T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1865
KARAR NO:2025/862
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:12/10/2021
NUMARASI:2019/595 Esas - 2021/738 Karar
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 29/02/2016 tarihinde ... mevkinde meydana gelen trafik kazasında, ...yönetimindeki ... a ait yük taşıma işinde kullanılan ... plakalı tırın, müvekkilinin eş ve babası olan ...'ün yönetimindeki ... plakalı kamyonete çarpması sonucu ...'ün hayatını kaybettiğini, tır şoförünün hatalı olduğunu, kaza sonucu soruşturma açıldığını, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/486 esas sayılı dosyası dosyası üzerinden bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan, Aydın 3. ACM 2016/680 sayılı dosyasından özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını, yargılama sürecinin devam ettiğini, müteveffa ... emekli bir fizik öğretmeni olup bununla birlikte, mesleki bilgi birikimi ve çevresi sayesinde palet üretimi alanında faaliyet gösteren oğlu ...'ün şirketinde oğluna yardımcı ve destek olduğunu, trafik kazasında ölmesiyle 14/09/1961 doğum tarihli eşi ... ve 05/07/1987 doğum tarihli oğlu ..., eş ve babalarının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketine başvuru üzerine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat bedelinin 22.136,00- TL olduğu bildirilmiş olup bu tutarın kabul edilmediğini belirterek şimdilik 30.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsiline, her bir müvekkili için 500.000,00 TL olmak üzere 1.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...' dan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç ile müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS Sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur durumunun ATK tarafından tespitinin gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, müteveffanın gelirini ispatlanmaması halinde asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü gerektiğini, hesaplamanın 01.06.2015 tarihinden itibaren geçerli olan genel şartlar dahilinde yapılmasını, davacıların kaza nedeni ile rücuya tabi elde etmiş olduğu gelirlerin hesaplanacak tazminattan tenzili gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın davacıların murisinin kusuru nedeni ile meydana geldiğini, yapılacak keşif sonucu müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, ayrıca müteveffanın kaza tarihinde 64 yaşında ve emekli sandığı emeklisi olduğunu, vefatı nedeni ile davacılara ölüm aylığı bağlandığını, dolayısı ile destekten yoksun kalmanın söz konusu olmadığını, ayrıca istenilen maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu, kaza nedeni ile sigorta şirketinden tazminat alındığının da dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat talebi bakımından;Davanın davacı ... bakımından kabulü ile 76.647,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ...ve ... bakımından kaza tarihi olan 29.02.2016 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi bakımından 19.04.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davanın davacı ... bakımından reddine,Manevi tazminat talebi bakımından; davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 22.000 TL, davacı ... için 18.000 TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ...ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatlarında da yer verildiği üzere hiçbir koşulda müteveffanın kusuru bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu husus bir an için kabul edilse dahi somut olayda müvekkillerin zarara gören 3.kişi konumunda olduğunu ve bu kusur kendilerine yansıtılamayacağını, hal böyleyken; yapılan hesaplamada %50 kusur oranının müvekkillere yansıtılması kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ... bakımından da destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, 22.000,00 TL ve 18.000,00 TL gibi manevi tazminat bedellerinin somut olay dahilinde kabulü mümkün olmadığını, mahkemece takdir edilen toplamda 40.000 TL'lik bir manevi tazminat bedelinin ise oldukça düşük olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.Mahkemece 31/05/2022 tarihli ek kararı ile davalılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ancak ek karara karşı istinaf başvurusu bulunmadığından davalılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusu incelenmemiştir.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 29/02/2016 günü saat 18.40 sıralarında müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonete davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı yarı römorka bağlı olan ... plaka sayılı çekicinin ön kısmıyla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği olan sürücü ...'ün vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Davacılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ile müteveffanın ise %50 oranında eşdeğer kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı ve davalı sürücünün mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/486 Esas sayılı dosyasında da aynı oranda eşit kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kaza çift taraflı olup, müteveffa ve davalı sürücü %50 oranında eşit kusurlu olduğundan kaza tarihi dikkate alındığında davacıların 3.kişi sıfatıyla kusurun kendilerine yansıtılamayacağına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun 21/04/1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır.Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülmektedir.Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta davacı ..., kaza tarihinde 29 yaşında olup kaza tarihi itibariyle destek yaş sınırını aşmış olduğundan ölenin desteğine muhtaç olduğunu ispatla mükelleftirler. Dosya kapsamından ölenin fiili desteğine (engelli olması nedeniyle çalışamamak gibi) ihtiyacı bulunduğunu ispat edememiş olması nedeniyle davacı ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı ... lehine 60.000,00 TL, davacı ... lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle; davacılar vekili ile davalılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davacılar vekili ile davalılar ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Maddi tazminat talebi bakımından;-Davanın davacı ... bakımından KABULÜ ile 76.647,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ...ve ... bakımından kaza tarihi olan 29.02.2016 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi bakımından 19.04.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davanın davacı ... bakımından REDDİNE,2-Manevi tazminat talebi bakımından;-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacılardan ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 12.066,78 TL ilam harcından, 4.312,07 TL peşin harç ile 1.846,00 tamamlama harcının düşümü ile geri kalan 5.908,71 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatılan 35,90 TL başvurma harcı, 4312,07 TL peşin harç, 1846,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.013,97 TL'nin (davalı sigorta şirketi bakımından 5.235,77 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.910,75 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 477,57 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Maddi tazminat talepleri bakımından;5-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 10.764,15 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davalılar ..., ... ve sigorta şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 4080,00'er TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,Manevi tazminat talepleri bakımından;7-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca manevi tazminat talebi yönünden 30,000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar ...ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara verilmesine, 9-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalılar ...ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca manevi tazminat talebi yönünden30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara verilmesine,11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Davacılar vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 136,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025