T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1214
KARAR NO : 2026/1174
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 23/02/2023
NUMARASI : 2019/253 Esas - 2023/162 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2019
KARAR TARİHİ: 13/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2017 tarihinde davalı ... ... sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'nın babası ve diğer müvekkili ... ...'nın dedesi olan ...'in ölümüne neden olduğunu, meydana gelen olay nedeni ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/191 Esas 2018/540 Karar Sayılı dosyası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, davalı ... ...'ın kusurlu olduğunu belirterek, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca davacılar için ayrı ayrı 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile tüm davalılardan alınarak davacılara ödetilmesine, müvekkili Kamuran için 40.000,00-TL, müvekkili ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sürücüden alınarak davacılara ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmayan davacıların talebinin reddine, aksi halde kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından talep edilen 70.000 TL manevi tazminat talebinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek oranda yüksek bir talep olduğunu, davacıların 10 yıldır çalışmadıkları ve aynı evi paylaştıklarını beyan etmeleri müvekkilince ödenmesi istenen fahiş manevi tazminat talebininin haklı olmadığını, müvekilinin en alt düzeyde tali kusurla kazaya sebebiyet verdiğini, bu hususun tüm resmi evraklarda sabit olduğunu, asli kusurlu müteveffanın kaza sonucu ölümüne bağlı olarak istenen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "1)Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden; A-... ... yönünden davanın kabulüyle, 4.046,59 TL destekten yolsun kalma tazminatının, davalı sürücü yönünden kaza tarihi olan 02.07.2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 28.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; B-... ... mirasçıları olan ... ve ... hakkında davanın reddine; 2)Manevi tazminat yönünden; A-... ... hakkında davanın kısmen kabulüyle, 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... ...'dan tahsiline; B-... ... mirasçıları olan ... ... ve ... hakkında davanın kısmen kabulüyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın (1 payın ... ve ... 'dan olma ... doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya, 3 payın ... ve ... 'dan olma 25/05/2010 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya ait olmak üzere) 02.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsiline" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmolunan manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, manevi tazminat taleplerinin alt sınırdan kısmen kabul edilmesi nedeniyle haksız olarak aleyhlerine karşı vekalet ücretine hükmolunduğunu, Tolgahan ... mirasçıları yönünden destektek yoksun kalma talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tanıklarının dinlenmediğini, müteveffanın araç yoluna tedbirsiz dikkatsiz ve ani şekilde çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini kazada müteveffanın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın ileri düzeyde kapl rahatsızlığı bulunduğunu, müvekkilinin çarpma sonrası aracından inerek müteveffanın yanına gittiğini ve yardım yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müteveffa hastaneye kaldırılana kadar kendisiyle ilgilendiğini, davacıların yaşları gereği destekten yoksun kalma zararı talep edemeyeceklerini, tazminattan öncelikle sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacıların uğradıkları manevi zararı ispat edemediğini, manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat ve maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından; 02/07/2017 tarihinde davalı ... ... sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, ... ...'nın babası, ... ... ...'nın dedesi olan yaya ...'e çarpması neticesinde, ...'in vefatı nedeniyle, davacıların destekten yoksun kalma zararı ile manevi zararlarının tahsili talebiyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Olay tarihinde polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan kaza tespit tutanağına göre; kazanın oluşumunda yaya müteveffa ...'in KTK'nın 68/1-a-2.maddesini ihlal ettiğinden kusurlu, sürücü ... ...'ın KTK'nın 52/1-b.maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiği; olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/191 Esas 2018/540 Karar sayılı dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanık ... ...'ın tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında bu rapora itibar edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği; ilk derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 29/05/2020 tarihli raporda da, davalı ... ...'ın %30 oranında tali kusurlu, müteveffanın %70 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve Mahkemece bu rapora itibar edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu ATK kusur raporuna itibar edilmesinde ve dosya kapsamına göre tanık dinlenmemesinde bir isabetsizlik olmadığından kusura yönelik davalı istinafı yerinde görülmemiştir.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir.
Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; kaza tarihinde müteveffanın kızı ... ... 55 yaşında, müteveffanın torunu ... ... ... 34 yaşında olup, destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerinden, ... ... ... yönünden davanın reddinde bir isabetsizlik olmayıp, ... ... yönünden davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre ise; Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı sürücü bakımından talebe uygun olarak kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 162/1.maddesine göre müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.
Davalı istinaf dilekçesinde aracın ... poliçesi bulunduğunu, bu nedenle zararın sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören ..., TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşı da tazminat davası açabilir. Davalılar zarara sebebiyet veren aracın sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olup, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına göre aleyhlerine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacıların manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilmiş olup, manevi tazminat davalarında aleyhe vekalet ücreti hükmedilmesine dair hükmün İlk Derece Mahkemesi'nin karar tarihinde henüz AYM tarafından iptal edilmediği gözetilerek, Mahkemece reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davalılar lehine vekalet ücreti belirlenmesinde AAÜT, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen davalı vekili istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.
Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden;
... ..., ... ... mirasçıları olan ... ve ... tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Manevi tazminat yönünden;
a-... ... hakkında davanın kısmen kabulüyle, 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan tahsiline,
b-... ... Mirasçıları Olan ... ve ... hakkında davanın kısmen kabulüyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın (1 payın ... ve ... 'dan olma ... doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya, 3 payın ... ve ... 'dan olma 25/05/2010 doğumlu ... T.C. nolu ... 'ya ait olmak üzere) 02.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... ...'dan tahsiline,
3-a-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından ıslah harcı olarak yatırılan 361,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 370,57 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
b-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 2.390,85 TL karar ve ilam harcının davalı ... ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-a-Davalılar maddi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.046,59 TL vekâlet ücretinin ... ...'dan alınarak davalılara verilmesine,
b-Davalılar maddi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.046,59 TL vekâlet ücretinin ... ... mirasçıları olan ... ve ...'dan miras payı oranlarına göre alınarak davalılara verilmesine,
5-... ... manevi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ...'dan tahsili ile ... ...'ya verilmesine,
6-... ... ... mirasçıları ... ve ... manevi tazminat davası yönünden kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ...'dan tahsili ile ... ... ... mirasçıları ... ve ...'ya miras payları oranında verilmesine,
7-Davalı ... ... manevi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekâlet ücretinin ... ... mirasçıları olan ... ve ...'dan miras payları oranında alınarak davalı ... ...'a verilmesine,
8-Davalı ... ... manevi tazminat davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekâlet ücretinin ... ...'dan alınarak davalı ... ...'a verilmesine,
9-Davacılar tarafından yatırılan 897,25 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 403,76 TL'sinin davalı ... ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 55,00 TL'sinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
12-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 594,00 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ... ...'dan tahsili, 726,00 TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-a-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 69,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının ... ...'dan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2026