T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/1312
KARAR NO:2025/303
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:29/12/2021
NUMARASI:2020/682 Esas - 2021/1040 Karar
DAVA :Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ... Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 02.01.2020 tarihinde İstanbul Üsküdar’da park halindeki ..., ..., ... plakalı araçlara çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün park halindeki araçlara çarpmasının ardından olay yerini terk etmiş olup bu hususun hazırlanan kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından, plakaları belirtilen araçların zararları için muhtelif tarihlerde ödenen toplam 35.513,98 TL sigorta tazminatının rücuen tazmini için sigortalıya başvuruda bulunulduğunu, sigortalı tarafından başvurularının reddedildiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ... Genel Şartları B.4.f gereği sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, arabuluculuk da uzlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 35.513,98 TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya yönelik talepler bakımından zamanaşımı definde bulunduklarını, huzurdaki davaya konu kazada olay yerinin terk edilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket çalışanının ifadesinde de beyan ettiği üzere sürücünün tedavi amaçlı olarak olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde rücu talebine dayanak olarak gösterdiği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesinde; tedavi ve yardım amaçlı olarak sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin rücu sebepleri dışında bırakıldığını, müvekkili şirketin araç sürücüsünün kaza nedeniyle yaralandığı, tedavi amacıyla sağlık kuruluşuna gittiği dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta rücu koşullarının mevcut olmadığını, davacı tarafça üçüncü kişilere yapıldığı iddia edilen hasar tazminatı ödemelerinin, meydana geldiği iddia edilen zarar miktarı ile uyumlu olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ile faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın kısmen kabulü ile, 35.053,00 TL'nin davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, tahsilatlar yapılırken 33.750,00 TL'lik kısmına 03.02.2020 tarihinden, sonra gelen 153,00 TL'ye 11.02.2020 tarihinden, geriye kalan 1.150,00 TL'ye de 09.04.2020 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından müvekkili şirket araç sürücüsünün tedavi olmaması sebebiyle olay yerini terk ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuş olup yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, şoför tarafından olay yerinin terk edilmesi tek başına rizikoyu teminat dışına çıkaran ya da sigortacının sigortalıya rücu hakkını doğuran hallerden olmadığını, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda belirtilen birinci kaza bakımından, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ...ve ... plakalı araçlara çarptığına ilişkin iddialar hiçbir dayanağı bulunmayan 02.01.2021 tarihli ve 24 kaza nolu trafik kaza tespit tutanağına ve tutanağa dayanılarak yapılmış olup, bu hususun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sürücünün kolluk ifadesinde polis ekiplerince çağrılan ambulansa bindiği iddiasının kabul edilmesi için 02.00'den önce hastaneye ulaşmış olması gerektiği belirtildiğini, Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi'nden gelen yazıda ...'nun saat 01:47'de hastaneye 112 ekiplerince getirildiğini ispat ettiğini, araç sürücüsünün veya müvekkili şirketin kazada kusurlu oldukları kabul edilse dahi sigortalının rücu hakkının doğması için ancak kasıt oranında bir kusurun söz konusu olması gerektiğini, bu nedenle sigortacının rücu talebinin dayanaktan yoksun olup açılan itirazın iptali davasının reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında 3. kişilere ödenen tazminatın sigortalısından rücu istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından ... plakalı aracın davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, 02/01/2020 tarihinde ... plakalı aracın sürücü ...'nun sevk ve idaresindeyken gece saat 01:00'de park halindeki ...ve ... plakalı otomobillere çarpması sonucu birinci kaza meydana gelmiş ve trafik polislerinin düzenlediği kaza tespit tutanağına göre sürücüsü ... plakalı minibüs ile kaza mahallinden firar ettiği için kimliği belirlenemediğinin yazılı olduğu; ... plakalı minibüsün gece saat 01:25'de park halindeki ... plakalı ticari taksiye çarpması sonucu ikinci kaza meydana geldiği ve trafik polislerinin düzenlediği kaza tespit tutanağına göre sürücüsü ... plakalı minibüsü kaza mahallinde bırakarak firar ettiği için kimliği belirlenemediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.Davalı sigortalı araç sürücüsü ... olayın ardından Ümraniye Devlet Hastanesi'ne gittiğini beyan etmiş mahkemece bu doğrultuda ilgili hastaneye yazılan müzekkere cevabında Acil Servis Epikriz raporunda Şikayeti /Geliş nedeni kısmında "...112 ekiplerinin iddiasına göre araç içi trafik kazası olmuş, hastanın kendi ifadesine göre trafik kazası yokmuş, darp edilmiş..." açıklaması, Sonuç -çıkıştaki muayene bulguları kısmında "...hasta tomografilerini çektirmeden, tedavi red formu imzalamadan hastaneden iznim dışında ayrılmıştır. Hasta tomografiden geri gelmedi ... adlisini almadan hastaneden ayrıldı ... Hastane polisi bilgilendirildi." açıklaması yazılmıştır. Hastane belgelerine göre sürücünün Hastane'ye 02/01/2020 saat 01.47 de giriş yaptığı, 02.41 itibari ile çıktığı görülmektedir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ve somut olayda uygulanması gereken ZMMS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendine göre "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir.Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; 02/01/2020 tarih saat 01.00 ve 01.25 saatleri gösterilerek iki ayrı kaza tespit tutanağı düzenlenmiş,her iki kaza tespit tutanağında da sürücünün firar ettiğinin belirtilmiştir.Sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye gittiğine dair kayıt bulunmakta ise de alkol raporu alınmadığı, sürücü tarafından olayın sağlık görevlilerine trafik kazası değil darp olarak ifade edildiği ve tedavi tamamlanmadan hastaneden ayrıldığı, epikriz raporundaki bulgular ile davacının yüzünün kanadığına ilişkin beyanları uyuşmadığı gözetildiğinde dava dışı sürücünün alkol tespitinden kaçındığı ancak olay akabinde hastaneye gitmek sureti ile ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" işlemini kanıtlama amacını taşıdığı bu nedenle kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin (alkol raporu) düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinin gerçekleştiği bu nedenle de Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.394,47 TL harçtan peşin alınan 600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.794,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.24/02/2025