© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme’nin İçtihatlarına İlişkin Bilgi Notu No. 164
Haziran 2013
Srebrenitsa Anneleri Vakfı ve Diğerleri – Hollanda (karar) - 65542/12
Karar 11.6.2013 [III. Bölüm]
Madde 6
Hukuk davaları
Madde 6-1
Mahkemeye erişim
BM aleyhindeki Srebrenitsa katliamı kaynaklı iddialar bakımından Hollanda mahkemeleri tarafından verilen görevsizlik kararları: kabul edilemez
Olgular – Başvurucular, 1995 Srebrenitsa katliamı kurbanlarının akrabaları adına işlemleri yürütmek amacıyla Hollanda hukukuna göre kurulmuş bir vakıf ile katliamda öldürülen insanların hayatta kalan akrabaları olan on Bosna Hersek vatandaşıdır. Katliam, Bosna Hersek’teki 1992-95 savası sırasında, BM Güvenlik Konseyi’nin “güvenli bölge” ilan ettiği bölgenin parçası olan Srebrenitsa kasabası, Bosna Sırp ordusu (VRS) tarafından saldırıya uğradığında meydana gelmiştir. Hafif silahlı Hollanda askerlerinden oluşan, eksik personelli ve eksik donanımlı BM Koruma Gücü (UNPROFOR) taburunun durduramadığı operasyonda, 7000’den fazla Bosnalı Müslüman ölmüştür. Ek olarak, tabur komutanının hava desteği talebine karşın, BM hava kuvvetini etkin şekilde kullanmamıştır.
Başvurucular Hollanda Devleti ve BM’ye karşı Hollanda’da bir bölge mahkemesinde dava açmıştır; fakat Temmuz 2008’de mahkeme, Hollanda Hükümeti’nin, soykırım yasağını medeni kanunu aracılığıyla uygulamak için uluslararası hukuk kapsamında hiçbir yükümlülüğü bulunmadığına ve BM aleyhindeki iddialara bakmak için yargı yetkisine sahip olmadığına karar vermiştir. 13 Nisan 2012 tarihinde, Hollanda Yüksek Mahkemesi, BM Antlaşması’nın ve Birleşmiş Milletler’in Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına Dair Sözleşme’nin uygulanabilir hükümleri çerçevesinde, BM’nin geniş kapsamlı bir bağışıklıktan yararlandığını ve belirtilen son Sözleşme’ye taraf ülkelerin ulusal mahkemelerine celp edilemeyeceğini teyit etmiştir. BM’nin bağışıklığı mutlaktır ve tam bağımsızlık içinde çalışmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Hollanda Devleti aleyhindeki esas dava yeniden başlamıştır ve Mahkeme’nin karar tarihinde hala devam etmektedir.
Başvurucular Avrupa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurularında, diğerler şikayetler arasında, BM’ye bağışıklık verilmesinin Sözleşme’nin 6. maddesine aykırı olarak mahkemeye erişim hakkını ihlal etmesinden şikâyet etmiştir. Başvurucular ayrıca Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin çok kısa gerekçe ile Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan ön karar alınması taleplerini reddetmesinden şikâyet etmişlerdir.
Karar – Madde 6 § 1
(a) Başvurucu vakfın statüsü –Srebrenitsa katliamı kurbanlarının hayatta kalan akrabalarının menfaatlerini desteklemek amacıyla kurulmuş olmasına karşın, başvurucu vakıf, 6. ve 13. madde kapsamında şikâyet edilen konulardan bizzat etkilenmemiştir ve bu nedenle 34. maddenin amaçları bakımından bu hükümlerin “mağdur”u olduğunu iddia edemez.
Sonuç: başvurucu vakıf açısından kabul edilemez (kişi bakımından bağdaşmazlık).
(b) Birleşmiş Milletler’in bağışıklığı – Mahkeme baktığı davanın kapsamının, geriye kalan başvurucuların 6. madde kapsamındaki bir mahkemeye erişim hakkının, Hollanda mahkemelerinin kararlarıyla ihlal edilip edilmediği sorusuyla sınırlı olduğunun altını çizmiştir. Srebrenitsa katliamı veya sonuçlarından dolayı sorumluluk atfedilmesi başvurunun kapsamı içine girmez.
