T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1961
KARAR NO: 2025/494
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/04/2023
NUMARASI: 2021/480 Esas - 2023/459 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/07/2015 tarihinde davalıların işleteni, maliki ve sigortacısı oldukları yolcu otobüsünün kaza yapması sonucu müvekkilinin kardeşi ...'ın vefat ettiğini, kendisinin de ağır olarak yaralandığını, müvekkilinin malul kalıp, işgücü kaybı yaşadığını belirterek müvekkilinin çektiği maddi ve manevi zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile kalıcı işgöremezlik tazminatını 113.890,21 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun incelenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının ödeme alıp almadığının ilgili yerlerden sorulması, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının uğradığı zarar ile müvekkiline isnat edilen haksız fiil arasında illiyet bağı olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının tanzim edilmiş bir yolcu bileti sunmadığını, SGK tarafından yapılmış bir ödeme varsa mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 1.500,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 113.890,21 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 115.390,39 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 15/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara ve ek karara karşı davalılar...Sigorta Şirketi vekili ile ...Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçenin 11/06/2015 tarihinde başladığını, davacı yanın taleplerinin yeni genel şartlar dönemi kriterleri esas alınarak değerlendirilmesi, usuli kazanılmış haklar korunarak hesaplama yapılması gerektiğini, güncel asgari ücret dikkate alınmayarak ilk hüküm tarihindeki verilerle hesaplama yapılması gerektiğini, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin mevzuat hükümlerine göre düzenlenmiş bir maluliyet raporunun esas alınması gerektiğini, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlarda açıkça sağlık gideri teminatı kapsamındaki zararların SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sona erdiğini, bilirkişi tarafından TRH 2010 %1,8 hesap tablosuyla hesaplamanın yapılması gerekirken PMF 1931 Yaşam hesap tablosu kullanılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin sigorta ettiren ile akdettiği sözleşme çerçevesinde ödenen prim karşılığında %1,8 teknik faiz ile hesaplanacak zarar tutarı üzerinden sorumluluğunu üstlenmeyi taahhüt ettiğini, bilirkişinin sözleşmeye aykırı olarak davalının sözleşmesel sorumluluğunu genişletmesinin hatalı olduğunu, yapılan hesaplama sonucu bulunan başlangıçtaki gelirin olması gerektiğini, defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesinin ise zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye, davalı bakımından fakirleşmeye neden olacağını, davacının müterafik kusuru dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınmasını gerektiğini, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığını ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflarınca süresinde istinaf yoluna başvurulduğunu, harç ve masrafların tamamlanmasına dair muhtıranın ise usulünce tebliğ edilmediğini, 22/06/2023 tarihinde yalnızca gerekçeli kararın tebliğ edildiğini, tebliğ zarfında da "Bu zarfta gerekçeli karar evrakı - 29/05/2023 vardır" yazdığından mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Gerekçeli karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde ise; meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusuru dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu aracın işleteni olmadığından TBK ve KTK uyarınca kusur ve sorumluluğu doğmadığını, bu halde davalı yönünden pasif husumet yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, tanzim edilen kusur raporlarında müterafik kusurun incelenmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik halinin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, ölümlü - yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/04/2021 tarih, 2019/1122 Esas ve 2021/821 Karar sayılı kararı ile maluliyet raporuna, kusura, davacı emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığına, bilirkişinin sıfatına, faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiş; davacının çalıştığı işyerinden kaza tarihi ve öncesi itibarıyla aldığı maaşın ne olduğu araştırılarak TRH yaşam tablosu esas alınarak tazminat hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı... A.Ş. vekili istinaf dilekçesi verirken gider avansı, istinaf başvuru harcı ile istinaf karar harcını yatırmadığından 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için HMK'nın 344.maddesi uyarınca düzenlenen muhtıra davalı vekiline 27/06/2023 tarihinde e-tebligat ile usulüne uygun tebliğ edildiği halde 1 haftalık kesin süre içerisinde eksik gider avansı ile harçlar yatırılmadığından (kesin süre geçtikten sonra 25/07/2023 tarihinde yatırılmıştır) HMK'nun 344.maddesi gereğince davalı ... Ticaret A.Ş. istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Maluliyet raporuna, kusura, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığına, bilirkişinin sıfatına, faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusu ilk kararda değerlendirilerek karar verildiğinden aynı hususlara değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre davacının yolcu olduğu araç bakımından emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı (Benzer yönde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3759 Esas, 2021/4961 Karar), kazanın meydana gelme şekli itibarıyla müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşıldığından, müterafik kusur yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Dairemiz karar ilamından sonra, davacının gelirinin araştırılması için kaza tarihinde çalıştığı iş yerine müzekkereler yazılmış, müzekkerelerin bila ikmal iade edildiği, davacının çalıştığı şirketin faal olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 23/03/2022 tarihli duruşmada asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Buna göre, aktüer bilirkişi 01/02/2023 tarihli ek raporunda; 15/07/2015 tarihinde meydana gelen kazada yararlanarak %16 oranında beden gücü kaybına uğrayan davacının tazminatlarının asgari ücret üzerinden geçici iş göremezlik için 1.500,81 TL, kalıcı iş göremezlik için 341.716,34 TL olduğunu bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince "...mahkemenin 26/12/2018 tarih, 2016/710 Esas - 2018/1222 Karar sayılı ilamı davalılar tarafından istinaf edildiğinden, davacı tarafın istinaf talebi olmadığından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak durumu oluşmuştur. HMK 176/2 maddesi uyarınca ıslah hakkına bir kez başvurulabileceğinden ve bu hak 30/11/2018 tarihinde kullanıldığından, kısmi dava olarak açılan davaya ilişkin 22/04/2022 tarihli değer artırım dilekçesi ile 03/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmamıştır" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince, Daire kararımız sonrasında ücret araştırması da yapılmış ve aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Ancak davacı İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediğinden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 06/11/2018 tarihli bilirkişi ek raporundaki veriler dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, rapor tarihindeki verileri üzerinden hesaplama yapılması ve İlk Derece Mahkemesince bu rapor esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu doğrultuda Dairemizce "06/11/2018 tarihli ek rapor tarihi itibariyle 01/01/2019 tarihine kadar TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak davacının %4 maluliyet oranına göre geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması için bilirkişiden alınan ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Dairemize sunulan 2. bilirkişi ek raporunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı 4.044,03 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı 28.472,55 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesince ATK'dan alınan 03/01/2018 tarihli maluliyet raporunda davacı ...’ın 15.07.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %16.0 iş gücü kaybı olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Bu nedenle Dairemizce maluliyet oranının sehven %4 olarak belirtilmesi nedeniyle resen davacının %16 maluliyet oranı üzerinden resen hesaplama yapılarak 118.690,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı vekilinin istinaf talebi bulunmaması nedeniyle tazminat miktarları bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan davacının çalıştığı işyeri kapatıldığından ücretin tespiti mümkün olmadığından emsal ücret esas alınarak ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklarda gözetilerek verilen karar verilmesi gerekecektir. Bu halde davanın "1.500,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 113.890,21 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 115.390,39 TL maddi tazminat" üzerinden kabulü gerekmekte olup İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin ıslah talebi de gözetilerek aynı miktar tazminata hükmedilmiş olmasına göre sonuç olarak verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalılar ... Sigorta Şirketi vekili ile ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına, davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin ise istinaf değerlendirme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine 2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.970,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.355,18 TL harcın davalı ... Tic. A.Ş.'ye iadesine, 3-Alınması gereken 7.882,32 TL harçtan peşin alınan 1.971,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.911,32 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/03/2025