Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-148 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-75/898-340
Karar Tarihi : 19.9.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Pelin ERDOĞAN, Aytül TOKATLI,
Hüseyin COŞGUN
C. ŞİKAYET EDEN : Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
20
- İstanbul Kuyumcular Odası
Piyerloti Caddesi Dostluk Yurdu Sokak No:3
Çemberlitaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: İstanbul Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış
fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde
yurt genelinde çeşitli illerde dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş 30
kuyumcu esnafının fiyat tespitinde bulundukları beyanlarına yer verildiği tespit
edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ
İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde yurt genelinde çeşitli illerde
dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş kuyumcu esnafının fiyat tespitinde
bulundukları beyanlarına yer verildiğinin tespit edilmesi üzerine, 24.11.2006
tarih ve 2006-3-148/İİ-06-AÇ sayılı İlk İnceleme Raporu hazırlanmıştır.
40
Söz konusu İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda alınan
30.11.2006 tarih ve 06-86/1101-M sayılı Kurul Kararı ile; konuya ilişkin olarak
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti için,
İstanbul Kuyumcular Odası (Oda) hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi
gereğince soruşturma yapılmasına karar verilmiştir.
7.12.2006 tarihinde, Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmasını göndermesi istenmiştir. Oda’nın ilk yazılı savunması süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 50
07-75/898-340
2
Soruşturma sonucunda hazırlanan 28.5.2007 tarih ve SR/07-09 sayılı
Soruşturma Raporu Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
Başkanlıkça tüm Kurul Üyeleri ile ilgili tarafa tebliğ olunmuş ve aynı maddenin
ikinci fıkrası gereğince taraftan 30 gün içinde yazılı savunmasını göndermesi
istenmiştir. Oda’nın ikinci yazılı savunması yasal süresi içinde Kurum'a intikal
etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı 2.7.2007 tarihli "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un
45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9..7.2007 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve 60
tarafa tebliğ edilmiştir. Taraf, ek görüşe karşı üçüncü yazılı savunmasını yasal
süresi içinde sunmuştur.
Rekabet Kurulu'nun 21.8.2007 tarih ve 07-65 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyesi, Kanun'un
46. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa gönderilmiştir.
19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
70
Rekabet Kurulu 19.9.2007 tarihinde 07-75/898-340 sayılı nihai kararını
vermiştir.
İstanbul Kuyumcular Odası’na 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca 2005 yılı 513.173,49 YTL tutarındaki gayrisafi gelirinin
takdiren %1’i oranında olmak üzere 5.131,73 YTL idari para cezası
verilmesine, ancak verilecek para cezası asgari hadden aşağı
olamayacağından, 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca, asgari ceza tutarı olan 6.864
YTL idari para cezası verilmesi yönünde, İkinci Başkan Tuncay SONGÖR,
Kurul Üyeleri Süreyya ÇAKIN ve Mehmet Akif ERSİN’in oylarına karşılık, 80
Kurul Üyeleri Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI ve M. Sıraç ASLAN’ın karşı oyları
sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen karar yeter
sayısının oluşmaması nedeniyle yine aynı maddede belirtilen yöntemin
izlenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
1- Oda’nın kuyumcular arasındaki rekabeti engellemeye yönelik eylemlerinin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemlerden “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi her türlü 90
alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendi ile uyum
gösterdiği sabit görülerek, Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği;
2- Ayrıca 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanmadığından,
bu ihlale mevcut haliyle muafiyet verilmesinin mümkün olmadığı;
3- Ancak Oda tarafından belirlenen fiyatların tavsiye veya maksimum
niteliğinde olması halinde, Kanun’un 5. maddesindeki koşulları
sağlayabileceğinden muafiyetten yararlanılabileceği;
100
07-75/898-340
3
4- Oda’nın 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince para
cezası ile cezalandırılması gerektiği;
5- Rekabet Kurulu tarafından 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca ceza verilmesine karar verilmesi halinde;
a) ihlalin 2007’de de sürdüğüne dair belgelerin varlığı dolayısıyla 2006 yılı
cirosunun esas alınabileceği,
b) soruşturma bildirim yazısının tebellüğünden itibaren yanlış anlaşılmalara 110
mahal vermemek için Oda’nın daha itinalı ve dikkatli davranmaya
başlamasının, cezanın takdirinde hafifletici unsur olarak göz önünde
bulundurulabileceği
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
120
Soruşturmaya taraf olan Oda üyelerinin kuyumculuk sektöründe faaliyet
gösterdikleri dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, “kuyumculuk pazarı” olarak
belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın rekabet koşullarının yeterli
derecede homojen ve özellikle komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı
olması, ilgili coğrafi pazarın tespitinde büyük bir önem taşımakta ve belirleyici
olmaktadır. 130
Soruşturmaya taraf olan Oda üyesi kuyumcular satışa sundukları altını
genellikle İstanbul’dan temin etmekte ve bu ürünleri buradaki müşterilere
satmaktadırlar. Bu nedenle, “İstanbul ili” ilgili coğrafi pazar olarak
belirlenmiştir.
I.2. Haklarında Soruşturma Yürütülen Taraf
I.2.1. İstanbul Kuyumcular Odası (Oda)
1971 yılında dernek statüsünde ve “Turistik El Sanatları İmalcileri ve Kuyumcu 140
Sanatkarları Derneği” adıyla faaliyete başlanmış olup, 1994 yılında 507 sayılı
Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’na tabi olunarak oda statüsüne geçilmiştir.
7.6.2005 tarihinde kabul edilen 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu 507
sayılı Kanun’u yürürlükten kaldırmıştır. 5362 sayılı Kanun’da, öngörülen
koşulları karşılayan eskiden kurulmuş odaların tüzel kişiliklerinin devam
edeceği düzenlenmiştir. 5362 sayılı Kanun’a göre oda kurulabilmesi için üye
sayısının en az 5001 olması gerekmektedir. Esnaf ve sanatkarların Esnaf ve
Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü’nde sicile kayıtları yapılmadıkça odaya hiçbir
1 507 sayılı Kanun uyarınca bu sayı 100 idi.
07-75/898-340
4
şekilde kaydı yapılamamaktadır. Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkarlar,
çalışmaya başladıkları tarihten itibaren durumlarını 30 gün içinde bağlı 150
bulundukları sicile tescil ve Sicil Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür.
Oda’nın, Aralık 2006 itibarıyla aktif üye sayısı 3.900’dür. Oda, 4054 sayılı
Kanun anlamında teşebbüs birliği niteliğindedir.
I.3. Yapılan Tespit ve Deliller
İlk inceleme, tarafın yazılı savunmaları ve soruşturma sürecinde 4054 sayılı
Kanun'un 14, 15 ve 44. maddeleri uyarınca yapılan yerinde incelemeler ve
ilgililerden bilgi isteme sonucunda elde edilen altın alış ve satış fiyatının 160
belirlenmesine ilişkin bulgular aşağıda sunulmuştur.
