T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1019
KARAR NO:2025/457
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:03/02/2022
NUMARASI:2020/604 Esas - 2022/79 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:12/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, kaza neticesinde araç içinde bulunan annesi ...nin yaralandığını, trafik kazası tespit tutanağında araç sürücüsü ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün müştereken kusurlu bulunduğunu, yaralanan ...'nin kazadaki yaralanmalarına bağlı olarak tedavi ve ameliyatlar geçirdiğini, uzun süren tedaviye cevap vermeyerek 06/03/2020 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın tedavi ve sağlık hizmetine ilişkin 79.250,00 TL tutarın hastane tarafından faturalandırıldığını, bedelin müteveffa tarafından hastaneye ödendiğini, bunların dışında belgesiz tedavi masraflarının da bulunduğunu, bu masraflardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek; belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00TL'nin davalı ...'dan, 1.000,00 TL'nin davalı ... Sigorta'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesine göre müvekkilinin sorumluluğunun belirleneceğini, bunun dışında sorumluluğunun bulunmadığını, anılan yasa ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde müvekkilinin SUT hükümleri kapsamında sorumlu olduğunu, bu kapsamda 10/07/2020 tarihinde 17.891,00TL tutarlı ödemenin PTT'ye gönderildiğini, ancak iki aylık süre içinde ödeme alınmadığından bedelin iade edildiğini, müvekkil yönünden alacaklının temerrüdü oluştuğunu, faiz talep edilemeyeceği belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının tedavi gideri talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu taleplerin ... tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilince 15/05/2020 tarihinde yapılan 22.571,32TL tutarlı ödeme ile mütevaffanın maluliyetine ilişkin zararının tazmin edildiğini, kaza tarihi itibariyle faiz isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile, ...'dan talep ettiği tedavi giderini 17.891.00 TL'ye, sigorta şirketinden talep ettiği tazminat bedelini 73.259.00 TL'ye arttırmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 17.891,00TL tedavi giderinin dava tarihi olan 18/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, Davacılar tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 3.000,00TL tedavi giderinin temerrüt tarihi olan 20/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine, aşan istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece tanzim ettirilen 06/10/2021 ve 29/11/2021 tarihli bilirkişi raporlarında davalıların sorumluluğunun mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde net ve hukuka uygun olarak tespit edilmediğini, raporlarda davalı...'nın tedavi ve iyileşme giderleri bakımından sorumluluğunun SUT hükümlerine göre değerlendirildiğini, ancak Yargıtay uygulamasında istikrarla vurgulandığı üzere, davalı ...'nın trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğu yönünden SUT kapsamında değerlendirme yapılamayacağını, SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın, kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden ne kadarının davalı ...'nın sorumluluğunda, ne kadarının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunun, açık bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davalı ...'ya 26/11/2019 tarihinde başvurularak ve temerrüde düşürüldüğünü, davalının maddi tazminattan davaya konu fatura tarihi olan 03/09/2019 tarihinden itibaren sorumlu olup, en geç 26/11/2019 başvuru tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine ise 07/01/2020 tarihinde başvurulduğunu, 06/07/2020 tarihinde ise talebin poliçe teminatı dışında kaldığından bahisle talebin reddedildiğini, kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından davalının en geç 06/07/2020 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nin ... Üniversitesi ... Hastanesindeki tedavileriyle ilgili faturaların detayında yer alan tıbbi malzeme ve ilaç bedelinin ilgili şahsa ödenmesinin uygun görüldüğünü, 10/07/2020 tarihinde 17.891,00 TL' lik ödemenin PTT'ye gönderildiğini, iki aylık süre içerisinde alınmadığından emanet hesaplarına iade edildiğini, tıbbi malzeme ve ilaç bedelinin muhasebe servisine gönderildiği hususunun, 18/08/2020 tarihli yazı ile davacı vekiline bildirildiğini, dolayısıyla bilirkişi tarafından müvekkili kurumun sorumlu tutulduğu 17.891,00TL'nin 10/07/2020 tarihinde yani dava tarihinden önce gönderildiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davada İş Mahkemeleri görevli olup davanın görev yönünden reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde de "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de ... tarafından karşılanacağı..." hükmü getirilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.Dosyada mevcut dava dilekçesine ekli belgelerden davacıların davadan önce 27/11/2019 tarihinde ...'ya başvuruda bulunduğu anlaşılmasına göre başvuru yapılmadan dava açıldığına; Davaya konu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklanmayıp 2918 sayılı KTK hükümlerine göre trafik kazasından (haksız fiil) doğan zararın giderilmesine ilişkin olduğu ve dahili davalı ... Başkanlığı'nın sorumluluğunun da 6111 sayılı Kanun değişik 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesine dayandığı anlaşıldığından ihtilafın çözümünde İş Mahkemesinin görevli olmayacağından davalı ... vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2020 Esas-2021/8807 Karar sayılı kararı).Sosyal Güvenlik Kurumu' nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin hüküm, Danıştay 10. Dairesinin 05/10/2010 tarih, 2007/7391 Esas ve 2010/7354 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince SUT hükümlerine göre tedavi giderlerinin belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur.Davacı tarafça, davalı Sigorta Şirketine dava tarihinden önce 07/01/2020 başvurusu yaptıktan sonra 08/0/2020 tarihinde verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre 08/01/2020 tarihinin faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır.O halde Mahkemece yapılması gereken, SUT hükümleri uygulanmaksızın tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden ...'nın sorumlu olacağı, 98. madde kapsamına girmeyen belgesiz/paramedikal giderlerden ise kusurlu olmaları halinde davalıların sorumlu olacağı tutarın hesaplanması için yaralanma bölgesine göre uzmanlığı bulunan doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2025