinden sorumlu tutulmasına),6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, kabul olunan manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... den tahsili ile davacıya verilmesine,7- Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ilgili davalıya verilmesine,8- Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 138,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'ten tahsili ile davalı ...'e verilmesine, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 479,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 136,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davalı ...'in yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2025