T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2023/1359
KARAR NO : 2026/1136
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 09/12/2022
NUMARASI : 2019/1122 Esas - 2022/826 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.02.2018 tarihinde ... plakalı araçla davalı sigorta şirketine sigortalı davalı ...'a ait ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada, ... plakalı minibüs içerisinde yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, ... plakalı araç sigortacısı tarafından kendi kusurları oranında tazminatın müvekkile ödendiğini ancak ... plakalı araç sahibi/sürücüsü/sigortacısı tarafından eksik ödeme yapıldığını, davalı ... A.Ş. tarafından 12.03.2019 tarihinde davacıya 18.198,00 TL ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya yapılan başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, zorunlu evrakların ibraz edilmediğini, davacı tarafından gerekli evrakların tamamının sunulmamış olması nedeniyle dava tarihi öncesi faiz sorumluluğun bulunmadığını, kazanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, davalıya ait aracın sigortacısı olan diğer davalı ...A.Ş. yapmış olduğu hesaplama neticesinde davacıya 18.198,00 TL ödeme yaptığını, dava dışı ...davacıya yapmış olduğu ödeme ile de davacının da kendi beyan ve kabulüne göre zararı %100 oranında karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; pasif dönem maluliyet tazminatı hesaplanırken hüküm (rapor) tarihindeki net asgari ücret
dikkate alınması gerekirken eksik ve hatalı rapor düzenlendiğini, muhtemel hayat süresine göre bilinen dönem için net
asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacakken, bilinmeyen dönem (rapor tarihinden
önceki dönem) için ise bilinen dönemin en son esas alınan geliri (net asgari ücret) üzerinden
%10 artırma ve %10 eksiltme yapılarak bilinmeyen dönem tazminatı belirlenmesi gerektiğini bu sebeple ek rapor alınmadan davanın reddine
karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, S.B.Ü Şişli
Hamidiye Etfal Araştırma Hastanesi’nden 20.11.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu alınarak müvekkilin işbu kazadan ötürü %28 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiş, ATK tarafından düzenlenen raporda ise müvekkili tüm vücut engellilik oranı %23, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirlendiğini, ATK raporuna itiraz edilmişse de yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmediği, savunma haklarının ihlal edildiğini, ATK raporundaki değerlendirmeler neticesinde düzenlenen hesap raporuna binaen hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 14.02.2018 tarihinde Bakırköy İncirli caddesinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı minibüste yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle davadan önce ... plakalı aracın sigortacısı tarafından kendi kusurları oranında tazminat ödendiği ancak ... plakalı aracın sürücüsü, sahibi ve sigortacısı bakımından yapılan ödemenin yetersiz olmasına dayalı tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Dava dilekçesine ekli S.B.Ü Şişli Hamidiye Etfal Araştırma Hastanesinin 20.11.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu yönetmelik belirtilmeden düzenlenmiş olmasına göre ATK maluliyet raporu ile çelişkiden de söz edilemeyecektir.Davacı davadan önce davalı sigorta şirketi ile 09.04.2019 tarihinde ;"... işbu ibraname ile fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla, ... Şirketi'ni 18,198.00 TL bakımından ibra ettiğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim. " şeklinde imzaladığı görülmüştür.2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Dava tarihi 26/12/2019 olup, davalı ...A.Ş'nin 12/03/2019'de yaptığı 18,198.00 TL'lik ödemesinin davadan önce olduğu, ibraname başlıklı belgeye göre, davacının davalı sigorta şirketini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ibra ettiği, bu belgenin kayıtsız şartsız olmaması nedeniyle ibraname niteliğinde olmadığı anlaşıldığından KTK'nın 111.maddesi uygulanamayacaktır. Bu halde aktüerya raporunda, davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle karar vermek gerekirken; KTK'nın 111. maddesi uygulanarak aktüerya raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama doğrultusunda, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar ile ödeme miktarı karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması gerekçesiyle maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2026