T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1558
KARAR NO:2025/499
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:19/04/2022
NUMARASI:2017/239 Esas - 2022/400 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2015 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Caddesinden ... sokağa seyir halinde iken ... Caddesi ile ... sokak kavşağına geldiğinde, ... Petrol istikametinden ... Caddesinde seyretmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca kendi aracının sağ ön kısmı ile çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkil ...'in ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta olduğunu, bu sebeple kusura katılmasının söz konusu olmadığını, kazaya karışan... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının olmadığı, haklı davalarının kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 200,00 TL (sürekli / kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL, geçici iş göremezlik hale gelmesi ve gelir kaybına uğraması nedeniyle 100,00 TL ) maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 19/09/2015 tarihinde poliçesi bulunmayan aracın neden olduğu kazada davacının sakat kaldığının bildirildiği, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başına azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmeleri davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirket dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-)Davanın kısmen kabulü ile, a-) Davacının iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, b-)Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 195.488,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yapılacak olan tazminat hesaplamasında karar tarihine en yakın verilerin dikkate alınması gerektiğini, Mahkeme tarafından maluliyet rapor fatura ödemelerinin yargılama gideri sayılmayarak kendilerinin üzerinde tutulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ... A.Ş’den sigortalı olduğunun tespit edildiğini, şirketin kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yeni genel şartlardaki esaslara göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, hesaplamanın kaza tarihindeki asgari ücret kullanılarak yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından hükme esas alınan 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun istinaf talep eden davacı ve davalı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği halde davacı ve davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkişi raporunda ki hesaplama bakımından karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden davalı vekilinin bilirkişi raporunda ki hesaplamaya ilişkin, davacı vekilinin güncel asgari ücretin uygulanmasına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargılama sırasında dosya içerisine alınan kayıtlara göre ...plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin bulunmadığı, ... A.Ş. nezdindeki poliçenin başlangıç tarihinin 03/10/2015 olduğu ve kaza tarihini kapsamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aracın sigortası bulunmadığına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı Güvence Hesabı'na başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden başvuru yapılmadığına; başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı Güvence Hesabı temerrüde düşmüş olacağından faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece yasal faize hükmedilmiş olması nedeni ile bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Mahkemece davacı tarafından Selçuk Üniversitesinden alınan maluliyet raporuna ilişkin fatura bedelinin yargılama giderine dahil edilmemesi doğru olmamış, istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, a-) Davacının iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, b-)Sürekli iş göremezlik tazminatı TALEBİNİN KABULÜ İLE 195.488,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-)Alınması gerekli 13.353,79 -TL karar ve ilam harcından 31,40-TL peşin yatırılan harcın ve 669,00 TL Tamamlama Harcından mahsubu ile geriye kalan 12.653,39-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL peşin harç ile 669,00 TL Tamamlama Harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-)Davacı tarafça başlangıçta yapılan 36,00-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 1.558,10-TL ile 820,00 TL Selçuk Üniversitesi Adli Tıp rapor fatura bedeli olmak üzere toplam 2.414,10-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.412,87-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 22.134,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-)Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 100,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,7-)Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 13.353,79 TL harçtan peşin alınan 3.338,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.015,34 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-a-)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 63,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/03/2025