Mahkeme, BM tarafından yararlanılan bağışıklığın niteliği bakımından, BM Antlaşması ve diğer uluslararası belgelerin hükümlerinin anlamını kesin bir şekilde tanımlamaya çalışmanın kendi görevi olmadığını not etmiştir. Yine de şikâyet edilen konular bakımından bu belgelerde makul bir temel olup olmadığını incelemelidir. Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın VII. Bölümü kapsamında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ile belirlenen operasyonlar, Birleşmiş Milletler’in uluslararası barış ve güvenliğin korunması misyonu bakımından önemli olduğu için, Sözleşme, Güvenlik Konseyi’nin eylem ve ihmallerini Birleşmiş Milletler’in onayı olmadan ulusal hukuk yargı alanına sokacak şekilde yorumlanmamalıdır. Bu operasyonları iç hukuk yargısı alanına sokmak, bireysel Devletlerin, mahkemeleri aracılığıyla operasyonların etkili yürütülmesi de dâhil olmak üzere, Birleşmiş Milletler’in bu alandaki asli misyonunu yerine getirmesine müdahale etmesine izin vermektir.
Başvurucuların iddiaları Birleşmiş Milletler’in (ve Hollanda’nın) sorumlu tutulduğu bir soykırım eylemine dayandığı için, Birleşmiş Milletler’i koruyan bağışıklığın kaldırılması gerektiği argümanları ile ilgili olarak, Mahkeme, bir hukuki iddianın sadece bir uluslararası hukuk kuralının özellikle ağır ihlali iddiasına dayandığı gerekçesiyle, hukuk davasından bağışıklığın üstünde olması gerektiği görüşünü uluslararası hukukun desteklemediğini saptamıştır. Uluslararası Adalet Divanı (UAD) bunu yabancı Devletlerin egemen bağışıklığı açısından Devlet’in Yargı Bağışıklıkları (Almanya - İtalya: Yunanistan müdahil) davasında verdiği 3 Şubat 2012 tarihli kararında açıkça belirtmiştir. Mahkeme’nin görüşüne göre, bu aynı zamanda Birleşmiş Milletler tarafından yararlanılan bağışıklık bakımından da doğrudur.
Başvurucuların Birleşmiş Milletler’e karşı iddialarını incelemekle yetkili herhangi bir alternatif yargı merciinin olmadığı argümanı bakımından, Mahkeme bu tür bir alternatif yolun hem Hollanda ulusal hukukunda hem de BM hukukunda mevcut olmadığını kabul etmektedir. Öte yandan, bu, alternatif bir başvuru yolu bulunmadığında, bağışıklığın tanınmasının bizatihi mahkemeye erişim hakkının ihlalini oluşturduğu sonucunu ortaya çıkarmaz. Öte yandan, Birleşmiş Milletler, Hollanda’ya yüklenemeyen ve başvurucuların taleplerinin niteliğinin Hollanda’nın devreye girmesini gerektirmediği UNPROFOR’un eylem ve işlemleri ile ilgili iddialarla ilgili anlaşma şekillerini, şimdiye kadar sağlamamıştır.
Son olarak, Mahkeme, Hollanda Devleti’nin Srebrenitsa katliamını önleyememenin sorumluluğunu tamamen Birleşmiş Milletler’e yüklemeye çalışarak kendi sorumluluklarından kaçmaya teşebbüs etmeleri ile ilgili başvurucuların şikâyetini 13. maddeden ziyade Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası açısından incelemeyi daha uygun bulmuştur. Mahkeme, şu aşamada başvurucuların Hollanda Devleti aleyhindeki – yargılaması hala devam eden - iddialarının mutlaka başarısızlıkla sonuçlanacağını kararına varamaz.
Sonuç olarak, Birleşmiş Milletler’e bağışıklık tanınması meşru bir amaca sahiptir ve orantısız değildir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Mahkeme aynı zamanda başvurucuların, Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan bir ön karar elde etme taleplerini çok kısa gerekçe ile reddetmesine ilişkin şikâyetlerini açıkça dayanaktan yoksun olduğu için reddetmiştir. Yüksek Mahkeme, Birleşmiş Milletler’in uluslararası hukuk çerçevesinde ulusal yargılamalara karşı bağışıklıktan yararlandığını hâlihazırda saptadıktan sonra, konuyu daha fazla incelemeksizin Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan ön karar alınması talebinin gereksiz olduğu kanısına varma yetkisine sahiptir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy