Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-4-114 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 13-70/952-403
Karar Tarihi : 16.12.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER : Muhammed GÜNDOĞDU, Canan İÇEL, Bahar ERSOY
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
1. As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti.
Temsilcileri: Emre Akın SAİT ve Pınar ENGİSOR ŞAHİN
İş Kuleleri Kule-2, K:6 4. Levent/İstanbul
2. Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve Taahhüt Ltd. Şti.
Kocamustafapaşa Cad. No:34 Cerrahpaşa Fatih/İstanbul
3. A.T.M. Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
D 100 Karayolu Üzeri No: 56-A Pendik/İstanbul
4. Aşiyan Motorlu Araçlar Servis Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Ziya Gökalp Mah. Atatürk Blv. No:60 Başakşehir/İstanbul
5. Atik Oto Satış-Tamir ve Bakım Servisi Tic. Ltd. Şti.
Atatürk Oto San. Sit. 2. Kısım 16. Sok. No:527 Maslak/İstanbul
6. Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.
Yenibosna Merkez Mah. Çınar Cad. No:17 B.Ekspres Yolu/İstanbul
7. Bikam Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti.
Hyundai Plaza E-5 Karayolu Üzeri Kabristan Mevkii Mimar Sinan
Büyükçekmece/İstanbul
8. Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti.
Mimarsinan Mah. Barbaros Cad. No:3 Çekmeköy/İstanbul
9. Dumankaya İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
E-5 Üzeri İçmeler Mah. Reis Sok. No:20 Tuzla/İstanbul
10. Ekol Otomotiv Petrol Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No:107 Topkapı/İstanbul
11. Elmas Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Cendere Yolu Anadolu Cad. No:2 Kağıthane/İstanbul
12. Erk Mağazacılık ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
Kartaltepe Mah. 67 Sok. No:2 Bayrampaşa/İstanbul
13. Gör-Tan Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Köşklüçeşme Mah. İstanbul Cad. (E-5 yanyol) No:91 Gebze/Kocaeli
14. Hunko Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
E-5 Yanyol Girne Mah. Doğuşkent Cad. No:3 Maltepe/İstanbul
15. Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Yalı Mah. Fevzi Çakmak Cad. No:82 Dragos Maltepe/İstanbul
13-70/952-403
2/38
16. Karoto Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
Örnek Mah. Fehmi Tokay Sok. No: 18A Ataşehir/İstanbul
17. Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
Esenşehir Mah. Kürkçüler Cad. Hale Sok. No:5 Dudullu Ümraniye/İstanbul
18. Maslak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
Dereboyu Cad. No:303 K:2 Maslak/İstanbul
19. Master Turizm Yatırım ve İşletmecilik Ltd. Şti.
Basınköy Mah. Anayurt Cad. Emek Sok. No:1 D: 4 Florya Bakırköy/İstanbul
20. Mates Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Çobançeşme Mah. Sanayi Cad. No:46 Yenibosna /İstanbul
21. Tuna Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
Zümrüt Evler Mah. Nazmi İlker Sok. No:6 E-5 Üzeri Maltepe/İstanbul
22. Uçar Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş.
Altunizade Kısıklı Cad. No:113 Üsküdar/İstanbul
(1) E- DOSYA KONUSU: İstanbul Hyundai bayileri tarafından gerçekleştirilen uygulamalarla
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edildiği iddiası.
(2) F- İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda, İstanbul ilinde faaliyet gösteren Hyundai Assan Otomotiv
San. ve Tic. A.Ş. (HYUNDAI) bayilerinin “Kalite İstikrar Programı” çerçevesinde yapılan
anlaşma ile Hyundai marka yeni araçların satış fiyatı ve koşullarını birlikte belirledikleri iddia
edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ:
(3) Kurum kayıtlarına 19.03.2012 ve 20.03.2012 tarihlerinde giren aynı şahsa ait dilekçeler
üzerine hazırlanan 30.03.2012 tarih ve 2012-4-114/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Kurulumuzun
12.04.2012 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 12-20/539-M sayı ile dosya konusu iddiaya
yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 10.07.2012 tarih ve 2012-4-114/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu, Kurulumuzun 18.07.2012 tarih ve 12-38 sayılı toplantısında görüşülmüş, 21
HYUNDAI bayisinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti için aynı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma başlatılmıştır.
(5) Soruşturma kararının ardından, hakkında soruşturma başlatılan taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirim 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
23.07.20121, 29.08.20122 ve 02.01.20133 tarihlerinde gönderilmiş; Ekol Otomotiv Petrol
Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş. dışındaki tarafların birinci yazılı savunmaları süresi içinde
Kuruma intikal etmiştir.
(6) Yürütülen soruşturma ile ilgili olarak “Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği
Yapılmasına Dair Yönetmelik” (Pişmanlık Yönetmeliği) çerçevesinde Tuna Otomotiv Ticaret
Ltd. Şti. (TUNA) tarafından 11.10.2012 tarihinde pişmanlık başvurusunda bulunulmuştur.
1 Hakkında soruşturma başlatılan HYUNDAI bayilerinden Asgündüzler Otomotiv Pazarlama İnşaat Taahhüt Ltd.
Şti., A.T.M. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti., Karalar Otomotiv Sanayi Ticaret A.Ş., Karoto Otomotiv Ticaret Ltd.
Şti. ile Master Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti.’nin adreslerini terk etmiş olmaları nedeniyle söz konusu teşebbüslere
tebligat yapılamamıştır.
2 Adres tahkikleri sonucunda, hakkında soruşturma başlatılan HYUNDAI bayilerinden Asgündüzler Otomotiv
Pazarlama İnşaat Taahhüt Ltd. Şti., A.T.M. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti., Karoto Otomotiv Ticaret Ltd. Şti. ile
Master Tur. Yat. ve İşl. Ltd. Şti.’ye söz konusu tarihte soruşturma bildirimi yapılmıştır.
3 Adres tahkiki sonucunda, hakkında soruşturma başlatılan HYUNDAI bayilerinden Karalar Otomotiv Sanayi
Ticaret A.Ş.’ye söz konusu tarihte soruşturma bildirimi yapılmıştır.
13-70/952-403
3/38
Pişmanlık başvurusu kapsamında yapılan ilk görüşme sonrasında Pişmanlık Yönetmeliği’nin
6. maddesi çerçevesinde başvurunun tamamlanabilmesi için 09.11.2012 tarihine kadar süre
tanınmış, gönderilen bilgi ve belgeler Kurum kayıtlarına mezkur tarihte intikal etmiş ve başvuru
tamamlanmıştır. Bunun üzerine, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6. maddesinde belirlenen koşulları
yerine getirmesi kaydıyla ve ilgili nitelikte bir ihlal tespiti yapılabileceği ihtimalinin bulunması
dolayısıyla mezkur Yönetmeliğin 5. ve 8. maddeleri kapsamında başvurunun kabul edilmesine
06.12.2012 tarihinde karar verilmiştir.
(7) Soruşturmanın, altı aylık süresinin sona erdiği 18.01.2013 tarihine kadar
tamamlanamayacağının anlaşılması üzerine, soruşturma süresi 13.12.2012 tarih ve 12-
64/1641-M sayılı Kurul Kararı ile süresinin bitiminden itibaren 3 ay uzatılmıştır.
(8) Soruşturma kapsamında elde edilen belgelerin incelenmesi neticesinde, Kocaeli ilinin Gebze
ilçesinde faaliyet gösteren Gör-Tan Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (GÖR-TAN)
unvanlı HYUNDAI bayisine ilişkin bulgulara da ulaşılması üzerine hazırlanan 22.03.2013 tarih
ve 2012-4-114/BN sayılı Bilgi Notu Kurulumuzun 26.03.2013 tarihli toplantısında ele alınmış
ve 13-16/237-M sayılı karar ile GÖR-TAN hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına ve açılan soruşturmanın, 18.07.2012 tarih ve 12-38/1095-M
sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülmekte olan soruşturma ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu çerçevede, soruşturmanın süresinin, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca, bitiminden itibaren bir ay uzatılmasına karar verilmiştir.
(9) Yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan ve Soruşturma Heyeti’nin görüş ve tespitlerini
içeren 17.05.2013 tarih ve 2012-4-114/SR sayılı Soruşturma Raporu, aynı Kanun’un 45.
maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş ve 30 günlük savunma süre
uzatım talebi bulunan taraflara ek süre tanınmıştır. A.T.M. Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(ATM) dışındaki teşebbüslerin ikinci yazılı savunmları süresi içinde intikal etmiştir. ATM’nin
yazılı savunması ise 28.06.2013 tarihinde 7 gün gecikme ile intikal etmiştir.
(10) 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzenlenen Ek Görüş, Kurulumuz
üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen taraflara 06.08.2013 tarihinde gönderilmiştir.
Üçüncü yazılı savunmalara ilişkin savunma süre uzatım talebinde bulunan taraflara 30 günlük
ek süre verilmiştir. Hakkında soruşturma yürütülen tarafların üçüncü yazılı savunmaların
sonuncusu 11.10.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 03.12.2013 tarihinde taraf
temsilcilerinin katılımıyla sözlü savunma toplantısı yapılmış, toplantıya katılanlar iddia ve
savunmalarını bir defa da sözlü olarak dile getirmiştir.
(11) Kurulumuz 16.12.2013 tarihli toplantısında nihai kararını vermiş ve karar 17.12.2013 tarihinde
taraflara bildirilmiştir. Ancak, adres karışıklığı sebebiyle MATES’e 20.01.2013 tarihinde bildirim
yapılabilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
(12) Soruşturma Heyetinde yer alan raportörler tarafından;
- Hyundai bayisi, Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve Taahhüt Ltd. Şti. (AS
GÜNDÜZLER), As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti. (AS), A.T.M. Otomotiv Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti. (ATM), Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.
(BAYRAKTAR), Bikam Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti. (BİKAM),
Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti. (COŞKUN), Ekol Otomotiv Petrol Nakliyat San. ve Tic.
A.Ş. (EKOL), Elmas Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ELMAS), Erk Mağazacılık ve
Otomotiv Tic. Ltd. Şti. (ERK), GÖR-TAN, Hunko Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(HUNKO), Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(KARALAR), Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (KAYNAK), Maslak Otomotiv San. ve Tic.
A.Ş. (MASLAK), Master Turizm Yatırım ve İşletmecilik Ltd. Şti. (MASTER), TUNA ve Uçar
13-70/952-403
4/38
Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş. (UÇAR)’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder
nitelikte eylemlerde bulundukları ve söz konusu teşebbüslere aynı Kanun’un 16. maddesi
çerçevesinde idari para ceza verilmesi gerektiği,
- Ancak haklarında soruşturma yürütülen; Aşiyan Motorlu Araçlar Servis Hiz. San. ve Tic. Ltd.
Şti., Atik Oto Satış-Tamir ve Bakım Servisi Tic. Ltd. Şti., Dumankaya İnşaat San. ve Tic. A.Ş.,
Karoto Otomotiv Tic. Ltd. Şti. ve Mates Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı
teşebbüslerin de 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmedikleri
sonucuna ulaşılmıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün/Hizmet Pazarı
(13) Haklarında soruşturma yürütülen HYUNDAI bayilerinden 19’u Hyundai marka araçların satış
hizmetleri, 3’ü ise yalnızca satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri vermektedir.
Soruşturma sürecinde elde edilen tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, satış sonrası
hizmetlere ilişkin herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Bu çerçevede ilgili ürün/hizmet pazarı
“Hyundai marka yeni araçların dağıtımı, satışı ve pazarlaması hizmetleri pazarı” olarak
belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(14) Soruşturmaya konu faaliyetlerin İstanbul ve yakın çevresinde yürütülmüş olması dikkate
alınarak, ilgili coğrafi pazar “İstanbul” olarak tespit edilmiştir.
I.2.Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.2.1. Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve Taahhüt Ltd. Şti.
(15) 01.04.1993 tarihinde İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış,
servis ve yedek parça hizmetlerini vermeye başlayan AS GÜNDÜZLER’in söz konusu bayilik
faaliyeti 04.01.2010 tarihinde son bulmuştur.
I.2.2. As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti.
(16) AS, 30.11.1999 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.3. Aşiyan Motorlu Araçlar Servis Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
(17) 24.05.2002 tarihinde HYUNDAI bayisi ve ağır vasıta servisi olarak hizmet vermeye başlayan
AŞİYAN, 2005 yılına kadar söz konusu hizmeti vermeye devam etmiştir. Teşebbüs 24.04.2008
tarihinden itibaren, İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların yalnızca
servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmekte olup, herhangi bir satış hizmeti
sunmamaktadır.
I.2.4. Atik Oto Satış-Tamir ve Bakım Servisi Tic. Ltd. Şti.
(18) ATİK, 1991 yılından itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların
yalnızca servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmekte olup, herhangi bir satış hizmeti
vermemektedir.
I.2.5. A.T.M. Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(19) 22.10.2007 tarihinde İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış,
servis ve yedek parça hizmetlerini vermeye başlayan ATM’nin, 30.03.2012 tarihinde
HYUNDAI bayiliği faaliyeti son bulmuştur.
13-70/952-403
5/38
I.2.6. Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.
(20) BAYRAKTAR, 29.05.1998 tarihinden itibaren, İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai
marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.7. Bikam Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti.
(21) 01.05.2006 tarihinde İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış,
servis ve yedek parça hizmetlerini vermeye başlayan BİKAM’ın, 02.02.2010 tarihinde
HYUNDAI bayiliği faaliyeti son bulmuştur.
I.2.8. Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti.
(22) COŞKUN, 15.01.1993 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai
marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.9. Dumankaya İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
(23) DUMANKAYA, 19.11.2009 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai
marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.10. Ekol Otomotiv Petrol Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.
(24) EKOL, 02.10.1998 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.11. Elmas Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(25) ELMAS, 04.10.1999 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.12. Erk Mağazacılık ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
(26) ERK, 18.03.1994 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.13. Gör-Tan Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(27) GÖR-TAN, 1993 yılından itibaren Kocaeli ilinin Gebze ilçesinde HYUNDAI bayisi olarak
Hyundai marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.14. Hunko Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(28) HUNKO, 18.11.2002 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.15. Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(29) 08.09.1993 tarihinde İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış,
servis ve yedek parça hizmeti vermeye başlayan KARALAR’ın, 19.11.2009 tarihinde bayilik
faaliyeti son bulmuştur.
I.2.16.Karoto Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
(30) 01.11.1990 tarihinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış, servis ve yedek
parça hizmeti vermeye başlayan KAROTO’nun, 31.12.2006 tarihinde bayilik faaliyeti son
bulmuştur.
I.2.17. Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
(31) KAYNAK, 16.02.1994 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai
marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.2.18. Maslak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
(32) MASLAK, 30.09.2002 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai
marka araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
13-70/952-403
6/38
I.2.19. Master Turizm Yatırım ve İşletmecilik Ltd. Şti.
(33) 07.11.1990 tarihinde İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış,
servis ve yedek parça hizmetlerini vermeye başlayan MASTER’in, 07.06.2008 tarihinde bayilik
faaliyeti son bulmuştur.
I.2.20. Mates Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(34) 2002 yılında İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların satış, servis ve
yedek parça hizmetlerini vermeye başlayan MATES, HYUNDAI tarafından sağlanan bilgiye
göre, 2003 yılında satış hizmetlerine son vermiştir. Servis ve yedek parça hizmetleri ise
03.01.2012 tarihinde sona ermiştir.
I.2.21. Tuna Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
(35) 08.09.1993 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka araçların
satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdüren TUNA, 31.12.2012 tarihinde bu hizmetlerini
sona erdirmiştir.
I.2.22. Uçar Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş.
(36) UÇAR, 17.08.1998 tarihinden itibaren İstanbul ilinde HYUNDAI bayisi olarak Hyundai marka
araçların satış, servis ve yedek parça hizmetlerini sürdürmektedir.
I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(37) Belge 1: AS’tan alınan 06.12.2007 tarihli “Kalite İstikrar Programı Yürütme Kurulu Kararları”
başlıklı belgede;
“Kalite İstikrar Programı Yürütme Kurulu Kararları
1. Kalite istikrar programının uygulanabilmesi için bir yürütme kurulu oluşturulmuştur. Kurul 5
asil ve 2 yedek üyeden oluşmaktadır.
2. Kalite İstikrar Programı 08.12.2007 tarihinden itibaren kısaca KİP diye anılacaktır.
3. Tüm 1. bölge Bayileri ile 2. Bölge Bayileri KİP uygulamasına dahildir. 1. Bölge bayileri en
geç 07.12.2007 tarihine kadar 10.000 ytl vereceklerdir.
4. Müşteriler ile yapılan telefon görüşmelerinde anahtar teslim liste fiyatı ve daha sonra mevcut
kampanya indirimi ile birlikte KİP fiyatları verilebilecektir. (Bu fiyatlar her kampanya
değişiminde bayilere gönderilecektir.)
5. Showroomlara gelen müşteriler ile yapılan görüşmelerde veya yapılan dinamik
ziyaretlerinde de maksimum (…..) günlük Bayi Alış listesinden %(…..) kar marjı ilavesi ile
hazırlanan liste dışında indirim yapılmayacaktır. (Bu fiyatlar her kampanya değişiminde
bayilere gönderilecektir.)
6. Değer kayıplı araçlarda müşteriye HAOS4’tan verilen indirim tutarı % sel oranda
yansıtılabilecektir. Müşteriye bu indirim yapılırken aracın özel indirim statüsüne sahip olduğu
muhakkak bildirilecek ve renk detayı da verilecektir.
7. KİP uygulaması başlamadan önce en geç 08.12.2007 tarihinde Bayiler ellerindeki değer
kayıplı araç stoğunu Kurul Başkanına mail atacaktır.
8. Hasarlı araçlarda müşteriye hasar durumu belirtilerek hasar indirimi yapılabilecek ve bu
indirim müşteri faturasına hasar indirimi olarak yansıtılacaktır.
9. Araç satışında koltuk koruma sistemleri, paspas ve trafik seti dışında hediye verilmesi söz
konusu olmayacaktır.
10. Araç satışı faturaları satış rakamından kesilecek ve kurul gerekli gördüğü hallerde satış
faturasının aslını isteme hakkına sahip olacaktır.
4 Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’nin kısaltması olarak kullanılmaktadır.
13-70/952-403
7/38
11. Araç satışlarında talep edilen aksesuar fiyatları aşağıda belirtilen rakamlardan aşağı
olmayacaktır.
Ürün Minimum Verilebilecek Fiyat
Alarm (…..)
Park SenSörü (…..)
Boya Koruma Sistemleri (…..)
Cam Filmi (…..)
Logo İşleme (…..)
Muayene Tespit (…..)
Seyyar Tente (…..)
4 Adet Alaşımlı Jant (Getz ve Era için) (…..)
Ön Koruna (Santa Fe-Tucson) (…..)
Arka Koruma (Santa Fe-Tucson) (…..)
Yan Basamak (Santa Fe-Tucson) (…..)
4 Adet Alaşımlı Jant (Santa fe-Tucson) (…..)
12. Filo satışlarında anahtar teslim satış fiyatı hesaplanırken HAOS filo katılım oranları,
Kampanya geri dönüş rakamları (…..) günlük bayi alış rakamlarından düşülecektir. Ve aşağıda
belirtilen bayi kar marjları (…..) günlük alış rakamlarına ilave edilecektir.
Filo Adedi Haos Katılım İlave Edilen Bayi Kar Marjı
3 ile 5 arası (…..) (…..)
6 ile 12 arası (…..) (…..)
13 ile 40 arası (…..) (…..)
Taksi ve Sürücü Kursu (…..) (…..)
13. %(…..) Filo geri dönüşü alan filo satışları KİP uygulamasının dışında tutulmuştur. (Taksi
ve Sürücü Kursu Hariç)
14. 2007 model yılına sahip araçlar KİP uygulaması dışında tutulmuştur.
15. Her yıl maksimum (…..) müşteri için Kurul Başkanının bilgisi dahilinde (mail yolu ile) KİP
dışı uygulama geçerli olabilecektir.
16. Bayiler kendi firmaları veya rent firmaları üzerinden satış yapamayacak ve bu gibi durumlar
saptanırsa KİP kapsamında cezai uygulama yapılacaktır.
17. Kurul üyelerinin 2 kez ceza almaları durumunda üyelikleri düşecektir.
18. KİP uygulamasının denetlenmesi adına bir denetim firması ile anlaşılmış olup firmanın
detayları bayilere daha sonra bildirilecektir.
19. Kurul her ayın ilk haftasında toplanacaktır.Toplantıya mazeret bildirmeden katılmayan kişi
toplantı bedelini ödeyecektir.
20. KİP kararlarına aykırı görülen olaylarda aşağıdaki cezai ödemeler kurul tarafından tahsil
edilecektir. (Yapılacak tahsilatın 04.12.2007 de bayiler tarafından ödenecek 10.000 ytl den
alınması söz konusu değildir.Bu ödeme uygulamanın yürütülebilmesi adına teminat olarak
alınacaktır.)
1. Olay: 2.500 ytl
2. Olay: 5.000 ytl
3. Olay: 7.500 ytl
4. Olay: Kurul durumu Merkeze bildirilecek ve Merkezden Bayiliğin kapatılmasını isteme
hakkına sahip olacaktır.
21. Cezai uygulama yapabilmek için;
13-70/952-403
8/38
a- Denetim firmasının raporu veya bayi tarafından tespit edilen ispatlanmış olaylar dikkate
alınacaktır. (ses kayıtları delil sayılabilecektir)
b- Kurul olayları inceleyecek ve ceza kararı tüm kurul üyelerinin katılımı ile gerçekleşecek
toplantı neticesinde oy çokluğu ile alınacaktır. Kurul üyelerinden eksik varsa yedek üyenin
katılımı istenecektir.
c- Sadece 4. olay ile ilgili olarak kurulun yedek üyeler dahil oy birliği ile karar alması
aranacaktır.
d- Ceza tutarları araç satış adedine göre uygulanacaktır. (Örnek: Bir müşteriye 3 araç satıldı
ise olay başı ceza tutarı*3 olarak ceza tahsil edilecektir.)
e- Olay Kurul üyeleri ile ilgili ise konunun değerlendirilmesi için bahsi geçen Kurul üyesi yerine
yedek üyenin katılımı sağlanacaktır.
22. KİP uygulaması Aralık ayı kampanyasının açıklandıktan sonra 08.12.2007 tarihinde
uygulamaya geçecektir.
23. Bağlantısı yapılmış ancak 07.12.2007 tarihine kadar faturası kesilmemiş araçlar için
bağlantı listesi Kurul Başkanına en geç 08.12.2007 tarihinde verilecek ve bu listedeki satışlar
KİP uygulamasının dışında tutulacaktır.”
ifadeleri yer almaktadır.
(38) Belge 2: AS’tan elde edilen, 14.08.2006-17.08.2006 tarihleri arasında gönderilmiş “KİP
Usulsüzlüğü” konulu e-postalara aşağıda yer verilmiştir:
(39) AS’tan UÇAR ve HUNKO’ya gönderildiği anlaşılan 14.08.2006 tarihli e-postada; TUNA, Getz
1.4. Doch Hy Klm model aracı bir firmaya 19.200 TL yerine 19.000 TL’ye satması nedeniyle
otomotiv bayi konseyine şikayet edilmekte ve bu teşebbüsün düşük fiyat uygulamaları
sonucunda bir önceki ay ceza aldığı, ancak verilen cezaların hafifletilmesi nedeniyle aynı
uygulamalara devam ettiğinden bahsedilmektedir.
(40) Bu e-postaya istinaden HUNKO tarafından 15.08.2006 tarihinde TUNA’ya gönderilen e-
postada konuya ilişkin açıklama istenilmiştir.
(41) Bunun üzerine TUNA yetkilisi tarafından aynı tarihte HUNKO ve (…..)’a gönderilen cevap
niteliğindeki e-posta mesajında, söz konusu indirimin gerekçesi açıklanmış ve devamında;
önceki ay aldıkları cezanın ağır olduğu, maddi ve manevi bedel ödedikleri, tüm bunlardan
sonra aynı yanlışı yaptıklarını düşünenlere bayi satış-stok raporlarına bakmalarını
önerdikleri, kendilerinin başka bayilerin indirim yaptığına ilişkin müşteri iddialarını dikkate
almadıkları ve şikayet etmedikleri, KİP’in takibi konusunda çalışılan profesyonel bir firma
varken işi gücü bırakıp hafiyelik yapmayı uygun bulmadıkları, bayilerin enerjilerini, markayı
ve firmalarını ileri götürmeye harcamalarının daha faydalı olacağını düşündükleri ifade
edilmiştir.
(42) Bu e-posta aynı tarihte HUNKO tarafından UÇAR’a, “As otomotivin şikayet üzerine Tuna
otomotivden gelen cvp yazısını bilgilerinize sunuyorum” şekilde gönderilmiştir.
(43) Son olarak, AS tarafından 16.08.2006 tarihinde UÇAR yetkilisi ile HUNKO ve TUNA’ya,
17.08.2006 tarihinde ise AS satış birimine gönderilen e-postada ise; kendilerinin çok sayıda
araç sattığı indirime konu gruba TUNA’nın düşük fiyat vermek suretiyle satış yaptığı (…..) adet
satışa (…..) araç satışına uygulanan indirimi uyguladıkları), bu bilginin o tarihte filo departmanı
ve üst yönetim ile paylaşılması sonucu bu araçların filo indirim oranlarının %(…..) oranına
indirilerek HYUNDAI tarafından TUNA’dan geri alındığı, bayilerin enerjilerini birbirlerinin
müşterilerini haksız rekabet sonucunda ve usulsüz uygulamalarla yanıltmaya çalışarak
harcamaktansa markayı ve firmaları daha ileriye götürmek için harcamaları gerektiğine en çok
kendilerinin inandığı ifade edilmiştir.
13-70/952-403
9/38
(44) Belge 3: BAYRAKTAR’dan alınan 15.05.2008 tarihli bir şirket içi yazışmada; aksesuarlara
01.05.2008 den itibaren prim ödeneceği, aksesuar primi alabilmek için (…..) tutarının altında
fiyatla satış yapılmaması gerektiği, KİP kapsamındaki ürünlerde KİP’in belirlediğinin altında
fiyat verilmeyeceği belirtilmiştir. Bu belgenin ekinde, araç aksesuar listesi bulunmakta ve bazı
aksesuarların yanında “kip fiyatının altına inilmeyecek” ibaresi yer almaktadır.
(45) Belge 4: BAYRAKTAR’da yapılan incelemede, 2008 yılı Mayıs ve Haziran ayında yapıldığı
anlaşılan “Bayi Aramaları Takip Tablosu” başlıklı belge bulunmuştur. Belgede, telefon aracılığı
ile farklı bayilerin 2008 yılı Mayıs ve Haziran aylarında aranması sonucunda oluşturulan
görüşme notları bulunmaktadır. Bu notlarda, aranan bayi tarafından KİP fiyatlarının uygulanıp
uygulanmadığına ilişkin ifadeler yer almaktadır.
(46) Belgedeki tabloda “Verilen Fiyat” kısımlı sütuna KİP fiyatlarının verildiği görüşmeler için
“Doğru” açıklamasının yazıldığı görülmektedir.
I.4. Pişmanlık Başvurusu Kapsamında Sunulan Belgeler
(47) Belge 5: MASLAK yetkilisi tarafından 27.12.2007 tarihinde ATM, MASTER, BİKAM, HUNKO,
AS, AS GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “Kip Uygulamasında
Özel Müşteri Statüsü” konulu e-posta iletisinde; KİP uygulaması kapsamında özel müşteri
satışı olarak kabul edilebilecek yıllık (…..) satış hakkının, sadece firma sahibinin
tanıdığı bürokrat sınıfına giren (vali, emniyet müdürü, belediye başkanı, milletvekili vb.) ile
şirketin ilişkileri gereği çeşitli kurum ve kuruluşlara hibe edebileceği araçlar için geçerli olduğu
hatırlatılarak, bunların dışında kalan şahsi tanıdık ve akrabaların bu kapsama dahil
edilemeyeceği, 08.12.2007-08.12.2008 tarihleri arasında geçerli olan bu uygulama
kapsamında satış yapılmadan önce konsey başkanına bilgi verilmesinin gerektiği
belirtilmektedir.
(48) Belge 6: KARALAR yetkilisi tarafından 29.12.2007 tarihinde AS, uduzler@5,
BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, HUNKO, GÖR-TAN, EKOL, ELMAS, ERK, ATMAS,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine, bilgi olarak da AS, AS
GÜNDÜZLER, ATM, BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN,
HUNKO, KAYNAK, TUNA ve UÇAR satış birimlerine gönderilen “Re: Önemliiii” konulu e-
postanın ekinde AS, AS GÜNDÜZLER, ATM, BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL,
ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO, KARALAR, KAYNAK, MASLAK, TUNA ve UÇAR
bayilerinde genel müdür, genel müdür yardımcısı, satış müdürü, filo müdürü olarak görev alan
kişilerin isimleri ve irtibat numaralarına yer verilmiştir.
(49) Bahsi geçen e-posta iletisinin devamında bulunan 17.12.2007 tarihinde KARALAR bayisi
yetkilisi tarafından AS, AS GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ERK,
KAYNAK, MASLAK, TUNA, UÇAR, ATM, GÖR-TAN, ELMAS ve HUNKO bayilerinin satış
birimlerine gönderilen “Önemliiii” konulu e-posta iletisinde; KİP’e ilişkin konularda birbirlerine
danışabilmeleri için bayilere gönderilmek üzere, satış müdürü veya satıştan tam yetkili olan
kişilerin isim ve cep telefonu bilgilerinin kendilerine iletilmesi “İstanbul KİP Kurulu”nca
istenilmektedir. Bu e-posta KARALAR yetkilisi tarafından aynı tarihte aynı haliyle MASTER
satış birimine gönderilmiştir.
(50) Belge 7: KARALAR yetkilisi tarafından 01.02.2008 tarihinde AS, uduzler@,
BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, HUNKO, KAYNAK, MASLAK,
MASTER, TUNA, UÇAR, GÖR-TAN, ATM bayilerinin genel müdürlüklerine ve bilgi ile satış
birimlerine gönderilen “Önemli” konulu e-posta iletisinde; Getz 1.4 Start ve Getz 1.5 Start
modellerinin fiyatlarını mevcut KİP listesindeki standart donanımlı fiyatların (…..) YTL altında
5 Dosyadaki bilgilerden bu adresin AS GÜNDÜZLER’e ait olduğu anlaşılmaktadır.
13-70/952-403
10/38
belirleyebilecekleri, yeni listenin bir sonraki hafta gönderileceği “İstanbul KİP Kurulu”
tarafından belirtilmektedir.
(51) Belge 8: BAYRAKTAR yetkilisi tarafından 19.02.2008 tarihinde KARALAR yetkilisi ile AS,
uduzler@, BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, HUNKO,
KAYNAK, MASLAK, MASTER, TUNA, UÇAR, GÖR-TAN ve ATM bayilerinin genel
müdürlüklerine ve bilgi ile de satış birimlerine gönderilen “H1 lere alarm takılması” konulu e-
postada, “KİP Yürütme Kurulu”nca, yeni H1’lerde eksik olan uzaktan kumandalı alarmın
araçların üzerine monte edilmesine karar verildiği, isteyen bayilerin alarm montajı yapılmış
şekilde H1’leri yine KİP fiyatlarından satabileceği, alarm istemeyen müşteriler için alarm
fiyatının anahtar teslim satış fiyatından düşülmeyeceği bildirilmektedir.
(52) Belge 9: BAYRAKTAR yetkilisi tarafından KARALAR yetkilisine gönderilen 06.05.2008 tarihli
“Mayıs Fiyatlar” konulu e-posta iletisi, bu bayi tarafından, aynı tarihte AS,
uduzler@, ATM, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ERK, ELMAS, HUNKO, GÖR-TAN,
KAYNAK, MASLAK, MATES, MASTER, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve
bilgi olarak da satış birimlerine iletilmiştir. Bu e-postada; H1’lere gelen yüksek orandaki zam
dolayısı ile perakende satışta eskiden olduğu gibi liste fiyatı üzerinden değil %(…..) kar marjı
korunarak fiyat hesaplandığı belirtilerek;
- Tüm “Matrix”lerde bayi kar marjının (…..) günlük alışa göre sıfır olarak hesaplandığı,
perakende ve filolu satışlar da aynı uygulamanın yapıldığı,
- “Matrix”lerde daha önce uygulanan (…..) YTL tutarındaki teşvikin yeni alımlarda mevcut
olmadığı için fiyatlara indirim olarak yansıtılmadığı,
- Matrixler’in KİP dışına çıkarılmadığı,
- Ticari araçlardaki sadık müşteri indiriminin filo satışlarına yansıtılmadığı, bu tarz müşterilere
anahtar teslim fiyattan ilave olarak (…..) YTL daha indirim uygulanabileceği,
- Perakende satışlarda yakıt kuponlarının indirim olarak yansıtılmayacağı, sadece hatırlatma
anlamında perakende satış listesine bilgi olarak yazıldığı
ifadelerine yer verilmiştir.
(53) Söz konusu e-postanın ekinde “06 Mayıs Fiyat listesi.xls” dosyası yer almaktadır.6
(54) Belge 10: MASLAK yetkilisi tarafından 13.05.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM, MASTER ve ATM bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Fw:
İlave %(…..) filolu fiyatlar” konulu e-postada; Era model dizellerde uygulanmaya başlanan
ilave %(…..) filo katılımlı fiyatlar ve kar marjlarına ilişkin açıklamalar yapılmış olup, iletinin
ekinde “06 Mayıs Fiyat listesi.xls” dosyası yer almaktadır.
(55) Belge 11: MASLAK yetkilisi tarafından 13.05.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM, MASTER ve ATM bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Fw:
ilave %(…..) filolu fiyatlar” konulu ve bir önceki belgede yer alan e-postanın devamında
gönderildiği anlaşılan e-posta iletisinde, ilgili tablo revize edilmiş olarak yeniden
gönderilmektedir. Söz konusu e-postanın ekinde “06 mayıs Fiyat-Revize.xls” dosyası yer
almaktadır.
6 9, 10, 11, 12, 16, 18, 23, 24, 26, 27, 28, 30, 31, 32 ve 33 sayılı belgelerde yer alan, değişik tarihlere ait “… Fiyat
Listesi.xls” dosyalarına kaydedilmiş, “Hyundai Marka Araçların … İtibariyle Önerilen Kampanya İndirimli Satış
Fiyatları” başlıklı telefon fiyatı listelerinde; tavsiye edilen anahtar teslim liste satış fiyatı, peşin kampanya indirimi
ve kampanya indirimli satış fiyatlarının yanı sıra KİP fiyatları başlıklı ayrı bir sütuna yer verilmiştir.
13-70/952-403
11/38
(56) Belge 12: BAYRAKTAR yetkilisi tarafından 16.05.2008 tarihinde KARALAR bayisinin genel
müdürlük birimine gönderilen “16 Mayıs Fiyat Listesi” konulu e-postada; KİP fiyat listesinde
yapılan bir değişiklik bildirilmektedir.
(57) Bunun üzerine, aynı tarihte KARALAR yetkilisi olduğu düşünülen (…..) tarafından; AS,
uduzler@, ATM, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO,
KAYNAK, MASLAK, MATES, MASTER, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük
birimlerine, bilgi olarak ise bahsi geçen bayilerin (ATM hariç) satış birimlerine “Fw: 16 Mayıs
Fiyat Listesi” konulu bir e-posta gönderilmiştir.
(58) Belge 13: (…..) tarafından 30.05.2008 tarihinde AS, uduzler@, BİKAM,
BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK, ATM,
MASLAK, MASTER, MATES, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine, bilgi
olarak ise bahsi geçen bayilerin satış birimlerine gönderilen “Duyuru” konulu e-postada;
30.05.2008 tarihinde HYUNDAI yetkilisinden alınan duyuruda belirtilen, bazı modellere
uygulanmakta olan alım desteği tutarlarının KİP fiyatlarına yansıtılmayacağı hususunda bilgi
verilmektedir.
(59) Belge 14: MASLAK yetkilisi tarafından 31.05.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM, MASTER ve ATM bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “Yeni Sonata
Fiyatları” konulu e-postada; “Yeni Sonata” modellerine KİP fiyatlarının uygulanmasına ilişkin
açıklamalar bulunmaktadır.
(60) Yukarıdaki e-posta içeriği aynı konu başlığı ve aynı haliyle 31.05.2008 tarihinde MASLAK satış
birimi tarafından GÖR-TAN, AS, AS GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL,
ELMAS, ERK, HUNKO, KARALAR, KAYNAK, MASTER, TUNA, UÇAR ve ATM bayilerinin
satış birimlerine iletilmiştir.
(61) Belge 15: 06.06.2008 tarihinde (…..) tarafından AS, uduzler@, ATM, BİKAM,
BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KAYNAK, MASLAK, MASTER,
MATES, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve satış birimlerine gönderilen
“Toplantı” konulu e-posta iletisinde; 11.06.2008 tarihinde yapılacak KİP toplantısına “İstanbul
KİP Başkanı” tarafından çağırı yapılmıştır.
(62) Belge 16: MASLAK yetkilisi tarafından 07.06.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM, MASTER ve ATM bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “Haziran
Kampanyası” konulu e-posta iletisinde; ekte gönderilen Haziran ayına ait kampanya listesinde
yer alan bazı modellerin fiyatları ve satış koşulları hakkında bilgi verilmiştir. Söz konusu e-
postanın ekinde “7 Haziran Fiyat listesi.xls” dosyası yer almaktadır.
(63) Belge 17: (…..) tarafından 09.06.2008 tarihinde AS, uduzler@, ATM, BİKAM,
BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KAYNAK, MASLAK, MASTER,
MATES, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve satış birimlerine gönderilen “Re:
Toplantı” konulu e-posta iletisinde, 11.06.2008 tarihinde yapılacak olan toplantının çeşitli
nedenlerle iptal edildiği, yalnızca “KİP Kurulu”nda bulunanların katılacağı bir toplantı
gerçekleştirileceği, Sapanca'da HYUNDAI tarafından düzenlenen eğitimde bir arada
olunacağı için, orada tüm bayilerin katılacağı bir toplantı yapılacağı bildirilmektedir.
(64) Belge 18: MASLAK yetkilisi tarafından 10.06.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Fiyat Listesi
Revize” konulu e-postada, HYUNDAI’nin Getz model otomobillere verdiği teşviklerde değişiklik
13-70/952-403
12/38
olması nedeniyle, kendilerinin de yeni fiyat listesi oluşturarak ekte sundukları belirtilmektedir.
Söz konusu e-postanın ekinde “10 Haziran Fiyat listesi.xls” dosyası bulunmaktadır.
(65) Belge 19: HUNKO yetkilisi tarafından 10.06.2008 tarihinde BAYRAKTAR, EKOL, BİKAM ve
KARALAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine, bilgi olarak ise UÇAR, TUNA, GÖR-TAN,
KAYNAK, COŞKUN, ELMAS, MASLAK, ATM, ERK, AS, AS GÜNDÜZLER ve MASTER
bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Bilgi” konulu e-postada; yetkili 06.12.2007
tarihinde İstanbul bayilerince kurulan KİP’in denetleme kurulundaki görevinden ayrıldığını
bildirmiştir.
(66) Belge 20: MASLAK yetkilisi tarafından 17.06.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Atos Modelin Kip
Dışı Bırakılması” konulu e-postada; “yeni i10”un lansmanının yapılması nedeni ile bayilerde
az miktarda kalan Atos model otomobil stoğunun bir an önce bitirilmesi amacıyla, Atos
satışlarının KİP uygulaması dışında bırakıldığı ifadelerine yer verilmiştir.
(67) Belge 21: KARALAR yetkilisi tarafından 09.07.2008 tarihinde AS, AS GÜNDÜZLER, ATM,
BAYRAKTAR, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ERK, ELMAS, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK,
MASLAK, MASTER, MATES, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve aynı
bayilerin satış birimlerine gönderilen “Toplantı” konulu e-posta iletisinde; İstanbul bayilerine
14.07.2008 tarihinde yapılacak olan, KİP ve yeni ÖTV yasasının görüşüleceği toplantının
çağırısı yapılmaktadır.
(68) Belge 22: KARALAR yetkilisi tarafından 12.08.2008 tarihinde AS, AS GÜNDÜZLER, ATM,
BİKAM, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK,
MASLAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve satış birimlerine gönderilen
“Önemliii” konulu e-posta iletisinde; Ağustos ayı kampanya duyurusuna istinaden 2008-2009
model araçların fiyat çalışmalarının yapıldığı, 13.08.2008 günü sabahı Ağustos ayı KİP
listesinin bayilere gönderileceği ifade edilmiştir.
(69) Belge 23: BAYRAKTAR yetkilisi tarafından (…..)’ye gönderilen 25.08.2008 tarihli “yeni tucson
fiyatları” konulu e-posta iletisi KARALAR yetkilisi tarafından aynı haliyle AS,
uduzler@, A.T.M., BİKAM, COŞKUN, EKOL, ERK, ELMAS, HUNKO, GÖR-TAN,
KAYNAK, MASLAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve bilgi olarak da satış
birimlerine iletilmiştir. E-postada, fiyat listesine eklenen yeni modelden söz edilmektedir. Söz
konusu e-postanın ekinde “11 Ağustos 2009 Model Fiyat Listesi.xls” dosyası yer almaktadır.
(70) Belge 24: BAYRAKTAR yetkilisi tarafından 06.09.2008 tarihinde KARALAR yetkilisine
gönderilen “Eylül Fiyatlar” konulu e-postada; Starex kamyonetler ve taksilerin bilgi mahiyetinde
hesaplandığı iletilmektedir.
(71) Bunun üzerine aynı tarihte (…..) tarafından AS, uduzler@, ATM, BİKAM,
COŞKUN, ERK, EKOL, ELMAS, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK, MASLAK, TUNA ve UÇAR
bayilerinin genel müdürlük birimlerine; bilgi olarak ise bahsi geçen bayilerin satış birimlerine
“Fw: Eylül Fiyatlar” konulu e-posta gönderilmiştir. Söz konusu e-postanın ekinde “8 Eylül 2008
Model Fiyat listesi.xls” ve “8 Eylül 2009 Model Fiyat listesi.xls” dosyaları yer almaktadır.
(72) Belge 25: (…..) tarafından 11.09.2008 tarihinde AS, uduzler@, ATM, BİKAM,
BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK, MASLAK,
TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine ve aynı bayilerinin satış birimlerine
gönderilen konu kısmı bulunmayan e-posta iletisinde; eski kasa Matrix araçların satışında
zorluk yaşanmaması için bu tip araçların KİP uygulaması dışında bırakıldığı belirtilmektedir.
Anılan e-posta içeriği aynı haliyle TUNA yetkilisi tarafından TUNA çalışanlarına iletilmiştir.
13-70/952-403
13/38
(73) Belge 26: BAYRAKTAR yetkilisi 19.09.2008 tarihinde KARALAR yetkilisine “2009 Santa Fe
ler Eklendi” konulu e-postayı göndermiştir. Bu ileti KARALAR yetkilisi tarafından AS,
uduzler@, ATM, BİKAM, COŞKUN, EKOL, ERK, ELMAS, GÖR-TAN, HUNKO,
KAYNAK, MASLAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilmiştir. Söz
konusu e-postanın ekinde “8 Eylül 2009 Model Fiyat listesi.xls” dosyası yer almaktadır.
(74) Belge 27: MASLAK yetkilisi tarafından 09.10.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM ve ATM bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Ekim Ayı Fiyat
Listeleri” başlıklı e-postanın ekinde “9 Ekim 2009 Model Fiyat listesi.xls” ve “9 Ekim 2008
Model Fiyat listesi.xls” dosyalarının yer aldığı belirlenmiştir.
(75) Belge 28: MASLAK yetkilisi tarafından 13.10.2008 tarihinde UÇAR, TUNA, KAYNAK,
KARALAR, GÖR-TAN, ERK, ELMAS, EKOL, COŞKUN, BAYRAKTAR, AS GÜNDÜZLER, AS,
HUNKO, BİKAM ve ATM bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “Üst Sınıf Araçlar Kredi
Komisyonu Nakit Desteği Filo Kapsamı Dışı” konulu e-postada; üst sınıf araçların filo
kapsamında satışına HYUNDAI tarafından “filo desteği” verileceğine ilişkin yanlış anlama
sonucu oluşturulan 2008 ve 2009 fiyat listelerinin yeniden düzenlenerek ekte gönderildiği ifade
edilmektedir. Söz konusu e-postanın ekinde “9 Ekim 2009 Model Fiyat listesi.xls” ve “9 Ekim
2008 Model Fiyat listesi.xls” dosyaları yer almaktadır.
(76) Belge 29: KARALAR tarafından 06.11.2008 tarihinde AS, ATM, BAYRAKTAR, BİKAM,
COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, HUNKO, KAYNAK, MASLAK, MASTER, TUNA
ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “KİP Kurulu Toplantısı” başlıklı e-posta
iletisinde; 07.11.2008 tarihinde yapılacak “İstanbul Bayileri KİP Kurulu Toplantısı” için “KİP
Kurulu Başkanı” tarafından çağırı yapılmıştır.
(77) Belge 30: MASLAK yetkilisi tarafından 22.11.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Fw: 22 Kasım
Fiyatlar” konulu e-postada; 21.11.2008 tarihli duyuruya istinaden hazırlanan önerilen fiyat
listesinin ekte gönderildiği belirtilerek, fiyatların hazırlanmasında dikkat edilen ayrıntılara yer
verilmekte ve ÖTV’ye ilişkin tavsiyeler yapılmaktadır. Bu e-postanın ekinde “22 Kasım 2009
Model Fiyat listesi.xls” dosyası yer almaktadır.
(78) Belge 31: MASLAK yetkilisi tarafından 24.11.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen, “Tüzel Filo ve Sürücü
Kursu İndirimleri Değişikliği” konulu e-posta iletisinde; HYUNDAI’nin yaptığı indirim oranının
yanlış bildirildiği belirlendiğinden fiyat listelerinin revize edildiği belirtilerek, bir yanlışlığa mahal
vermemek için halen kullanılan listelerin acilen değiştirilmesi istenilmektedir. İletinin ekinde ise
“22 kasım 2009 Model Fiyat listesi-Rev.xls” dosyası yer almaktadır.
(79) Belge 32: MASLAK yetkilisi tarafından 04.12.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlüklerine gönderilen “Sürücü Kursu Fiyatları
Düzeltme” konulu e-posta iletisinde; sürücü kursu indirimli fiyat listelerinde eski kampanya
indirimlerinin sehven unutulduğu, bu nedenle ilgili bölümdeki fiyatların revize edilerek ekte
gönderildiği belirtilmektedir. Anılan e-postanın ekinde “4 Aralık 2009 Model Fiyat listesi.xls”
dosyası yer almaktadır.
(80) Belge 33: MASLAK yetkilisi tarafından 04.12.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA ve UÇAR bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Aralık Ayı
13-70/952-403
14/38
Kampanyası” konulu e-postanın ekinde “4 Aralık 2009 Model Fiyat Listesi.xls” dosyası
bulunmaktadır.
(81) Belge 34: AS yetkilisi tarafından 18.12.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA, UÇAR ve MASLAK bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “Fw:
23 Aralık 2008 Bayi İş Geliştirme Konseyi Gündem Sunumları (3)” konulu e-postada;
23.12.2008 tarihinde yapılacak konsey toplantısında ekteki maddelerin görüşüleceği
belirtilerek, bir gün sonraki “İstanbul KİP Toplantısı” öncesinde konuları inceleyerek görüşlerini
iletmeleri rica edilmiştir. Söz konusu e-postanın ekinde “Yetkili satıcı İş Planı.zip” dosyası
bulunmaktadır. İlgili e-postanın öncesinde 17.12.2008 tarihinde HYUNDAI Satış Planlama ve
Geliştirme birimi, bayilere “FW: 23 Aralık 2008 Bayi İş Geliştirme Konseyi gündem sunumları
(3)” konulu e-postayı göndermiştir.
Belge 35: AS yetkilisi tarafından 18.12.2008 tarihinde ATM, BİKAM, HUNKO, AS, AS
GÜNDÜZLER, BAYRAKTAR, COŞKUN, EKOL, ELMAS, ERK, GÖR-TAN, KARALAR,
KAYNAK, TUNA, UÇAR ve MASLAK bayilerinin genel müdürlük birimlerine gönderilen “2.
bölüm” konulu e-postada; Belge 34’teki ifadeler aynen kullanılmış olup, söz konusu e-postanın
ekinde “CRM Geliştirme Planı.zip”, “Pazar Bilgileri (Ocak-Kasım’08).zip”, “Personel ve Yerel
Pazarlama Standartları.zip” dosyaları bulunmaktadır.
I.5. Değerlendirme
(82) Dosya mevcudu deliller arasında yer alan ve yukarıda tam metni verilen 06.12.2007 tarihli
Belge 1, HYUNDAI İstanbul bayilerinin, Kalite İstikrar Programı (KİP) adı altında, araç ve
aksesuar satış fiyatı ve satış koşullarını aralarında belirlediği marka içi rekabeti bozucu bir
anlaşmadır. Belgede yer alan hususlar incelendiğinde, bayilerin aralarında anlaşarak
perakende ve filo araç satış fiyatlarını belirledikleri ve bunları kısaca KİP fiyatları olarak
adlandırdıkları anlaşılmaktadır. Buna göre, bayilere her kampanya değişiminde liste
fiyatlarının gönderilmesi, liste dışında fiyat indirimi yapılmaması ve yalnızca değer kayıplı
araçlarda HYUNDAI tarafından verilen indirimin yansıtılabileceği hususlarında anlaşmaya
varılmıştır. KİP kararlarında perakende araç satışı dışında filo satışlarına ilişkin de anlaşma
maddeleri bulunmaktadır. Nitekim filo satışlarında, filo adedi aralığına göre değişen tutarlarda
bayi kar marjları üzerinde uzlaşıya varıldığı ve taksi ile sürücü kursu için yapılan satışlar
haricinde HYUNDAI’nin %(…..) filo katılım payı verdiği araçların KİP uygulaması dışında
bırakıldığı, ancak taksi ve sürücü kursları için bayi kar marjı oranının %(…..) olarak belirlendiği
görülmektedir. Araç satışlarının yanı sıra aksesuar fiyatları ve satış koşullarına ilişkin de
anlaşma hükümleri bulunmaktadır.
(83) Belge 1’de doğrudan İstanbul bayileri ifadesi geçmemekle birlikte, yine soruşturma
kapsamında elde edilen Belge 2’de yer alan KİP’in İstanbul bayileri arasında uygulanmakta
olduğu açıklaması, Belge 6, 7, 15, 17’de yer alan “İstanbul Kip Kurulu” ve “İstanbul Kip Kurulu
Başkanı” ifadesi, Belge 19’da geçen KİP’in İstanbul bayilerince kurulduğuna ilişkin ifade, KİP
toplantısı için duyuru yapılan Belge 21’de yapılan çağırının İstanbul bayilerine yönelik olması,
Belge 29’da geçen “İstanbul bayileri Kip Kurulu Toplantısı...” ve Belge 34 ve 35’te geçen
“İstanbul Kip Toplantısı…” ifadeleri ile pişmanlık başvurusunda verilen bilgiler doğrultusunda
söz konusu anlaşmanın İstanbul bayileri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır.
(84) Belge 1, aynı zamanda bayilerin KİP çatısı altında nasıl örgütlendiklerine ilişkin hususları da
ortaya koymaktadır. Buna göre, beş asil ve iki yedek üyeden oluşan bir kurul oluşturulduğu,
KİP Yürütme Kurulunun her ayın ilk haftası toplandığı, 07.12.2007 tarihine kadar bayilerden
10.000 TL teminat alındığı, Kurul üyelerinin 2 kez ceza almaları durumunda üyeliklerinin
düştüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca, KİP uygulamasının denetlenmesi için bir denetim firması ile
anlaşıldığı görülmektedir. Anlaşmaya aykırı hareket eden bayilere ilk üç cayma eyleminde
13-70/952-403
15/38
giderek artan oranda para cezası verilmesi, dördüncü caymada ise bayiliğin iptal edilmesi için
Kurul’un merkeze7 bilgilendirme yapması kararlaştırılmıştır. Bayilere verilebilecek bu para
cezasının uygulanması için denetim firmasından rapor alındığı, cezanın KİP Yürütme Kurulu
üyelerinin oy çokluğu ile kararlaştırıldığı ve araç satış adedi oranında artırıldığı görülmektedir.
