T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2023/1347
KARAR NO : 2026/1149
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/03/2023
NUMARASI : 2021/832 Esas - 2023/258 Karar
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)
KARAR TARİHİ: 13/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... AŞ. tarafından dava dışı .... Ltd. Şti.'ne ait olan forkliftin 04/01/2021 tarihinde satın aldığını, satıma konu forkliftin taraflarına iade edilmesi için her üç davalıya da 15/01/2021 tarihinde ptt aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, bu tarihe kadar forklift taraflarına teslim edilmediği gibi davalılarca kullanılmaya da devam edildiğini, müvekkilinin tüm yazılı uyarılarına rağmen forklift tarafımıza teslim edilmediğini, müvekkili firmanın 04/01/2021 tarihinde söz konusu forklifti satın almış olup bu tarihten sonra da artık mülkiyet sahibi olduğunu, müvekkilinin forklifti satın almış olduğu bu tarihten itibaren forkliftin davalı tarafça kullanımından doğan kira, yıpranma, zarar verme gibi gibi maddi bedellerin mahkemece belirlenerek davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen forklift, müvekkili ... ile .... Ltd. Şti. ortaklık yapan ... ve ... tarafından adı anılan şirkete sermaye olarak konulduğunu, müvekkili ..., .... Ltd. Şti. isimli şirkette ... ve Oğlu ... ile ortaklık yaptığını, müvekkili ilgili şirkete nakdi olarak 1.000.000,00 TL sermaye koyduğunu, ... ve ... de sermaye olarak huzurdaki davaya konu forklifti koyduklarını, ilerleyen süreç içerisinde ... ve ..., ortak olunan şirketin içini boşaltmaya başladığını, şirketin banka hesaplarında bulunan paraları kendi lehlerine olacak şekilde kullandıklarını, davacı aynı zamanda müvekkilinin eski ortağı olduğunu, forklifti ortak olduğu şirketten yine kendisine ait bir şirkete satarak müvekkilini zarara uğrattığını, davanın .... Ltd. Şti. yerine husumet yönünden müvekkillerine yöneltilmesi de davacının ve adı geçen şahısların birlikte hareket ettiklerini ve kötü niyetli olduklarını ispat eden bir durum olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının 100 TL mahrum kalınan kar payı ve 500 TL malın yıpranma kayı bedeli talebine ilişkin arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından bu taleplerin usulden reddine, Davacının fokliftin iadesi ile haksız kullanı nedeniyle 400 TL kira bedeli talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;mahkeme kanalı ile forkliftin kendilerine teslimini talep etmiş iseler de mahkemece eksik araştırma yapıldığını, söz konusu forklifti haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kötüniyetle elinde bulunduran davalı yanın müvekkili zarara uğratma kastı taşıdığını,
tüm yazılı uyarılarına rağmen forkliftin kendilerine teslim edilmediğini, müvekkili firmanın 04/01/2021 tarihinde söz konusu forklifti satın almış olup bu tarihten sonra da artık mülkiyet sahibi olduğunu, müvekkilin forklifti satın almış olduğu bu tarihten itibaren forkliftin davalı tarafça kullanımından doğan kira, yıpranma, zarar verme gibi maddi bedellerin mahkemece belirlenerek davalılardan tahsilini talep etmek gerektiğini, davalı tarafın iddia ettiği üzere forkliftin şirket sermayesi olduğu iddialarının kanıtlanmadığını, şirket sermayesi olarak konulması halinde şirket sözleşmesine bu durumun yazılması gerektiği ve böyle bir belgenin de mevcut olmadığının aşikar olduğunu, müvekkili firma yetkisinin, davalılara karşı tüm sözlü ihtarlarına ve daha sonra da davalılara yapılan yazılı ihtara rağmen, haksız ve kötüniyetli olarak alıkonulan müvekkili firmaya ait forkliftin kullanımından doğan kira alacağı bedellerini, yıpranma payı bedellerini ve mahrum kalınan kar payı bedellerini istemesi de en doğal ve hukuki hakkı olduğunu
belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından davacını, dava dışı .... Ltd. Şti.'den 04/01/2021 tarihinde satın aldığını iddia ettiği fokliftin TMK 'nın 995. maddesi uyarınca iadesi ile bu fokliftin kullanım bedeli, yıpranma bedeli, mahrum kalınan kâra dayanan alacak talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki anlatım ve davacının kabulüne göre davaya konu foklift davalıların elindeyken satım sözleşmesine konu edilmiş ancak davacıya teslim edilmemiştir.
Taşınır mal mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 762 vd. maddelerinde, taşınırların zilyetliği ve korunması ise 973 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesinde "Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı .... AŞ. ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında 04/01/2021 tarihinde uyuşmazlığa konu taşınır mal olan forkliftin satışının yapıldığı ancak forkliftin davacıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı TMK'nın 763. maddesine göre taşınır hükmünde olan forkliftin zilyetliğini fiilen teslim almadığından mülkiyetin nakli gerçekleşmemiştir. Davacı uyuşmazlığa konu forkliftin fiilen zilyedi haline gelmediği ve kendi elindeyken davalıların eline geçmediğinden TMK'nın 973 vd. maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunmasına ilişkin hükümleri davalılara karşı ileri süremeyecektir. Bu halde davacı satın aldığı taşınır malın teslimini ancak kendisine satışı yapan .... Ltd. Şti.'ye ileri sürebilecektir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince bu doğrultuda yapılan değerlendirme ile TMK'nın 995. maddesinde belirten şartlar oluşmadığından taşınır malın teslimine dair talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstinaf dilekçesinde taşınırın kullanım bedeli, yıpranma bedeli, mahrum kalınan kâra ilişkin alacak taleplerinin arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde İlk Derece Mahkemesinin red gerekçesine göre istinaf sebep ve gerekçesi açılanarak istinaf talebi bulunmadığından ayrıca istinaf incelemesi yapılmamıştır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2026