T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2762
KARAR NO : 2026/1116
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 06/07/2022
NUMARASI : 2018/797 Esas - 2022/527 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 18.09.2017 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya davacı...'a çarpması sonucu davacının malul kaldığı davaya konu kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçesiyle sigortalı olduğunu, davacı tarafından kazadan sonra davalılara başvurulduğunu ancak bir ödeme yapılmadığı gibi olumlu veya olumsuz bir dönüş de yapılmadığını, davacının kazada sol ayak bileğinin kırıldığını, sağ ayak parmağının çıktığını, duyu kaybı oluştuğunu, davacının uğradığı maluliyetin giderilmesi için 13.500,00 TL masraf yaptığını, 2012/5 sayılı genelgenin ... sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra verilen hizmetler başlıklı maddesinde kazaya ilişkin tüm sağlık giderlerinin kurumca karşılanacağının belirtildiğini, buna göre ödenen meblağın davalı ... tarafından karşılanması gerekirken karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 18.09.2017 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile malul kalan müvekkil adına 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ... A.Ş.'den başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 21.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile 100,00 TL tedavi giderinin ise ...'dan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 23.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 121.885,51 TL'ye yükseltmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 3.854,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 118.030,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 121.885,51 TL’nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tefrik kararı hukuka aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği güncel verilere göre güncel asgari ücret de dikkate alınarak yeni rapor alınması gerekirken artmış olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmaması hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hüküm HMK 297/ b maddesine uygun olarak verilmediğini, iş bu davada Kurum davalı gösterildiğini, hatta talep artırım dilekçesinde de yine davalı gösterildiğini, bu duruma göre tarafların varsa kanuni temsilcilerin isimleri ve adreslerinin kararda yazılması sureti ile davanın kabul veya reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini, halbuki karar incelendiğinde Kurum davalı olarak gösterilmemiş ve dosya muhtevasına göre kurum hakkındaki davanın reddi ile kurum lehine vekil ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konu meskut geçildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından; 18.09.2017 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya davacı...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu nedenle de maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince 06/07/2022 tarihli 17. celsede dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen davalı ... yönünden dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kayıt edildiği, eldeki davada davalı Sigorta şirketi bakımından yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu, dava tefrik edildiğinden istinafa konu karar ile ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından dava da taraf olmaya ...'nın istinaf talepleri inceleme konusu yapılmamıştır.
Davanın ... yönünden tefrikinden sonra karara çıkmış olması ve davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında müteselsil sorumluluk ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle tefrik kararına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve talep artırım dilekçesi vererek tazminat taleplerini de artırdığı ve bu durumda bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarları tarafından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek asgari ücretin güncel verileri üzerinden hesaplama yapılması için ek rapor alınmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18 /04/2019 tarih, 2016/13426 E.ve 2019/5035 K. sayılı kararı).
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davada taraf olmayan ... vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2026