1. Oda web sitesinde de yer alan yayını İKO Bülteni’nin 2006 yılının 1.
sayısında (yıl: 3 sayı: 34), İKO yönetim kurulunun bir yandan tüm ilçelerdeki
kuyumcu esnafının dernek çatısı altında örgütlenmesini teşvik ederken, diğer
yandan da aynı örgütlenmenin tüm yurt sathına yayılması için çalışmalarını
sürdürdüğü belirtilerek, oluşumlar hakkında bilgi verilmiştir. İKO Bülteni’nde ve
web sayfasında, İstanbul ilçelerindeki esnafın güvenliğinin yanı sıra en yoğun
yaşadığı sorun olarak fiyat birlikteliğinin olmaması ve bu nedenle karlılığın
oldukça düşmesi gösterilmiş, günümüzde birçok sektörün yaşadıkları sıkıntıyı 170
örgütlenerek çözme yoluna gittiği belirtilmiştir. Kendisini Türk kuyumculuk
sektörünün tepe örgütü olarak kabul eden İKO yönetim kurulu, ilçelerde
faaliyet gösteren kuyumcuların dernek çatısı altında bir araya gelmeleri için
destek vermektedir. Yazıda, Bahçelievler, Üsküdar, Yenibosna ve Silivri’de
faaliyet gösteren kuyumcu esnafının örgütlenme çalışmalarına önceden
başladığı ve Gaziosmanpaşa ilçesi esnafının da dernekleşme hazırlıkları
içerisinde olduğu belirtilmiştir. Türkiye’de kuyumcu sayısının 40 bini
bulmasının fiyat rekabetini gündeme getirdiği ve “fiyat kırma” şeklinde
yaşanan rekabetin karlılığı azalttığı vurgulanarak, bir süre sonra rekabet
nedeniyle kar etmekte zorlanan esnafın faaliyetine son vermek zorunda 180
kaldığı dile getirilmiştir. Fiyat rekabetini önlemenin ellerinde olduğu ve esnaf
birlik içerisinde hareket eder ve fiyat düşürmekten vazgeçerse kazançlı
çıkılacağı belirtilmiştir. Dernek kurma hazırlığı içindeki Gaziosmanpaşa’da
faaliyet gösteren kuyumcular konu ile ilgili olarak görüşlerini bildirmiştir.
Kuyumcu U. A., rekabet koşulları ve yasalardan dolayı faaliyet göstermelerinin
gün geçtikçe zorlaştığını, rekabet nedeniyle malı satmak için ne gerekiyorsa
yapıldığını belirtirken, kuyumcu S.S. bir araya gelemeyen kuyumcuların bazen
yapılan listelere bile uymadıklarını, bu nedenle dernek kurulmasının iyi
olacağını, ancak fiyat birliği sağlanması noktasında derneğin yaptırımının
olması gerektiğini vurgulamıştır. 190
2. 10.3.2006 tarihli İKO Bülteni’nde ise, 2005 yılında kurulan Üsküdar
Kuyumcular Derneği hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. Esnaf arasındaki
fiyatlarda yaşanan istikrarsızlığın dernekleşme ihtiyacını doğurduğu, 22 ayar
bilezik ve sarrafiye ürünlerde günlük fiyat listeleri üzerinden satış yapılmaya
başlandığı belirtilmiştir. Kuyumcu B.A. bu uygulamaya her semtte başlanması
gerektiğini, çünkü müşterilerin bir semtte değil, birçok yerde fiyat araştırması
yaptığını ifade etmiştir.
07-75/898-340
5
3. Oda Ana Sözleşmesi’nin “Amaç” başlıklı 3. maddesinde üyelerin ve 200
bunların yanında çalışanların mesleki ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak,
mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun
olarak gelişmelerini ve mesleki eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak ve
meslek disiplinini ve ahlakını korumak Oda’nın amaçları olarak belirlenmiştir.
“Yönetim Kurulu’nun Görev ve Yetkileri” başlıklı 16. maddesinin (l) bendinde,
ücret tarifelerine uyulup uyulmadığını ilgililerin başvurusu üzerine veya
doğrudan veya uzman kimseler aracılığıyla kontrol etmek, ayrıca mesleki
teamüllere aykırı davranışları belirlenen üyelere yazılı ihtarda bulunmak ve 210
tekrarı halinde ilgilileri birlik disiplin kuruluna bildirmek yönetim kurulunun
yetkileri arasında sayılmıştır.
“Fiyat Tarifelerinin Tespit Şekli” başlıklı 41. maddede Oda üyesi esnaf ve
sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifelerinin nasıl belirleneceği
düzenlenmiştir. Bu maddede belirtildiği üzere Oda üyesi esnaf ve
sanatkarların bağlı oldukları oda fiyat tarifesini belirler. Belirlenen fiyat tarifesi
odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin
sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanır veya reddedilir. Onaylanan
fiyat tarifesi birlik tarafından belediye, mülki amirlik ve odaya yedi gün 220
içerisinde bildirilir ve fiyat tarifesi bu andan itibaren yürürlüğe girer. Fiyat
tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir.
4. Şanlıurfa Kuyumcular Odası Başkanlığı’ndan Oda’ya gönderilen 2.6.2006
tarih 2006/20 sayılı yazıda özetle, altın fiyatlarının kuyumcuların kendi
isteklerine göre belirlenmesi halinde tüketicinin mağdur olacağı, meslekle ilgisi
olmayan kişiler tarafından bu işin yapılacağı, bu durumun toplum düzenini
bozacağı, işini yapan hiçbir dürüst kuyumcunun buna müsade etmeyeceği
etmemesi gerektiği, hiçbir zaman altın fiyatlarının kuyumcuların kendi
isteklerine göre belirlenemeyeceği, fiyat konusunda pazarlık yapılması halinde 230
düşük ayarlı altın satışı gibi istenmeyen durumların ortaya çıkabileceği, 5362
sayılı Kanun’da yapılan fiyat tarifelerinin uygulanacak azami hadleri
göstereceği şeklindeki değişikliğin kuyumcu odalarının fiyat birliği sağlamak
konusunda kuyumcuları denetlemesini ortadan kaldıracağı, bu maddenin
tarifelerin uygulanacak asgari hadleri belirleyecek şekilde değiştirilmesi
gerektiği, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde yer alan hükmün
Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na tamamen zıt olduğu,
günümüz kuyumculuk mesleği koşulları göz önüne alınmadan hazırlanan
4054 sayılı Kanun’un kuyumculuk mesleğini ateşe atarak şeref ve saygıdan
yoksun art niyetli kişilerin tekeline sunacak bir meslek haline getirmiş olacağı, 240
kuyumculara özel bir statü tanınması gerektiği, eğer kuyumcular arası bir
rekabet ortamı kurulmuş olursa vatandaşlar arasında bu rekabet ortamından
doğan düşük ayarlı altın alınması durumunun söz konusu olacağı, bu şekilde
de tüketici mağdur edilerek haksız kazanç sağlanacağı, oda tarafından
yapılan denetlemelerde bu tip işlemler için hiçbir yaptırım uygulanamadığı
ifade edilmiş ve anılan kanun maddesinin (4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi a
bendi kastolunmaktadır) değiştirilmesinin esas olduğu beyan olunmuştur.
07-75/898-340
6
Yazının son kısmında yer alan el yazısı ile yazılmış bölümde ise Oda’dan
destek talep olunmakta ve bu yazının Değerli Maden Federasyonu’na, 250
Konfederasyon’a ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na fakslanması
istenmektedir.
5. Oda’nın elektronik ağ adresinde de yer alan yayını olan İKO Bülteni’nin
2006 Aralık ayında yayımlanan sayısında (Yıl: 3, Sayı: 43) Zeytinburnu
kuyumcu esnafı arasında başlayan birliktelikten söz edilmektedir.
“Zeytinburnu’nda Birliktelik Meyve Verdi” başlıklı yazıda haksız fiyat
rekabetinin önüne geçmek için Oda’da yapılan toplantıda komite kuran
Zeytinburnu esnafının bu kararın meyvelerini toplamaya başladığı, ilçe
esnafının yeni hedefinin bir dernek çatısı altında birleşmek olduğu ifade 260
edilmekte ve komitede yer alan kuyumcuların adlarına yer verilmektedir. Söz
konusu kuyumcular C.K (N. T. Kuyumculuk), A.K. (İ. G.), A.İ. (A. Kuyumcusu),
M.Ö. (H. Kuyumculuk), R.Ç. (B. Kuyumcusu) ve A.M. (T. Kuyumcusu)’dır.
Yazının devamında Oda yönetim kurulu üyeleriyle Zerger Restoran’da
buluşulduğu, ilçede fiyat rekabetinin bitmesi için 7 kişilik bir komite kurulduğu,
esnafın Oda’dan alınan fiyat listeleri ile satış yapmaya başladığı, Oda Başkanı
A.K. ve yönetim kurulu üyelerinin Zeytinburnu’nda esnafla bir kez daha bir
araya geldiği, görüş alışverişinde bulunulduğu, Oda başkanının esnafı dernek
çatısı altında birleşmeye çağırdığı, ilçedeki 65 kuyumcu esnafının haksız fiyat
rekabetinin ortadan kalkmasıyla birlikte ilçeyi terk eden müşterilerini yeniden 270
kazanmaya başladığı, esnafın en büyük endişesinin birkaç esnafın verilen
sözlere muhalefet ederek fiyat birlikteliğini bozması olduğu ve bu sebeple
esnafın haksız fiyat rekabeti yapan kişilere Oda’nın yaptırım uygulamasını
talep ettiği belirtilmektedir.
Yazıda ayrıca esnafın bu birliktelik ile ilgili düşüncelerine yer verilmektedir.
C.A. rekabetten müşterinin kazançlı çıkacağını, Zeytinburnu’nda iki kez esnaf
arasında birliktelik sözü verildiğini, fiyat rekabetinin müşterinin ilçeden
kaçmasına sebep olduğunu ve birlikteliği bozanlara karşı yaptırım
uygulanması gerektiğini ifade etmiştir. C.A. isimli bir diğer esnaf beyanında, 280
fiyat listesi dağıtılmaya başlandığına, birlikteliğin geçmiş yıllarda da
sağlandığına ve birliktelikten esnafın kazançlı çıktığına değinmiştir. M.O.
Oda’dan alınan fiyat listesinin dağıtılmasının herkes için iyi olduğunu, fiyat
tartışmalarının sona erdiğini, fiyat listeleri ile birlikte herkesin eşit duruma
geldiğini, esnafın belirlenen listelere göre satış yaptığını, bu durumun devam
etmesini umduğunu ve bu birliktelik belirli bir seviyeye geldikten sonra
dernekleşme çalışmalarının hızlanacağını belirtmiştir. Y.P. beyanında esnafın
fiyat listelerine uymaya başladığına, fiyat listelerine muhalafet eden esnafı
ziyaret ederek ikazlar yapıldığına, Zeytinburnu’na yakın ilçelerdeki esnaf
arasındaki fiyat rekabetinin kendilerini olumsuz etkilediğine, rekabet yüzünden 290
kaybedilen müşterilerin yeniden kazanıldığına, dernekleşme konusunda
Oda’nın ön ayak olduğuna ve dernekleşme yolunda ilerlediklerine değinmiştir.
Son olarak B.M. fiyat rekabetinin esnafı bezdirdiğini, Oda’da yapılan yemekli
toplantılarda alınan kararlardan sonra tek liste fiyatlara dönüldüğünü ve
esnafın para kazanmaya başladığını ifade etmiştir .
6. 11.12.2006 tarihinde yerinde inceleme sırasında yapılan görüşmede Oda
Genel Sekreteri İ.K., fiyatı borsada belirlenen bir emtia olduğu için altının
07-75/898-340
7
düşük fiyatla satılmasının esnaf arasında rahatsızlık yaratabildiğini,
fiyatlardaki farklılığın tüketicinin güvenini zedeleyebildiğini, altın fiyatı borsada 300
belirlendiği için düşük fiyatın ancak ayarla oynamakla mümkün olabileceğini
belirtmiştir. Ayrıca Oda’nın üyelerinin fiyat belirlemesine herhangi bir
müdahalesi bulunmadığı, bültende yer alan fiyata ilişkin esnaf beyanlarının
yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı ve İstanbul ilçelerindeki esnafı
dernekleştirme çabalarının sektör sorunlarının kendilerine örgütlü şekilde
aktarılmasını sağlamak amacıyla yapıldığı da ifade edilmiştir.
7. 16.3.2007 tarihinde Zeytinburnu’nda faaliyet gösteren kuyumcu T.E ile
yapılan görüşmede, 2006 Ramazan ayı öncesi Oda tarafından bir toplantı
düzenlendiği, toplantının amacının fiyat konusunda Zeytinburnu’nda yaşanan 310
karmaşayı önlemek olduğu ve toplantı talebinin Zeytinburnu esnafından
geldiği ifade edilmiştir. Görüşülen kuyumcunun iş yerinde “İstanbul Kuyumcu
Esnaf ve Sanatkarları Odası Tarafından Belirlenen Günlük Altın Fiyatları”
başlıklı bir tabela bulunduğu görülmüş ve bir örneği alınmıştır. Tabelada
2.3.2007 tarihine ait 22 ayar tel bilezik, eski yeni çeyrek altın ve ata liranın alış
ve satış fiyatları yer almaktadır. Tabelanın altında yer alan notta fiyatlara KDV,
işçilik ve karın dahil olduğu ifade edilmektedir. T.E. tabeladaki fiyatların
Oda’nın toplantısında seçilen ve C.K., M.Ö., A.İ., A.K., M.O., R.Ç. ve A.M.’den
oluşan 7 kişilik komite tarafından hazırlandığını belirtmiştir. Oda’nın
Zeytinburnu’nda esnaf arasında birlikteliği sağladığı ve bütün esnafın aynı 320
fiyattan alım satım yapması yönünde tavsiyelerde bulunduğu da görüşmede
ayrıca beyan edilmiştir.
8. 16.3.2007 tarihinde Zeytinburnu’nda faaliyet gösteren kuyumcu M.K. ile
raportörlerce yapılan görüşmede, Oda tarafından iki toplantı yapıldığı,
toplantıların amacının fiyat birliği sağlamak olduğu, görüşme yapılan günün bir
gün öncesine kadar fiyat listeleri dağıtıldığı, ancak bu listelerin o gün itibarıyla
İ.kuyumculuk tarafından toplatıldığı, fiyat listesine uymayanların ve listeyi
vitrinine asmayanların maliyeye şikayet edileceği, halka duyurulacağı yönünde
Oda’ya üye kuyumcular tarafından diğer esnafın tehdit edildiği, listelerin ilk 330
olarak Oda’nın fiyat listesi olarak dağıtıldığı, daha sonra günlük fiyat listesine
çevrildiği, hatta Oda başkanın ilçeye gelip bu listelere uyma yönünde esnafla
konuştuğu dile getirilmiştir. Esnaf arasında iletişimi sağlamak için her bölgeye
bir kuyumcunun temsilci olarak atandığı ve listelerin dağıtımında
sorumluluğun C.K., M.Ö. ve Y.P.’de olduğu, listelerin toplatılmasına rağmen
fiyat birlikteliğinin hala devam ettiği ifade edilmiştir. Son olarak İ.
Kuyumculuk’tan listeleri toplayan kişinin rekabet uzmanlarının incelemesinden
sonra listelerin tekrar dağıtılacağını söylediği belirtilmiştir.
Söz konusu kuyumcunun bahsettiği fiyat listeleri “günlük altın fiyatları” başlığı 340
altında hazırlanmış 22 ayar tel bilezik, eski yeni çeyrek altın ve ata liranın alış
ve satış fiyatlarını göstermektedir. Listede fiyatlara KDV, işçilik ve karın dahil
olduğu ifade olunmakta ve güvenli, kaliteli bir alışveriş için bu listenin
bulunduğu kuyumcuların tercih edilmesi önerilmektedir.
9.15.3.2007 tarihinde İstanbul Kapalı Çarşı’da raportörlerce bazı kuyumcularla
görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde altın alış ve satış fiyatlarının nasıl
belirlendiği sorusuna cevaben borsanın takip edildiği, televizyon ve internetin
07-75/898-340
8
kullanıldığı, daha önceki dönemlerde Kapalı Çarşı Esnaf Derneği’nin 22 Ayar
bilezik fiyatını günlük olarak anons ettiği ancak, bu gün artık böyle bir 350
uygulamanın kalmadığı ifade olunmuştur. Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara
herhangi bir müdahalesinin veya etkisinin olmadığı da beyan edilmiştir.
10.16.3.2007 tarihinde İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde raportörlerce bazı
kuyumcularla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde, altın alış satış
fiyatının nasıl belirlendiği sorusunun yanı sıra, ağırlıklı olarak 2006 yılının
Aralık ayında yapılan Oda toplantısı üzerinde durulmuş, bu konu hakkında
bilgi istenmiştir. İlk soruya ilişkin olarak, kuyumcuların geneli Kapalıçarşı
fiyatlarını ve televizyonu izlediğini ifade ederken, A.D. 3-4 aydır Oda’ya bağlı
bazı kuyumcular tarafından listeler dağıtıldığını, duyumlarına göre Oda’nın bu 360
listelerin kaldırılmasını istediğini, bir hafta öncesinde dağıtıma son verildiğini,
listelere genel olarak uyulduğu beyan etmiştir. M.K. ise yaklaşık bir hafta
öncesine kadar esnafça hazırlanan listeyi kullandığını, liste kullanımının
yaklaşık 1,5 ay sürdüğünü, fiyat birliğine uyulmaması gerekçesiyle listenin
gelmemeye başladığını ve Oda’nın liste faaliyetlerinin organize edilmesi için
her bölgeden temsilci belirlediğini ifade etmiştir.
Aralık ayında yapılan toplantıya ilişkin olarak İ.Ş., fiyat rekabetinden
duydukları rahatsızlık üzerine Oda başkanından toplantı yapmasını talep
ettiklerini, toplantıda özellikle çeyrek altın fiyatının sabitlenmesinin 370
amaçlandığını, bunun için liste hazırlanmasına ve listeye uyulmasına karar
verildiğini, her bölge için listeyi dağıtacak kişilerin belirlendiğini, kendi
bölgelerine T. Kuyumculuk ya da İ. G.’nin dağıtım yaptığını, bu uygulamanın
yaklaşık bir hafta sürdüğünü, daha sonra fiyat birliğine kimsenin uymadığını
ifade etmiştir.
S.K. toplantıya ilişkin beyanında, toplantıyı A.İ’nin talep ettiğini, çeyrek altının
ortak bir fiyata satılması konusunda fikir birliğine varıldığını, liste fiyatına genel
olarak uyulduğunu, müşteriden bir şikayet gelmediği için ayrıca kontrole gerek
kalmadığını ifade etmiştir. M.O. beyanında amacın rahatsızlık duyulan fiyat 380
rekabetini düzeltmek, fiyat birliğini sağlamak olduğunu, sadece çeyrek altında
fiyat birliğine gitmeye çalıştıklarını, İ.G.’nin telefon açıp daha önce dağıtılmış
olan listeye 22 ayar, çeyrek ve ata için belirlenen fiyatları bildirdiğini, bu
listenin de vitrine asıldığını, ancak şu an herkesin istediği fiyata sattığını ifade
etmiştir.
S.K. beyanında, çok ciddi iş bozmalarla karşılaştıklarını, bunu aşabilmek için
bir araya geldiklerini, bu toplantıdan sonra satılan mala fiyat verilerek iş
bozulmasının büyük oranda azaldığını, kendi aralarında denetim yaparak bu
tür faaliyette bulananlara uyarıda bulunduklarını, “ Fiyat listelerine 390
uymayanlara ikaz yapıldı.” şeklinde bir söyleminin bulunmadığını, bunun
dergide yanlış değerlendirildiğini, fiyata ilişkin bir telkinleri olmadığını ve
kendisinin fiyat listesi dağıtmadığını ifade etmiştir.
A.K. (İ. Kuyumculuk) da beyanında benzer şekilde alınmış mala fiyat
verilmesi nedeniyle iş bozma olaylarının yaşandığını, bir araya gelerek böyle
uygulamalar olmaması için karar aldıklarını, kurulan komitenin takip amaçlı
07-75/898-340
9
olduğunu, birlik içinde para kazanma amacıyla hareket ettiklerini bunun yanı
sıra güvenlik amaçlı da çalıştıklarını ifade etmiştir.
400
T.Y. beyanında toplantıya katıldığını, amacın iş bozmadan duyulan rahatsızlık
olduğunu, toplantı talebinin kendilerinden geldiğini, Oda başkanının da
katıldığını, toplantıda fiyatlar belirli olsun denildiğini, çeyrek altının maliyetinin
1 YTL üzerine satılmasının uygun olduğunun kararlaştırıldığını ve bu şekilde
söz verildiğini, toplantıda oluşturulan komitenin listeyi hazırlayıp dağıttığını,
listelerin düzenli dağıtımına zaten gerek kalmadığını çünkü maliyetin üzerine 1
YTL konularak satma hususunda anlaştıklarını, bir hafta öncesine kadar
listelerin geldiğini ifade etmiştir.
A.İ. toplantıda zararına satış yapmamaya karar verdiklerini, birlikte fiyat 410
belirlediklerini ve fiyatın altında satış yapmadıklarını, ancak fiyatın üzerinde
satış yapılabildiğini, artık zararına rekabet etmediklerini, Zeytinburnu’ndan
yedi kişi temsilci seçildiğini, I. Kuyumculuk’un merkez olduğunu ve fiyat
yükselince temsilcilere bildirdiğini, kendilerinin de diğer esnafın fiyatlarını
yükselttiğini söylediklerini, bu uygulamanın devam etmesini istediğini, bu yolla
esnafın zararına satış yapmadığını, fiyatlarda zorlayıcı bir baskı olmadığını
ifade etmiştir.
B.M. beyanında, amacın iş bozmayı engellemek olduğunu, dergideki
beyanındaki tek listeden kastının has altın fiyatı belli olan meskuk (damgası 420
vurulmuş, para haline konulmuş) ürünler olduğunu, Oda başkanına toptan
fiyatına perakende satıştan duyduğu rahatsızlığı ilettiğini, başkanın bireysel
başvurada bulunmayın, birlikte dile getirin, dediğini ve o toplantıda bir komite
kurulmadığını ifade etmiştir.
M.Ö. ise beyanında, yedi kişilik komitede kendisinin de bulunduğunu, komite
olarak esnafa tavsiye niteliğinde fiyat bildirdiklerini, bunu listeler ve telefonla
yaptıklarını ifade etmiştir.
Görüşülen kuyumculardan bazılarının beyanlarından yemek veya komite 430
hakkında kesin bir bilgileri olmadığı anlaşılırken bazıları ise yemeğin amacının
satış bozmayı ve maliyet altında satış yapmayı engellemek olduğunu beyan
etmişlerdir.
I.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
Tarafın ilk inceleme ve soruşturmada yer alan altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesine ilişkin tüm savunmaları ve sözlü savunma tutanakları
incelenerek aşağıda değerlendirilmiştir.
440
Savunmada;
- Önaraştırma safhasının atlanarak salt teorik bilgilerden hareketle doğrudan
soruşturma açılmasının ve kuyumculuk sektörünün istisnai özelliklerinin
göz ardı edilmesinin eksik incelemeden kaynaklandığı,
07-75/898-340
10
- Oda’nın serbest rekabeti desteklediği, yönetim kurulunun rekabeti
engelleyici nitelikte hiçbir kararı ve uygulamasının bulunmadığı, yerinde
incelemeler sırasında Raportörler tarafından 4054 sayılı Kanun’a aykırı
herhangi bir belgeye rastlanmadığı, kaldı ki piyasada fiyat birliğinin 450
olmadığının da görülebileceği,
- Türkiye’de kuyumculuk sektörünün mamul çeşitliliği göz önünde
bulundurulduğunda fiyat birliği oluşmasının imkansız olduğu, Oda
Bülteni’nde yer alan ifade ve yorumların amacının dürüst esnafı korumak
ve tüketicinin kandırılmasını önlemek olduğu, bu amacın gerçekleştirilmesi
görev ve yetkisinin 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’nun 11.
maddesi uyarınca, Oda’ya verildiği,
- Oda’ya üye esnaftan ve tüketicilerden bazı esnafın günlük piyasa değeri 460
belli olan çeyrek, yarım, tam, Ata, Cumhuriyet gibi ziynet altınlarında hile
yapmak suretiyle has altın değerinin altında sattığı, bu şekilde müşteri
çekerek 14, 18 veya 22 ayar işçilikli ürünleri fahiş kar marjlarıyla sattığı
yönünde şikayetler geldiği,
- Oda’nın 5362 sayılı Kanun’un verdiği yetki uyarınca İstanbul genelinde ayar
ve standartlar denetimi yaptığı, has altının azaltılması ve değerinin
düşürülmesi sonucunda tüketicinin aldatılmasının mümkün olduğu,
- Dergide yer alan fiyat birliğinden kastın, Darphane tarafından basılan ziynet 470
ürünlerinin satış fiyatlarıyla ilgili yapılan şikayetlerin değerlendirilmesi
niteliğinde olduğu,
- Borsaya tabi bir emtia olan altının fiyatının İstanbul Borsasında belirlendiği,
ziynet ürünlerinin Darphane satış bedelinin altında satılmasının malın
kalitesinde şüpheyi gündeme getirdiği, bu ürünleri satın alan tüketicinin
aldatılmasının 4054 sayılı Kanun’un 1. maddesinin gerekçesinde belirtilen
tüketicileri korumak amacıyla çeliştiği,
- İKO Bülteninde yayımlanan 22 ayar bilezik ve sarrafiye ürünlerin liste 480
fiyatından satış ibaresinden Borsa fiyatlarının kastedildiği, altın sektöründe
fiyat birliğine ilişkin karar alınamayacağı,
- Soruşturma bildirim yazısının tebellüğünden itibaren yanlış anlaşılmalara
mahal vermemek için daha itinalı ve dikkatli davranmaya başlandığı,
- İKO Bülten’de yer alan haberlerin ilk bakışta 4054 sayılı Kanun’a aykırıymış
gibi görünmesine karşın bu ifade ve yorumların amacının dürüst esnafı
korumak ve tüketicinin aldatılmasını önlemek olduğu,
490
- Kalitesiz ve düşük ayarlı ürünlerin önüne geçilememesinin olumsuz
sonuçları olduğuna dikkat çekilerek Oda’nın 5362 sayılı Esnaf ve
Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun (5362 sayılı Kanun) 11.
maddesi uyarınca ayar ve standart kontrolü yaptığı, ancak İstanbul’da
binlerce esnafın kontrolünün mümkün olmadığı,
07-75/898-340
11
- Maliyetinin ve Borsa fiyatının altında yapılan satışlar kayıtdışılığı kaçınılmaz
kılacak, tüketiciler yanıltılacak ve dünya pazarında önemli bir yeri olan Türk
kuyumculuk sektörünün imajı zedeleyeceği,
500
- Kurum raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali ile ilgili
hiçbir belgeye ulaşmadıkları, Soruşturma Raporu’ndaki değerlendirmelerin
bültendeki haber ve yorumlarla esnafın şifahi bilgisine dayandırıldığı,
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın
gönderdiği yazı ile Oda’nın hiçbir ilgisi bulunmadığı, bu yazıya dayanarak
hiçbir işlem yapılmadığı, bu nedenle rekabet ihlaline ilişkin bir delil niteliği
taşımadığı ve bu belgenin Rapor’da kullanılmasının usul ve esas yönünden
doğru olmadığı,
- Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın gönderdiği yazıda kötü niyetli esnaf 510
nedeniyle tüketicilerin büyük zarar göreceğine dikkat çekildiği,
- Rapor’da beyanlarına başvurulan Zeytinburnu, Kapalıçarşı ve
Gaziosmanpaşa semtlerinden bir kısım kuyumcuların Oda’ya mı, İstanbul
Ticaret Odası’na mı kayıtlı olduklarının belli olmadığı, ifadelerinin hangi
ölçütlere göre alındığının anlaşılamadığı, değerlendirmelerin şahısları
bağladığı, bu şahısların konuyu kavrayıp kavramadıklarının ve sağlıklı
yorum yapıp yapmadıklarının belli olmadığı,
- Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara herhangi bir müdahalesinin olmadığının 520
beyanlarda açıkça belirtildiği, esnafa sorulan soruların yönlendirici olduğu,
esnafın genel ifadelerinde rekabetin ihlal edilmediğini belirten birçok beyan
yazmasına rağmen bu ifadelerin yazıya geçirilmediği,
- Soruşturmanın sadece 10 kuyumcunun yorumlarına dayanılarak açıldığı,
6000 kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat birliği sağlamanın
imkansız olduğu, Oda’nın hiçbir zaman fiyat listesi yayımlamadığı, esnafın
kendi aralarında hazırladığı listenin Oda’yı bağlamadığı,
- Muafiyet değerlendirmesine ilişkin olarak, fiyat rekabetini engelleyici 530
eylemlerin üretilen ve satılan mamullerin kalitesini yükseltmeyi ve özellikle
ayar konusunda standartlara uyulmasını ve dolayısıyla tüketicinin
korunmasını amaçlayarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan
birinci olumlu koşulu sağladığı,
- Tüketicinin aldatılmamasının sonucunda kaliteli mamul alma şansına sahip
olması nedeniyle ikinci olumlu koşulun da gerçekleştiği,
- İKO Bülteni’nde yer alan haberlerin amacının dürüst esnafı korumak ve
tüketicinin aldatılmasını önlemek olduğu, 540
iddia edilmiştir.
Oda savunmasında rekabeti sınırlayıcı herhangi bir uygulamasının olmadığını
ve serbest rekabeti desteklediğini iddia etmektedir. Ancak, ilk inceleme
döneminde tespit edilen Oda yayını İKO Bülteni’nde, İKO yönetim kurulunun
07-75/898-340
12
bir yandan tüm ilçelerdeki kuyumcu esnafının dernek çatısı altında
örgütlenmesini teşvik ederken, diğer yandan da aynı örgütlenmenin tüm yurt
sathına yayılması için çalışmalarını sürdürdüğü görülmektedir. İKO
Bülteni’nde ve web sayfasında, İstanbul ilçelerindeki esnafın güvenliğin yanı 550
sıra en yoğun yaşadığı sorun olarak fiyat birlikteliğinin olmaması ve bu
nedenle karlılığın oldukça düşmesi gösterilmiştir. Kendisini Türk kuyumculuk
sektörünün tepe örgütü olarak kabul eden İKO yönetim kurulu, ilçelerde
faaliyet gösteren kuyumcuların dernek çatısı altında bir araya gelmeleri için
destek vermektedir. Türkiye’de kuyumcu sayısının 40 bini bulmasının fiyat
rekabetini gündeme getirdiği ve “fiyat kırma” şeklinde yaşanan rekabetin
karlılığı azalttığı vurgulanarak, bir süre sonra rekabet nedeniyle kar etmekte
zorlanan esnafın faaliyetine son vermek zorunda kaldığı dile getirilmiştir. Fiyat
rekabetini önlemenin ellerinde olduğu ve esnaf birlik içerisinde hareket eder
ve fiyat düşürmekten vazgeçerse kazançlı çıkılacağı belirtilmiştir. 560
İKO’nun İstanbul’un ilçelerindeki kuyumcuları fiyat birliğini sağlamak amacıyla
bir araya getirmeye çalışmasının en açık örneği Zeytinburnu ilçesinde
yaşanmıştır. Zeytinburnu ilçesinde faaliyet gösteren kuyumcular arasında
yaşanan fiyat rekabetinin ortadan kaldırılması amacıyla Oda tarafından
toplantılar düzenlendiği, toplantı sonunda fiyat listelerinin oluşturulmasının
kararlaştırıldığı, fiyat listelerinin dağıtımından ve uygulanmasından sorumlu
olmak üzere yedi kişilik komite kurulduğu, fiyat listelerine uymayan esnafın
uyarıldığı ve tehdit edildiği, Oda yetkililerinin Zeytinburnu’ndaki kuyumcuları
gezerek fiyat birlikteliğini bozmamaları konusunda yönlendirdikleri tespit 570
edilmiştir. Bülten’de fiyat rekabetini önlemenin ellerinde olduğu ifadesini
kullanan Oda, fiyat rekabetini engellemeye yönelik olarak birtakım girişimler
içerisinde yer almış ve Zeytinburnu örneğinde olduğu gibi bunda da başarılı
olmuştur. Zeytinburnu ilçesinde görüşülen kuyumcuların büyük bir kısmı
Oda’nın yönlendirmesi ile toplantı yapıldıktan sonra aralarındaki fiyat
rekabetinin ortadan kalktığını ifade etmişlerdir.
Oda savunmasında Türkiye’de kuyumculuk sektörünün mamul çeşitliliği göz
önünde bulundurulduğunda fiyat birliği oluşmasının imkansız olduğunu iddia
etmektedir. Ancak, rekabet ihlali olabilmesi için kuyumcuların tamamında veya 580
önemli bir kısmında tek fiyata geçilmiş olması gerekmemektedir. Oda’nın
kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engelleme amaçlı faaliyetleri rekabet
ihlali için yeterlidir.
Savunmada, Bülten’de yer alan fiyat birliğinden kastın Darphane tarafından
basılan ziynet ürünlerinin satış fiyatlarıyla ilgili yapılan şikayetlerin
değerlendirilmesi niteliğinde olduğu ifade edilmektedir. Ancak, Bülten’de yer
alan fiyat birlikteliği ibaresinden sadece Darphanece basılan altının
kastedilmediği açıkça görülmektedir. Kaldı ki, teşebbüslerin fiyatlarını
diledikleri gibi düşürmelerinin önünde bir engel olmaması gerektiği şeklindeki 590
rekabetçi yaklaşım, Darphane tarafından basılan ve ayarı/gramı standart olan
ürünler için dahi geçerlidir. Başka bir ifadeyle, kuyumcuların Ata, tam, yarım
ve çeyrek gibi standart ürünlerin satış fiyatlarını diledikleri gibi
düşürebilmelerinin önünde hiçbir engel bulunmaması gerekmektedir.
07-75/898-340
13
Altın fiyatının borsada belirleniyor olması hiç kuşkusuz altın ürünlerini satan
kuyumcular arasındaki fiyat rekabetinin engellenmesinin bir gerekçesi olamaz.
Ayrıca, düşük fiyatla satılan altının kalitesinin şüpheli olduğu yönündeki
yaklaşım sonucu rekabetin engellenmesine de izin vermek mümkün değildir.
Düşük ayarlı kalitesiz ürünlerle mücadele etmenin yolu, fiyat birliğini sağlamak 600
olmamalıdır.
Soruşturma bildirim yazısının tebellüğünden itibaren yanlış anlaşılmalara
mahal vermemek için Oda’nın daha itinalı ve dikkatli davranmaya başlaması
para cezasının takdirinde hafifletici unsur olarak göz önünde
bulundurulmuştur.
Kurum raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali ile ilgili hiçbir
belgeye ulaşmadıkları, Soruşturma Raporu’ndaki değerlendirmelerin
bültendeki haber ve yorumlarla esnafın şifahi bilgisine dayandırıldığı iddia 610
edilmektedir. Kurum raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali
ile ilgili hiçbir belgeye ulaşmadıkları yönündeki savunma yerinde değildir. Zira,
Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik
girişimlerini ortaya koyacak yeterli miktarda tespite yukarıda yer verilmiştir.
Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın gönderdiği yazının Rapor’da kullanılmasının
usul ve esas yönünden doğru olmadığı iddia edilmektedir. Şanlıurfa
Kuyumcular Odası’nın gönderdiği söz konusu yazı Oda hakkında yürütülen
soruşturma ile yakından ilişkili olduğu için Soruşturma Raporu’nun tespitlere
ilişkin bölümünde yer almıştır. Ancak yazının içerisinde rekabet ihlaline işaret 620
eden herhangi bir unsur bulunmadığından bu yazı değerlendirme bölümünde
delil olarak kullanılmamıştır. Dolayısıyla, bu belgenin Rapor’da yer almasının
usul ve esas yönünden doğru olmadığı yönündeki itiraz yersizdir.