Bu çerçevede, KİP uygulamasının, sürekliliği sağlayan bir denetim mekanizmasına da sahip
olduğu sonucuna varılmaktadır.
(85) Sonuç olarak, Belge 1, KİP uygulamasına taraf bayilerin üzerinde anlaşmaya vardıkları
rekabeti kısıtlayıcı hususları yeterli şekilde ortaya koymaktadır.
(86) Diğer taraftan, Belge 1’deki ifadelerden belgede anlaşmaya varılan hususların Aralık 2007
tarihinden itibaren uygulamaya konulduğu bilgisine ulaşılmakla birlikte, önaraştırma
safhasında elde edilen ve HYUNDAI İstanbul bayilerinden AS, TUNA, HUNKO ve UÇAR
arasındaki “KİP Usulsüzlüğü” konulu e-posta yazışmalarından oluşan bir diğer delil olan ve
yukarıda metinlerine yer verilen Belge 2 ise, Ağustos 2006 tarihlidir. Bu belgenin içeriğinden
mezkur tarihte de İstanbul bayileri arasında KİP uygulamasının var olduğu anlaşılmaktadır.
Zira AS tarafından UÇAR ve HUNKO’ya gönderilen e-postada, TUNA, bir araç modelini
indirimli satması nedeniyle otomotiv bayi konseyine şikayet edilmektedir. Belgede, TUNA’nın
düşük fiyat uygulamaları sonucunda bir önceki ay ceza aldığından ve verilen cezaların
hafifletilmesi nedeniyle aynı uygulamalara devam ettiğinden bahsedilmektedir.
(87) Belge 19’da ise, HUNKO yetkilisi (…..) tarafından diğer bayilere gönderilen e-postada
06.12.2007 tarihinde İstanbul bayileri tarafından kurulan KİP’in denetleme kurulundaki görevini
bıraktığını ifade eden bir açıklama bulunmaktadır.
(88) Yukarıdaki belgeler dikkate alındığında; İstanbul bayilerinin taraf olduğu, KİP adı ile anılan
anlaşmaların devam eden tek bir ihlalin bir parçası olduğu anlaşılmaktadır. KİP uygulamasının
tespit edilebildiği kadarıyla 2006 yılı Temmuz ayından itibaren uygulamada olduğu (2006
öncesine ilişkin herhangi bir delil bulunamamıştır.), 2007 yılında ise Belge 1’de yer alan
anlaşma ile daha detaylı bir örgütlenmeye gidildiği değerlendirilmektedir. 2006 tarihli Belge
2’de KİP kararlarına uymadığı iddia edilen bayi, otomotiv bayi konseyine şikayet edilirken,
2007 tarihli Belge 1’de KİP programının uygulanması için bayi konseyinden farklı olarak bir
yürütme kurulu oluşturulduğu, dolayısıyla KİP’in organizasyonunda bir takım değişikliklere
gidildiği anlaşılmaktadır. Belge 1’deki anlaşmanın ilk maddesinde bu durum “Kalite istikrar
programının uygulanabilmesi için bir yürütme kurulu oluşturulmuştur...” şeklinde ifade
edilmektedir. Ayrıca KİP uygulamasının Temmuz 2006 ile Aralık 2007 arasında kesintiye
uğradığını gösteren kesin nitelikte açık bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla, dosya
kapsamında elde edilen deliller çerçevesinde KİP uygulamasının Temmuz 2006’da başladığı
kabul edilmektedir.
(89) Belge 4’te KİP fiyatlarına uyulup uyulmadığının tespiti amacıyla müşteri temsilcileri ile yapılan
2008 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ait telefon görüşmelerinin notları bulunmaktadır. Bu
notlardan, aranan bayilerdeki müşteri temsilcilerinin KİP fiyatının altına inmedikleri, başka
bayilerden daha düşük fiyata araç bulunamayacağı ve bayiler arasında fiyat birliğinin olduğuna
dair açıklamalarda bulundukları anlaşılmaktadır. Telefon aramaları ile yapılan bu denetimin
Belge 1’deki 4. maddede yer alan “Müşteriler ile yapılan telefon görüşmelerinde anahtar teslim
liste fiyatı ve daha sonra mevcut kampanya indirimi ile birlikte KİP fiyatları verilebilecektir…”
hususunun bir uzantısı olduğu değerlendirilmektedir.
(90) Öte yandan, 3, 9, 10, 11, 12, 16, 18, 23, 24, 26, 27, 28, 30, 31, 32 ve 33 nolu belgelerin ekinde
perakende ve filo araç ile aksesuar fiyat listelerinin bayilere gönderildiği, Belge 3’ün ekindeki
listede bazı aksesuarların fiyatlarının yanında KİP fiyatının altına inilmeyecek ibaresinin
7 “merkez” ile kastedilenin HYUNDAI olduğu anlaşılmaktadır.
13-70/952-403
16/38
olduğu, diğer belgelerdeki Excel formatında hazırlanmış fiyat listelerinde ise, “Telefon Fiyatı”
başlıklı sayfada farklı tarihlere ait Hyundai marka araçlar için önerilen kampanya indirimli
perakende araç satış fiyatlarının yanında “KİP Fiyatı” sütununun yer aldığı, ayrıca bu sayfanın
devamında ve diğer sayfalarda aksesuarlar için verilebilecek minimum fiyat tablosunun
bulunduğu tespit edilmiştir. Filo satışlarına ilişkin tablolarda ise farklı filo katılım oranlarına göre
düzenlenen kar marjı oranlarına yer verilmektedir. Söz konusu belgelerde, Belge 1’de yer
verilen anlaşmanın uzantısı olarak, bayilere gönderilen fiyat listelerinin bulunduğu ve araçlar
için KİP fiyatı oluşturulduğu görülmektedir. Eldeki belgeler çerçevesinde, araç fiyat listelerinin
gönderildiği tarihlere aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 1: Soruşturmada Elde Edilen Fiyat Listesi Tarihleri
Fiyat Listesi Tarihleri Araç Modeli
6 Mayıs 2008 2008
16 Mayıs 2008 2008
7 Haziran 2008 2008
10 Haziran 2008 2008
11 Ağustos 2008 2009
8 Eylül 2008 2008-2009
9 Ekim 2008 2008-2009
22 Kasım 2008 2009
4 Aralık 2008 2009
(91) Yukarıda yer verilen tablodaki fiyat listesi tarihleri elde edilen belgelerin ekinden çıkarılan
listelere ilişkin olup, Belge 7’de geçen “29.01.2008 tarihinde yapılmış duyuruda…” ifadesinden
fiyat listelerinin gönderildiği tarihlerin bu tabloda verilenler ile sınırlı olmadığı anlaşılmaktadır.
(92) Öte yandan, Belge 5’te; Belge 1’de yer alan 15. maddede düzenlenen, her yıl için maksimum
3 müşteriye KİP dışında fiyatla araç satılabileceğine dair uygulamanın hangi müşteri
gruplarına yönelik yapılabileceğine açıklama getirildiği görülmektedir.
(93) Belge 6’da, bayilerin KİP konusunda birbirlerine danışabilmelerini sağlamak amacıyla, her
bayiden yetkili kişilerin isim ve telefon numaraları gibi iletişim bilgilerine yer verilmiştir. Ancak,
listede adları geçmekle birlikte, EKOL ve GÖR-TAN’a ilişkin bilgi bulunmamaktatır.
(94) Belge 7’de, “İstanbul KİP Kurulu” tarafından iki araç modeli için belirlenmiş KİP fiyatlarından
(…..) TL daha indirim yapılabileceği bildirilmektedir. Belgedeki ifadelerden, bayilerin hem araç
fiyatlarında hem de sonrasında yapılacak indirim tutarlarında ortak hareket etmeye yönelik
eylem içinde oldukları anlaşılmaktadır. Yine, benzer şekilde Belge 8’de, üzerine uzaktan
kumandalı alarm monte edilebilecek olan H1 model araçların, alarmlı veya alarmsız olması
dikkate alınmaksızın KİP fiyatından satılması hususunda bayilere KİP Yürütme Kurulu
tarafından bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Belge 7 ve 8’in içeriğinden bayilerin araç satış
fiyatları ve satış koşullarına ilişkin anlaşma içinde oldukları açıkça görülmektedir.
(95) Belge 9’da ise H1 ve Matrix model araçlar için kar marjlarının ve dolaylı olarak fiyatların
belirlendiği ve Matrix model araçların KİP uygulaması kapsamında olduğunun hatırlatıldığı
görülmektedir. Belge 06.05.2008 tarihi itibarıyla KİP uygulamasının sürdürüldüğüne delil teşkil
etmektedir.
(96) Belge 13’te bayilerin HYUNDAI tarafından yapılan alım desteği tutarlarının KİP fiyatlarına
yansıtılmaması kararı aldıkları görülmektedir.
(97) Belge 14’te Yeni Sonata modeli için belirlenecek fiyatın KİP listelerinde yer alacağı hususuna
yer verilmektedir.
(98) Öte yandan, Belge 9, 13, 14, 20, 22, 23, 24 ve 25’in KİP fiyat listelerinde yapılan değişiklikler,
KİP uygulamasına alınan veya çıkarılan araç modelleri ile yapılan fiyat çalışmaları hakkında
bilgiler içerdiği tespit edilmiştir.
13-70/952-403
17/38
(99) Filo satışlarına ilişkin olduğu anlaşılan Belge 10’un içeriğinde geçen filo katılım oranları
HYUNDAI tarafından verilen indirimi temsil etmekte olup, bayilerin Belge 1’deki 12. maddeye
uygun olarak filo satışlarda kar marjı üzerinde anlaşmaya vardıkları görülmektedir. Belge
11’de ise Belge 10’nun ekinde gönderilen fiyat listesindeki kar marjı hesaplamasında yapılan
hata giderilerek revize edilen fiyat listesi tekrar gönderilmiştir.
(100) Belge 12, 16, 18, 28, 30, 31, 32’nin eklerinde KİP fiyatlarının bulunduğu listeler bayilere
gönderilmiştir.
(101) Belge 15, 17, 21, 29, 34, 35’te ise KİP uygulamasına dahil bayiler arasında düzenlenen KİP
toplantılarına ilişkin bilgiler mevcuttur. Buna göre, belgelerden tespit edilebilen KİP toplantı
tarihleri sırasıyla 11.06.2008 (KİP kurulu üyeleri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır),
14.07.2008, 07.11.2008 ve 19.12.2008’dir.
(102) Tüm bu tespit değerlendirmelerden, İstanbul’da faaliyet gösteren HYUNDAI bayileri arasında
araç ve aksesuar satış fiyatı ve satış koşullarını belirlemeye yönelik marka içi rekabeti bozucu
bir anlaşma yapıldığı ve uygulandığı anlaşılmaktadır.
I.6. Tarafların Savunmaları ve Savunmaların Değerlendirilmesi
I.6.1. Usule İlişkin Savunmalar ve Değerlendirmeler
I.6.1.1. Önaraştırma Raporu ve Eklerinin Sunulmadığı ve Savunma Hakkının Kısıtlandığı
İddiası
(103) Bazı Hyundai bayileri, soruşturma bildiriminin, savunma verilebilir nitelikte açıklamalar ile
iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi içermediğini ve bu durumun 4054 sayılı
Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğini iddia etmişlerdir.
(104) Söz konusu fıkra, “Kurul, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının
verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını
30 gün içinde göndermelerini ister. Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi
için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili
taraflara göndermesi gerekir.” hükmünü amirdir. Bu hüküm gereği, ilgili teşebbüslere
soruşturmaya konu iddiaların türünü ve niteliğini içeren bilgi soruşturma bildirimi ile birlikte
gönderilmiş olup, soruşturmanın güvenliğinin aksini gerektirmesi, Soruşturma Raporu’nun
hazırlandığı süreçte evrak taleplerinin delil toplanması ve dosyanın oluşturulması sürecini
olumsuz etkilemesinin muhtemel olması sebebiyle Önaraştırma Raporu’nun taraflara
gönderilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Ayrıca soruşturma bildiriminde; detaylı olarak KİP
yapılanması, ceza mekanizması ve fiyat birlikteliği gibi unsurlara yer verilmiştir. Talep edilen
tüm belgeler ise, Soruşturma Raporu’nun tebliği ile birlikte tüm taraflara iletilmiştir.
I.6.1.2. Uzman Yardımcılarının Yerinde İnceleme Yetkisinin Olmadığı İddiası
(105) Savunmalarda, 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasına göre raportörlerin meslek
uzmanı kişilerden seçilmesi gerektiği, ancak Soruşturma Heyeti’ndeki raportörlerin hepsinin
uzman olmaması nedeniyle soruşturmanın usule uygun yapılmadığı iddia edilmiştir.
(106) Danıştay 13. Dairesinin, benzer iddiaları incelediği 18.11.2003 tarih ve 1441 Esas No’lu
kararında, meslek personeli açısından uzman ve uzman yardımcısı ayrımının herhangi bir
öneminin bulunmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, Soruşturma Heyeti’ndeki
görevlendirmelerin usul kurallarına uygun olmadığı iddiası hukuki dayanaktan yoksundur.
(107)
I.6.1.3. Önaraştırma Raporu’nun Süresi İçinde Tamamlanmadığı İddiası
(108) Taraflar, Önaraştırma yapılması kararının 12.04.2012 tarihinde alındığı, Başkanlık Oluru’nun
06.06.2012 tarihli, Önaraştırma Raporu’nun ise 10.07.2012 tarihli olduğunu belirtmiş ve 4054
13-70/952-403
18/38
sayılı Kanun’un 40. maddesi gereği raportörlerin incelemeyi 30 gün içinde tamamlayıp Kurula
sunmadıklarını iddia etmiştir.
(109) 4054 sayılı Kanun’un önaraştırma sürecini düzenleyen 40. maddesinin üçüncü fıkrası,
önaraştırma yapmakla görevlendirilen raportörün söz konusu incelemeyi 30 gün içinde
tamamlayarak Kurula bildireceğini öngörmektedir. 30 günlük sürenin raportörlerin
görevlendirilmesi ile başlayacağı açıktır. Raportörler; Başkanlık makamının 06.06.2012 tarih
ve 365 sayılı onayı çerçevesinde, 11.06.2012 tarihinde görevlendirilmiş ve 30 günlük süre
içerisinde (10.07.2012 tarihinde) önaraştırmayı tamamlayarak rapor halinde Kurula
sunmuşlardır. Buna göre, önaraştırma ve soruşturma sürecinde 4054 sayılı Kanun’da yer alan
hükümlere aykırılık bulunmamaktadır.
I.6.1.4. 2009 Yılında Yürürlüğe Giren Ceza Yönetmeliği’nin Somut Olaya
Uygulanamayacağı İddiası
(110) Savunmalarda, raportörlerce ihlal süresinin 2006-2008 yılları arasında olduğunun tespit
edildiği, buna göre söz konusu ihlalin 2009 yılında yürürlüğe giren “Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (Ceza Yönetmeliği)’ten önce gerçekleştiği
belirtilmiştir. Takiben, ceza kanunlarının uygulanmasında suçun işlendiği tarihin esas alındığı
işaret edilerek, Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 7. maddesini
ikinci fıkrasındaki, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe
giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur”
hükmüne, Anayasa’nın 38. maddesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinin
birinci fıkrasına, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarına yer verilmiş, ceza takdirinde Ceza
Yönetmeliği’nin esas alınmasının hukuka aykırı olacağı, bu nedenle Kurulun 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesine göre takdir yetkisini kullanarak karar vermesi gerektiği ifade
edilmiştir.
(111) Ceza Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinde; “Bu Yönetmelik hükümleri, yürürlüğe girmesinden
önce başlatılan ancak soruşturma raporu tebliğ edilmemiş olan soruşturmalar hakkında da
uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Mevcut dosyada soruşturma açılmasına ilişkin Kurul kararı
18.07.2012 tarihinde, söz konusu Yönetmelik’in yürürlüğe girmesinden sonra alınmış olup,
Yönetmelik’in uygulanmasının önünde herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Ayrıca,
anılan Yönetmelik halen yürürlükte olduğundan, kapsamında bulunan bütün hususlara
uygulanması idare açısından bir yükümlülük oluşturmaktadır.
(112) Bunun yanı sıra, Kurulun teşebbüslere idari para cezası uygulama yetkisi 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinde düzenlendiğinden para cezası yaptırımının dayanak noktası bu
Kanun’dur. İkincil mevzuat arasında yer alan Ceza Yönetmeliği ise yalnızca para cezalarında
dikkate alınacak hususları düzenlemekte, Kurulun takdir yetkisinin kullanması bakımından bir
engel teşkil etmemekte ve verilebilecek para cezası bakımından teşebbüs aleyhine bir durum
oluşturmamaktadır.
I.6.2. Esasa İlişkin Savunmalar
I.6.2.1. Faaliyet Dönemi Dikkate Alındığında İhlale Taraf Olunamayacağı İddiası
(113) AS GÜNDÜZLER tarafından Hyundai ile olan bayilik sözleşmesinin sona ermesi dolayısıyla,
aktif olarak faaliyet göstermediği beyan edilmiş ve ihlale taraf olunamaycağı iddia edilmiştir.
(114) Soruşturmaya konu eylemler 2006-2008 yılları arasında gerçekleştirilmiş olup, HYUNDAI
bayiliği faaliyetlerine 04.01.2010 tarihinde son veren AS GÜNDÜZLER, ihlal döneminde
faaliyettedir.
(115) Öte yandan, ATM tarafından yapılan savunmada; ihlal süresinin Temmuz 2006-Aralık 2008
olarak hesaplandığı, ancak teşebbüsün 2008 yılının başında resmi olarak faaliyetine
13-70/952-403
19/38
başladığı, kurumsal yapısını tamamlayıp tam çalışma hayatına başlamasının ise 2009 yılının
sonlarına doğru olduğu belirtilmiş ve ihlal konusu eylemlere taraf olunmadığı iddia edilmiştir.
(116) HYUNDAI’den elde edilen bilgiler çerçevesinde, anılan teşebbüsün bayilik faaliyetlerine
başladığı tarihin 22.10.2007 olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla ihlal isnadı yapılan dönemde
bayilik faaliyetlerinin olduğu ve bu süreçte ihlale katıldığı tespit edildiğinden (delil olarak
değerlendirilen 35 belgenin 33’ünde ATM’nin ismi geçmektedir.), teşebbüsün kurumsal
yapısını tam olarak 2009 yılında tamamlaması, teşebbüsün rekabeti sınırlayıcı KİP
uygulamasına taraf olduğu yönündeki kanaati değiştirmemektedir.
(117) DUMANKAYA’nın savunmasında, Hyundai yetkili satıcısı olarak faaliyet göstermek üzere
Hyundai’ye başvurduğu, talebin kabulü üzerine o sırada yetkili satıcılığı sona ermiş olan
KARALAR’ın faaliyette bulunduğu yerdeki teçhizat ve ekipmanı almak suretiyle Hyundai yetkili
satıcısı olarak 19.11.2009 tarihi itibarıyla faaliyete başladığı, dolayısıyla DUMANKAYA’nın
halefiyete konu olacak şekilde, bir devralma neticesinde HYUNDAI yetkili satıcılığı yapmadığı
belirtilmiştir. Savunmada ayrıca, DUMANKAYA’nın HYUNDAI bayiliğine başlamasından üç yıl
önce KİP uygulamasının başladığının anlaşıldığı, ancak KİP’in halen devam edip etmediğinin
anlaşılamadığı, bununla birlikte 19.11.2009 tarihi itibarıyla faaliyete başlayan
DUMANKAYA’nın söz konusu tarihten bu yana hiçbir şekilde anlaşma ya da uyumlu eylem
içinde olmadığı iddia edilmiştir.
(118) DUMANKAYA’nın faaliyete başlama tarihinin 19.11.2009 olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu
tarihte soruşturma konusu eylemler sona ermiş olduğundan, teşebbüs tarafından dile getirilen
itirazın haklılığı kabul edilmiştir.
(119) KAROTO tarafından yapılan savunmada, HYUNDAI bayiliği kapsamındaki faaliyetlerinin 2006
yılı sonunda nihayete ermesi nedeniyle, araç satış fiyatlarının tespitine ilişkin bir yapılanma
içerisinde bulunamayacakları belirtilmiş ve bu tarihten sonraki tüm satışlarının stok bitirmeye
yönelik olduğu ifade edilerek teşebbüsün ihlal niteliğindeki hiçbir yapılanmanın parçası
olmadıkları iddia edilmiştir.
(120) Soruşturma sürecinde yapılan incelemelerde, KAROTO’nun KİP uygulamaları kapsamındaki
eylemlere katıldığını gösteren herhangi bir bilgi ve belge bulunmamıştır. Dolayısıyla KAROTO
tarafından dile getirilen itirazların doğru olduğu kabul edilmiştir.
(121) MASTER tarafından yapılan savunmada, HYUNDAI’nin 07.06.2006 tarihinde hiçbir gerekçe
göstermeden 2 yıl sonra bayiliklerinin sona ereceğine dair fesih bildiriminde bulunduğu
belirtilmiş ve MASTER yetkililerinin fesih kararının akabinde kısa süre sonra bayiliğin sona
erecek olması nedeniyle HYUNDAI’de yapılan çağrıldıkları veya çağrılmadıkları hiçbir
toplantıya iştirak etmedikleri, bu doğrultuda toplantıların yapıldığını ve bayiler arasında bir
komisyon kurulduğunu bildikleri ifade edilerek, bu toplantılara HYUNDAI’nin başkanlık ettiği
iddia edilmiştir. Savunmada, MASTER’in hiçbir fiyat birliği uygulaması içinde olmadığı
belirtilmiştir.
(122) Söz konusu fesih bildirimi çerçevesinde, MASTER’ın; fiyat birliğinden herhangi bir çıkarının
bulunmadığı, aksine kalan anlaşma süresi içinde karını artırabilmek için fiyat düşürmek
suretiyle daha fazla araç satmayı hedeflemesinin iktisadi açıdan gerçekçi olacağı hususları
dikkate alınarak, teşebbüsün savunmasının doğru olduğu neticesine varılmıştır.
I.6.2.2. İlgili Coğrafi Pazarı Tanımının Hatalı Yapıldığına İlişkin İtirazlar
(123) GÖR-TAN tarafından, ilgili coğrafi pazarın “İstanbul” olarak belirlendiği; ancak kendilerinin
İstanbul ili sınırları içerisinde yer alan bir bayi olmadıkları, bu hususun Soruşturma Raporu’nda
da dile getirildiği ifade edilerek, teşebbüs hakkında herhangi bir işlem yapılmaması yönünde
karar alınması gerektiği dile getirilmiştir.
13-70/952-403
20/38
(124) Coğrafi pazar soruşturma konusu eylemlerin İstanbul ve yakın çevresinde yürütülmüş olması
sebebiyle ”İstanbul” olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda önemli olan İstanbul ilinin coğrafi
sınırları değil ihlalin etkilediği bölgenin sınırlarıdır.
I.6.2.3. İlgili Ürün Pazarı Tanımının Hatalı Yapıldığına İlişkin İtirazlar
(125) Savunmalarda bazı taraflarca; ilgili pazarın “Hyundai marka araçların satışı” şeklinde
tanımlandığı, ancak yapılan bu pazar tanımının talep ikamesini dikkate almaması ve geçmiş
Rekabet Kurulu kararları ile çelişmesi nedeniyle hatalı olduğu iddia edilmiştir. İlgili pazarın
iktisadi ve pazarlama odaklı değerlendirmeye yer verilmeden tespit edildiği, otomobil
piyasasının genel şartları tüketicinin alım alışkanlıkları, rakip ve ikame ürünlere yönelik
incelemelerin bulunmadığı belirtilmiştir. Hyundai bayilerinin yapılan tanımın aksine daha geniş
pazar içinde faaliyet gösterdiği, bu pazarın oligopol bir yapıya sahip olmaması ve satılan
ürünlerin de temel tüketim maddesi niteliği göstermemesi nedenlriyle fiyat birlikteliği yönündeki
iddiaların asılsız olduğu dile getirilmiştir. Bu çerçevede, ilgili pazarın “yeni binek otomobillerin
dağıtımı, satışı ve pazarlaması” veya “yeni binek otomobillerin ve hafif ticari araçların dağıtımı,
satışı ve pazarlaması” olarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(126) Soruşturma konusu eylemlerin Hyundai marka araçların dağıtımı, satışı ve pazarlaması
hizmetlerine yönelik olması sebebiyle ilgili ürün pazarının Hyundai marka araçlar ile
sınırlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir. Nitekim otomotiv sektöründeki marka içi
rekabet ihlallerine ilişkin benzer nitelikteki geçmiş soruşturma kararlarında da yukarıda
belirtilen husus dikkate alınarak ilgili pazar tanımı yapılmıştır. Ayrıca anılan sektördeki pazar
yapısı, tüketici alışkanlıkları, ürünün niteliği ve markalar arası rekabetin yoğunluğu gibi
hususlar, elde edilen deliller çerçevesinde ortaya konulan rekabete aykırı anlaşmanın varlığını
ortadan kaldırmamaktadır.
I.6.2.4. Yetkili Servis Olarak Faaliyet Gösterildiği İddiası
(127) Savunmalarda, ATİK, AŞİYAN ve MATES bayilerinin ihlal döneminde Hyundai marka araç
satışına imkân veren bayilik sözleşmelerinin bulunmadığı, HYUNDAI ile aralarında yalnızca
yetkili servis ilişkisinin mevcut olduğu belirtmiş ve bu nedenle KİP uygulaması hakkında
açılmış olan bir soruşturmanın tarafı olamayacaklarını iddia etmiştir.
(128) Soruşturma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler KİP uygulamalarının araç satışına ilişkin
olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla taraflarca dile getirilen hususun doğruluğu tespit edilmiştir.
I.6.2.5. Haklarında Ceza Talep Edilen Teşebbüslerin Anlaşmaya Yönelik İradelerinin ve
Anlaşmaya Taraf Olduklarında İlişkin Herhangi Bir İspatlayıcı Bulgunun Olmadığı
İddiası
(129) Savunmalarda, teşebbüslerin anlaşmaya yönelik iradelerinin bulunmadığı ve anlaşmaya taraf
olduklarında ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı iddia edilmektedir.
(130) Haklarında ceza talep edilen teşebbüslerin, anlaşmaya taraf olup, aralarında araç ile aksesuar
satış fiyatı ve satış koşullarını belirledikleri somut deliller vasıtasıyla ortaya konulmuştur.
Yukarıda yer verilen Belge 1 ve Belge 2’nin Hyundai İstanbul bayilerinin araç ile aksesuar satış
fiyatı ve satış koşulları üzerinde aralarındaki rekabeti kısıtlayacak şekilde anlaşma yaptıklarını
açıkça göstermektedir. Belge 3 ila 35 arasındaki diğer deliller ise KİP adı ile anılan anlaşmanın
uygulanması için bayiler arasında yapılan koordinasyonu göstermekte olup, anlaşmaya uyulup
uyulmadığını denetlemek için bir denetim mekanizması kurulduğu söz konusu belgelerden
açıkça anlaşılmaktadır.
(131) Bazı tarafların, KİP uygulamasına ilişkin bilgilerin verildiği, KİP toplantılarının duyurusunun
yapıldığı ve KİP fiyat listelerinin gönderildiği söz konusu belgelerdeki e-postaların göndericisi
değil sadece alıcısı konumunda olması, anılan teşebbüslerin bu yazışmalar aracılığıyla
gerçekleşen ihlale katılmadığı yönünde rakiplerine bildirimde bulunduğunu ispat edememesi
13-70/952-403
21/38
halinde, anlaşmanın tarafı olduğu yönündeki tespiti değiştirmemektedir. Teşebbüslerin
rekabeti ihlal ettiği sonucuna ulaşılabilmesi için, ihlalin tarafı olduklarına ilişkin delillerin ortaya
konulması yeterli olup, bu soruşturmada söz konusu belgelerin bir bütün olarak
değerlendirilmesi ile anlaşmanın varlığı ve tarafları tespit edilmiştir.
I.6.2.6. Soruşturma Konusu Anlaşma Bakımından Pazarda Etkinin Oluşmadığı İddiası
(132) Taraflarca anlaşmanın pazarda etki oluşturmadığı iddia edilmektedir.
(133) Soruşturmada elde edilen 35 adet belgeden, KİP uygulamasının rakipler arasında araç ve
aksesuar satış fiyatı ile satış koşullarının belirlendiği marka içi rekabeti bozucu bir anlaşma
olduğu ve bu anlaşmanın yürürlüğe girdiği tespit edilmiştir. Soruşturma sürecinde yapılan
incelemeler, KİP anlaşmasının yürürlüğe girdiğini, anlaşma taraflarının fiyat birlikteliğini genel
anlamda uygulama gayreti içerisinde olduklarını göstermektedir. Kaldı ki teşebbüsler
arasındaki herhangi bir anlaşmanın amaç bakımından rekabeti bozma, engelleme veya
kısıtlamaya yönelik olması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi
için yeterli olup, maddenin lafzından da açıkça anlaşıldığı üzere, rekabeti bozucu nitelikteki bir
anlaşmanın Kanun kapsamında ihlal olarak değerlendirilmesi için bu anlaşmanın piyasada etki
doğurmasına gerek bulunmamaktadır.
I.6.2.7. KİP Uygulanmasındaki Denetim Mekanizmasının Kanıtlanamadığı İddiası
(134) Bir diğer iddia, KİP çerçevesinde oluşturulan denetim mekanizmasının ispatlanamadığı
yönündedir.
(135) Esasen, Belge 1’de geçen “KİP uygulamasının denetlenmesi adına bir denetim firması ile
anlaşılmış olup firmanın detayları…” ve Belge 2’de geçen “Kip’in takibi konusunda çalışılan
profesyonel bir firma varken işi gücü bırakıp hafiyelik yapmayı da anlayamamaktayız.”
ifadelerinden bir denetim firmasının bu konuda çalıştığı açıkça anlaşılmaktadır.
(136) Öte yandan, BAYRAKTAR’da tespit edilen Belge 4’te yer alan “Bayi Aramaları Takip Tablosu”,
KİP fiyatlarının uygulanıp uygulanmadığının tespiti için telefon aracılığı ile farklı bayilerin 2008
yılı Mayıs ve Haziran aylarında aranması sonucunda oluşturulmuştur.
(137) Netice itibarıyla, söz konusu uygulama profesyonel bir firma ve KİP Yürütme Kurulu’nca
denetim altında tutulmuştur.
I.6.2.8. İhlale Katılım Sürelerinin Yanlış Değerlendirildiği İddiası
(138) Savunmalarda bazı taraflar, iddia edilen ihlalin süresinin Aralık 2007-Aralık 2008 dönemini
kapsadığı, bu durumda iddia edilen ihlalin süresinin bir yıldan kısa olduğu ileri sürmüşlerdir.
(139) Ayrıca, bazı taraflar, Belge 34-35’in içeriğinin HYUNDAI bayilerinin diğer markalar karşısındaki
gücünü artırmaya yönelik Hyundai Satış Planlama ve Geliştirme birimi tarafından organize
edilen bir çalışmaya ilişkin olduğu ve herhangi bir fiyat belirleme anlaşmasına ilişkin olmadığını
iddia ederek, ihlal süresinin son tarihinin Belge 33 dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini
ifade etmiştir.
(140) Soruşturma konusu ihlale ilişkin olarak tespit edilen en eski tarihli belge, Belge 2 olup,
14.08.2006 tarihlidir. Bununla birlikte, uygulamanın tüm İstanbul bayilerini kapsamasına ilişkin
Belge 1’in, 06.12.2007 tarihini taşıdığı görülmektedir. Öte yandan, ihlalin sürdüğünü gösteren
son belge (Belge 35) 18.12.2008 tarihinde gönderilen bir e-posta iletisidir. Buna göre, tarafların
ihlale katılım süresinin bir yıldan uzun ve beş yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir.
(141) Ayrıca tarafların iddia ettiğinin aksine, Belge 34 ve 35’te geçen “İstanbul Kip Toplantısı…”
ifadesi ve pişmanlık başvurusunda verilen bilgiler doğrultusunda söz konusu anlaşmanın
İstanbul bayileri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır.
I.6.2.9. Somut Olayda Devam Eden Tek Bir İhlal Teorisinin Hatalı Uygulandığı İddiası
13-70/952-403
22/38
(142) Bazı taraflarca, devam eden tek bir ihlal teorisinin somut olaya uygulanabilmesi için; rekabet
ihlalini açıkça ortaya koyan bir çerçeve anlaşmanın varlığı, bu anlaşmanın kısa süreli
mutabakatlar ile uzun süreli uygulanması, ilgili pazarda rekabetin sürekli kısıtlanması, ihlale
katılan tarafların kimliklerinin açık olması, uygulanan araç ve mekanizmaların benzer olması
ve ürünler arasında ikame edilebilirlik olması gerektiği belirtilmiş somut olayda bu koşulların
incelenmediği, anlaşmanın varlığının yalnızca Belge 1 ve 2’ye dayandırıldığı iddia edilmiştir.
(143) Devam eden tek bir ihlal kavramının kullanılabilmesi esasen üç ana koşulun varlığına bağlı
bulunmaktadır. Öncelikle bir çerçeve anlaşmanın varlığı aranmaktadır. İkinci koşul, zaman
içinde ortaya çıkan anlaşma ve/veya uyumlu eylemlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte
olmasıdır. Bu çerçevede anlaşma ve/veya uyumlu eylemlerin ortak bir ekonomik plan (çerçeve
anlaşma) kapsamında gerçekleştirilmiş olması ve bir bütünlük arz etmesi gerekir. Devam eden
tek bir ihlal kavramı bakımından üçüncü koşul ise teşebbüslerin tek bir ihlal çatısı altında
birleştirilen anlaşma ve/veya uyumlu eylemlere katılımıdır.
(144) Aralık 2007 tarihli Belge 1’deki KİP oluşumu ile Ağustos 2006 tarihli Belge 2’de bahsi geçen
KİP uygulamasının; içeriği ve tarafları bakımından aynı olduğu görülmektedir. Bu çerçevede,
Belge 1 ve Belge 2’de geçen ve aynı adla anılan her iki uygulamanın da tek bir anlaşmanın
parçası olduğu (devam eden tek bir ihlal) kanaatine varılmıştır.
(145) Soruşturmada çerçeve anlaşmanın varlığını ortaya koyan Belge 1 ve 2 soruşturma
kapsamında birincil nitelikte deliller olarak kabul edilmiştir. Buna göre, Ağustos 2006 tarihli
Belge 2’nin içeriğinde yer alan ve 06.12.2007 tarihli Belge 1’de maddeler halinde açıkça
görülebilen anlaşma ile gerek KİP Yürütme Kurulu’nun kararlarını gerekse de KİP fiyatlarına
ilişkin bilgileri içeren, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin diğer tüm delillerin (Belge 3 ila 35
arası) ortak ekonomik plana yönelik bir bütünlük arz ettiği, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında rekabeti kısıtlama amacını taşıyan bir anlaşma olduğu
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla iddia edilenin aksine anlaşmanın varlığı yalızca Belge 1 ve
2’ye dayandırılmamış, deliller bir bütün olarak değerlendirilerek anlaşmanın varlığı ortaya
konulmuştur.
(146) Öte yandan, anlaşmanın taraflarının zaman içinde değişebileceği ve farklı zamanlarda ihlale
katılım sağlayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda da 2006 yılında tespit
edilen dört taraf varken, 2007 yılı itibarıyla sayı artmıştır.
(147) Ayrıca, devam eden tek bir ihlal kavramında önemli olan husus, anlaşma ve/veya uyumlu
eylem zincirinin bir bütün olarak çerçeve anlaşmaya hizmet ettiğinin ispatlanmasıdır. Bu
nedenle söz konusu kavramın kullanımı için bir süre eşiği bulunmamaktadır.
(148) İhlal niteliğindeki anlaşmalarının devam eden tek bir ihlal kapsamında değerlendirilebilmesi
için piyasada rekabeti kısıtlayıcı etki doğurması yahut rekabeti sürekli olarak yok etmesi şartı
aranmamaktadır. Teşebbüsler arasındaki herhangi bir anlaşmanın amaç bakımından rekabeti
bozma, engelleme veya kısıtlamaya yönelik olması 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca
yeterlidir. Dolayısıyla Kurulun çeşitli kararlarında etkinin gösterilebilmiş olması, devam eden
tek bir ihlal kavramının işbu soruşturmada kullanılabilmesi bakımından engel teşkil
etmemektedir.
I.6.2.10. Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği İlkesi Gereği KARALAR’ın Eylemlerden Ötürü
Sorumlu Tutulamayacağı
(149) Savunmada, rekabetin ihlal edildiği iddia edilen dönemde teşebbüsün müdürü olan şahsın
2009 yılında vefat ettiği, Anayasa’nın 38. maddesi ve TCK’nın 20. maddesi uyarınca ceza
sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği teşebbüsün mevcut yetkilisinin geçmiş yıllardaki
eylemlerden dolayı sorumlu tutulamayacağı dile getirilmiştir. Ayrıca teşebbüsün 2009 yılından
beri HYUNDAI bayiliği faaliyeti bulunmadığından, Ceza Yönetmeliği’ndeki caydırıcılık
13-70/952-403
23/38
hükümlerinin teşebbüs bakımından uygulanabilir olmadığı ifade edilmiştir.
(150) Mezkur soruşturma Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
hakkında yürütülmekte olup, soruşturma kapsamında idarenin muhatabı adı geçen teşebbüs
niteliğini haiz tüzel kişiliktir. Soruşturma konusu eylemlerin olduğu dönemde yönetimde olan
şirket yetkilisinin, mevcut durumda herhangi bir gerekçe ile görevinde olmaması, teşebbüsün
eylemleri aracılığıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği yönünde yapılan tespitleri
değiştirmemektedir.
(151) Diğer taraftan, Ceza Yönetmeliği’nin hazırlanmasındaki amaç hukuki belirliliği ve verilecek
cezaların caydırıcı olmasını sağlamaktır. Söz konusu caydırıcılık kavramı ile kastedilen,
cezaya muhatap teşebbüslerin Kanun’u ihlal etmesinin önlenmesi ile ortaya çıkarılmamış
ihlalleri sürdüren veya ihlal etmesi muhtemel teşebbüslerin caydırılmasıdır. Dolayısıyla,
hâlihazırda Kanun’u ihlal ettiği tespit edilen bir teşebbüsün, karar tarihi itibarıyla ihlal konusu
eylemleri veya mal/hizmet piyasasındaki faaliyetlerini sonlandırmış olması ceza takdiri
bakımından bir muafiyet sağlamamaktadır.
I.6.2.11. Bayilerin KOBİ Ölçeğinde Olması Nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 9. Maddesinin
Üçüncü Fıkrası Hükmünün Uygulanması Gerektiği İddiası
(152) Savunmada, ülkemizde rekabet hukuku kurallarına ilişkin bilgi edinmenin ciddi maliyetler
doğurabildiği ve ölçeği çok büyük olmayan teşebbüslerin bu maliyetlere katlanmak için
yeterince teşvik edilmediğine değinilmiş ve Rekabet Kurulunun KOBİ’lerin taraf olduğu
soruşturmalarda, büyük ölçekli firmaların bulunduğu soruşturmalara göre farklı bir tavır
sergilemesi gerektiği iddia edilmiştir.
(153) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklama Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki
tüm mal ve hizmet piyasalarını kapsamakta olup, Kanun’un uygulanması bakımından piyasa
ölçeğine göre bir ayrım gözetilmemektedir.
I.6.2.12. MASTER’da Yerinde İnceleme Yapılmadığına İlişkin Savunma
(154) MASTER tarafından, soruşturma süresince teşebbüsün adresinde yerinde inceleme
yapılmadığı iddia edilmiştir.
(155) Yerinde incelemenin düzenlendiği Kanun’un 15. maddesi, “Kurul … gerekli gördüğü hallerde,
teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde yerinde incelemelerde bulunabilir.” hükmünü içermektedir.
Bu çerçevede soruşturma açılan tüm teşebbüslerde yerinde inceleme yapılması gibi bir
zorunluluk olmadığı açıktır.
(156) Buna göre, İstanbul’da faaliyet gösteren HYUNDAI bayilerinin araç satış fiyatlarını aralarında
belirleyerek 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddiası üzerine Kurulun 12.04.2012 tarih ve 12-
20/539-M sayılı kararı ile başlatılan önaraştırma sonrasında aktif olarak bayilik faaliyetlerini
sürdüren HYUNDAI İstanbul bayilerinde 15.06.2012 ve 25.06.2012 tarihlerinde yerinde
inceleme yapılmış; söz konusu dönemde Hyundai bayiliği faaliyeti bulunmaması nedeniyle
MASTER’da inceleme yapılmamıştır.
I.6.2.13. TUNA’nın Pişmanlık Yönetmeliği’nin 4. Maddesi Kapsamında Tam Bağışıklıktan
Yararlanması Gerektiği Hakkında Savunması
(157) Savunmada, Soruşturma Raporu’nda yer verilen 35 belgenin 31 adedinin TUNA tarafından
pişmanlık başvurusu kapsamında sunulan belgeler olduğunun altı çizilmiştir. İhlale konu
anlaşmanın İstanbul bayileri arasında yapıldığı, bir başka ifadeyle hangi teşebbüslerin ihlale
13-70/952-403
24/38
taraf olduğu tespitinin pişmanlık başvurusunda sunulan belgeler sayesinde yapılabildiği;
ayrıca fiyat listeleri, listelerin tarihleri ve kimlere gitmiş olduğu bilgisinin TUNA tarafından
pişmanlık başvurusu kapsamında sunulan belgeler ile ortaya çıkarıldığı; tüm bu gerekçeler
nedeniyle, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 4. maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm gereğince tam
bağışıklıktan faydalanmalarının gerektiği iddia edilmiştir.
(158) TUNA tarafından, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 11.10.2012 tarihinde pişmanlık
başvurusunda bulunulmuştur. Kurulumuz başvuru üzerine, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6.
maddesinde belirlenen koşulları yerine getirmesi kaydıyla ve ilgili nitelikte bir ihlal tespiti
yapılabileceği ihtimalinin bulunması dolayısıyla mezkur Yönetmeliğin 5. ve 8. maddeleri
kapsamında başvurunun kabul edilmesine karar vermiştir. Ancak, söz konusu kararda
belirtilen koşulların oluşabilmesi için ihlalin “kartel” kapsamında olması zorunlu bir unsurdur.
Bununla birlikte, yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki anlaşmanın Ceza
Yönetmeliği’ndeki tanımıyla “diğer ihlal”lerden olduğu anlaşıldığından, TUNA’nın başvurusu
Pişmanlık Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmemiştir. Bununla birlikte, Ceza Yönetmeliği
kapsamında, aktif işbirliğinde bulunması nedeniyle teşebbüse verilen cezada indirime
gidilmiştir.
I.7. Genel Değerlendirme
(159) Yukarıda yer verilen tüm tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde; İstanbul’da faaliyet
gösteren HYUNDAI bayileri arasında, KİP adı altında, araç ve aksesuar satış fiyatı ve satış
koşullarını belirlemeye yönelik marka içi rekabeti bozucu anlaşma yapıldığı ve uygulandığı
sonucuna ulaşılmıştır.
(160) Dosya mevcudu bilgilerden, soruşturma konusu eylemlerin Temmuz 2006’dan beri
uygulanmakta olduğu anlaşılmaktadır. En son tarihli belge ise Aralık 2008’e kadar söz konusu
eylemlerin uygulamada olduğunu göstermektedir. Her ne kadar ihlalin Temmuz 2006
tarihinden önce başlamış ve Aralık 2008’den sonra devam etmiş olması mümkünse de
anlaşmanın kesin başlangıç ve bitiş tarihine ilişkin bulguya ulaşılamamış olup, ihlal süresi elde
edilen deliller çerçevesinde Temmuz 2006-Aralık 2008 olarak tespit edilmiştir.
(161) Soruşturma sürecinde elde edilen bilgi, belge ve bulgular, ihlale ilişkin eylemlerin yalnızca
HYUNDAI marka araçların dağıtımı, satışı ve pazarlaması hizmetlerine yönelik olduğunu ve
satış sonrasına ilişkin hizmetlerin soruşturma konusu dışında kaldığını göstermektedir. Bu
nedenle haklarında soruşturma açılan, ancak yalnızca Hyundai marka araçlara satış sonrası
yetkili servis hizmeti sunan ve raporda yer verilen hiçbir belgede adları geçmeyen ATİK ve
AŞİYAN bayilerinin anlaşmaya dahil olmadıkları değerlendirilmektedir. Yine, Belge 9, 12, 15,
17, 21’deki e-postaların gönderildiği adreslerden biri olmasına rağmen satış hizmeti 2003
yılında son bulan ve soruşturma konusu dönemde sadece yetkili servis hizmeti sunduğu
anlaşılan MATES’in de ihlale iştirak etmediği, ihlalin bitiş süresi için tespit edilen Aralık 2008
tarihinden sonra faaliyete geçen DUMANKAYA’nın ve 31.12.2006 tarihinde bayiliği sonlanan
ve hakkında hiçbir belge bulunmayan KAROTO’nun soruşturma konusu eylemlerde yer
almadığı değerlendirilmektedir.
(162) Ayrıca, MASTER’ın bayiliğinin feshi nedeniyle ihlale katılmak için nedeninin bulunmadığı (bkz.
pr. 120-121), EKOL ve GÖR-TAN’ın ise ihlale katıldıklarına ilişkin yeterli tespit olmadığı (bkz.
pr. 93) kanaatine varılmıştır.
(163) Öte yandan, yukarıda yer verilen 1-35 arasındaki tüm belgelerin bir bütün olarak
değerlendirilmesinden, hakkında soruşturma yürütülen bayilerden, AS, AS GÜNDÜZLER,
13-70/952-403
25/38
ATM, BİKAM, BAYRAKTAR, COŞKUN, ELMAS, ERK, HUNKO, KARALAR, KAYNAK,
MASLAK, TUNA ve UÇAR’ın KİP uygulaması adı altında Hyundai markalı yeni araç ve
aksesuarların satış fiyatları ve satış koşulları konusunda rekabeti sınırlamaya yönelik anlaşma
içerisinde oldukları ve bu amaç doğrultusunda birbirleriyle iletişim halinde oldukları
anlaşılmaktadır. 06.12.2007 tarihli Belge 1 ve Ağustos 2006 tarihli Belge 2’nin içeriğinden
açıkça görülebilen rakipler arasındaki bu anlaşmanın ve anlaşmanın uygulanmasına ilişkin
diğer tüm delillerin (Belge 3 ila 35 arası) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında rekabeti kısıtlama amacını taşıyan bir anlaşma olduğu
değerlendirilmektedir. Fiyat tespitine yönelik anlaşmaların rekabet hukukunda “per se”
yasaklanan davranış türlerini oluşturması nedeniyle de 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde bir muafiyet değerlendirmesi yapmanın mümkün olmadığı, bu tür eylemlerin
Kanun’un 5. maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki “mal veya hizmetlerin üretim veya
dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya
teknik gelişmenin sağlanması” koşulunu sağlayamayacağı kanaatine varılmıştır.
(164) Bununla birlikte, markalar arası rekabetin yoğun olduğu pazarlarda pazar payı görece düşük
olan bir markanın bayileri arasındaki (marka içi) rekabeti sınırlayıcı eylemlerinin, markalar
arası rekabeti sınırlayan uygulamalara kıyasla, rekabet üzerindeki olumsuz etkisinin daha
düşük olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca, soruşturma konusu ihlal, genel olarak İstanbul
merkezli, dar bir coğrafi alanda gerçekleşmiştir.
I.8. 4054 Kanun’un 16. Maddesi ve Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme
(165) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs
birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya
bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan
ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para
cezası verilir.” hükmü yer almaktadır.
(166) Bu hüküm doğrultusunda, hakkında soruşturma yürütülen ve 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettikleri tespit edilen; Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve
Taahhüt Ltd. Şti., As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti., A.T.M. Otomotiv Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti., Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş., Bikam Servis Oto
Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti., Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti., Elmas
Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Erk Mağazacılık ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti., Hunko
Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş., Maslak Otomotiv San. ve Tic.
A.Ş., Tuna Otomotiv Tic. Ltd. Şti. ve Uçar Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş.’ye idari para
cezası verilmesi gerekli görülmüştür.
(167) Öte yandan, Ceza Yönetmeliği’nin 1. maddesinde Yönetmelik’in amacı; “4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda
bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve
çalışanlarına, aynı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine
ilişkin usul ve esasları düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir.
(168) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesi birinci fıkrasının (a) bendinde para cezası belirlenirken
öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı, ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz
önünde bulundurularak artırılacağı ve/veya indirileceği belirtilmektedir. Ceza Yönetmeliği’nin
5. maddesinde temel para cezası düzenlenmektedir. Soruşturmaya konu anlaşmanın;
rekabetin yoğun olduğu yeni araçların dağıtımı, satışı ve pazarlaması hizmetleri pazarında,
pazar payı düşük bir teşebbüsün bayileri arasında yapılmış olması dikkate alınarak, Ceza
13-70/952-403
26/38
Yönetmeliği’nde düzenlenen “diğer ihlal”ler kapsamına girdiği sonucuna ulaşılmış olup,
mezkur madde kapsamında ihlalin taraflarına takdiren ‰5 oranında para cezası
öngörülmüştür.
(169) Öte yandan, Ceza Yönetmeliği’nin anılan maddesinde, temel para cezasının bir yıldan uzun,
beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında artırılması hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede,
bazı teşebbüslerin 14.08.2006-18.12.2008 diğerlerinin ise 06.12.2007-18.12.2008 tarihleri
arasında 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri anlaşıldığından, ceza yarısı oranında artırılmıştır.
(170) Bununla birlikte, Ceza Yönetmeliği’nin “Hafifletici Unsurlar”a ilişkin 7. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca, uygulamanın sınırlı bir alanda gerçekleşmiş olması nedeniyle, ceza beşte üç
oranında indirilmiştir.
(171) Ceza Yönetmeliği’nin “Hafifletici Unsurlar”a ilişkin 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aktif
işbirliğinde bulunması nedeniyle, TUNA’ya uygulanacak cezada dörtte bir oranında indirime
gidilmiştir.
(172) Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde öngörülen “Ağırlaştırıcı Unsurlar”a ilişkin herhangi bir tespit
bulunmamaktadır.
(173) Son olarak, uygulanacak ceza miktarının belirlenmesinde, AS GÜNDÜZLER’in 2010 yılından
sonra faaliyeti olmaması nedeniyle söz konusu yıl sonunda; diğer teşebbüslerin ise 2012 yılı
sonunda oluşan gayri safi gelirleri dikkate alınmıştır.
J. SONUÇ
(174) 18.07.2012 tarih, 12-38/1095-M sayılı ve 26.03.2013 tarih, 13-16/237-M sayılı Kurul kararları
uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan
delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen
dosya kapsamına göre;
1-
- Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve Taahhüt Ltd. Şti.
- As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti.
- A.T.M. Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.
- Bikam Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti.
- Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti.
- Elmas Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Erk Mağazacılık ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
- Hunko Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
- Maslak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.
- Tuna Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
- Uçar Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş.’nin
“Kalite İstikrar Programı” çerçevesinde araç, aksesuar satış fiyatlarının ve satış koşullarının
ortaklaşa belirlenmesi suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiklerine OYBİRLİĞİ ile,
2- Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in; 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası,
üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca
a) 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren
‰ 3 oranında olmak üzere;
13-70/952-403
27/38
- As Otomotiv ve Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti. 51.466,21 TL
- A.T.M. Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 144.146,44 TL
- Bayraktar Otomotiv İnşaat ve Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş. 243.549,36 TL
- Bikam Servis Oto Onarımı ve Yedek Parça Tic. San. Ltd. Şti. 3.293,59 TL
- Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti. 206.591,38 TL
- Elmas Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 214.143,29 TL
- Erk Mağazacılık ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti. 193.796,82 TL
- Hunko Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 120.590,93 TL
- Karalar Motorlu Araçlar İnşaat Taahhüt Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. 8.251,84 TL
- Kaynak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. 102.916,20 TL
- Maslak Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. 177.611,48 TL
- Uçar Otomotiv Turizm San. ve Tic. A.Ş.’ye 184.819,33 TL
b) 2010 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren
‰ 3 oranında olmak üzere
- Tasfiye Halinde As Gündüzler Otomotiv Paz. İnş. ve Taahhüt Ltd. Şti.’ye 3.063,66 TL
idari para cezası verilmesine,
c) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin
birinci fıkrası ile aktif işbirliğinde bulunması nedeniyle aynı maddenin üçüncü fıkrası hükümleri
uyarınca 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin
takdiren ‰ 2,25 oranında olmak üzere Tuna Otomotiv Tic. Ltd. Şti.’ye 30.174,94 TL idari para
cezası verilmesine
Kurul Üyesi Reşit GÜRPINAR’ın farklı gerekçesi ve OYBİRLİĞİ ile,
3-
- Aşiyan Motorlu Araçlar Servis Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Atik Oto Satış-Tamir ve Bakım Servisi Tic. Ltd. Şti.
- Dumankaya İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
- Karoto Otomotiv Tic. Ltd. Şti.
- Mates Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal etmediklerine, dolayısıyla
adı geçen teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası
uygulanmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
4-
- Ekol Otomotiv Petrol Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.
- Gör-Tan Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Master Turizm Yatırım ve İşletmecilik Ltd. Şti.’nin
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal ettiklerine dair yeterli bulguya ulaşılamadığına,
dolayısıyla adı geçen teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para
cezası uygulanmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
13-70/952-403
28/38
Rekabet Kurulu’nun 16.12.2013 Tarih ve 13-70/952-403 Sayılı
Kararına
FARKLI GEREKÇE
Kurulumuz mezkur Kararıyla, 4054 Sayılı Kanun’un 16. Maddesi ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci
fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7.maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca, İstanbul
ilinde faaliyet gösteren Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. (HYUNDAI) bayilerinden
kararda adı geçen firmalara 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen
gelirlerinin takdiren %o 3 ve %o 2,25 oranlarında olmak üzere; çeşitli miktarlarda idari para cezası
verilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Anılan bu idari para cezası belirlenirken, 4054 sayılı
yasanın 16.maddesi ile birlikte, yukarıda belirtilen Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem
ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin uygulanmasıyla, temel para cezaları baz alınarak ceza verilmiş
olup, ceza miktarına sonuç olarak katılmakla birlikte gerekçe yönünden, anılan yönetmeliğin 4054
Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna temel ceza oranlarının belirlenmesi yönünden
aykırı olduğu inancıyla, aşağıda belirteceğim nedenlerle kararın ceza oran ve miktarlarına farklı
gerekçe ile katılıyorum.
Farklı gerekçemiz, “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.maddesi
ile getirilen kabahat tipleri ve bu kabahat tiplerine verilecek idari para cezalarına alt ve üst sınır
konulması suretiyle kanuna aykırı yönetmelik hükümlerinin uygulanması noktasından
doğmaktadır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik 4054 Sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanuna aykırıdır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; “Temel Para Cezası’’
başlığı altındaki 5.maddesinde;
(1)Temel para cezası hesaplanırken, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış
davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin, nihai
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai
karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri
safi gelirlerinin;
a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü,
b) Diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü,
arasında bir oran esas alınır.
(2) Birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı
gibi hususlar dikkate alınır.
(3) Birinci fıkraya göre belirlenen para cezası miktarı;
a) Bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında,
b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında,
13-70/952-403
29/38
arttırılır.’’ denilmiş, yine 6.maddesinde Ağırlaştırıcı Unsurlar ve 7.maddesinde de Hafifletici
Unsurlar ayrı ayrı sayılmıştır.
Aşağıda geniş olarak açıklanacağı üzere Yasa Koyucu 16.maddeye göre verilecek
cezalarda; alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde ona kadar
verileceğini hükme bağlamasına ve Rekabet Kurulu’na aşağıda geniş olarak açıklayacağımız
gibi, yetki aşımı nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olmayan bir konuda,
yönetmelikle düzenleme yapılarak belli suçlar için, belirli cezalar getirilmiş, yine yönetmelikte,
Kanunda olmayan bir kural konularak alt sınır ve yasada öngörülmeyen bir üst sınır
belirlenmiş ve karteller için yüzde iki ile dört arası, diğer ihlaller içinse binde beş ile yüzde üçü
oranında şeklinde ceza verilmesi öngörülmüştür.
Anayasamızın 13.maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın
yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla
sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve
laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü bulunmakta,
Anayasamızın madde 38.maddesinde ise; “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman
kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. ‘’ ……hükmü yer
almıştır. Bu hükümler kişilere maddi yaptırımlarında kapsamına girdiği, kişilerin temel hak ve
özgürlüklerinin kısıtlanmasının ancak yasa ile söz konusu olabileceğini, yine yasa hükmü ile
belirlenen bir cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceğini belirlemiştir. Aşağıda ayrıntılı
olarak açıklayacağımız gibi, yukarıda hükmü açıklanan anılan yönetmelik hükmü ile bu hükme
aykırı maddi ceza hükümleri getirilerek, anayasal kurallar göz ardı edilmiştir.
Hiyerarşik normlar sistemine dayalı olan hukuk düzenimizde, alt düzeydeki normların
dayanaklarını ve yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar
hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen
kanunlar dayanağını ve yürürlüğünü Anayasa’dan, tüzükler dayanağını ve yürürlüğünü
kanundan, yönetmelikler ise dayanağını ve yürürlüğünü kanun ve tüzükten almaktadır. Bir
normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını teşkil eden bir norma aykırı ve
bunu değiştirici veya ihmal edici nitelikte bir hükmü hukuk alemine getirmesi olanaklı
bulunmamaktadır.
Hukuk devletinde yönetimin işlem ve eylemlerine uygulanacak hukuki kurallarının
şeffaf ve anlaşılabilir bir şekilde belirlenmesi kadar söz konusu normların normlar hiyerarşisine
uygunluğu da, bu kuralların sağlığı için büyük bir önem taşımaktadır. Normlar hiyerarşisine
aykırı düzenlenen bir norm, denetim aşamasını da etkilemekte ve denetime esas kararlarda
çoğu zaman normlar hiyerarşisinden sapmalar hukuka aykırılık nedeni olarak kabul
edilmektedir. Bu konuda onlarca Danıştay kararı bulunmaktadır.(8)
Bu nedenlerle, hukuk sistemimizde öngörülen hukuk hiyerarşisi kavramının sağlıklı
işleyebilmesi için; gerek düzenleme yapıcıların, uygulayıcıların ve gerekse, yargısal denetimi
yapan mercilerin anayasal ve yasal sınırlar içerisinde hareket etmeleri gerekli ve hatta
zorunludur. Çünkü bu gereklilik ve zorunluluk Anayasa’mızın 2.maddesinde öngörülen devletin
temel niteliklerinden en önemlisi olan “hukuk devleti ilkesinin’’ olmazsa olmazlarındandır.
8 Danıştay İ.D.D.K 16.06.2005 gün ve E.2003/275 K.2005/2170 Sayılı Kararı
Danıştay 8.Daireesi 07.03.2007 gün ve E.2005/6261, K.2007/1246 Sayılı Kararı
Danıştay 10.Dairesi 16.03.2009 gün ve E.2006/5588, K.2009/1879 Sayılı Kararı
13-70/952-403
30/38
Yasama yetkisi asli bir yetkidir. Yasama yetkisinin kullanımı şeklinde ortaya çıkan yasa
yapımı yasa koyucunun istediği alanda düzenleme yapmasına cevaz vermektedir. Bir konu
Anayasa da düzenlenmese bile yasa koyucu bu konuda yasa çıkarabilir. Bu nedenle
Anayasa’ya dayanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, yasa yapılırken uyacağı mutlak
kural, yapılan yasanın Anayasa’ya aykırı olmamasıdır. Buna karşılık idare, daha önce yasama
organı tarafından yasa ile düzenlenmemiş bir alanda doğrudan doğruya bir düzenleme
yapamaz. Bu nedenle idarenin bu düzenleme yetkisi yasadan kaynaklanan, yasayı izleyen
(secundum legem) bir yetkidir. Başka bir deyişle idarenin tüm düzenleyici işlemleri yasaya
dayanmak, yasayla düzenlenmiş bir alan içerinde olmak zorunda olan, onun altında ve ona
bağımlı bir yetkidir. Bu yetki idareye bir anlamda tam insiyatif vermeyen ve yasayla
düzenlenmiş alanla sınırlı bir yetkidir.
Öte yandan, idarenin düzenleyici işlemler yönünden uyacağı bir diğer kural yasalara
aykırı düzenleme yapamayacağıdır. İdarenin düzenleyici işlemlerinin dayandığı yasaya uygun
olması ve bu yasanın çizdiği sınırların dışına çıkmaması zorunludur. İdarenin düzenleyici
işlemlerinin yasaya aykırı (contra legem) olması olanaklı değildir. İdarenin düzenleyici
işlemlerinin yasaya uygun olması, ve yasanın çizdiği sınırlar içerisinde kalması (intra legem)
düzenleyici işlemelerin asli şartlarının en önemlilerinden birisidir.(9)
Anayasa’mızın “Yönetmelikler” başlığı altındaki 124. maddesinde; Başbakanlık,
bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabileceği ve hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağının kanunda
belirtileceği Anayasa Koyucu tarafından vaz edilmiştir.
Yönetmelikler, Kamu Kuruluşlarının kendi görev alanlarına giren konularda yasa ve
tüzük uygulanmasına yönelik yönetsel anlamdaki hukuk kurallarıdır. Yukarıda hükmü alınan
Anayasanın 124.maddesine göre Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu Kuruluşları görev alanları
ile ilgili yasa ve tüzüklerin uygulanmasını belirleyen yönetmelik çıkarabilir. Anayasa’mızın
11.maddesinin 2.fıkrasına göre Kanunlar Anayasa’ya aykırı olamayacağı gibi, bu kuraldan
hareketle hukukun genel ilkelerine göre; yönetmelikler normlar hiyerarşisi kurallarının bir
tekrarı niteliğinde olan anılan 124.madde hükmüne göre de yasa ve tüzüklere aykırı
olamayacağı gibi üst hukuk kurallarına da aykırı olamaz. Yönetmelikler yasanın açıkça
yetki vermediği bir konuda yeni bir düzenleme yapamayacağı gibi, Yasa ile öngörülen kuralı
sınırlayamaz , genişletemez ve yeni bir hüküm koyamaz.
4054 Sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 3.fıkrasında;
“Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza
verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki
mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin
yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü getirilmiş, 5.fıkrasında da; ‘’Kurul, üçüncü
fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs
veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen
taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya
gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.’’ denilmiş, son fıkrasında
da; “Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar,
9 Kemal Gözler , ‘’Yönetmelikler’’ /yönetmelik.htm erişim tarihi 14.07.2013
13-70/952-403
31/38
işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve
esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.’’ hükmü ihdas edilmiştir.
Yukarıda hükmü açıklanan 16.maddenin 5.fıkrasının yollamada bulunduğu,
Kabahatler Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise; “ İdarî para cezası, kanunda alt ve üst
sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı
belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte
göz önünde bulundurulur. hükmü bulunmaktadır.
Bu hükümleri yorumlamaya çalışırsak; Yasa Koyucu, maddenin 3.fıkrası ile verilecek
cezalarda alt sınır (asgari had) koymayıp, sadece üst sınırı (azami haddi) belirleyerek,
cezaların nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması
mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar verilebileceğini hükme
bağlamış, son fıkrasında ise sadece “cezanın tespitinde dikkate alınan hususlar” kavramını
getirerek, Rekabet Kurulu’na sadece cezanın tespitinde dikkate alınacak hususların
belirlenmesine ilişkin yönetmelik çıkarma konusunda sınırlı yetki vermiştir. Cezanın tespitinde
dikkate alınacak hususlar derken yasa koyucu neyi kastetmektedir? Burada kastedilen hangi
fiillere, ne miktarda ceza vereceğini tespit et demek anlamında değil, 16.madde ile verilen
ceza sınırları içerisinde ( % 10 ‘a kadar) ceza takdir ederken hangi unsurlara göre veya hangi
şartların varlığı halinde cezayı ağırlaştıracaksın veya hafifleteceksin, bir başka deyişle yasada
öngörülen sınırlar içerinde ceza tayin ederken, takdir yetkini kullanma adına hangi unsurları
dikkate alarak ceza tesis edeceksin anlamındadır. Yasa koyucu Rekabet Kurulu’na,
Yönetmelik yaparken hangi fiillere ne oranda ceza verileceğini tespit etme yolunda bir yetki
verseydi o zaman yasaya; “Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespiti ve
maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar” kavramını
ayrı ayrı yazarak birlikte getirirdi.
Yasa koyucu bu görüşümüzü teyit eder mahiyette olmak üzere, anılan 16.maddenin
5.fıkrasında, verilecek cezanın üst sınıra kadar olmak koşuluyla tespit edilirken, bir başka
deyişle Rekabet Kurulu takdir yetkisini kullanırken ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya
teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen
taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya
gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alacağını işaret ederek
Yönetmelik koyucuya, “idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar”ın nelerden
ibaret olabileceğini söylemiş ve adeta bir anlamda Rekabet Kuruluna yol göstermiştir. Hatta
bir adım daha giderek “GİBİ HUSUSLAR” kavramını getirerek bu hususların tahdidi değil
tadadı olduğunu, bu unsurların çoğaltılabileceğini belirtmiştir. Yasa koyucu bir anlamda, son
fıkrada belirtilen idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar kavramının ne
olduğunu 5.fıkra ile önceden açıklamış ve bu kavramı son fıkrada yine tekrar ederek, bu
ilkelere göre yönetmelik çıkarılabileceğini söylemiştir.
Amaçsal yorum (gai yorum) ilkelerinden hareketle yasa koyucunun gerçek amacını
anlamaya çalışırsak, bizce yasa koyucu, yollamada bulunduğu, yukarıda hükmü açıklanan
Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün ceza verilirken öncelikle
dikkate alınacağını belirterek, bu hükümde yer alan kanunlarca alt ve üst sınırı belirlenen idari
para cezalarında kullanılacak takdir yetkisinin etkenlerini hatırlatarak ve adeta yönetmelik
koyucuya da, bu şekilde yasalarda cezaların alt ve üst sınırı belirlenebilir, sen yönetmelikle alt
13-70/952-403
32/38
ve üst sınır koyamazsın, sadece bu sınırlar içerisinde karar verirken bazı unsurları dikkate
alınabileceği hususlarını düzenleyebilirsin anlamında yol göstermiştir.
Olayımızda 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile konulan kural, anılan
yönetmelikle bir anlamda değiştirilmekte ve Kurulun hareket alanı daraltılmaktadır. Yasa ile
getirilmeyen ve Yönetmelik Koyucuya ceza miktarlarını ve ceza sınırlarını saptama
konusunda verilmiş bir yetki olmamasına rağmen, belirli suçlara verilecek cezaların
saptanması, para cezasına yeni bir alt sınır ve yeni bir üst sınır konulması 4054 sayılı yasanın
16.maddesine aykırıdır. Öte yandan 5/1-a bendinde; karteller için yüzde ikisi ile yüzde dördü,
(b) bendinde; karteller dışında kalan diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü oranında bir
ceza öngörülmesi, Yasanın 16/son maddesinde Kurulca çıkarılması için verilen yönetmelik
yetkisini aşmaktadır. Onu contra legem hale getirmektedir. Zira yönetmelik ile temel ceza
tespiti mümkün değildir. Bu nedenle yasaya aykırı bulunan Yönetmelik hükümlerine göre ceza
belirlenmesinin olanaklı olmadığı, hukuken sakat olduğu açıktır. Öte yandan bu karşı oy
sahibinin 4054 sayılı yasa ile kendisine verilmiş bulunan yüzde on sınırları içerisinde kalmak
kaydıyla, ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları dikkate alarak ceza miktarını tespit etme yolundaki
takdir yetkisi, daha önce görev yapan ve aynı seviyede olan üyelerin çıkardığı bir düzenleme
ile ipotek altına alınmakta, adeta onların düşünce ve kararlarını devam ettirme zorunluluğu
gibi ve yasaya dayalı olarak özgürce karar vermesini engelleyecek şekilde asla kabulü
mümkün olmayan hukukla bağdaşmayacak bir durum ortaya çıkarmaktadır.
Bu görüşe karşı bir sav getirilebilir. “Yönetmelik Danıştay’ca iptal edilmediğine göre
hukuken geçerlidir ve zaten verilen cezada yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri uygulanarak sonuç
olarak cezanın, yasanın öngördüğü alt ve üst sınırlara ulaşmaktadır.’’ Hukukun genel ilkeleri,
hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların bulunmadığı olayda Rekabet Kurulu’nun anılan
yönetmeliğe göre alt ve üst sınır belirleme yönünden bağlı olması karşısında bu savın bir
geçerliliği olamaz.
