T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/1534
KARAR NO: 2026/1042
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
NUMARASI : 2015/1467 Esas - 2024/319 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 Esas -2023/771 Karar Sayılı Dosyası
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 04/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 29/09/2013 tarihinde davalı ...'un kullanımındaki ... plakalı araç ile davacı ...'nin sevk ve idaresindeki olup, diğer davacıların ve müteveffa ...'nin yolcu konumunda oldukları ... plakalı aracın karıştığı kazada, ...'nin vefat ettiğini, diğer davacıların yaralandıklarını, kazada ...'un tam kusurlu olduğunu belirterek, müteveffanın eşi davacı ... için 3.000 TL'si defin gideri, 10.000,00 TL'si maddi tazminat olmak üzere toplam 13.000,00 TL maddi tazminatın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kaza tarihi olan 29.09.2013 tarihinden, 3 nolu davalı ... şirketi yönünden ise dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı eş ... için 100.000 TL, davacı çocukları ... ve ... için 50.000'er TL toplam 100.000 TL, davacı ... ... ve küçük ... için 40.000'er TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın sadece 1 ve 2 nolu davalılardan kaza tarihi olan 29/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin vefat ettiği ve asıl dosyada devam eden kazada, ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMM sigortacısının ... A.Ş. olduğunu, ... şirketinin 250.000,00 TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek, 250.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... ... Şirketi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, davacılar, olaydan hemen sonra trafik ekipleri tarafından düzenlenen kusur raporunda davacının kırmızı ışıkta geçtiğinin, kaza anında kavşaktaki ışıklarda davalı yönünde yeşil ışık yandığının, dolayısıyla davacının asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, nitekim kazanın meydana geldiği tarihte tarafsız olan ve davalı aracında seyahat eden tanığın sorgu esnasında verdiği ifadesinde davalı sürücünün yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiğini, kusur durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğini, müvekkilin sırf araç maliki olması sebebiyle aslında cezalandırıldığını, bu hususun manevi tazminatın hukuki dayanağını ortadan kaldırdığını, manevi tazminatı ancak müteveffanın eşi ve çocuklarının talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... Şirketi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibari ile müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceği azami teminat limitinin 250.000-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunun ... poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "1-Asıl ve birleşen davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile; A-567.627,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı... inşaat yönünden kaza tarihi olan 29/09/2013 tarihinden itibaren, davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 16/03/2023 tarihininden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine; 1.000,00 TL cenaze defin giderinin kaza tarihi olan 29/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... İnşaat'dan alınarak davacı ...'ye ödenmesine; B-Davalı ... ... ile sulh olunduğundan esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; C-Davanın ... mirasçıları yönünden HMK'nun 123.maddesi kapsamında geri alınması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 75.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi 29/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... İnşaat'dan tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusura ilişkin alınan raporun uyuşmazlığın çözümü için elverişli olmadığını, davacıların müterafik kusurunun dikkate alınmadığını, davacının aracının dört kişilik olasına karşın yedi kişi seyahat halinde olduklarından zararın arttığını ve bunun dikkate alınmadığını, alınan aktüerya hesabının hatalı olduğunu, davacıya yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsup edilmesi gerekirken, hesaplamanın bu şekilde yapılmadığını, davacının uzun bir süre sigortaya müracaat etmeyerek tazminat tutarını almakta gecikmesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, pasif dönem zarar hesabının net gelir üzerinden yapılmadığını, aktüerya hesabında davacının seyahat ettiği aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun dikkate alınmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, sadece müteveffanın eş ve çocuklarının manevi tazminat alabileceklerini, reddedilen cenaze gideri için tarafları lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 29/09/2013 tarihinde asıl dosya davalısı ... ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, asıl dosya davalısı... İnşaat..