Beyanlarına başvurulan Zeytinburnu, Kapalıçarşı ve Gaziosmanpaşa
semtlerinden bir kısım kuyumcuların Oda’ya mı, İstanbul Ticaret Odası’na mı
kayıtlı olduklarının belli olmadığı, ifadelerinin hangi ölçütlere göre alındığının
anlaşılamadığı, değerlendirmelerin şahısları bağladığı, bu şahısların konuyu
kavrayıp kavramadıklarının ve sağlıklı yorum yapıp yapmadıklarının belli
olmadığı iddia edilmektedir. Raportörlerce görüşülen kuyumcuların Oda’ya mı, 630
İstanbul Ticaret Odası’na mı kayıtlı olduklarının belli olmadığı yönündeki iddia
doğru değildir. Tutulan tutanakların ilk sorusu “Oda’ya üye misiniz?”
şeklindedir. Görüşülen kuyumcuların Oda’ya mı yoksa İstanbul Ticaret
Odası’na mı kayıtlı oldukları bu ilk soruya verdikleri cevaplardan açıkça
görülmektedir.
Kuyumcuların ifadelerinin hangi ölçütlere göre alındığının anlaşılamadığı, bu
şahısların konuyu kavrayıp kavramadıklarının ve sağlıklı yorum yapıp
yapmadıklarının belli olmadığı şeklindeki itiraz da yersizdir. Raportörler
tarafından yerinde inceleme sırasında yazılı veya sözlü açıklama isteme hakkı 640
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesinde
öngörüldüğü üzere mevcut dosyada da, tutanak metinlerinden de görüleceği
üzere, yerinde inceleme sırasında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış
bilgi verilmesi halinde idarî para cezası uygulanacağını gösteren yetki belgesi
görüşülen kişilere okutturulmuştur.
07-75/898-340
14
Oda savunmasında, görüşülen kuyumcuların yorumlarının birbirleriyle
çeliştiğini, örneğin U. A. ’ın kuyumcuların mal satmak için ne gerekirse
yaptıklarını ifade ettiğini belirtmiştir. Kuyumcuların yorumlarında çelişkiler
olduğu yönündeki itiraz ve konuya ilişkin U. A. örneği anlaşılamamıştır.
650
Rapor’da yer verilen Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara herhangi bir
müdahalesinin olmadığının beyanlarda açıkça belirtildiği, esnafa sorulan
soruların yönlendirici olduğu, esnafın genel ifadelerinde rekabetin ihlal
edilmediğini belirten birçok beyan yazmasına rağmen bu ifadelerin yazıya
geçirilmediği iddia edilmektedir. Esnafa sorulan soruların yönlendirici olduğu
yönündeki iddia tamamen geçersizdir. Tutanaklardan da görüleceği üzere,
şahıslara yöneltilen sorulardan ikincisi “Altın alış ve satış fiyatlarınızı nasıl
belirliyorsunuz?” ve üçüncüsü “Fiyatlarınıza Oda’nın herhangi bir müdahalesi
söz konusu ise, bunun olumlu ve olumsuz etkilerini belirtiniz” şeklindedir. Bu
soruların hangi açıdan yönlendirici olduğu anlaşılamamıştır. 660
Esnafın beyanlarının yazıya geçirilmediği şeklindeki itiraz da gerçekleri
yansıtmamaktadır. Kuyumcuların sorulara verdikleri cevaplar herhangi bir
değişikliğe uğratılmadan aynen tutanağa geçirilmiştir. Kaldı ki, tutanaklar söz
konusu kuyumcular tarafından okunduktan sonra imzalanmış ve kendilerine
bir nüshası teslim edilmiştir.
Soruşturmanın sadece 10 kuyumcunun yorumlarına dayanılarak açıldığı,
6000 kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat birliği sağlamanın
imkansız olduğu, Oda’nın hiçbir zaman fiyat listesi yayımlamadığı, esnafın 670
kendi aralarında hazırladığı listenin Oda’yı bağlamadığı belirtilmiştir.
Soruşturma açılabilmesi için ihlale işaret eden delillerin sayısından ziyade söz
konusu delillerin bir ihlalin varlığını işaret edebilme kapasitesi önemlidir.
Mevcut dosyada soruşturma kararının alınmasında İKO Bültenin’de yer alan
kuyumcu beyanları etkili olmuştur. Daha sonra soruşturma döneminde,
İKO’nun kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik faaliyetler
içerisinde olduğu yönündeki iddiayı destekler nitelikte tespitlerde
bulunulmuştur. Bu noktada açıklanması gereken husus, rekabet ihlali
olabilmesi için kuyumcuların tamamında veya önemli bir kısmında tek fiyata 680
geçilmiş olması gerekmemektedir. Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat
rekabetini engelleme amaçlı faaliyetleri rekabet ihlali için yeterlidir.
Dolayısıyla, 6000 kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat birliği
sağlamanın imkansız olduğu yönündeki savunma, ihlalin olmadığını
göstermeye yeterli değildir.
Darphane’nin ürettiği ziynet ürünlerinin maliyet fiyatının altında satış yapılması
halinde esnafın amaçlarının neler olabileceği sıralanmıştır. Buna göre esnafın
düşük ayarlı ürün satarak tüketiciyi kandırma ve haksız kazanç elde etmeyi
amaçlayarak kayıt dışı çalışıyor olabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, ziynet 690
ürününün fiyatını düşük göstererek diğer ürünleri fahiş fiyatla satmayı
amaçlıyor olabileceği, haksız rekabet yaratarak diğer kuyumcuların
güvenilirliğini zedeleyebileceği ifade edilmiştir. Ancak, bunların hiçbiri Oda’nın
altın satış fiyatlarını belirlemesinin bir gerekçesi olarak ileri sürülemez. Fiyat
birliği olduğu takdirde düşük ayarlı ürün satan kuyumcuların yaptıkları her bir
07-75/898-340
15
satıştan daha fazla kazanç elde edebileceklerinden bile bahsetmek
mümkündür. Düşük ayarlı altın ve kayıt dışılıkla mücadele ancak Emniyet
birimleri ve Maliye’nin denetimi ile olabilir.
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen ilk iki şartın karşılandığı iddia 700
edilmiştir. Fiyat rekabetini engelleyici eylemlerin satılan ürünlerin ayar
bakımından kalitesini arttırıcı veya kayıt dışılığı azaltıcı bir etkisinden
bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla, Soruşturma Raporu’nda da ifade
edildiği gibi, Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye
yönelik eylemlerinin Kanun’un 5. maddesindeki koşulların sağlanamaması
nedeniyle muafiyet alması mümkün görülmemektedir.