Öte yandan 2577 sayılı İ.Y.U.K’ nun 7.maddesinin 4.fıkrasında “Düzenleyici işlemin
iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olamayacağı hükmü
karşısında, açık olarak hukuka aykırı olduğuna inandığımız yönetmelik hükmünün
tarafımızdan da uygulanmasının zorunlu olmadığına inanıyoruz. Bu hükme göre,
Kurul’umuzca tesis edilen kararın İdare Mahkemesi ve Danıştay’ca yapılacak olası bir yargısal
denetiminde de dikkate alınacağı kanısındayız.
26.9.2004 gün ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi”
başlığı altındaki 2.maddesinde; “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza
verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik
tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve
ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü getirilmiştir.
Yine 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Kanunilik İlkesi” başlıklı
4.maddesinde; “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi;
kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel
ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
13-70/952-403
33/38
Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla
belirlenebilir.’’ hükmü bulunmaktadır.
Kabahatler kanunun anılan maddesinin, gerekçesinde; ……….. suçta kanunilik
ilkesine nazaran, kabahatler açısından daha esnek bir sistem kabul edilmiştir. Buna karşılık,
ikinci fıkrada, idari yaptırımlar açısından, cezada kanunilik ilkesine paralel bir hükme yer
verilmiştir……..denilmiş (10), idari ceza hukuku ile ceza hukuku arasındaki kanunilik
ilkesindeki ayrım gösterilmiştir. Ancak her iki hukuktaki kanunilik ilkesinin değişmez kuralı ceza
hukukunda suç ile cezanın, idari ceza hukukunda yaptırımın türü, süresi ve miktarının kanunla
belirleneceği kuralıdır. Ayrıca, Anayasamıza göre yasama görevi, devredilmesi mümkün
olmayan bir yetkidir. Bireyin maddî ve manevî varlığı üzerinde derin etkiler doğuran suç ve
cezaların, ancak ulusal iradeyi temsil eden organ tarafından yapılacak kanunla
düzenlenebilmesi, kişi hak ve özgürlüklerine sağlanan en önemli anayasal garantilerden birini
oluşturur.
Rekabet Kurulu, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in;
5.maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 2.maddesinin 2.fıkrasına ve Kabahatler Kanunu’nun
4.maddesinin 2.fıkrasına aykırı olarak 4054 sayılı yasa ile yüzde ona kadar idari para cezası
verilebilmesi hükmünü daraltarak, belli kabahatlere, yeni ceza oranları belirleyerek adeta
kendisini Yasa Koyucu yerine koymuştur.
Yönetmeliğin Yasaya Aykırı Hükümlerinin Açılacak Olası Bir Davada İptal Edilebileceği
Kanısını Taşıyoruz.
İdare hukuku kurallarına göre Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere karşı iptal
davaları iki halde açılabilmektedir. Yönetmeliklerin yayımlanması üzerine ilgililer tarafından
yasal süre içerisinde iptali için dava açılabileceği gibi, bu düzenlemenin bir idari işleme
dayanak olarak alınıp uygulanması ile menfaatleri haleldar olan kişiler tarafından da işlemle
birlikte, yönetmeliğin ilgili hükümlerinin de iptali yolunda işlemin tabi olduğu dava açma süresi
dava açılabileceği bilinmektedir. Bu nedenlerle ve yukarıda açıklamaya çalıştığım
gerekçelerle, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; 4054 sayılı
yasaya aykırı bulunan ilgili hükümlerinin iptal davasına konu olması halinde iptal edilebileceği
kanısını taşımaktayım.
4054 Sayılı Kanunun 16.Maddesinin İrdelenmesi, Anayasa’ya Aykırılık Sorunu ve
Maddenin Yeniden Düzenlenmesi Gereği.
Yukarıda geniş olarak hükmünü açıkladığımız 4054 Sayılı “Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 3.fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya
bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul
tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası
verilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükümle Yasa Koyucu anılan 4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve
7.madde de belirtilen rekabet ihlali olarak nitelendirilen kabahatler hakkında verilecek idari
10 Kabahatler Kanunu Hükümet Tasarısı ve Adalet Komisyonu madde gerekçesi
13-70/952-403
34/38
para cezalarında Rekabet Kuruluna geniş bir takdir yetkisi alanı bırakmış ve % 0-10 oranı
arasında ceza takdir edebilmesi konusunda yetki vermiştir.
Yukarıda da, açıkladığımız gibi, cezanın takdirinde dikkate alınacak hususlar
konusunda, anılan yasanın 16/5 fıkrası ile, Kabahatler Kanununun 17/2 fıkrasına yaptığı
yollamayla birlikte (işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu)
ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin
gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı
olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi kavramları
getirmiş, yine yukarıda açıkladığımız, 16/son fıkrası ile “gibi” kavramı ile tadadı olarak bu
unsurların çoğaltılması adına “cezanın tespitinde dikkate alınan hususlar” konusunda
yönetmelik çıkarma yetkisi vermiştir. Yönetmeliğin çeşitli hükümleri ile, cezanın ağırlaştırıcı
unsurları olarak; İhlalin süresi, Soruşturma kararının tebliğinden sonra kartele devam
edilmesi, İncelemeye yardımcı olunmaması hali, Diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması gibi
davranışlar, cezanın hafifletilmesi unsurları olarak ise, yasal yükümlülüklerin yerine
getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya
diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat
ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler
içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller olarak belirlenmiştir.
Sonuç olarak; Rekabet Kurulu Rekabet ihlalleri için vereceği nispi idari para cezasını
tespit ederken % 0-10 oranı arasında kalmak koşulu ile, yukarıda yasa hükmü ile belirtilen ve
yine Yönetmelik hükmü ile yasa koyucunun işareti ile çoğaltılan unsurları dikkate alarak takdir
yetkisini kullanacaktır.
Hukuk devleti ilkesi, “vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulundukları, devletin fiil ve
işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi ifade eder. Hukukî güvenlik ilkesi,
herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını buna
göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Bu güvenliğin sağlanabilmesi her şeyden
önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin de uyması bağlıdır. Hukuk
devletinin ön şartlarından biri olan hukuk güvenliği ilkesi ile bireylerin hukuki güvenliğinin
sağlanması amaçlanmaktadır.
Hukuk güvenliğinin unsurları, hukuki belirlilik ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, eşitlik ilkesi ve
cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkeleridir. Bunun dışında konumuzla doğrudan ilgisi
olmayan kazanılmış hak ilkesi ile geriye yürümezlik ilkeleri de Hukuk güvenliğini sağlayan
diğer en önemli ilkelerdir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir.
Yasal düzenlemelerin nesnel olması, hukuk devletinde yasadan doğan sorumluluğunun eylem
ve olgu, hukuksal sonuç, hak süjesi yönlerinden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer
vermeyecek şekilde açık, belli, anlaşılabilir olması en temel ilkedir. Bu nedenlerledir ki
hukuksal güvenliğinin var olduğunun algılandığı otoritenin keyfilikten uzak olduğunun
düşünüldüğü ortamda bireyde davranışlarını hukuka uyarlayabilecek ve kendine düşen ödevi
yerine sorunsuz getirebilecek kamu düzeni ve hukuk devleti ilkesinin yerleşmesine katkı ile
gereksiz uyuşmazlıkların oluşmasının önüne geçilmiş olabilecektir. Belirlilik ilkesi, hukuksal
güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya
hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale
yetkisini doğurduğunu bilmelidir
13-70/952-403
35/38
Hukuki belirlilik ilkesi gereği olarak Yasa Koyucu tarafından getirilen kuralın, kuralın
muhatabı kişilerin olağan şartlar altında belirli işlem ve eylemlerin hangi sonuçlar
doğurabileceğini öngörmelerini sağlayacak nitelikte düzenlenmesini gerektirir. Bu ilke ile
kuralın, muhatap kişi bu kuraldaki takdir yetkisinin kapsamını, kendisi tarafından
öngörülemez keyfi tutum ve davranışlardan koruyacak düzeyde açıklıkla anlayacak şekilde
düzenlenmelidir. Bir başka deyişle kuralın hukuki öngörülebilirliği olmalıdır.
Yasa ile getirilen kural, Anayasamızın 10.maddesinde belirlenen eşitlik ilkesine
uygun olmalıdır. Şöyle ki; alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı geniş, sınırsız
ve ölçüsüz olmamalı, cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında çok büyük oranda
açılmış bir makas şeklinde makul ve ölçülü olmayan şekilde genişliği, uygulamada, yorum ve
değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek
nitelikte düzenlenmemelidir.
Yasa koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında hangi
eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma
bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların yasallığı ve hukuksal
güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara neden olmamak için, kabahatler
hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri yasada göstermesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi, 17.04.2008 gün ve E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararıyla,
3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesini iptal etmiştir.
İptale konu 42.madde de “Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar
mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar dışında
özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 000 TL. den 25 000 000
liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca fenni mesule bu cezaların 1/5’i uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28, 33, 34, 39 ve 40 ıncı maddeleri ile
36 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen mal sahibine,
fenni mesule ve müteahhide 500 000 TL.den 10 000 000 liraya kadar para cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı halinde para cezaları bir katı artırılarak
verilir………………………………………………hükmü bulunmaktaydı.
Anayasa Mahkemesi, yasa ile getirilen kuralın hukuk devleti ilkelerinden olan hukuki
belirlilik, öngörülebilirlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkelerine aykırı
olduğundan bahisle anılan kuralı iptal etmiştir. Anayasa mahkemesi mezkur kararında;
“3194 sayılı Yasa’nın 42. maddesinde düzenlenen idari para cezaları, imar ve
kamu düzenine aykırı davranışların önlenmesi amacıyla, araya yargısal bir karar girmeden,
idarenin doğrudan işlemiyle idare hukukuna özgü usullerle kesilen ve uygulanan
yaptırımlardır. Maddenin birinci fıkrasındaki idari yaptırım, idarenin ruhsat alınmadan, ruhsat
veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapının yapıldığı yönündeki tespiti ve bu
konudaki değerlendirmesine bağlı olarak idarece uygulanmaktadır. Başka bir deyişle hem
cezayı gerektiren eylemin işlendiğini saptamak hem de Yasa’da gösterilen alt ve üst sınırlar
arasında cezanın tutarını belirlemek tamamıyla idari makamların, belediyeler veya en büyük
13-70/952-403
36/38
mülki amirlerin kararlarıyla oluşmaktadır. İtiraz halinde yargının vereceği karar, onun bu
niteliğini değiştirmemektedir. Sonuçları belli ölçüde genel para cezalarına benzese de tümüyle
idari işleme dayanan bir yaptırımdır. Yargı organlarının müdahalesi olmadan idarece
kararlaştırılmakta ve uygulanmaktadır.
İdari makamların Yasa’nın belirlediği sınırlar arasında cezanın takdirinde esas alacakları
objektif ölçütler Yasa’da gösterilmemiştir. Yasa’yla imar para cezasının alt ve üst sınırları
gösterilmiş, bu alan içinde cezayı uygulama yetkisi idareye bırakılmıştır. İdarelerin hangi
ölçütleri esas alacakları açık, belirgin ve somut olarak Yasa’da yer almamıştır. Yasa kuralı bu
anlamda belirli ve öngörülebilir değildir.
Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı geniş, sınırsız ve ölçüsüzdür.
Cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında elli kat gibi makul ve ölçülü olmayan şekilde
genişliği, uygulamada, yorum ve değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak eşitsizliğe,
haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek niteliktedir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında hangi
eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma
bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların yasallığı ve hukuksal
güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara neden olmamak için, imar
hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri yasada göstermesi gerekir.
Cezanın Yasa’da gösterilen sınırlar arasında idarece belirlenmesinde, yapının, taşkın,
heyelan, kaya düşmesi gibi afet alanlarında bulunan, sıhhi ve jeolojik mahsurları olan veya
bunlar gibi tehlikeli durumlar göstermesi nedeniyle imar planlarına veya ilgili idarelerce
hazırlanmış, onaylanmış raporlara göre yapılması yasak olan alanlara, imar planlarında
umumi hizmet alanlarına, kamu tesis alanlarına ve yapı sahibine ait olmayan alanlara
yapılması; hangi amaçla yapıldığı, büyüklüğü ve konut, ticari, sanayi, otel, akaryakıt istasyonu
gibi niteliği; fen ve sağlık kurallarına aykırılık taşıması; içinde oturacak veya çalışacak kişiler
için tehlike oluşturması; çevresinde ya da aynı bölgede emsal yapılar için uygulanan imar para
cezaları; kente ve çevreye etkisi; bitmiş ve kullanılır durumda olması gibi ölçütlere yer
verilmemiştir.
Bu tür idari işlemlere karşı yargı yolu açık olmakla birlikte, bu güvencenin uygulama
aşamasından sonra ve ancak itiraz yoluyla ortaya çıkacağı göz önünde bulundurulduğunda,
yasa kurallarının yürürlükte olduğu sürece keyfiliği ortadan kaldırmaya yeterli olduğu
söylenemez. Hukuk kuralları, yargının yorumuna ihtiyaç göstermeyecek ve uygulayıcılar
tarafından anlaşılabilecek şekilde açık ve belirgin olmak, uygulayıcılara güvence vermek
zorundadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Kural iptal edilmiş olduğundan ayrıca Anayasa’nın 10. maddesi yönünden incelenmesine
gerek görülmemiştir.
13-70/952-403
37/38
demiştir.(11)
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız, ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer nitelikteki
kararı ışığında 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16.maddesinin ilgili
fıkralarını irdelediğimizde; Yasa Koyucunun bu maddede de, Hukuki belirlilik, hukuki
öngörülebilirlik, eşitlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkelerine tam
uyduğunu söylemek mümkün değildir. Yasa koyucu, bu hükümle cezanın alt ve üst sınırı
arasında Rekabet Kuruluna büyük bir takdir yetkisi bırakmıştır. Yukarıda açıklanan, iptale konu
42.madde de alt üst sınır cezanın parasal miktarı konularak 50 kat şeklinde olmasına rağmen,
16.madde de nispi ceza oranı belirlenmiş olmakla bu fark şimdiye kadar ki uygulamalara göre
10.000 kat şeklindedir ve hatta Rekabet Kurulu bu katı daha fazla arttırabilme olanağına
sahiptir.
Öte yandan, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rekabet Kuruluna bu alt ve üst sınırlar arasında
idari para cezasını tespit ederken dikkate alacağı hususlar gerek 4054 sayılı yasa, gerek
Kabahatler Yasası ve gerekse Yasa Koyucunun verdiği yönetmelik yetkisi ile belirlenmiştir.
Gerçekten belirlenen unsurlar, alt ve üst sınır arasında bu kadar büyük bir orandaki farklılık
içinde hukuka ve adalete uygun bir şekilde idari para cezasını tespit etmeye yeterli midir? Biz
bu konuda tam yeterlidir diyemiyoruz. Bu durumun, bir başka deyişle bu maddenin Anayasa
Mahkemesi’nin önüne götürülmesi halinde iptal edilebileceği kuşkusunu taşımaktayım.
Bilindiği gibi, Rekabet Hukuku 1900 lü yıllarda Sherman yasası ile ilk A.B.D de doğmuş,
1950 li yıllarda da Avrupa Devletleri bu hukuku kabul etmiştir. Ülkemizde ise 1994 yılında
çıkarılan 4054 sayılı yasaya göre Rekabet Kurumu 1997 yılında faaliyetine başlamıştır.
Dünyada epeyce yol alan Rekabet Hukuku, teorik anlamda dahil olmak ülkemizde, Rekabet
Kurumu ile pratik alanda da belirli ve üst bir seviyeye gelmiş bulunmaktadır. Artık Rekabet
Hukukunda da, rekabete aykırı fiiller arasında ayrım yapılarak kabahat tiplerinin belirlenerek
bir ayrıma gidilmesi olanaklıdır. Öte yandan Anayasamızın 13.maddesinde vücut bulan Ceza
muhakemesi hukuku işleminin yapılması ile sağlanması beklenen yarar ve verilmesi ihtimal
dâhilinde bulunan zarar arasında makul bir oranın bulunmasını, oransızlık durumunda işlemin
yapılmamasını ifade eden ölçülülük ilkesi dikkate alınarak ceza miktarlarının belirlenmesi
mümkündür.
Belirtilen nedenlerle, hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri bağlamında, Yasa
Koyucunun gelişen Rekabet hukuku ilkelerini dikkate alıp, kabahat tiplerinde bir ayrıma
giderek, cezada ölçülülük ilkelerini de göz ardı etmeksizin 16.maddeyi yeniden düzenlemesi
gerektiği inancındayım.
11
13-70/952-403
38/38
Sonuç
Yukarıda geniş olarak açıklanan nedenlerle, Kurulumuzca verilen; 4054
Sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci
fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca
2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin
takdiren %o 3 ve 2,25 oranlarındaki, kanuna aykırılığı yukarıda ileri sürülen ilgili
hükümlerinin uygulanarak temel para cezaları baz alınarak verilen idari para
cezalarına, anılan bu idari para cezaları belirlenirken 4054 sayılı yasa ile birlikte,
uygulanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı olmasından dolayı
uygulanmasının mümkün olmadığı düşüncesiyle kararın sonuç ceza oran ve miktarına
ayrı ayrı katılmakla birlikte, gerekçe yönünden katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy