T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1820
KARAR NO: 2025/872
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 26/05/2022
NUMARASI: 2021/345 Esas - 2022/419 Karar
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalı şirket ile ... plaka nolu dorse yük aracını tüm rizikoları karşılayacak şekilde geniş kasko sigortası yaptırdığını, 30/05/2020 tarihinde ... plaka nolu aracın seyir halinde iken Şırnak ili Cizre ilçesinde tek taraflı kazaya karıştığını, aracın pert olduğunu ve sürücüsünün ağır yaralandığını, müvekkili şirketin zararın tazmini için davalı şirkete başvurduğunu ve davalı şirketin hasar dosyası açtığını, eksper raporunun tamamladığını ve aracın pert olduğuna kanaat getirildiğini, müvekkilinin pert olduğu tespit edilen aracın rayiç bedelini talep ettiğini, ancak sigorta şirketi tarafından aylarca oyalandığını, rayiç bedelin çok çok altında tekliflerde bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla pert olan aracın şimdilik 1.000,00 TL bedelin kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 44.500,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesini kabul etmediklerini davanın reddini talep ettiklerini, davacının delillerini taraflarına sunması gerektiğini, ... plaka nolu aracın pert olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığını, ihtilafın aracın pert- total değeri ile rayiç bedeli noktasında toplandığını, kaza ihbarı üzerine müvekkili şirkette hasar dosyası açıldığını, toplam hasar bedelinin KDV dahil 100.946,43 TL olarak tespit edidiğini, aracın 2.el rayiç değerinin 115.000,00 TL ila 120.000,00 TL arasında olduğunun tespit edildiğini ancak davacının çekme belgesini temin etmediği için tespit edilen tutarın ödenemediğini, alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın ıslah edilen haliyle kabulüne, 44.500,00 TL hasar bedelinin 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından cevap dilekçesinde ve deliller kısmında açıkça dile getirdikleri beyanlar göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini, taraflar arasında uyuşmazlığın alacağın muaccel olup olmadığı, aracın ... değeri ile kaza tarihindeki rayiç değeri noktasında toplandığını, davacı tarafla rayiç bedel konusunda herhangi bir bir mutabakat sağlanamadığını, davacı tarafın aracın çekme belgesini ve IBAN bilgilerini müvekkili şirkete iletmediğinden, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiş olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, somut uyuşmazlığa bu çerçevede bakıldığında sigorta alacağının muaccel olmadığını ve TTK'nın 1427/4.maddesi çerçevesinde sigortacının temerrüdünün gerçekleşmediğinin anlaşıldığını, muacceliyet oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde İlk derece Mahkemesi tarafından işbu durumun hiç değerlendirilmediğini, belirtilen hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını, hasar hesabının tespitinde poliçe özel şartı dikkate alınması ve kloz çerçevesinde hasar hesabının yapılması gerektiğini, hasar tespitinde KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, bir fatura sunulması durumunda KDV konu edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 30.05.2020 tarihinde Şırnak ili Cizre ilçesinde, saat 06:00 sıralarında sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine kasko sigortalı ... plakalı aracı ile seyir halinde iken aracının kontrolünü kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak tarlalık alana düşmesi sonucu tek taraflı, yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacıya ait aracın davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği, aracın ... uygulamasına tabi tutulduğu ve hasar bedelinin davacı sigortalıya ödenmesi gerektiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık pert bedeli konusundadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, "... Davacı tarafa ait kasko sigortalı ... plakalı, 2012 model, ... marka Römork hasarı, 11.05.2021 tarihli eksper raporu İle tespit edilmiş ve KDV hariç 100.946,43-TL olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca hasarın durumunu gösteren fotoğraflar mevcuttur. Yapılan incelemeye göre gerçek zarar aşağıya çıkarılmıştır. İnternette ve diğer yayınlarda yapılan araştırmada aynı marka ve model römork ilanı görülmediği ancak çok aza muadil römork ilanı ve piyasa sorgulamasında, römorkun olay tarihinde 115.000,00 TL - 125.000,00 TL arasında olabileceği, piyasa durumu, döviz durumu ve pazarlık payı dikkate alındığında ... plaka nolu, 2012 model römorkun olay tarihindeki değerinin 120.000,00-TL olduğu sonucuna varılmıştır. Sovtaj bedelinin ortalama 75.500,00 TL olabileceği sonucuna varılmıştır Malzeme ve işçilik: Eksper tespiti, tutanaklar ve fotoğraflar ile incelendiğinde, römorkun kaza neticesinde ağır bir şekilde hasarlandığı, römorkun bu durumu ile tamir edilmesinin ekonomik olmayacağı, tamir edilse dahi randıman vermeyeceği, bu nedenle römorkun ... edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu duruma göre toplam tazminat miktarı: Römorkun olay tarihindeki hasarsız durumdaki piyasa rayiç bedeli: 120.000,00-TL Römorkun olay tarihindeki hasarlı durumdaki piyasa rayiç bedeli: 75.500,00-TL toplam 44.500,00-TL olduğu" belirlemesi yapılmıştır. Hasar hesaplaması yapılırken dosyada mevcut araç fotoğrafları, ekspertiz raporu, aracın yaşı, aracın darbe aldığı yerler gibi unsurlar gözetilerek aracın onarımının ekonomik olmayacağının tespiti ile gerçek hasar bedelinin tespit edilmiş olup bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlemiş olduğu anlaşıldığından rapordaki hesaplamanın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili 26/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde açıkça sovtajın davacıda kalması ve sovtaj bedeli düşülmesi ile kalan bakiye 44.500,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Bu halde çekme belgesi sunulması gerekmediğinden İlk Derece Mahkemesince de taleple bağlı kalınarak sovtaj davacıda bırakılacak şekilde karar verilmiş olması nedeniyle çekme belgesi sunulması gerektiğine; Sigortacı, sözleşmeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğundan, KDV dahil hesaplama yapılamayacağına ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Kasko Genel Şartları B.3.3.4.1 maddesine göre tazminat ödeme borcu hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olacaktır. Davacının hasar ihbar evrakı dosya kapsamında görülememiştir. Ancak ekspertiz raporu içeriğinden davalının 02/07/2020 tarihinde ekspertiz görevlendirmesi ile ekspertiz raporu düzenlediği anlaşıldığından bu tarihten itibaren 45. gün olan 16/08/2020 tarihi olarak belirlenmesi ile faiz işletilmesi gerekirken ZMMS poliçeleri için uygulanması gereken KTK'nın 99.maddesine göre temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın ıslah edilen haliyle KABULÜNE,1-44.500,00 TL hasar bedelinin 16/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Karar harcı 3.039,80 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL peşin, 743,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 802,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.237,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 59,30 TL peşin harç, 743,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 861,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 96,40 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.096,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 6.585,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 40,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025