Oda’nın 29.6.2007 tarih ve 4412 sayılı yazısında, Rekabet Kurulu’nun Antalya
Kuyumcular Odası’nın tavsiye niteliğinde fiyat belirlemesine muafiyet tanıyan
kararına atıfta bulunularak mevcut dosyadaki olaylara da benzer yorumların 710
yapılabileceği ifade edilmektedir. İstanbul Kuyumcular Odası’nın uygulamaları
tavsiye niteliğinde altın satış fiyatını belirleme şeklinde değildir. Oda’nın
doğrudan kuyumcuların fiyat düşürerek rekabete girmelerini engellemeye
yönelik faaliyetler içerisindedir. Dolayısıyla, mevcut haliyle bu uygulamanın
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet alması mümkün değildir.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. Altın Alış ve Satış Fiyatının Belirlenmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “belirli bir mal veya hizmet 720
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte
olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları” hukuka aykırıdır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Oda’nın kuyumcular
arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik eylemlerinin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
Teşebbüs birliği tarafından fiyat belirlenmesinin en ağır rekabet
ihlallerindendir. 730
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Oda’nın altın alış ve satış
fiyatını pazar dışında belirlediği ve dolayısıyla bu eylemlerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birliği kararlarının muafiyet için Kurul’a bildirilme yükümlülüğü 5388
sayılı Kanun ile ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, Kanun’un 4. maddesi
kapsamında ihlal içeren anlaşma, uyumlu eylem ve kararlara Kurul’un re’sen
muafiyet değerlendirmesi yapabilmesi mümkün olmuştur. Bu çerçevede, 740
Oda’nın altın alış ve satış fiyatını belirlemesinin muafiyet alıp alamayacağı
değerlendirilecektir.
07-75/898-340
16
J.2. Muafiyet Değerlendirmesi
Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar,
Kanun’un 5. maddesindeki koşulların varlığı halinde yasaklayıcı 4. maddenin
uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Bu noktada vurgulanması gereken, 750
muafiyet verilebilmesi için 5. maddedeki dört koşulun tamamının sağlanması
gerektiğidir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmaması durumunda, diğer
koşullar sağlansa dahi muafiyet verilemez. Kanun’un 5. maddesinde
muafiyetin koşulları şu şekilde sayılmıştır:
“ (a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, 760
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için
zorunlu olandan daha fazla sınırlanmaması.”
Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik
eylemlerinin, muafiyet için aranan koşullardan olumlu koşul olarak adlandırılan
ilk iki koşulu sağlamadığı çok açıktır. Fiyat rekabetinin ortadan kaldırılmasının
getireceği ekonomik gelişme veya iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir.
İkinci olumlu koşula göre, ekonomik veya teknik gelişme ve iyileşmelerden
tüketicilerin yarar sağlaması gerekmektedir. Fiyat rekabetinin ortadan
kaldırılması kuyumculara fayda getirmektedir. Bu uygulama neticesinde, 770
düşük fiyatla altın alma veya yüksek fiyatla altın satma imkanları sınırlanan
tüketiciler doğrudan zarar görmektedirler.
Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik
eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği,
ayrıca Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanmadığından bu ihlal
açısından muafiyet verilmesi söz konusu değildir.
Oda tarafından tavsiye veya maksimum niteliğinde fiyat açıklanmasının bu
dosya bakımından muafiyet alıp alamayacağı da değerlendirilmiştir: Oda 780
tarafından açıklanan fiyatlar tavsiye veya maksimum niteliğinde olsa idi bu
uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki muafiyetin koşullarını
sağlayabileceği düşünülmektedir. Zira, Oda tarafından açıklanan tavsiye veya
maksimum niteliğindeki fiyatlar üyelerin altın fiyatlarındaki dalgalanmaları takip
etmelerini kolaylaştırırken, tüketicilerin de altın fiyatları konusunda
bilinçlenmelerini sağlayacaktı. Tavsiye veya maksimum niteliğinde
olmasından dolayı açıklanan fiyatlardan düşük fiyatlarla satış yapmalarının
önünde bir engel bulunmayan kuyumcular arasında rekabet devam
edebilecekti. Bu çerçevede, mevcut haliyle bu uygulamanın 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet alması mümkün değildir. 790
K. SONUÇ
30.11.2006 tarih ve 06-86/1101-M sayılı Kurul kararı uyarınca İstanbul
Kuyumcular Odası hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen
07-75/898-340
17
Rapora, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki açıklamalara ve
incelenen dosya kapsamına göre,
1- İstanbul Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış fiyatlarını belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine, 800
2- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullar sağlanamadığından, bu ihlal
bakımından mevcut haliyle muafiyet verilemeyeceğine, ancak İstanbul
Kuyumcular Odası tarafından belirlenen fiyatların tavsiye veya maksimum
niteliğinde olması halinde, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulları
sağlayabileceğinden muafiyetten yararlanabileceğine,
3- Bu çerçevede, İstanbul Kuyumcular Odası’na 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2005 yılı 513.173,49 YTL tutarındaki
gayrisafi gelirinin takdiren %1’i oranında olmak üzere 5.131,73 YTL idari para 810
cezası verilmesine, ancak verilecek para cezası asgari hadden aşağı
olamayacağından, 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca, asgari ceza tutarı olan 6.864
YTL idari para cezası verilmesine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
07-75/898-340
18
19.9.2007 tarih ve 07-75/898-340 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
İstanbul Kuyumcular Odası’nın, altın alış ve satış fiyatlarını belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği şeklindeki Kurul
Kararı’na,
a) Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Teşekkülü olarak kabul edilen Esnaf ve
Sanatkârlar Odalarının bulunduğu ilgili pazarlardaki benzer uygulamalarının
öteden beri var olması ve ülkenin hemen her tarafında halen devam etmesi,
b) Altına ait günlük azami satış fiyatlarını belirlemek, esnafın alınan ortak
kararlara uygun hareket etmelerini temin gibi mevcut uygulamaların, genel
olarak ve özellikle de sektöre özgü sebeplerle, hem meslek mensubu esnaflar,
hem tüketiciler hem de mesleki oda veya dernek teşkilini zorunlu kılan ”kamu
iradesi“ tarafından kamu yararı gerekçesiyle, öteden beri, alenen ve zımnen
meşru görülmesi,
c) İlgili sektördeki uygulamaların, gerekirse Rekabet Kurulu tarafından
yönlendirilmiş bir muafiyet çerçevesinde, rekabeti önemli ölçüde
etkilemeyecek şartlarda cereyan etmesine imkan verecek bir Kararla kontrol
altına alınması gerektiği,
d)Soruşturma açılması kararından önce, ilgili pazar gibi, geleneksel olarak
varlığı ve diğer ürün pazarlarına göre farklı uygulamaları bilinen bir alanda,
varsa, rekabete aykırı uygulamaların tespiti ile, ilgili esnaf ve dernek
üyelerinin nasıl davranacaklarının belirlenmemesi, sonra da 4054 Sayılı
Kanun’un 9.3. maddesine göre müeyyide destekli bir tebligatın yapılmaması,
gerekçeleriyle katılamıyorum.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
07-75/898-340
19
Rekabet Kurulu’nun 19.09.2007 Tarih ve 07-75/898-340 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
İstanbul Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış fiyatlarını
belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlaline yönelik
soruşturma sonucunda alınan karara muhalifim. Şöyle ki;
İstanbul Kuyumcular Odası’nın, 4054 Sayılı Kanun’un 4/a
maddesinde düzenlenen ve cezalandırılmayı gerektiren “mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespiti” koşuluna yönelik
yeterli delil mevcut olmadığından, cezalandırmaya yönelik çoğunluk
görüşüne katılmamaktayım .
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy