T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2022/864
KARAR NO:2024/1836
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:21/12/2021
NUMARASI:2019/985 Esas - 2021/1215 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:31/10/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı adına kayıtlı olan ... plakalı, 2016 model, ... marka, .... tipi aracın 06.09.2019 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza neticesinde aracın sol ön ve arka kapısının değiştirildiğini, onarımın kasko şirketi olan dava dışı ... A.Ş. tarafından yaptırıldığını, öncesinde herhangi bir kazası bulunmayan müvekkiline ait araçta oluşan 60.000 TL'lik değer kaybının davalı ... A.Ş.'den talep edildiğini, ZMSS poliçesi teminat üst limiti 39.000 TL olmasına rağmen kendilerine 21.433,32 TL ödeme yapıldığını, araçta oluşan değer kaybının çok daha fazla olduğunu, arabuluculuk başvurusunun sonuçsuz kaldığını belirterek, bakiye maddi zararın tespiti ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının kaza tarihinden (26.09.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müracaatı üzerine yaptırılan Değer Kaybı Ekspertiz Raporu ile 21.433,32 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini ve davacı vekiline 23.10.2019 tarihinde ödendiğini, sonrasında davacıya ait aracın kasko şirketinin oluşan hasar üzerine sigortalısına ödeme yapması ve sonrasında müvekkili şirkete rücu etmesi üzerine ... A.Ş.'ye 17.567,00 TL hasar rücu tazminat ödemesinin 28.11.2019 tarihinde yapıldığını belirterek, maddi zararlarda ZMSS poliçe teminatının 2019 yılı için 39.000,00 TL olduğunu ve poliçe teminatının tamamı hasar bedeli ve değer kaybı bedeli için ödendiğinden poliçe maddi zarar limitinin dolması nedeniyle huzurdaki davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın kabulü ile 18.566,68 TL'nin davalı ... yönünden 06/09/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketi ... A.Ş. yönünden ise 16/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı... istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı.... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunmakta olup değer kaybı hesaplanmasının ZMSS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarının kabul etmediklerini, davalı ...'e ait aracın hafif ticari araç olarak tescili yapılmışsa da aracın herhangi bir ticari faaliyette kullanılmadığı hususi ruhsata sahip olduğu göz ardı edilerek avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda esas alındığı üzere ZMSS kapsamında doğacak değer kaybından sorumlu ... A.Ş. olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; teminat limitinin tamamının hasar bedeli ve değer kaybı bedeli için kullanılmasından dolayı müvekkili sigorta şirketi nezdinde herhangi bir ödeme yapılamaz iken yerel mahkeme tarafından ZMMS Poliçesinin yanlış yorumlandığını, teminat limitinin 72.000,00 TL olduğu bahsi ile hatalı hüküm tesis edildiğini, teminat limitinin tamamının hasar bedeli ve değer kaybı bedeli için kullanılmasından dolayı müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir tazminat alacağından sorumlu tutulamayacağını, değer kaybı hesaplamasının ZMSS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, teminat limitinin tamamının dolmuş olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketi aleyhine tazminat alacağına hükmedilemeyecek olup davacının ıslah taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceklerini, teminat limitinin tamamının ödenmesi nedeniyle davanın reddini talep gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 06.09.2019 günü saat 09.30 sularında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile Amasya Suluova Yeni Doğan istikametine seyir halinde iken kavşaktan dönüşü sırasında sağ tarafından gelen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı aracın sol kısmına çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.Tarafların kendi aralarında düzenledikleri ve imzaladıkları kaza tespit tutanağında davalı sürücünün beyanı da dikkate alınarak hazırlanan her iki raporda da davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.Bilirkişi raporları tarafların düzenledikleri kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunduğundan kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Yine Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların "Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince değer kaybı hesabının fark yöntemine göre belirlenen 2.bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı). Davalı ..., .... plakalı minibüsün maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereğince sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri sınırları içinde maddi tazminattan sorumludur. Davalı Sigorta Şirketinin davacı aracının sigorta şirketi ... A.Ş.'ye 28.11.2019 tarihinde 17.567,00 TL hasar rücu tazminat ödemesi, davacı vekiline de 23.10.2019 tarihinde 21.433,32 TL değer kaybı ödemesi yaptığı ibraz edilen dekont örneklerinden anlaşılmıştır. Yapılan toplam ödemeler ile kaza tarihindeki araç başı teminat limiti olan 39.000,00 TL'nin tükendiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi bakından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. İstinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.Kabule göre davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın ruhsatında, hususi kullanımda olduğu belirtildiğinden mahkemece tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği halde avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı ... A.Ş. vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin ve davalı... istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜMGerekçesi yukarıda açıklandığı üzere A-Davalı ... A.Ş. vekilinin ve davalı ... istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın davalı ... bakımından KABULÜNE; 18.566,68 TL'nin davalı ...'den 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş. yönünden davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.268,29 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 357,40 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 910,89 TL eksik harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf olunan (1.500,00 TL bilirkişi ücreti + tebligat, müzekkereden ibaret 367,30 TL posta masrafı ) olmak üzere toplam 1.867,30 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine; 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ve 357,40 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ... A.Ş. ile davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a)İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 116,10 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 116,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024