T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1680
KARAR NO: 2024/1824
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/04/2023
NUMARASI: 2021/541 Esas - 2023/254 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/03/2021 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile şerit ihlali yaparak karşı istikamette seyir halinde olan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucunda çift taraflı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kazaya asli ve tam kusurla sebebiyet veren sürücünün aracının ZMMS kapsamında sigortası olmadığı için ...'na başvuru yapıldığı, tazminat talebine olumsuz yanıt verdiklerinden dolayı daimi, geçici maluliyet sakatlık tazminatının tahsili, bakım giderleri tazminatı ve tedavi giderleri talebiyle işbu başvurunun yapılması zarureti hasıl olduğu, davacı müvekkil ...’ın, 13/02/1985 doğumlu olup, kaza tarihi itibariyle 36 yaşında olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davacıya ödenmesi gereken 5.900,00-TL daimi maluliyet (sakatlık), 50,00-TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri, 50,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 6.100,00-TL maddi tazminatın davalı ...'na başvuru tarihi olan 27/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tarihinde sigortasız olduğu iddia edilen araç için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne ve ilgili trafik sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiği, Trafik sigortası var ise davanın pasif husumet yokluğundan reddini, sigortası yok ise, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç sürücüsüne ve işletenine davanın ihbarını talep ettikleri, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, Kaza tespit tutanağında, koruyucu ekipmanlarının tespit edilemediği, öncelikle başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 27.123,48 TL geçici iş göremezlik, 10.732,50 TL geçici bakıcı gideri ve 430.000,00 TL sürekli maluliyet zararı olmak üzere toplam 467.855,98 TL'nin 05/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafın kararı istinaf etmesi sebebiyle müvekkil yönünden aleyhe müktesep hak oluşmaması adına karşı istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkeme kararına karşı öncelikle belirsiz alacak talepli davada olası kaldırma kararına karşı aleyhe hak oluşmaması adına maluliyet raporu ve aktüer hesap raporundaki aleyhe tespitlere, olası kaldırma kararı sonrası alınacak güncel hesap raporu yönünden hak kaybı oluşmaması adına eksik güncel ve gerçek kazanç verileri nazara alınarak yaptıkları itirazları gözetilerek kararın hükme ilişkin hatalı hususların kaldırılarak ve yeniden hüküm verilerek (maluliyet raporu yönetmenliği, gerçek ve emsal kazanç geliri, yasal faiz yerine enflasyon durumuna ilişkin bu faizin yetersizliği hususunda karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davadan önce yapılan başvuruda, müvekkili kurumun eksik evrak taleplerinin karşılanmaması nedeniyle zorunu özel dava şartı sağlanmadığını, davadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılmış olmasının zorunlu olduğunu, davadan önceki başvurunun da usulune uygun bir başvuru olmadığını, tüm tedavi bulguları incelenerek, %8,3 maluliyet tespitinden bu yana davacının dava konusu kaza nedeniyle engel oranında bir artış meydana gelip gelmediği, illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle artan bir maluliyeti var ise bu hususta denetime elverişli bir heyet raporu alınması gerektiğini ve illiyetin ispat edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile yargılama sırasında alınan kusur bilirkişi raporunun çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, teknik faiz işletilmeden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararı teminat dışı olup ayrıca SGK tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, limit aşımı yapıldığını, müterafik kusurun değerlendirilmediğini, limit üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, temerrüt gerçekleşmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümleri, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinde alınan maluliyet raporunun Adli tıp uzmanlarından oluşan heyet tarafından düzenlendiği, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, davacının yeni tarihli tıbbı muayene evrakları istenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak, davacının %25 maluliyeti olduğu da belirtilerek ve bu durumu da gözetilerek kaza tarihi itibari ile yürürlükte buluna Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dava dilekçesi kapsamında davacı tarafından yeniden maluliyet raporu alınarak maluliyetin belirlenmesi talep edildiğinden bu yöne ilişkin davalı istinafı yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları). Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura; Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı ...'na başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden başvuru yapılmadığına; Davacı tarafça, ...'na 27/05/2021 tarihli başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalı temerrüde düşmüş olacağından faiz başlargıç tarihine ve Mahkemece zaten hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiğinden faizin türüne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece davacıya SGK tarafından davaya konu trafik kazası nedeni ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmamış olması doğru olmamıştır. Uyap sisteminden yapılan sorgulamada tarihinde SGK kaydının bulunmadığı (15/07/2020 tarihinde işten çıkış kaydı bulunduğu) görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır. Kaza tarihi itibariye ölüm ve sakatlanma limiti 430.000,00 TL, tedavi gideri limitinin 430.000,00 TL 'dir. Mahkemece tazminatların hangi limit üzerinden verildiği belirtilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz, ... plakalı sigortasız araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında ise ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1a kuralını, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/1g kuralını ihlal ettikleri tespit edilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan raporda davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğinden raporlar arasında çelişki oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; ceza dosyası da getirtilerek kusur raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre kusur oranlarının değişmesi halinde hükme esas alınan aktüerya rapor tarihi itibariyle aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024