şirketine ait olup, asıl dosya davalısı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile birleşen dosya davalısı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, asıl dosya davacısı ...'nin sevk ve idaresindeki olup, diğer davacıların ve müteveffa ...'nin yolcu konumunda oldukları ... plakalı aracın karıştığı kazada, ...'nin vefat ettiği ve davacıların yaralandıkları, müteveffanın eşi olan davacı ...'nin cenaze ve defin gideri ile destekten yoksun kalma zararının ve manevi zararlarının tahsili için asıl ve birleşen davayı; diğer davacıların da hem yaralanmaları hem de ...'nin ölümü nedeniyle manevi zararlarının tahsili talebiyle asıl davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Olay tarihinde polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan kaza tespit tutanağında; ... plakalı araç sürücüsü ...'nin KTK'nın 84.maddesinde belirtilen sürücü kusurlarından, 47/1-b.maddesindeki kırmızı ışık kurallarına uymamak kusurunu işlediğinin kaza yeri incelemesi ve yapılan araştırma neticesinde tespit edildiği; olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 1.ACM'nin 20141/208 Esas sayılı dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/07/2014 tarihli raporunda seçenekli olarak kusur raporu düzenlendiği, bu raporda; müşteki sanık ...'un yeşil ışıkta geçmesi kabulünde, müşteki sanık ...'nin asli ve tam kusurlu olacağı; müşteki sanık ...'nin yeşil ışıkta geçmesi kabulünde, müşteki sanık ...'un asli ve tam kusurlu olacağının belirtildiği, İstanbul Anadolu 1.ACM'nin gerekçeli kararında her iki müşteki sanığın da yeşil ışıkta geçtikleri tespit edilemediğinden, ikisinin de asli kusurlu olduğu kabulü ile karar verdiği, neticeten müşteki sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, müşteki sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, ... hakkındaki kararın Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 2019/6205 Esas, 2021/3774 Karar sayılı ilamı ile onanmakla 20/04/2021'de kesinleştiği, müşteki sanık ... hakkındaki kararın itirazın reddi ile 18/12/2015'te kesinleştiği; İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 08/08/2016 tarihli raporda yine ceza dosyasındaki gibi iki seçenekli değerlendirme yapıldığı, bu raporda; müşteki sanık ...'un yeşil ışıkta geçmesi kabulünde, müşteki sanık ...'nin asli ve tam kusurlu olacağı; müşteki sanık ...'nin yeşil ışıkta geçmesi kabulünde, müşteki sanık ...'un asli ve tam kusurlu olacağının belirtildiği, üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 18/08/2021 tarihli raporda da ATK raporu ile aynı değerlendirmenin yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince davalının tam kusurlu olduğu kabulü ile karar verildiği anlaşılmış, ne sebeple raporlardaki seçenekli değerlendirmelerden, davalı ...'un tam kusurlu olduğu ihtimaline itibar edildiğinin açıklanmadığı görülmüştür.
Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir.
HMK'nın 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu ve bu hususun hukuki dinlenilme hakkı kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır.
Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
Mahkemece verilen nihai kararda davalı sürücünün tam kusurlu kabul edilmesine dair gerekçe bulunmadığı anlaşılmakla kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre ise;
Kesinleşen ceza dosyasında her iki sürücünün eşit kusurlu olduğu kabulü ile hüküm verilmiş olup, kusur durumu netleşemiyorsa davacı ve davalı sürücü eşit kusurlu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, davalının %100 kusurlu olduğu ihtimaline göre alınan aktüerya raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemenin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekliliği açık olmakla birlikte, ödemenin dava sırasında olması halinde, bulunan tazminat miktarından dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncelleştirilmeksizin tenzil edilmelidir. Davalı ... ... A.Ş. tarafından yargılama esnasında ödeme yapılmış olup, ödemenin güncelleme yapılmadan tazminattan mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak aktüerya raporunda pasif dönem hesabının ...'siz yapılması gerekirken ... dahil yapılması doğru olmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda müterafik kusurun tartışılmaması da doğru görülmemiştir.
Reddedilen cenaze ve defin gideri 2.000,00 TL olduğu halde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1.000,00 TL olarak hesaplanması doğru görülmemiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Manevi tazminat talep eden davacı ... müteveffanın gelini, davacılar ... torunları olup, aynı araç içinde yaralandıklarına göre manevi tazminat talep edebileceklerinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Mahkeme kararı kusur yönünden kaldırılmakla, kati kusur durumu ve tarafların mali ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bu aşamada manevi tazminat miktarına yönelik istinaf değerlendirilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/05/2026