T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1839
KARAR NO: 2025/822
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 11/04/2022
NUMARASI: 2021/310 Esas - 2022/270 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/12/2019 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın, seyir halinde giderken arka yandan müvekkil ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı ...'un kural ihlali yaparak bu kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin alacaklının kaza sonucu uğramış olduğu araç değer kaybı ve aracın serviste bulunduğu süreç boyunca yokluğundan kaynaklanan zararlarını karşılama yükümlülüğü olduğunu, bu sebeple davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında araçta oluşan değer kaybı ile aracın serviste bulunduğu süre boyunca yokluğundan kaynaklanan zararın bedelinin tazmini talebi ile 50.000,00 TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından icra takibine yapılan itiraz sonucunda takip durdurulduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın şirket nezdinde ... numaralı Karayolları ZMSS Poliçesi ile 25.12.2018 - 2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin trafik poliçesi gereği ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının talepleri likit olmayıp alacağın varlığı, miktarı ve poliçe kapsamında olup olmadığı gibi hususlar tartışmalı olduğundan icra inkar tazminatı talep edilmesi mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan araçlar ticari olmadıkça avans faizi talep edilemeyeceğini, davacı şirket tarafından yapılan başvuruya istinaden alınan ekspertiz raporu doğrultusunda 24.03.2020 tarihinde 2,009.46-TL değer kaybı bedeli davacıya ödendiğini, aksi kabul anlamına gelmemek üzere, değer kaybı bedeli poliçe limitinden düşüldüğünden bakiye 36.990,54 TL olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 5.490,54-TL değer kaybı, 2.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli üzerinden devamına, (davalı ... Sigorta'nın sorumluğunun 5.490,54-TL ile sınırlı olmasına) asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 09/12/2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, değer kaybını 7.500,00 TL olarak belirlediğini, bu değerin kabul edilemeyeceğini, bilirkişinin, emsal araçları incelemeyip, emsal araçlara raporunda değinmemesinin raporun eksikliğini göz önüne serdiğini, günümüz şartlarında belirlenen değer kaybı miktarının oldukça düşük olduğunu, şirkete ait aracın davaya konu kazadan önce herhangi bir hasar almadığını, dava konusu kazada hasar alan bölgelerden ilk defa hasar aldığını, bu hususun yargılama ile de sabit olduğunu, şirkete ait aracın değer kaybının yapılan yargılamada tespit edilen değerden daha fazla olduğunu, eksiliğin giderilmesi için yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, değer kaybı hesabı Yargıtay içtihatları çerçevesinde kaza tarihindeki kasko ve ZMMS ekpertiz raporundaki rayiç değeri, aracın önceki hasarları dikkate alınarak tespit edilmiştir. Değer kaybının zararın oluştuğu kaza tarihindeki verilere belirlenmesi gerektiğinden güncel rayiç değer üzerinden hesaplama yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın onarılmasından sonraki değerinin tespitine ilişkin değerlendirilme gerekçelerinin yetersiz olduğu, onarım yada değişen parçaların tek tek değerlendirme yapılmadığı, değer kaybı tespitine esas verilere nasıl ulaşıldığının belirtilmediği nedenle denetlenememiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacıya ait aracın markası, modeli, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının denetime elverişli şekilde emsal araçlarıda gösterecek şekilde hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025