T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1220
KARAR NO: 2025/478
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/02/2022
NUMARASI: 2019/1214 Esas - 2022/54 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki aracın içinde yolcu olarak bulunduğu sırada 28/10/2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığını, kaza nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında bulunan bilirkişi raporunda kazaya sebebiyet veren davalı ...'ün alkollü olarak araç kullandığını, kusurlu olduğunu, müvekkilinin yolcu olduğunu ve kusursuz olduğunu, davalının ehliyetinin 3. kez alkollü araç kullanmaktan iptal edildiğini, davalının sevk ve idaresindeki aracın ... adına kayıtlı olduğunu, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, müvekkilinin yaralanmasından kaynaklanan zararının karışılanması için Güvence Hesabına müracaat edildiğini, olumsuz dönüş yaptığını, davacının yolcu olarak bulunduğu ... aracın sigortacısı davalı ... A.Ş.' ye müracaat ettiklerini, müracaata olumsuz dönüş yapıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107, maddesi uyarınca ilerde artırılmak üzere, trafik kazası sonucu yaralanan müvekkillinin tedavi giderleri ve olası estetik ameliyat giderleri için şimdilik 100,00 TL, (SGK ödemeleri dışında kalan, fizik tedavi giderleri ile ilerde yapılması olası estetik ameliyat ve diğer tedavi giderleri), Geçici iş göremezlik nedeniyle şimdilik 100,00-TL. İş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 100,00-TL. Maddi tazminatın ve 30. 000,00-TL. manevi tazminatın (manevi tazminat yönünden manevi tazminat klozu yoksa davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. hariç olmak üzere) toplam olarak 30.300,00-TL. Maddi ve manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 7.521,51 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kazaya karıştığı belirtilen diğer araç sürücüsünün sigorta şirketi ile kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın sürücüsü ... ile aracın sigortacısı ... Sigorta A.Ş.' ye davanın ihbarını talep ettiklerini, tramer merkezinden geçerli trafik poliçesinin olup olmadığının sorulması gerektiğini, kazanç kaybına ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur ve maluliyet oranı gözetilerek aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, faize ilişkin taleplerinin reddini, davacıya manevi tazminat konusunda açıklama yapması için süre verilmesini, esas bakımından da davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin zincirleme trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin aracıyla kırmızı ışıklarda duran ... plakalı araca arkadan çarptığını, müvekkilinin arkasından gelen ve takip mesafesini korumayan ...'nun yönetimindeki aracın müvekkili aracına arkadan çarpması sonucunda kaza tespit tutanağıda sabit olduğunu, müvekkilinin aracına arkadan çarpan ...'nun asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eksik evraklarının istendiğini ancak eksik evrakları tamamlamadan bu davayı açtığını, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iş görmezlik tazminatı ile tedavi giderleri trafik poliçesi teminatının dışında olduğunu, sigortalı aracın asli kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu kazayı yaşayanların arasında müvekkilinin bulunmadığını, müvekkilinin neden dahil edildiğini anlayamadıklarını bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 4.565,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 700,00 TL tedavi gideri niteliğindeki tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 28/10/2018 tarihinden davalı ... yönünden 05/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.956,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 300,00 TL tedavi gideri niteliğindeki tazminatın 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 100,00-TL sürekli iş göremezlik gideri yönünden açılan davanın reddine, Manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.Mahkemece 08/03/2022 tarihli ek kararı ile de; "Mahkememizin 01/02/2022 tarih ve 2019/1214 Esas, 2022/54 Karar sayılı gerekçeli kararının, "Davacı tarafından yatırılan Adli Tıp Kurumu 812 TL lik faturasının kabul red oranına göre hesaplanan 406,00 TL sinin davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine," şeklinde hükmün tamamlanmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Karar celsesi, hava muhalefeti sebebiyle HSK'nın kararı doğrultusunda ertelenen 25/01/2022 tarihli duruşmanın ertelenmesiyle 01/02/2022 tarihinde yapıldığını, işbu erteleme kararı taraflara tebliğ edilmediğini, adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, gerekçeli kararda belirlenen tazminatların işlemeye başlayacağı faiz tarihleri de hatalı olduğunu, ıslah edilen tazminatlar için ıslahın yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyada kayıtlı olduğu üzere 03/03/2022 tarihinde 800,00 TL rapor ücreti yatırıldığını, Adli Tıp Kurumu rapor ücreti gerekçeli kararın yazım tarihinden sonra dosyaya yatırıldığını, Mahkemeye aynı konuya ilişkin süregelen ceza dosyasında Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/513 bir bilirkişi incelemesi yapıldığı söylenmesine rağmen mahkemece bu duruşma zaptı dahi ceza dosyasından istenilmediğini, yerel mahkeme müvekkile arkadan çarpan lehine tazminata hükmettiğini, davaya konu kaza, 3 araç arasında zincirleme olarak meydana geldiğini, müvekkilin aracı ortadaki araç olduğunu, davacı müvekkile arkadan çarpan araç olduğunu, keza kaza tespit tutanağında bu durum açıkça yazdığını, müvekkilin çarptığı öndeki araç davada taraf olmadığını, zincirleme kazalarda kusur ikili araçlar arasında değerlendirilebileceğini, davacı arkadan çarpan araç müvekkilin aracına karşı %100 kusurlu olduğunu, ilgili ceza dosyasında davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü 30/11/2020 tarihinde ifade verdiğini, müvekkilin kullandığı aracın dava dışı şahsa çarpması neticesinde durması dolayısıyla hemen akabinde arkadan çarpan araç sürücünün kendi kusuru ile müvekkilin aracına hızlı ve kontrolsüzce yaklaşarak çarptığını ve araç içerisindeki kendi yolcularını yaraladığını kabul ettiğini ve müvekkilin kusursuzluğu ispat olunduğunu, davacının içinde bulunduğu araç aşırı hızlı olduğunu, müvekkilin önündeki araca karşı kusurlu olmasının yine arkadan gelen aracın müvekkile karşı kusuruna yönelik azaltıcı bir etkisi olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş ve kabul edilemez olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 28.10.2018 günü saat 02:10 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Başakşehir, Eski Edirne asfaltını izleyerek Arnavutköy yönünden Habipler yönüne seyri sırasında olay yeri olan ... numaralı ışıklı kavşakta kırmızı ışıkta durduğu sırada, aracının arka kısmına sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ön kısmı ile çarpmış, yine aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç, ön kısımları ile ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmış, üç araçlı zincirleme kazada sürücü ... ile ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'nun yaralanmaları nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Maddi tazminata ilişkin istinaf talebi değerlendirildiğinde: HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: "HMK'nın 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nın 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.008,56 TL olacaktır. Dava, tazminat istemine ilişkin olup dava değeri 7.521,51 TL olup, istinaf talep eden davalılar için maddi tazminat kabul edilen toplam miktar 5.265,06 TL için Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu halde, dava değeri kararın verildiği tarihe göre uygulanması gereken 2022 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması olanaklı değildir. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Manevi tazminata ilişkin istinaf talebi değerlendirildiğinde: Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 30/10/2020 tarihli raporu ile; Davalı sürücü ...’ün %70 oranında, sürücü ...’nun %30 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nin kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın kusur raporuna itirazı üzerine mahkemece İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden alınan 08/02/2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda da; davalı sürücü ... %70 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ... %30 oranında tali kusurlu olduğu, sürücü ... kusursuz olduğu tespit etmiştir. Yine kaza nedeniyle yargılama yapılan ceza dosyasında alınan raporda da davalı ...'ün asli kusurlu olduğunun kabul edilmesi karşısında, birbirlerini doğrulayan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, sürücü ...'ün %70 oranında, sürücü ...'nun %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İstinaf talep eden davalılar vekilinin idari izin sayılan gün yapılan duruşmaya gelmediği ancak bir sonraki karar duruşmasında hazır bulunduğu görülmekle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargılama giderinden olan ATK ücretinin sonradan yatırılmış olsa da davanın kabul ve red oranına göre tahsiline karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 305/A maddesi kapsamında hükmün tamamlanması ile yargılama giderlerine eklenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca reddine, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca REDDİNE, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 470,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 895,95 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/03/2025