T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1849
KARAR NO: 2025/851
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 05/07/2021
NUMARASI: 2019/119 Esas - 2021/523 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Poliçesi ile sigortalı bulunan davacıya ait ... plaka sayılı araç 16.07.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde ... isimli şahsın vefat ettiğini, davacı tarafından kaza tarihinden hemen sonra Adana ... Noterliğinin 26/08/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek davalı ... şirketi kazadan haberdar edildiği ve ödeme yapması istendiğini, bu ihtarnamenin davalı tarafa 02/09/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ne ilgililere ödeme yapıldığını ne de davacıya geri dönüş sağlandığını, icra dosyası incelendiğinde kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortasını yapan ... Sigorta A.Ş.'nin kendi kendi payına düşen ödemeyi yaptığı görüleceğini, yine davalı ....' nin de Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunu sadece asıl alacak yönünden yerine getirdiği ancak faiz ve ferileri ödemediği için dosyada bakiye alacak hesaplandığının görüleceğini, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeni ile icra takibinin kalan kısmı için alacaklı tarafça takibe devam edildiğini, davacının banka hesapları ile araçlarının kaydına haciz konulduğunu, kazadan hemen sonra davalı şirkete ihbarda bulunulmasına ve davalı şirketçe icra dosyasına kısmen ödeme yaplmasına rağmen davadan haberdar olmadıkları ve bu nedenle ödeme yapmayacaklarına dair beyanları kötü niyetin ve hakkın kötüye kullanılmasının en büyük göstergesi olduğunu, Niğde ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yeterli ödeme yapılmadığından davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 37.210,00 TL nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Davanın kabulü ile 37.210 TL'nin 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı süresi geçtikten sonra işbu davayı açtığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sorumluluklarına düşen miktarın ödendiğini, bu nedenle davacının rücu hakkı bulunmayıp, davanın reddi gerekmekte iken eksik inceleme ile kabulü yönünde karar verilmiş olması nedeniyle istinaf yoluna başvurduklarını, şirketin davacı tarafın başkaca taleplerinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın ödediği miktarın tamamında sorumlu olmadığını, davacı tarafın, ödediği tazminatı talep etmek için şirkete başvuru yapmadan dava açtığını, şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle işleten tarafından ödenen hasar bedelinin sigorta şirketinden istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 16.07.2015 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen tek taraflı trafik kazasına davadışı ... isimli şahsın vefat ettiği, zarar gören 3. şahsa yapılan tazminat ödemelerinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının ... plaka sayılı aracın işleteni olduğu, davalı ...'nin 17/02/2007 - 2008 tarihleri arasındaki dönem için bu aracın davalı ... şirketine ait ZMMS poliçesinin bulunduğu, aracın 16.07.2015 tarihinde tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat eden ...'ın mirasçılarının davacı işletene karşı Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/303 Esas-2017/151 Karar sayılı dosyası neticesinde, Niğde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan takip dosyasında, davalı ... şirketinin sadece asıl alacak üzerinden 106.965 TL ödeme yaptığı, faiz ve diğer ferileri olan 37.210 TL'lik ücretin davacı ... Akaryakıt Şirketi tarafından 14/11/2018 tarihinde ödendiği, davacı tarafından kaza tarihinden hemen sonra Adana ... Noterliğinin 26/08/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderilerek davalı ... şirketinin kazadan haberdar edilmiştir. Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/303 Esas-2017/151 Karar sayılı dosyasının davalı ... Şirketine ihbar edilmediği, zarar görenler tarafından KTK 97. Madde kapsamında bir başvuru yapılmamıştır. ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre ve 2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Davacı işleten, dava dışı davacılar için Niğde ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 14/11/2018 tarihinde ödeme yapmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacının yaptığı ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar KTK'nın 109/4. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi bulunması halinde ödeme yapan müteselsil sorumlu diğer müteselsil sorumluya rücu ettiğinde rücuya dayanak mahkeme ilamındaki yargılama gideri, vekalet ücreti ve işlemiş faizi de talep edebilecektir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Limit belirlenirken sadece tazminat miktarı esas alınacak işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti limit dahilinde hesaplanmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta davalı ... şirketine Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/303 Esas-2017/151 Karar sayılı dosyasının ihbar edilmediği, KTK 97 madde kapsamında başvuru yapılmadığı nedenle davalı ... Şirketinin Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/303 Esas-2017/151 Karar sayılı dosyasında hükmedilen faizden sorumlu olmayacaktır. Ancak davacı işleten tarafından kaza tarihinden sonra 26/08/2015 tarihinde davalı ... Şirketine ihbarda bulunulmuş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminatı ödediği 14/11/2018 arasındaki işlemiş faiz tutarından davalı ... şirketi sorumlu olacaktır. Bununla birlikte davalı ... şirketi müteselsil sorumluluk gereğince Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/303 Esas-2017/151 Karar sayılı dosyasında hükmedilen ilam harç ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme yapılmamış olması ve kesinleşen mahkeme kararındaki harç vekalet ücreti, yargılama giderleri davalının teminat limiti ile oranlama yapılmak suretiyle, alacak kalemlerinin işlemiş faizleri de hesaplanmamış olması doğru olmamıştır. Mahkemece bu yönden bilirkişiden ek rapor alınarak tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025