T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1196
KARAR NO : 2026/1130
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 20/01/2023
NUMARASI : 2019/194 Esas - 2023/20 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.06.2016 tarihinde, müvekkilinin Sinanpaşa Mahallesi... Sokak üzerinde plakası bilinmeyen motosikletini çalıştıramayan kimliği meçhul bir şahıs gördüğünü, şahsın motosikletini çalıştırmasına yardım ettiğini, kimliği bilinmeyen şahsın sevk ve idaresindeki motoru çalıştırdıktan sonra motosiklet hareket etmeye başladığını ancak motosikletin kilitlendiğini, motosikletin kilitlenmesinin hakimiyeti kaybedip düşmelerine ve aracın müvekkilinin ayağının üstüne düşüp ezilmesine sebebiyet vermesi sonucu tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu araçta yolcu konumunda olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsünün kimliği meçhul olduğundan davalı ... Hesabı'na maddi zararın karşılanması amacıyla 31.07.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 4.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100,00-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 4.600,00 TL tazminatının davalı ... Hesabı'na başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, 6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, somut olayda davacı tarafından maluliyet tazminatına ilişkin olarak müvekkili ... Hesabına başvuruda bulunulduğu, hasar dosyası oluşturulduğunu, başvuruya cevap olarak ... Hesabı tarafından, talep edilen tazminatın hesaplanıp davacı tarafa ödenebilmesi adına mevzuata uygun olarak tanzim edilmiş maluliyet raporunun iletilmesi istendiğini, ancak davacı yan tarafından maluliyet oranına ilişkin mevzuata uygun rapor alınmaksızın ve müvekkili kuruma iletilmeksizin iş bu davayı ikame ettiğini haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin davacının davasını ispat edemediği kararı hakkaniyetli olmayıp kararın bozulması gerektiğini, müvekkili söz konusu kaza sebebiyle Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde sol krus distal tip 2 açık çift kırığı olduğu, tibia fubula distal fraktür mevcut olduğu belirlenmiş ve kırıklarından dolayı ameliyat olduğunu, mahkemeye sunulan hastane evraklarından görüleceği üzere ön tanı olarak trafik kazası sebebiyle hastaneye yatışının yapıldığını, yaya konumunda olan bir insanın araba çarpmadan bedeninin hasar almasının mümkün olmadığını, mahkemede herhangi bir kaza tespit tutanağının olmadığı belirtilse de hükme esas teşkil edilecek bir husus olmadığını, olay yerinde keşif yapılmayarak olayın aydınlanmasına sebebiyet verilmediğini, gerekli incelemeler yapılsaydı kazanın nasıl gerçekleştiği hususu netliğe kavuşturulacağını, dosya belirli bir aşamaya kadar getirilmiş olup yerel mahkemece alınan 14/03/2022 Tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda maruz kaldığı kaza yüzünden sürekli iş göremezlik oranı %10 olarak belirlendiğini, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğine kanaat getirildiğini, mahkemece alınan 27/11/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda trafik kazasının oluşumunda davalı plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü %100 kusurlu bulunmuş olup davacının kusursuz bulunduğunu, dosyada mevcut raporlar alınmış ve müvekkilinin kusursuz bulunmuş iken yerel mahkemenin verdiği karar hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamında bulunan, davacının 22/06/2016 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; "10.06.2016 Günü bant: 19:30 sıratatında Sinanpaşa Mahallesi... Sokak üzerinde motorunu çalıştıramayan| bir; adam vardı. Bende kendisine yardım etmek istedim.Motor o şahsın sevk ve idaresindeydi motoru çalıştırdık. Hareket Dabi - sonra - durmak istediğimizde duürümadık. Motorun gazı kilitlendi. Duramıdık. Daha sonra düştük. Motor ayağımın üzerinde kaldı. O sırada orada bulunan ambulans bana müdahale etti. Trafik ekibi veya polis çağırmadık. Hemen hastaneye gittik.Kaza yaptığımız şahsı tanımıyorum, Plakasını bilmiyorum. Kimseyle ilgili herhangi bir şikayetim yoktur." şeklinde olup soruşturma dosyasında ifade tutanağı ile şikayet yokluğundan Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan takipsizlik kararı verilmiştir.
Medeni Kanun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Bu durumda iddia olunan trafik kazasının varlığını ve varsa araç sürücüsünün kusurunu ispat yükü davacıya aittir.
Mahkemenin kusurun belirlenmesi için almış olduğu ATK raporunda; Plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden seyri sırasında sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek idaresindeki motosikletin yol içerisinde devrilmesi sonucu gerçekleşen kazada asli kusurludur. ...olay mahalli yol bölümünde gerçekleşen kaza üzerine etken kusurlu davranışı bulunmadığı tespit edilerek bildirilmiştir. Davacının maluliyet oranının belirlenmesi için alınan maluliyet raporunda; sürekli iş göremezlik oranı %10 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği" tespit edilmiştir.
Davacı, kaza sırasında orada bulunan ambulansın kendisine müdahale ettiğini beyan ettiğinden hastane ve ambulans kayıtları getirtilmeden Mahkemece "... iddiasını ispata yarayacak delil sunmadığı, olayda görgü tanığı, kaza tespit tutanağı, kamera kaydı gibi deliller de bulunmadığı gözetildiğinde davanın sübut yokluğundan reddine " karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; dosyada bulunmayan olay tarihinde davacının hastane ve ambulans kayıtları getirtildikten ATK'dan davacının yaralanması ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından, davacının iddia ettiği yaralanmasının, motosikletin ayağının üzerinden geçmesine meydana gelip gelmediğinin, davacının yaralanmasının olayın ileri sürülen oluş şekline uygun olup olmadığının tespiti ve illiyet bağı ve neticeten trafik kazasının varlığının ispatı konusunda rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerin